TTK 23: Cezai Şart Alacaklarında Ticari Satışlardaki Ayıp İhbar Süreleri ve Sözleşme Şartlarının Yorumu
Sözleşmede cezai şartın taze beton mukavemetinin yetersiz çıkması ve bu durumun karot testi ile doğrulanması şartına bağlandığı hallerde, karot testi sonucunda betonun standarda uygun olduğunun anlaşılması durumunda cezai şart talep edilemez.
Davacı, hazır beton sözleşmesi kapsamında küp numunelerinin yetersiz kalması üzerine yapılan karot testleri için sözleşmedeki cezai şart maddesine dayanarak icra takibi başlatmıştır. İlk derece mahkemesi karot alınması eylemini cezai şartın doğması için yeterli bularak davanın kabulüne karar vermiş; Bölge Adliye Mahkemesi ise cezai şartın muaccel olması için karot sonuçlarının da olumsuz çıkması gerektiğini vurgulayarak davanın reddine hükmetmiştir. Yargıtay, sözleşme hükmünün Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan bu yorumunu usul ve yasaya uygun bularak kararı onamıştır.
11. Hukuk Dairesi 2025/3494 E. , 2026/409 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1459 Esas, 2025/507 Karar HÜKÜM : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/667 E., 2021/228 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı temlik alan davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin inşaat müteahhidi olduğunu, davalıdan 01.10.2013 tarihli sözleşme ile hazır beton satın aldığını, davalının satacağı hazır betonun kalitesinin denetimi için sözleşmeye cezai şart sorumluluğu getirildiğini, sözleşmenin 5.1.12 maddesi gereğince kalite standardının karot testi ile sağlanması halinde teste giden numune başına satıcının alıcıya 5.000,00 TL cezai şart ödeyeceğini, bu sorumluluğun uygulanması için alıcının satıcıya fatura kesmesi gerektiğinin belirlendiğini, cezai şartın karot testi sonucunda standardın sağlanmaması değil, küp numunenin yetersiz kalması sonucunda binadan karot ile numune alınması eylemine bağlı olduğunu, davalının müvekkiline sattığı betonların büyük kısmında kalite problemi yaşandığını, bu nedenle 24.11.2013 tarihinden 20.11.2014 tarihine kadar 135 ayrı karot testi yapıldığını, davalının kalite standardını karot testi ile sağladığını, 135 ayrı numune için KDV dahil toplam 796.500,00 TL cezai şart tahakkuk ettiğini, müvekkilinin bu tutarı 14.04.2017 tarihli e-faturayı düzenleyerek davalıya sistem üzerinden gönderdiğini, ayrıca davalıya ihtarname keşide edildiğini, davalının 24.04.2017 tarihi itibariyle temerrüde düştüğünü, davalı tarafından müvekkiline keşide edilen 21.04.2017 tarihli ihtarname ile kesilen faturaya davalının itiraz ettiğini, alacağın tahsili için davalı hakkında ... . İcra Müdürlüğünün 2017/15244 E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının haksız ve kötüniyetli itirazı ile takibin durduğunu, taraflar arasında alım satım akdi olduğunu ve 10 yıllık genel zamanaşımı süresine tabi bulunduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere davalının icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı taleplerinin zaman aşımına uğradığını, sözleşmenin 5.1.12 maddesinde geçen idari para cezasının cezai şart anlamına gelmediğini, bu bedelin cezai şart olduğunun açıkça belirtilmesi gerektiğini, resmi makamlar tarafından tahakkuk ettirilen bir bedel olmadığından idari para cezasından bahsedilemeyeceğini, müvekkilinin, davacıya dava dilekçesi ve takip dosyasında belirtildiği gibi veya başkaca sebepten kaynaklanan bir borcu bulunmadığını, aksine müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunu, davacı aleyhine icra takipleri başlatıldığını, davacının bu borçlardan kurtulmak amacıyla kötüniyetli olarak 14.04.2017 tarihli faturayı düzenlediğini, bu faturaya itiraz ettiklerini, sözleşme tarihi olan 2013 yılından dava açıldığı tarihe kadar davacı tarafından müvekkiline sözleşmeye aykırılık, teslim edilen betonlarla ilgili hata görüldüğü ve karot testinden kaynaklanan bir alacağı olduğuna dair yapılan bir başvuru olmadığını, davacı tarafından yaptırılan testlerin usulüne uygun şekilde yapılmadığını, karot sonuçlarının olumlu çıktığını, müvekkilinin sözleşme edimlerini tam ve hatasız olarak yerine getirdiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki 01.10.2013 tarihli sözleşmede yer alan maddede idari para cezası ibaresi kullanılmış ise de maddede kararlaştırılan hükmün cezai şarta ilişkin olduğu, alınan bilirkişi raporlarıyla dosyaya sunulan küp numunelere ait basınç dayanımı sonuçlarının TS EN 206 - 1 standardına göre ortalama dayanım ve en küçük dayanım bakımından C30/37 beton sınıfı kriterlerini karşılayamadığı, bu durumda karot numunesi alınmasının gerektiğinin tespit edildiği, betonun kullanıldığı yapının özellikleri dikkate alındığında 135 adet karot alınmasının uygun olduğunun belirtildiği, sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın test sonuçlarının olumsuz çıkması ve taze beton mukavemetinin karot ile sağlanması durumu için öngörüldüğü, alınan her karot numunesi başına 5.000,00 TL cezai şartın kabul edildiği, bu durumda alınan her karot numunesi için davacının cezai şart talep edebileceği, davalı savunması uyarınca talep edilen cezai şart miktarının fahiş olduğu ve davalının ekonomik olarak mahfına yol açacağı iddiasının bilirkişi raporu ile yerinde olmadığının tespit edildiği, faiz alacağı yönünden fatura alacağına dair davacı tarafça keşide edilen ihtarın davalıya 20.04.2017 tarihinde tebliği ile davalı yönünden temerrüdün 24.04.2017 tarihi itibariyle oluştuğu, bu hali ile 16.06.2017 tarihi itibariyle davacının 11.276,48 TL işlemiş faiz talebinde bulunabileceği, davalı vekilinin takas-mahsup savunmasında bulunduğu ve davacı hakkında İstanbul Anadolu 5. İcra Müdürlüğünün 2017/4424 E. sayılı dosyası ile takibe konu ettiği alacağı yönünden takas mahsup defini ileri sürdüğü dikkate alınarak davacının alacağından davalının takas mahsuba konu ettiği alacağın mahsubu suretiyle davanın kabulüne, davacının davalı hakkında başlattığı ... . İcra Müdürlüğünün 2017/15244 E. sayılı takip dosyası nedeniyle davalıdan 807.776,48 TL talepte bulunabileceğinin tespitine, bu tutardan davalı yanın takas savunması nedeniyle takasa konu ettiği ... . İcra Müdürlüğünün 2017/4424 E. sayılı takip dosyasında kesinleşen 75.691,25 TL'nin mahsubu ile davalı hakkında yürütülen ... . İcra Müdürlüğünün 2017/15244 E. sayılı takip dosyasının 732.085,23 TL üzerinden devamına, asıl alacak tutarı olan 732.085,23 TL'ye takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi yürütülmesine, koşulları oluşmadığından tarafların inkar tazminatı ve kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 01.10.2013 tarihinde imzalanan hazır beton satış sözleşmesinin dava ve takibe konu cezai şarta ilişkin 5.1.12 maddesinin "satıcının teslim ettiği betonun taze beton mukavemetlerinin yetkili yapı denetim şirketinin yaptırdığı testler sonucunda olumsuz çıkması halinde ve karot ile sağlanması durumunda şantiyede alınan her karot numunesi başına alıcı 5.000 TL satıcıya idari para cezası tahakkuk ettirecek hiçbir itiraza hacet kalmaksızın satıcı, alıcıya bu bedeli ödeyecektir. Alıcı, satıcıya idari para cezalarını faturalandıracaktır" şeklinde olduğu, söz konusu hükmün 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 179/1 hükmündeki cezai şart niteliğinde olduğu, davacının talebinin, taraflar arasındaki sözleşmenin 5.1.12. maddesine dayalı cezai şartın tahsiline yönelik olduğu, uyuşmazlığın TBK'nın 227. maddesinde düzenlenen ayıplı maldan kaynaklanan seçimlik hakların kullanılması veya genel hükümlere göre tazminat istemine yönelik olmadığından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 23/1-c ve TBK'nın 223/2 hükmünde yazılı ihbar ve bildirim koşulları ile TBK'nın 231. maddesinde yazılı zamanaşımı süresine ilişkin hükümlerin somut olayda uygulanmayacağı, taraflar arasında karot testi ile standarda uygun olduğu tespit edilen beton mukavemetleri konusunda bir ihtilaf bulunmadığı, davacının karot sonuçlarının düşük olduğuna dair bir iddiası olmadığı gibi karot testi ile standardın sağlandığı ve binanın sahibine teslim edildiği yönünde beyanının bulunduğu gözetildiğinde taraflar arasındaki uyuşmazlığın cezai şartın hangi durumda ödeneceği konusunda olduğu, sözleşmenin 5.1.12. maddesinin yorumlanmasından, davalının teslim ettiği betonun taze beton mukavemetlerinin, yetkili yapı denetim şirketinin yaptırdığı testler sonucunda olumsuz çıkması halinde ve bu olumsuzluğun karot testi ile teyit edilmesi durumunda cezai şartın talep edilebileceğinin anlaşıldığı, karot sonuçlarına göre satıma konu betonun standarda uygun olduğunun anlaşılması karşısında eldeki davada cezai şart isteme koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiş, hüküm, temlik alan davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, sözleşmeye aykırılık iddiasına dayalı cezai şartın tahsili istemine dayanak icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temlik alan davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 22.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
- bamİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi2021/1459 E.2025/507 K.İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddi
- ilk dereceİstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi2018/667 E.2021/228 K.Takas mahsup savunması dikkate alınarak davanın kabulü
- cezai sart
- hazir beton satisi
- karot testi
- sozlesmeye aykirilik
- itirazin iptali
- ayip ihbari