Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 1494: Bireysel Emeklilik Sözleşmesinde Lehtar Belirtilmemesi, Birikimlerin Terekeye Dahil Olması ve Mirası Reddedenlerin Talep Hakkının Yokluğu
Esas2024/2381E.Karar2025/1084K.
BozmaOy birliği
Karar Özü
Bireysel emeklilik sözleşmesinde lehtar tayin edilmediği durumlarda biriken bedeller tereke kapsamında yer aldığından, mirası kayıtsız şartsız reddeden mirasçıların bu birikimler üzerinde talep hakkı bulunmamaktadır.
Özet
Davacılar, murislerinin vefatından sonra mirası reddetmiş olmalarına rağmen, murise ait bireysel emeklilik sözleşmesinde (BES) biriken bedelin tahsilini talep etmiştir. İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesi, TTK m. 1494/1 uyarınca mirasın reddinin hak sahipliğini etkileyemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiştir. Temyiz incelemesinde Yargıtay, sözleşmede açıkça lehtar belirtilmediği için birikimlerin terekeye dahil olduğunu ve mirası reddeden davacıların bu bedeli isteyemeyeceğini saptayarak kararı bozmuştur.
Karar Metni6.755 karakter
11. Hukuk Dairesi 2024/2381 E. , 2025/1084 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2260 Esas, 2023/2252 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2022/616 E., 2023/413 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 358.160,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisi İlhan Hasşerbetçi'nin 26.11.2011 tarihinde vefat ettiğini, vefat sonrasında murisin borçlarının ödenemez boyutta olması nedeniyle mirası reddettiklerini, aradan geçen süreçte müvekkili ...'nin, murisin eşyaları arasında 25.02.2004 tarihli Bireysel Emeklilik Sözleşmesini (BES) bulduğunu, BES nedeni ile biriken bedelin ödenmesine dair taleplerinin davalı şirket tarafından mirasın reddedildiğinden bahisle kabul edilmediği, buna karşın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 1494. maddesi gereğince ölüm rizikosuna karşı yapılan sigortalarda, mirasın reddedilmesinin mirasçıların hakkını etkilemeyeceğini ileri sürerek ödenmeyen BES'e ilişkin ödemelerin tespiti ile mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 20.07.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile 260.751,14 TL’nin bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunmuş, esasa yönelik olarak 6102 sayılı TTK'nın 1494. maddesinin ölüm rizikosuna karşı yapılmış sigortalarda uygulanabileceğini, ölüm rizikosuna karşı yapılmış sigortaların .../... Sigortası olduğunu, müteveffa ile davalı arasında ise BES düzenlendiğini, BES'e dair özel kanuni düzenlemenin bulunduğunu ve 6102 sayılı TTK'nın 1494. maddesinin uygulama alanı içerisinde bulunmadığını, bu sözleşmenin hayat sigortası niteliğinde de olmadığını, bireysel emeklilik sözleşmesi birikimlerinin terekeye dahil olduğunu ve mirasın reddi sonrasında talep haklarının bulunmadığını, aktif husumet ehliyetlerinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı şirketin mirasın reddini gerekçe göstererek murisin BES'te birikmiş meblağını iade etmekten kaçınmasının hem BES'e dair mevzuata, hem taraflar arasındaki sözleşmeye hem de dürüstlük kurallarına aykırılık teşkil edeceği, neticede davacı mirasçıların murislerinin BES'te birikmiş olan parasının iadesini mirası reddetmiş olmalarına rağmen, davalıdan istemekte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 293. maddesi uyarınca düzenlenen uzman görüşünün taraflara tebliği gerektiğine dair açık bir hükmün bulunmadığı, Mahkeme tarafından karar gerekçesinde uzman görüşüne dayandığının açıkça belirtilmediği, ayrıca uzman görüşünün davacı tarafından dosyasına sunulan bilirkişi raporuna karşı itiraz/beyan dilekçesine ekli olarak sunulmadığı ve bu kapsamda ayrı bir delil olarak sunulmaması da gözetilerek davacılar tarafından talebe konu edilen murislerinin bireysel emeklilik sisteminden kaynaklı alacağının tereke kapsamında değerlendirilemeyecek oluşu ve 6102 sayılı TTK'nın 1494. maddesi kapsamında davacıların alacaklı olduğunun ispatı nedeniyle davanın kabulüne ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, mirası reddeden mirasçıların murislerinin imzalamış olduğu bireysel emeklilik sigortasından doğan alacak istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 6102 sayılı TTK'nın 1494/1 maddesi "Ölüm rizikosuna karşı yapılmış sigortalarda, birden fazla kişi payları belirtilmeksizin lehtar olarak atanmışsa, sigorta bedeli üzerinde hepsi eşit oranda hak sahibidir. Hak sahiplerinden biri tarafından alınmayan pay, diğerlerinin payına eklenir. Mirasın reddi veya mirastan vazgeçme lehtarın hakkı üzerinde etkili olmaz. ." hükmünü içerir. İşbu fıkra hükmü poliçede mirasçılardan herhangi birinin aynı zamanda lehtar olarak atanması durumunda uygulanır. Zira kanuni mirasçı da lehtar olarak atanabilir. 6102 sayılı TTK'nın 1494/2 düzenlemesi ise "Ölüm rizikosuna karşı yapılan sigortalarda lehtar belirtilmemişse, sözleşmenin sigorta ettirenin mirasçıları lehine, yaşama ihtimaline karşı yapılmış sigortalarda ise sigortalı lehine yapıldığı kabul olunur." hükmünü haizdir. İşbu ikinci fıkra hükmü ise birinci fıkradan bağımsız olarak lehtar tayin edilmemesi halinde sözleşmenin sigorta ettirenin mirasçıları lehine yapılmış sayılacağına dair bir düzenleme olup, madde hükmünde mirasın reddi ya da mirastan vazgeçme hali bulunmamaktadır. Zira madde gerekçesinde de bu husus "Uygulamada bazen özellikle de ölüm ihtimaline karşı yapılan hayat sigortalarında, lehdarın tayin edilmediği görülmekte ve sigorta ettiren ile sigortalı aynı kişi olması halinde sigorta tazminatının kime ödeneceği problemi yaşanmaktadır. Bu nedenle, maddenin ikinci fıkrası ile yine bir yorum kuralı getirilerek ölüm rizikosuna karşı yapılan sigortada lehdar tayin edilmemişse, sözleşmenin sigorta ettirenin mirasçıları lehine, yaşama ihtimaline karşı yapılan sigortada ise sigortalı lehine yapılmış sayılacağı düzenlenmiştir." şeklinde açıklanmıştır. Bu durumda somut olayda 6102 sayılı TTK'nın 1494/2 maddesi uygulanacağı gözetilerek mirası reddeden mirasçılar tarafından açılan davanın reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 19.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Alt Mahkeme Zinciri
- bamKayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi2023/2260 E.2023/2252 K.Esastan ret
- ilk dereceKayseri 1. Tüketici Mahkemesi2022/616 E.2023/413 K.Davanın kabulü
TTK Atıfları (2)
- m. 1494/ (1)· Davacı ve BAM gerekçesi: Ölüm rizikosuna karşı yapılan sigortalarda mirasın reddinin lehtarın hakkı üzerinde etkili olmayacağı kuralı yönünden tartışılmıştır.
- m. 1494/ (2)· Yargıtay: Ölüm rizikosuna karşı yapılan sigortalarda lehtar belirtilmemişse sözleşmenin mirasçılar lehine yapılmış sayılacağına dair yorum kuralının terekeden bağımsız bir hak bahşetmediği ve mirasın reddi halinde talep hakkı doğurmayacağı gerekçesiyle uygulanmıştır.
Diğer Mevzuat
6100 sayılı HMKHMK m. 369/2HMK m. 293HMK m. 373/1
Etiketler
- bireysel emeklilik sözleşmesi
- mirasın reddi
- lehtar tayini
- hayat sigortası
- terke
- sigorta bedeli
Bağlı TTK Maddeleri