TTK 33: Kesinleşmiş Mahkeme Kararı Olmaksızın İdari Rapora Dayalı Tescile Emredilme Talebinin Reddi
Mülkiyet hakkı devri ya da kanuni temsilci tayinine dair kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmadığı sürece, yalnızca idari bir görüş ve öneri raporuna dayanılarak ticaret siciline tescile emredilmesi talebinde bulunulamaz.
Davacı Ticaret Sicili Müdürlüğü, bir vergi inceleme raporundaki tespitleri gerekçe göstererek, resmi kayıtlarda ortak veya yönetici olarak yer almayan bir üçüncü kişinin şirketin gerçek sahibi ve yöneticisi olarak tescil edilmesi amacıyla tescile emredilme davası açmıştır. İlk derece mahkemesi, mülkiyet yapısını değiştiren kesinleşmiş bir yargı kararı olmaksızın sadece idari raporlarla tescil zorunluluğu doğmayacağını belirterek davayı reddetmiştir. Bu karar, bölge adliye mahkemesi ve Yargıtay tarafından usul ve yasaya uygun bulunarak onanmıştır.
11. Hukuk Dairesi 2024/6618 E. , 2025/4415 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1043 Esas, 2024/1839 Karar HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/102 E., 2024/210 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı temsilcisi dava dilekçesinde; ... Cumhuriyet Başsavcılığında yürütülen 2021/... sayılı soruşturma dosyası kapsamında Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı ... Vergi Kaçakçılığı Denetim Daire Başkanlığı müfettişleri tarafından düzenlenen 10.03.2023 tarih ve 2023-(2013-1-94)/1 sayılı Görüş ve Öneri Raporuyla dava dışı ...'nun davalı şirketin de aralarında bulunduğu bazı şirketlere ortak ve şirketin kanuni temsilcisi olmamasına rağmen yapılan kapsamlı tetkik ve değerlendirmeler ile anılan kişinin ifadeleri doğrultusunda bu şirketlerin gerçek sahibi ve kanuni temsilcisi olduğunun tespit edildiğinin bildirildiğini, bunun üzerine ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 18.08.2023 tarihli yazısı uyarınca davalı şirket ve davalı şirketin yönetim kurulu üyeleri olan davalı gerçek kişilere ayrı ayrı 05.12.2023 tarihli yazı yazılarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 33. ve Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 36. maddeleri uyarınca şirketin anılan hususların tescilini sağlamak üzere davetten itibaren 30 gün içinde tescile davet edildiklerini ancak davalı şirketin tescile davet yazısına itiraz ederek kaçınma sebeplerini açıkladığını, bu kaçınma sebepleri ile 6102 sayılı TTK'nun 33/c hükmü uyarınca inceleme yapılarak tescile gerekli bir hususun bulunup bulunmadığının tespiti gerektiğini ileri sürerek 6102 sayılı TTK'nun 33/c hükmü uyarınca tescile emredilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; ...'nun davalı şirketin gerçek sahibi veya kanuni temsilcisi olmadığını, şirketin yetkililerinin ticaret sicilinde yazılı kişiler olup gerçek sahibinin ve kanuni temsilcilerinin ..., ..., ..., ... ve ... olduğunu, Ticaret Sicil Müdürlüğünün konuya ilişkin inceleme yapmadığını, tescil davet talebine esas alınan görüş ve öneri raporunun düzenlendiği soruşturma dosyası sonrasında yapılan yargılamada Ankara 21.Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/296 E., 2023/162 K. sayılı kararının ... Bölge Adliye Mahkemesi 21.Ceza Dairesinin 2023/1551 E, 2024/46 K. sayılı kararı ile kaldırıldığını, davet yazısı gönderilmesinin 6102 sayılı TTK'nun 32. maddesine aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı şirket yetkilisi cevap dilekçesinde diğer davalı ... vekilinin cevap dilekçesindeki hususları tekrarla davanın reddini savunmuştur. 3.Diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, ticaret sicil kayıtlarında davalı gerçek kişilerin davalı şirketin yönetim kurulu üyeleri oldukları, ..., ..., ..., ... ve ...'in davalı şirketin ortakları oldukları, şirket ortakları tarafından paylarının ...'na devrine ya da ...'nun payların tamamını aslen iktisap ettiğine dair herhangi bir iddia ve delilin bulunmadığı, ...'nun hangi maddi veya hukuki sebeple olursa olsun davalı şirketin paylarının tamamına sahip olduğu ve kanuni temsilcisi (şirketi temsil ve idareye yetkili kişisi, yönetim kurulu üyesi) olduğu hususunda yetkili ve görevli mahkemece tesis edilmiş ve kesinleşmiş bir mahkeme kararının bulunmadığı, talep dayanağı Vergi Denetim Daire Başkanlığı tarafından düzenlenen "Görüş ve Öneri Raporu"nun mülkiyet hakkının devrini sağlayan etkisinin bulunamayacağı, keza şirketin yönetim kurulunun belirlenmesi sonucunu da doğuramayacağı, aksi düşüncenin mülkiyet hakkının ve hukuki işlem güvenliği ilkesinin ağır ihlali sonucunu doğuracağı, ...'nun davalı şirketin tüm paylarının sahibi ve kanuni temsilcisi olduğu iddiası ile ilgili olarak tescili zorunlu olup da kanuni şekilde ve süresi içinde tescili istenmemiş bir hususun söz konusu olmadığı, dolayısıyla davacı Müdürlüğün ilgilileri belirleyeceği uygun bir süre içinde kanuni zorunluluklarını yerine getirmeye veya o hususun tescilini gerektiren sebeplerin bulunmadığını ispat etmeye çağırmasına yönelik işleminin ve tescilin emredilmesine karar verilmesi talebinin yasal şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... Sicil Müdürlüğünce istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı ... Sicil Müdürlüğünün istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı Müdürlükçe temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, 6102 sayılı TTK'nın 33. maddesi kapsamında tescile emredilmesi talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı ... Sicili Müdürlüğü'nün temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 23.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
- bamİzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi2024/1043 E.2024/1839 K.Başvurunun esastan reddi
- ilk dereceKarşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi2024/102 E.2024/210 K.Davanın reddi
- ticaret sicili
- tescile davet
- tescile emredilme
- gerçek faydalanıcı
- mülkiyet hakkı
- yönetim kurulu