TTK 32, 640: Limited Şirket Ana Sözleşmesinde Çıkarma Sebebi Bulunmayan Hallerde Ortağın Genel Kurul Kararıyla Ortaklıktan Çıkarılamayacağı ve Kararın Geçici Tescil Edilemeyeceği
Limited şirket ana sözleşmesinde bir ortağın genel kurul kararı ile ortaklıktan çıkarılabileceğine dair açık bir sebep ve düzenleme öngörülmediği müddetçe, ortağın genel kurulca şirketten çıkarılmasına karar verilemez ve bu yöndeki batıl kararın ticaret siciline geçici tescili talep edilemez.
Davacı şirket, limited şirket ortağının genel kurul kararıyla ortaklıktan çıkarılması ve hisselerinin şirket adına iktisap edilmesine dair kararın ticaret siciline geçici tescilini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi ve BAM, şirket ana sözleşmesinde ortağın genel kurul kararıyla çıkarılabileceğine dair bir hüküm bulunmadığını, sözleşmede hüküm olmayan hallerde ortağın ancak mahkeme kararıyla haklı sebeple çıkarılabileceğini belirterek, kanunun emredici hükümlerine aykırı bu işlemin geçici tescil koşullarını taşımadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay kararı onamıştır.
11. Hukuk Dairesi 2024/6548 E. , 2025/4417 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1879 Esas, 2024/1770 Karar HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ordu 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/295 E., 2023/368 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Müdürlüğün 31.08.2023 tarih ve 2023-6D-... sayılı kararı ile geçici tescil taleplerinin reddine karar verdiğini ve karar gerekçesinde Bakanlık görüşünü gerekçe gösterdiğini, bu kararın yasal olmadığını, davanın bu usulsüz işleme itiraz davası olduğunu, asıl tescil başvurusunun reddi sürecine ilişkin olarak, müvekkili şirketin 25.03.2023 tarihli olağanüstü genel kurul kararı ile şirket ortağı ...'in 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı TTK) 640/1 hükmü gereği genel kurul kararıyla ortaklıktan çıkarılması ve ...'e ait 4502 paya karşılık gelen 450.200,00 TL'lik tamamı ödenmiş şirket payının itibari değerinin şirket sermayesine oranı %12,07 olması nedeniyle 6102 sayılı TTK'nın 612/2 hükmü gereği bedelsiz olarak şirketleri adına iktisabına, şirket pay defteri kayıtlarında ...'e ait hisselerin iptali ile bu hisselerin şirket adına tesciline karar verildiğini, bu genel kurul kararının şirket müdürlüğünün 29.03.2023 tarih ve 2023/5 sayılı kararı ile infaz edilerek şirket genel kurul kararı gereği pay defterinin 6. sayfasında kayıtlı ...'e ait hisselerin tamamının şirket adına şirket pay defterinin 20. sayfasında kaydedildiğini, 6102 sayılı TTK'nın 640/2 hükmü gereği çıkarma kararına karşı ortak kararın noter aracılığı ile kendisine bildirilmesinden itibaren 3 ay içinde iptal davası açabilir hükmü gereği bu olağanüstü genel kurulda alınan çıkarma kararı ve olağanüstü genel kurul toplantı tutanağının ortak ...'e noter aracılığı ile tebliğ edildiğini ancak 25.03.2023 tarihli olağanüstü genel kurul kararı aleyhinde iptal davası açılmadığını öğrendiklerini, kesinleşen genel kurul kararına istinaden düzenlenen şirketin son ortaklık yapısının şirket pay defterine kayıtlı şekliyle kesin tescili ve ilanı için 07.04.2023 tarihli dilekçe ile davalı Müdürlükten talepte bulunulmuş ise de Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğünün mütalaası doğrultusunda asıl tescil talebinin reddine karar verdiğini ve kesin tescil sürecinin bu surette sonlandığını, kesin tescil taleplerinin reddine dair karara yönelik 6102 sayılı TTK’nın 32/4 hükmü gereği 3 ay içinde dava açma hakları olduğunu, bu aşamada 27.07.2023 tarihli dilekçe ile geçici tescil talebinde bulunduklarını ancak davalı Müdürülüğün geçici tescil taleplerini de reddettiğini, geçici tescilin usuli işlem olduğunu ve esasa ilişkin bir karar olmadığını, Bakanlık görüşünün zaten kesin tescil talebine yönelik 6102 sayılı Kanun’un TTK'nın 32/4 hükmü gereği açacakları davada inceleme konusu olacağını, geçici tescilin kesin tescilin yapılmasının mümkün olmadığı hallerde ilgililerin istemi üzerine geçici süreliğine gerçekleşen bir işlem olduğunu ve ihtiyati tedbir benzeri yasal zaruri uygulama olduğunu, herhalde geçici tescil yapılması gerektiğini, geçici tescili talep eden taraf olarak 6102 sayılı TTK'nın 32/4 hükmü gereği 3 aylık süre içinde geçici tescilin kesin tescile dönüşmesi için dava açabilmeleri gerektiğini, davalının Sicil Müdürlüğünün bu uygulaması ile kendilerinin 3 aylık süre içinde kesin tescil davası açma hakkı ellerinden alındığını ileri sürerek davalının geçici tescil talebinin reddine ilişkin 31.08.2023 tarih ve 2023-GD-... sayılı geçici tescil talebinin reddine ilişkin kararının kaldırılmasına ve geçici tescil talebinin kabulü ile 27.07.2023 tarihli geçici tescil talepli dilekçesinde talep ettikleri şekliyle; şirket pay defterine kayıtlı ortaklık yapısının şirket pay defteri kayıtlarına uygun olarak Ticaret Siciline geçici tescil ve ilanına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, 6102 sayılı TTK’nın 34. maddesi uyarınca açılan bir davada mahkemece; Ticaret Sicil Müdürlüğü kararı veya gerekçesiyle bağlı ve sınırlı bir inceleme yapılmayıp tescili istenilen kararın hukuka, anasözleşmeye ve gerçek duruma uygun olup olmadığının re’sen denetlenmesi gerektiği, Kanun'un 32/4. maddesinde geçici tescil hususunun düzenlendiği, Ticaret Sicil Müdürlüğünün geçici tescil ve ilanı istenen genel kurul kararlarının 6102 sayılı TTK’nın 32. ve Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 40. maddeleri uyarınca şirket sözleşmesine ve kanunun emredici hükümlerine aykırı olup olmadığını inceleme yetkisi bulunduğu, dava konusu davacı şirket tarafından ilanı istenen kararın ortak olan ...'in 6102 sayılı TTK’nın 640/1 hükmü gereğince genel kurul kararıyla ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin olduğu, Kanun’un "Çıkarma" başlıklı 640. maddesinde şirket sözleşmesinde bir ortağın genel kurul kararı ile şirketten çıkarılabileceği sebeplerin öngörülebileceği, çıkarma kararına karşı ortağın iptal davası açabileceğinin düzenlendiği, davacı şirketin şirket ana sözleşmesinde bir ortağın genel kurul kararı ile ortaklıktan çıkarılacağına ilişkin düzenleme yer almadığı, verilen kararın şirket sözleşmesine aykırı olduğu, Ticaret Bakanlığının bu yönde bildirdiği görüşün ve Ticaret Sicil Müdürlüğünce yapılan işlemlerin Kanundaki yasal düzenlemeler kapsamında usul ve yasaya uygun olduğu dava dışı ortak ... tarafından genel kurul kararı tebliğ edilmesine rağmen 3 aylık süre içerisinde iptal davası açılmadığı belirtilse de, buna ilişkin kaydın adliye ön büro müdürü tarafından verildiği, davacı şirket ve dava dışı ... tarafından açılan halen devam eden ortaklıktan çıkma ve çıkarılmaya ilişkin Ordu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/254 E. sayılı davanın derdest olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı TTK'nın 32. maddesi uyarınca Ticaret Sicil Memurunun tescili talep edilen hususların şirket ana sözleşmesine ve kanuna uygunluğunu re’sen denetlemek zorunda olduğu, yine Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 34. maddesinde de bu yönde düzenlemeler bulunduğu, bu itibarla ticaret sicil memurunun görevinin sadece tescil işleminden ibaret olmayıp, inceleme görev ve yetkisi kapsamında tescili zorunlu veya caiz olan hususlara ilişkin hukuki ve fiili durum araştırması yapmayı da içerdiği, ticaret sicil memurunun tescili istenilen hususun kanuna ve ana sözleşmeye uygunluğunun denetimi yanında gerçeğe uygunluğunu ve kamu düzenine aykırı olup olmadığını da re’sen denetlemesi gerektiği, yapılacak denetim neticesinde çözümü bir mahkeme kararına bağlı bulunan veya sicil müdürü tarafından kesin olarak tescilinde duraksanan hususların ilgililerin istemi üzerine 6102 sayılı TTK'nın 32/4 hükmü uyarınca geçici olarak tescil olunabileceği, 6102 sayılı TTK’nın 640. maddesinde şirket sözleşmesinde, bir ortağın genel kurul kararı ile şirketten çıkarılabileceği sebeplerin öngörülebileceği, çıkarma kararına karşı ortağın kararın noter aracılığıyla kendisine bildirilmesinden itibaren üç ay içinde iptal davası açabileceği ve şirketin istemi üzerine ortağın mahkeme kararıyla haklı sebebe dayanılarak şirketten çıkarılması hâlinin saklı olduğunun düzenlendiği, anılan maddenin 1 ve 2. fıkraları ortağın şirket sözleşmesine dayalı olarak çıkarılmasına ilişkin iken 3. fıkranın ise ortağın mahkeme kararıyla çıkarılmasına ilişkin olduğu, bu itibarla davacı şirketin şirket ana sözleşmesinde bir ortağın genel kurul kararı ile ortaklıktan çıkarılacağına ilişkin düzenleme bulunmadığı, şirket ana sözleşmesine ve kanunun emredici hükümlerine aykırı hükümler içeren ve 6102 sayılı TTK'nın 32/4 hükmü uyarınca geçici tescil koşullarını taşımayan genel kurulu kararının geçici tescil talebinin reddine dair kararın yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, geçici tescil isteminin reddine dair Ticaret Sicil Müdürlüğü kararına itiraza ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 23.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
- bamSamsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi2023/1879 E.2024/1770 K.Başvurunun esastan reddi
- ilk dereceOrdu 4. Asliye Hukuk Mahkemesi2023/295 E.2023/368 K.Davanın reddi
- m. 32/ (4)· İlk Derece ve BAM: Çözümü bir mahkeme kararına bağlı olan veya tescilinde duraksanan hususların geçici tescil şartlarını taşıyıp taşımadığını incelemiştir.
- m. 32· BAM: Ticaret sicil müdürünün tescili talep edilen hususların kanuna, ana sözleşmeye ve gerçeğe uygunluğunu re'sen denetleme yetki ve görevini vurgulamıştır.
- m. 34· İlk Derece: Sicil müdürlüğü kararına itiraz halinde mahkemenin sicilin kararıyla bağlı olmayıp tescili istenen kararın hukuka uygunluğunu re'sen denetleyeceğini belirtmiştir.
- m. 640/ (1)· İlk Derece ve BAM: Ortağın genel kurul kararıyla çıkarılabilmesi için şirket sözleşmesinde çıkarma sebeplerinin öngörülmüş olması şartını değerlendirmiştir.
- m. 640/ (2)· BAM: Şirket sözleşmesine dayalı genel kurul çıkarma kararına karşı ortağın açabileceği üç aylık iptal davası hak arama yoluna değinmiştir.
- m. 640/ (3)· BAM: Sözleşmede hüküm yoksa ortağın ancak şirketin istemi üzerine mahkeme kararıyla haklı sebebe dayanılarak çıkarılabileceği kuralını uygulamıştır.
- limited şirket
- ortaklıktan çıkarma
- ticaret sicili
- geçici tescil
- ana sözleşme
- sicil müdürünün denetim yetkisi
- genel kurul kararı