TTK 32, 34: Yoklukla Malul Genel Kurul Kararının Kesin Tescili İsteminde Hukuki Yarar ve Yönetim Kurulu Kararının Terkininde Aktif Husumet Ehliyeti Eksikliği
Hakkında yoklukla maluliyet kararı verilen genel kurul kararının kesin tescilini talep etmekte hukuki yarar bulunmadığı gibi, Ticaret Sicili Yönetmeliği uyarınca 'ilgili' sıfatını haiz olmayan şirket ortağının yönetim kurulu kararının sicilden terkinini dava etmekte aktif husumet ehliyeti yoktur.
Asıl davada davacı, geçici tescil edilen genel kurul kararının kalıcı olarak tescilini; birleşen davada ise bu genel kurulda seçilen yönetim kurulunun kararının sicilden terkinini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, söz konusu genel kurul kararının başka bir mahkemece yoklukla malul olduğuna karar verilmesi sebebiyle kesin tescilde hukuki yarar bulunmadığına, terkin talebinde ise sadece ortak sıfatı bulunan davacının aktif husumet ehliyeti taşımadığına hükmederek davaları reddetmiştir. BAM ve Yargıtay bu kararı hukuka uygun bularak onamıştır.
11. Hukuk Dairesi 2024/6529 E. , 2025/4180 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1263 Esas, 2024/1505 Karar HÜKÜM :Esastan ret Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı vekili ile birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA 1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davacı şirketin genel kurulunun, 08.08.2023 tarihinde, tüm hissedarların katılımıyla çağrısız olarak toplandığını, ancak bu toplantıda terekeye ait payların temsilinde anlaşılamaması nedeniyle çağrısız genel kurulun şartı olan %100'lük nisap şartının sağlanamadığını, bu hususun tutanağa bağlanarak aynı tutanakta tüm hissedarların ikinci genel kurulun 08.09.2023 tarihinde doğru şekilde çağrılı olarak yapılmasına karar verildiğini, yönetim kurulu kararı doğrultusunda genel kurul çağrısının Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilerek ikinci genel kurul toplantı çağrısının tüm hissedarlara usulüne uygun olarak yapıldığını, 08.09.2023 tarihli genel kurulun 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'na(TTK) uygun bir şekilde toplanarak kararlar aldığını, ancak Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/442 E. Sayılı dosyası ile genel kurul kararının yok hükmünde olduğunun tespiti talepli olarak açılan dava nedeniyle, 08.09.2023 tarihli şirket genel kurul kararının davalı tarafından geçici olarak tescil ve ilan edildiğini, halbuki bu davada davanın konusuz kaldığına karar verildiğini, genel kurul toplantısı kararlarının TTK'nın 32. maddesi ve Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 40. Maddesi uyarınca kalıcı olarak tescilinin gerektiğini ileri sürerek geçici olarak tescil ve ilan edilen 08.09.2023 tarihli genel kurul kararlarının kalıcı olarak tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davacı vekili birleşen dosyanın dava dilekçesinde; 08.09.2023 tarihli genel kurulda yönetim kurulunun seçildiğini ve seçilen yönetim kurulunun aldığı 12.09.2023 tarihli yönetim kurulu kararının tescili için davalıya başvurulduğunu, ancak ... Turistik Tesisleri İnşaat ve Ticaret A.Ş'nin 08.09.2023 tarihli genel kurul kararının Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/442 E. Sayılı dosyası ile genel kurul kararının yok hükmünde olduğunun tespiti talepli olarak açılan dava nedeniyle davalı tarafından bu yönetim kurulu kararının geçici olarak tescil ve ilan edildiğini, halbuki bu davanın kabulüne karar verildiğini, geçici tescil edilen yönetim kurulu toplantısı kararlarının terkinin gerektiğini, bu konuda davalıya başvurulduğunu, ancak davalının 08.01.2024 tarihli kararı ile bu talebi reddettiğini ileri sürerek hukuka aykırı olarak geçici tescili yapılan ve kararın ilgiliye tebliğinden itibaren 3 ay içinde bir işlem yapılmayan 12.09.2023 tarihli yönetim kurulu kararının TTK'nın 32 ve Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 39. maddelerine göre sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; davacının davayı açmasında hukuki yararın bulunmadığını, genel kurulun iptaline yönelik Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/442 E. sayılı davanın neticesine göre geçici tescilin silinerek kesin tescile dönüştürüleceğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; başvuru tarihi itibariyle davalı kararının usulüne uygun olduğunu, davalı Kurum'un bağlı olduğu Ticaret Mahkemesinden emir ve talimat bekleyerek işlem yaptığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, asıl dava yönünden davacı şirketin genel kurulunun 08.09.2023 tarihinde yapıldığı, akabinde bu genel kurula ilişkin bir kısım ortaklar tarafından Kocaeli 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/442 E. sayılı dosyasında genel kurulun yoklukla malul tespiti talepli dava açıldığı, .... Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından 18.09.2023 tarihinde, 08.09.2023 tarihinde yapılan genel kuruldaki yönetim kurulu seçimi hususunun geçici tescilinin talep edildiği ve bu hususun dava dosyası sebebi ile geçici olarak tescil edildiği, davacı vekili tarafından TTK'nın 32/4 hükmü kapsamında işbu dava açılmış ise de, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün anılan dava dosyası sebebi ile geçici tescili yaptığı, anılan davadaki yapılan yargılamada genel kurulun yoklukla malul olduğuna karar verildiği, kararın henüz kesinleşmediği, asıl ve birleşen davalının yargılama sonucuna göre tescilin akıbeti belirleneceğinden işbu davanın açılmasında hukuki yararın bulunmadığı, asıl davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar vermek gerektiği, birleşen dava yönünden ise Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 39. maddesinde; "İlgililer; tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak müdürlükçe verilecek kararlara karşı, tebliğ tarihinden itibaren 8 gün içinde sicilin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile itiraz edebilir. Mahkeme dosya üzerinde yapacağı inceleme sonucunda tescilin gerekli bulunduğu sonucuna varırsa tescilin yapılmasını müdürlüğe emreder, aksi takdirde tescil istemini reddeder." hükmünü içerdiği, ticaret siciline tescil ve terkin taleplerinin TTK'nın 34. maddesi uyarınca ilgililere ait olduğu, bu ilgililerin kimler olacağının aynı Yönetmeliğin 22 ve 39. maddelerinde yer verildiği, davacının şirket ortağı olması nedeniyle ilgililer kavramı içerisinde olmadığı ve davada aktif husumet ehliyetlerinin bulunmadığı anlaşılmakla (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 06/11/2019 tarih ve 2018/5723 Esas 2019/6909 Karar sayalı kararı) birleşen davanın aktif husumet nedeni ile reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle asıl davanın hukuki yarar yokluğundan reddine, birleşen davanın aktif husumetten dolayı reddine karar verilmiş, hüküm, asıl ve birleşen davada davacıların vekillerince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın davacılarının istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine karar verilmiş, hüküm asıl ve birleşen davada davacıların vekillerince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, geçici olarak tescil edilen 08.09.2023 tarihli davacı şirketin genel kurul kararının TTK'nın 32. maddesi ve Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 40. Maddesi uyarınca kalıcı olarak tescili istemine ilişkin olup; birleşen dava ise asıl dava konusu genel kurul kararıyla seçilen yönetim kurulunun aldığı 12.09.2023 tarihli yönetim kurulu kararının geçici tescilinin terkini istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davanın davacıları vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 17.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
- bamSakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi2024/1263 E.2024/1505 K.Esastan ret
- ilk dereceAsıl davanın hukuki yarar yokluğundan reddine, birleşen davanın aktif husumetten dolayı reddine
- m. 32/ (4)· Davacı ve Mahkeme: Geçici olarak tescil edilen genel kurul kararlarının kalıcı olarak tescili ile yönetim kurulu kararının terkinine ilişkin taleplerin yasal dayanağı olarak incelenmiştir.
- m. 34· İlk Derece: Ticaret siciline tescil ve terkin taleplerinin ilgililere ait olduğunu ve kimlerin hukuken ilgili sayılacağını saptamak üzere uygulanmıştır.
- ticaret sicili
- gecici tescil
- kesin tescil
- genel kurul karari
- yonetim kurulu karari
- aktif husumet
- hukuki yarar
- terkin