TTK 18/2, 55: Patente Tecavüz Davalarında Satıcının Bilme Yükümlülüğü ve Basiretli Tacir İlkesinin Sınırları
Patent hakkına tecavüz teşkil eden ürünleri satan kişinin sorumlu tutulabilmesi için taklit ürün olduğunu bildiği veya bilmesi gerektiğinin kanıtlanması şart olup, basiretli tacir sıfatı satıcıya piyasadaki tüm ürünlerin patent korumasını araştırma ödevi yüklemez.
Davacı, tescilli patent haklarına tecavüz teşkil eden gözlüklerin davalı tarafından izinsiz satıldığını ileri sürerek tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile men'ini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi patent davasını kabul edip haksız rekabet davasını reddetmişse de, bölge adliye mahkemesi davalının üretici değil satıcı olduğunu ve SMK m. 141/1-b uyarınca ürünlerin taklit olduğunu bildiğinin veya bilmesi gerektiğinin ispatlanamadığını saptayarak davayı tamamen reddetmiştir. Yargıtay, basiretli tacir ilkesinin satıcıya tüm ürünlerin patent durumunu denetleme yükümlülüğü getirmeyeceğini belirterek bölge adliye mahkemesi kararını onamıştır.
11. Hukuk Dairesi 2025/3947 E. , 2026/964 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/177 Esas, 2025/817 Karar HÜKÜM : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/426 E., 2022/219 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin teknoloji ve tasarım geliştirmeleri sonucunda üretilen patentli, yenilikçi ve hareket özgürlüğü sağlayan özellikle ..." markalı gözlükleri dünyanın birçok ülkesinde satışını gerçekleştirdiğini, bu bağlamda Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 2020/10853, 2014/146 61... /02675 sayı ile tescilli patent belgelerinin müvekkili adına tescilli olduğunu, ancak hal böyle iken, davalının müvekkilinin patent hakkına ihlal oluşturan ürünleri izinsiz olarak sattığını, dağıttığını veya başka bir şekilde ticaret alanına çıkardığını ya da bu amaçlar için üretim yaparak ihraç/ithal ettiğini ve ticari amaçla elde bulundurduğunu, davalıların bu eyleminin müvekkilinin patent belgesinden doğan haklarını ihlal ettiğini ileri sürerek davalı eyleminin patentten doğan haklara tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitini, önlenmesini, durdurulmasını ve tecavüz teşkil eden ürünlere el konulmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; söz konusu gözlüklerin tasarımının davacının tescilinden önce harcıalem olduğunu, dava konusu gözlüklerin davacı yanın patentini tescil ettirdiği 2015 yılından önce dahi çeşitli e-ticaret sitelerinde farklı marka adlarıyla satıldığını, ekte sunulan linkler kullanılarak dava konusu gözlüklerin internet üzerinde satışının ilk olarak ne zaman yapıldığını tespit amacıyla bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, yine dava konusu gözlüklerin tasarımının ilk olarak çocuk gözlüklerinde kullanılan tasarımlara eşdeğer nitelikte olduğunu, bilirkişi raporunun çelişkili ve yetersiz olduğunu, bilirkişi raporunda müvekkilin adresinde yapılan tespit edilen gözlüklerin saplarının üretildikleri malzeme cinsinin ve üretim yönteminin yalnızca ürünler üzerinde yapılacak görsel inceleme ile saptanamadığı söylenmesine rağmen söz konusu sapların davacının patentlerinde korumaya konu olan aynı fonksiyonu, aynı şekilde gerçekleştirdiği ve istemlerde talep edilen aynı sonucu ortaya çıkardığı gerekçesiyle eşdeğer olarak kabul edilmesinin hatalı olduğunu, i-... markalı gözlüklerin alım tarihinin üzerinden 10 yıl geçtiğini, müvekkil davalının faturaları saklama yükümlülüğünün kalmadığını, davacının haksız rekabet iddialarının yerinde olmadığını, müvekkilin gözlük üreticisi olmadığı, ihlal oluşturduğu iddia edilen ürünlerin müvekkil bünyesinde 10 yıldan fazla süredir bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının satışa arz ettiği ürünlerin davacıya ait TR 2014/14661 B, 2020/10853, TR 2015/02675 B sayılı patentlerin tüm istemlerini içerdiği ve koruma kapsamında kaldıkları, davalının, davaya dayanak patentlerin yenilik unsuru bulundurmadığı yönündeki savunmalarının ise karşı bir hükümsüzlük davası bulunmaması ve tecavüz davasında bu iddiaların değerlendirilemeyeceği, davacının marka hakkına tecavüz iddiasına dayalı haksız rekabete ilişkin iddiaları yönünden ise Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 14.03.2022 tarih, 2019/5189 E. ve 2022/1852 K. sayılı içtihadı nazara alınarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 55/1-a-4 bendinin somut olayda uygulama yeri olmayacağı, özel kanun olan 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) uygulanması ve özel kanun hükümlerinin korumasının yeterli olduğu, marka hakkına tecavüzden kaynaklı haksız rekabet davasının reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının, davacıya ait TR 2014/14661 B, 2020/10853, TR 2015/02675 B numaralı patentlerinden doğan haklarına tecavüzünün tespiti ile bu tecavüzün ref ve men'ine, tecavüz oluşturan ürünlerin satış ve ticaretinin men'i ile bu ürünlere el konulmasına, haksız rekabet davasının reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının adresinde yapılan incelemede, hak ihlali oluşturacak düzeyde benzer olarak görülen 3 Adet i-... markalı gözlük tespit edildiği, davalının üretici değil satıcı olduğu, patent hukukunda tecavüzden bahsedilebilmesi için SMK'nın 141/1-b maddesi gereğince davalı satıcının bu ürünün taklit olduğunu bildiği yahut bilmesi gerektiğinin tespiti gerektiği, oysa dosya kapsamında davalının kusurlu olduğu ve sattığı ürünün patente tecavüz ettiğini bildiği ya da bilmesi gerektiğinin ispatlanamadığı, davalının sattığı tüm ürünlerin patente konu olup olmadığını kontrol yükümlülüğünün bulunmadığı, TTK'nın 18/2. maddesinde düzenlenen basiretli tacir ilkesinin de davalıya bu yükümlülüğü yükleyemeyeceği, davalının kusurlu olduğunun ispatlanamadığı, mahkemece sübut bulmayan davanın reddine karar verilmesi gerekir iken anılan gerekçe ile davanın kabulüne dair verilen kararın yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalının, davacıya ait patent belgesinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabetinin tespiti, men'i, ref'i ve tecavüz teşkil eden ürünlere el konulması talebine yöneliktir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 12.02.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
- bamİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi2023/177 E.2025/817 K.İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile davanın reddine
- ilk dereceBakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi2021/426 E.2022/219 K.Davanın kısmen kabulü (Patente tecavüzün tespiti, ref ve men'i, ürünlere el konulması; haksız rekabet davasının reddi)
- m. 18/ (2)· Basiretli tacir ilkesinin, üretici olmayan davalı satıcıya sattığı tüm ürünlerin patent ihlali içerip içermediğini kontrol etme yükümlülüğü yükleyemeyeceği.
- m. 55/ (1)· Marka hakkına tecavüze dayalı haksız rekabet iddiaları yönünden TTK 55/1-a-4 bendinin somut olayda uygulama yeri olmadığı.
- patente tecavüz
- patent hakkı
- satıcının sorumluluğu
- basiretli tacir
- haksız rekabet
- sınai mülkiyet kanunu
- kusur şartı