TTK 21: Faturaya Süresinde İtiraz Halinde Akdi İlişkinin ve Mal Tesliminin İspat Yükü
Faturaya süresinde itiraz edilmesi durumunda, fatura içeriğinin doğruluğunu ve akdi ilişkinin varlığını ispat yükü faturayı düzenleyen tarafa ait olup, sevk irsaliyelerindeki teslim olgusu kanıtlanamadığı sürece sadece fatura düzenlenmesi alacağın varlığını ispata yeterli değildir.
Davacı, ürettiği maskelerin davalıya teslim edildiğini ileri sürerek faturalara dayalı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davalının faturalara süresinde itiraz ederek iade ettiğini, sevk irsaliyelerindeki isimlerin ve araçların davalıyla bağının bulunmadığını ve taşıma irsaliyelerinin eksik olduğunu saptayarak davanın reddine karar vermiştir. Bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddi üzerine Yargıtay hükmü onamıştır.
11. Hukuk Dairesi 2024/4445 E. , 2025/2923 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/534 Esas, 2024/963 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/915 E., 2023/18 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin maske üreten bir firma olduğunu, davalının siparişi üzerine maske gönderdiğini, yedi adet sevk irsaliyesi ve altı adet fatura düzenlediğini, davalının faturalara itiraz ettiğini ancak malları iade etmediğini, bu kapsamda başlatılan icra takibine davalının itirazının haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkili arasında ticari ilişki bulunmadığını, müvekkiline mal teslim edilmediğini, faturalara süresinde itiraz edildiğini, irsaliyelerde belirtilen araç ve kişilerin müvekkili ile bağlantısı olmadığını, davacının elinde bulunan belgelerde imza var ise bunlara itiraz ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 21. maddesi uyarınca fatura alan kişinin faturayı aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmadığı takdirde içeriğini kabul etmiş sayılacağının düzenlendiği, faturaya itiraz edilmesi durumunda ise fatura münderecatının doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerektiği, davacı tarafından davalıya gönderilen takibe dayanak faturaların davalı tarafından defterlerine kaydedilmeden süresinde iade edildiği, faturanın düzenlenmesinin ve karşı tarafa tebliğinin akdi ilişkinin varlığını ispatlamayacağı, davacının fatura içeriği malların karşı tarafa teslim edildiğini, yani akdi ilişkinin varlığını ispat etmesi gerektiği, alınan bilirkişi raporlarına göre, davacının düzenlediği tüm faturaların 11.12.2020 tarihli olduğu, davacının kayıtlarına göre 1.056.242,00 TL alacaklı göründüğü, ancak sevk irsaliyelerinin 2020 yılı nisan, mayıs, haziran ve temmuz aylarına ait olduğu, sevk irsaliyelerin üzerinde araç plakalarının bulunmasına rağmen taşıma irsaliyelerinin olmadığı, davalının usulüne uygun tutulan ticari defterlerinde ve bildirdiği BA formlarında bu faturaların kayıtlı olmadığı, taraflar arasında ticari ilişkiyi gösteren herhangi bir kayıt bulunmadığı, taşıma irsaliyelerinin olmadığının davacı vekili tarafından bildirildiği, Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarında yapılan incelemede, sevk irsaliyelerindeki isimlerin davalı çalışanları olmadığı, sevk irsaliyelerindeki araçların da davalıya ait olmadığı, sunulan whatsapp yazışmalarının da akdi ilişkiyi ve mal teslimini ispata yarar bir yön içermediği, mevcut belge ve kayıtlarla davacının iddiasını ispatlayamadığı, davacının yemin deliline dayanmış olması sebebiyle karşı tarafa yemin teklif edip etmeyeceklerinin sorulduğu, davacı vekili tarafından usul yasasında yer almayan tamamlayıcı yemin etmek istediklerini bildirdikleri, tamamlayıcı yemin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda (HMK) düzenlenmediğinden bu talebin kabul edilmediği, ispat yükü kendisinde olan davacının karşı tarafa yemin teklif etmediği sonucuna varıldığı gerekçesi ile davanın reddine, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, karar, davacı tarafça istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 29.04.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
- bamSakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi2023/534 E.2024/963 K.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine
- ilk dereceSakarya Asliye Ticaret Mahkemesi2021/915 E.2023/18 K.Davanın reddi
- itirazın iptali
- fatura itirazı
- akdi ilişki
- ispat yükü
- sevk irsaliyesi
- ticari defterler
- tamamlayıcı yemin