Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 33: Şirket İl Müdürlüklerinin Doğrudan Sözleşme İlişkisi Kurması Durumunda Şube Olarak Tescili Zorunluluğu
Esas2025/823E.Karar2025/4457K.
OnamaOy birliği
Karar Özü
Şirket merkezine bağlı il veya bölge müdürlüğü şeklindeki birimlerin, üçüncü kişilerle doğrudan sözleşme akdetmek suretiyle kendi başlarına ticari faaliyette bulunmaları halinde bu yerlerin ticaret siciline şube olarak tescil ve ilanı zorunludur.
Özet
Davacı Ticaret Sicil Müdürlüğü, davalı şirkete ait müdürlük birimlerinin şube niteliğinde olduğunu ileri sürerek tescilini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, söz konusu il müdürlüğünde doğrudan müşterilere abonelik sözleşmesi imzalatılarak ticari faaliyet yürütüldüğünü tespit ederek davanın kısmen kabulü ile bu birimin şube olarak tesciline karar vermiştir. Yargıtay, usul ve yasaya uygun bulunan yerel mahkeme kararını onamıştır.
Karar Metni3.865 karakter
11. Hukuk Dairesi 2025/823 E. , 2025/4457 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/630 Esas, 2024/782 Karar HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin ...'de iki müdürlüğünün bulunduğunu, davalı şirkete 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 33. maddesi ve 27.01.2013 tarihli ve 28541 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin (Sicil Yönetmeliği) 36. maddeleri gereği şube tescili için davet yazısının gönderildiğini, davalının "bu adreslerin şube sayılamayacağını ve tescili gerektirecek sebeplerin bulunmadığını" bildirip başvuru yapmadığını ileri sürerek davalının .. Mah. .. .. Cd. No:.. .. .. ve .. Mah. .. Sk. No:../.. .. .. adreslerinde bulunan iş yerlerinin .. Ticaret Siciline şube olarak tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin .. Ticaret Sicil Müdürlüğünde ve .. Sanayi Odasında kaydının bulunduğunu, şirketin genel müdürlüğüne bağlı il ve bölge müdürlükleri ile bu müdürlüklere bağlı işletme şefliklerinin şube niteliğinin bulunmadığını, şirket genel müdürlüğünden aldıkları talimatları yerine getiren yerel irtibat ofisleri bağlamında kullanılan yerlerin şube olarak değerlendirilemeyeceğini, dava konusu işyerlerinin müstakil sermayesi veya muhasebesinin bulunmadığını, kendi başlarına faaliyette bulunma, Türk Telekom müşterilerine, tedarikçilerine, çalışanlarına ilişkin düzenleme yapma, şirket faaliyetleri ile ilgili karar alma, sözleşme ve sözleşme değişiklikleri yapma yetkilerinin olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davalı şirketin davaya konu bu iş yerinde davalı adına imzalı bulunan abonelik sözleşmelerini müşterilerine imzalatmak suretiyle doğrudan sözleşme kurduğu, ticaret yürüttüğü, bu itibarla alanında uzman üç kişilik bilirkişi kurulunun görüşü ve emsal içtihatlar hep birlikte değerlendirildiğinde .. Mah. .. .. Cd. No:.. ../.. adresinde bulunan davalıya ait Türk Telekomünikasyon A.Ş .. İl Müdürlüğü işyerinin şube olarak ticaret siciline tescil ve ilanına karar verilmesi gerektiği kanısına varıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, ... Mah. .. Sk. No:../.. ../...ehir adresinde bulunan davalıya ait işyerine ilişkin talebin reddine, .. Mah. .. .. Cd. No:.. ../.. adresinde bulunan davalıya ait Türk Telekomünikasyon A.Ş. ... İl Müdürlüğü işyerinin şube olarak ticaret siciline tescil ve ilanına karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir. IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, dava konusu yerlerin şube olarak ticaret siciline tescili istemine ilişkindir B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. V. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 24.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
Alt Mahkeme Zinciri
- ilk dereceTicaret Mahkemesi2023/630 E.2024/782 K.Davanın kısmen kabulü
TTK Atıfları (1)
Diğer Mevzuat
Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 366100 sayılı HMKHMK m. 373/4HMK m. 370/1HMK m. 372
Etiketler
- ticaret sicili
- şube tescili
- il müdürlüğü
- abonelik sözleşmesi
- tescil zorunluluğu
Bağlı TTK Maddeleri