TTK 32/4, 445: Ticaret Sicili Geçici Tescilinin Kesin Tescile Dönüştürülmesi Davasında Pay Sahibinin İlgili Sıfatı ve Asli Müdahale Ehliyeti
Anonim şirket ortakları, ticaret sicil müdürlüğü kararlarına karşı açılan tescil veya tescile itiraz davalarında TTK m. 32/4 anlamında 'ilgili' sıfatını haiz olmadıklarından, bu davalara asli müdahil olarak katılma konusunda aktif dava ehliyetine sahip değildir.
Anonim şirket azınlık pay sahibi, yönetim kurulu üyesinin azli ve geçici tescilin kesin tescile dönüştürülmesi istemiyle açılan davaya asli müdahale talebinde bulunmuştur. İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi, davacının şirkette salt pay sahibi konumunda olması sebebiyle ticaret sicil işlemlerine yönelik uyuşmazlıklarda 'ilgili' sıfatı ve dolayısıyla aktif husumet ehliyeti bulunmadığını belirterek talebi reddetmiştir. Yargıtay, yapılan inceleme sonucunda alt mahkemelerin kararlarını usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.
11. Hukuk Dairesi 2025/3171 E. , 2026/195 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/59 Esas, 2025/583 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/910 E., 2024/761 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asli müdahale talebinde bulunan davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Asli müdahale talebinde bulunan davacı vekili; müvekkilinin ...' A.Ş.'nin %10 azınlık pay sahibi olduğunu, esas sözleşmenin 7. maddesine aykırı olarak yeni bir yönetim kurulu üyesi belirlendiğini, bu durumun geçici tescilinin dahi mevzuata aykırı olduğunu, Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/391 E. sayılı davada davalılar tarafından geçici tescilin kesin tescile dönüştürülmesi hususunda dava açıldığını, müvekilinin bu davaya asli müdahale talebinde bulunduğunu, söz konusu dava konusu geçici tescile ilişkin müvekkili şirketin aday önerme imtiyazının yok sayılarak yönetim kurulu üyesi ...'nin görevinden azli ile ...tarafından önerilen üyenin seçilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, ... A.Ş.'nin çoğunluk pay sahibi olan ... Tekstil A.Ş.'nin aynı zamanda diğer azınlık pay sahibi ...'in de %100 pay sahibi olduğunu, azınlık pay sahibi müvekkilinin şirket dışında bırakılmak istendiğini, davacıların geçici tescil ile müvekkili yönetimden uzaklaştırıp şirket birleşmesine giden yolu açma çabası içinde olduklarını, azınlık hissedar tarafından önerilen yönetim kurulu üyesi ve başkan vekili olan ...'nin haksız azli sebebiyle alınan yönetim kurulu kararlarının yoklukla malul olduğunu ileri sürerek 09.08.2024 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edilerek geçici tescile konu edilen ...'nin hukuka aykırı yönetim kurulu başkan vekilliğinin iptaline, önceki yönetim kurulu başkan vekilli olan ...'nin görevinin devamına, 01.07.2024 tarihli yönetim kurulu sonrasında alınan kararlar yoklukla malul olduğundan yönetim kurulu kararlarının iptaline, 2024/391 E. sayılı davadaki geçici tescil isteminin kesin tescile dönüşmesi isteminin reddine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Asli müdahale talebi davalılara tebliğ edilmediğinden davalılarca cevap dilekçesi sunulmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asli müdahale talebinde bulunulan 2024/691 E. sayılı davaya konu ticaret sicil müdürlüğünün geçici olarak tescil ettiği olgunun geçici tescilinin kesin tescile dönüştürülmesi istemli davasına davaya konu şirketin ortağı ... asli müdahale talebinde bulunması sonucunda söz konusu talep yönünden dosyanın tefrik edildiği, asli müdahale talebinde bulunan ... yasa gereği "ilgili" sıfatını taşımadığı, bu nedenle asli müdahil olması noktasında aktif dava ehliyeti bulunmadığı, her ne kadar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 65/2 hükmünde asli müdahale davasının asıl yargılama birlikte yürütüleceği belirtilmekte ise de ortada usulüne uygun bir asli müdahale talebi bulunmadığından usul ekonomisi ilkesi de gözetilerek asli müdahale talebinin mahkemenin 2024/691 E. sayılı dosyasından tefrik edildiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 32/4 hükmü kapsamında ticaret sicil müdürlüğü kararına karşı itiraz davası açabilecek ilgili kavramının, tacirin hükmi şahıs olması halinde onun yetkili organları veya temsilcileri olarak açıklandığı, somut olayda davacının ise şirkette ortak olduğu ve yasa hükmündeki ilgili sıfatını taşımadığı gerekçesi ile ... ...'nin asli müdahale talebinin aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm, asli müdahale talebinde bulunan davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile TTK'nın 32/4 hükmü kapsamında ticaret sicil müdürlüğü kararına karşı itiraz davası açabilecek “ilgili” kavramının, tacirin hükmi şahıs olması halinde onun yetkili organları veya temsilcileri olarak açıklandığı, somut olayda davacı yanın önceki yönetim kurulunda olduğunu ve esas sözleşmeye aykırı olarak alınan genel kurul kararıyla şirket yönetim organından uzaklaştırıldığını iddia ettiği, fakat anılan hususların TTK'nın 445. maddesi gereğince açılacak genel kurul kararının iptali davasının konusunu oluşturacağı, bu durumda davacı tarafın, şirkette salt pay sahibi konumunda olup buna göre “ilgili” sıfatını taşımadığından dava açma konusunda aktif husumet ehliyeti bulunmadığı, dolayısıyla anılan şahsın asli müdahil olarak da davada yer alamayacağı, talebi itibariyle ancak davalı yanında fer'i müdahil olarak bulunabileceği gerekçesi ile asli müdahale talebinde bulunan davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, asli müdahale talebinde bulunan davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, TTK'nın 32/4. hükmü uyarınca açılan geçici tescilin kesin tescile dönüştürülmesi davasına asli müdahale istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, asli müdahale talebinde bulunan davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 15.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
- bamGaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi2025/59 E.2025/583 K.Asli müdahale talebinde bulunan davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine
- ilk dereceGaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesi2024/910 E.2024/761 K.Asli müdahale talebinin aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine
- m. 32/ (4)· İlk derece ve BAM: Ticaret sicil müdürlüğü kararlarına karşı itiraz davası açabilecek 'ilgili' sıfatının tüzel kişi tacirlerde yalnızca yetkili organlar veya temsilcilere ait olduğu, anonim şirket ortaklarının bu sıfatı taşımadığı gerekçesiyle uygulanmıştır.
- m. 445· BAM: Yönetim organından haksız şekilde uzaklaştırılma iddialarının ticaret sicil kararına itiraz davasında değil, ancak genel kurul kararının iptali davasında ileri sürülebileceği belirtilirken zikredilmiştir.
- asli müdahale
- ticaret sicili
- geçici tescil
- kesin tescil
- aktif dava ehliyeti
- ilgili sıfatı
- anonim şirket
- pay sahibi