TTK 33: Tescile Davet Prosedürü Sonrasında Mahkemeden Çıkan Ortağın Payının Kime İktisap Ettirileceğine Karar Verilmesinin Talep Edilemeyeceği
Ticaret sicil müdürlüğünün tescile davet ihtarına rağmen kaçınma sebebi bildirmeyen limited şirket hakkında TTK 33/3 uyarınca açılan davada, mahkemeden ortaklıktan çıkan ortağın paylarının kime iktisap ettirileceğine dair karar verilmesi talep edilemez; zira ayrılan ortağın paylarının akıbetini belirleme yetkisi şirket genel kuruluna aittir.
Davacı Ticaret Sicili Müdürlüğü, kesinleşen mahkeme kararıyla limited şirket ortaklığından çıkan bir ortağın durumunun tescili için şirkete ve yetkilisine ihtarname göndermiştir. Şirketin yasal sürede başvurmaması ve kaçınma sebebi bildirmemesi üzerine açılan davada sicil müdürlüğü, mahkeme kararının tescili ile birlikte çıkan ortağın paylarının kime iktisap ettirileceğine de karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, ayrılan ortağın paylarının üçüncü kişilere devredilmesi veya sermaye azaltımı yoluna gidilmesi hususundaki takdir ve karar yetkisinin şirket genel kurulunda olduğunu belirterek davayı reddetmiş; BAM ve Yargıtay da bu kararı onamıştır.
11. Hukuk Dairesi 2024/6493 E. , 2025/4297 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1336 Esas, 2024/1283 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 7.Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/819 E., 2023/964 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı temsilcisi dava dilekçesinde; davalı şirket hakkında, şirket ortağı ... tarafından sunulan dilekçe ekinde yer alan Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/377 E., 2023/56 K. sayılı kararı ile ...'un şirket ortaklığından bedelsiz olarak çıkmasına karar verildiğini, 11.05.2009 tarihli karar ile ... ...'un 10 yıl süre ile münferiden temsile yetkili müdür olarak seçildiğini, merkez nakli tescilinden sonra herhangi bir tescil işleminin yapılmadığını, ortaklıktan çıkma kararının 29.03.2023 tarihinde kesinleştiğini, kararın tescili için tescile davet işlemleri yürütüldüğünü, davalı şirkete ve şirket yetkilisine gönderilen 07.04.2023 tarihli yazılar ile Mahkeme kararının tescili için 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 33. maddesi ve Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 36. maddesi gereği tescile davet işlemlerinin uygulanması gerektiğini, gerekli evraklar ile veya tescilden kaçınma için haklı bir sebep var ise ispata elverişli delillerle beraber otuz gün içerisinde müdürlüğe başvurulmasının ihtar edildiğini, ancak yasal süresinde tescilden kaçınma sebeplerine ilişkin herhangi bir bildirimde bulunulmadığı gibi tescil için de başvurulmadığını, bunun üzerine 6102 sayılı TTK'nın 33/2 hükmü gereği idari para cezası uygulanması için İzmir Valiliğine bildirimde bulunulduğunu, İzmir Valiliğince şirket hakkında idari para cezası uygulandığını, bu karara rağmen tescil talebinde bulunmaması, kaçınma sebeplerinin de bildirilmemesi sebebiyle 6102 sayılı TTK'nın 33/3 hükmü gereği Mahkemeye başvurma zorunluluğunun hâsıl olduğunu ileri sürerek davalı şirket hakkında Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/377 E., 2023/56 K. sayılı dava dışı ...'un ortaklıktan çıkmasına dair kararının Ticaret Sicili Müdürlüğü tarafından resen tescili ile çıkan ortağın payının kime iktisap ettirileceğine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 08.06.2020 tarih, 2019/4301 E., 2020/2660 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere; tescile davet yazısında belirtilen süre içerisinde kaçınma sebeplerinin bildirilmesi halinde, kaçınma sebeplerinin yerinde olup olmadığının takdirinin yapılarak, Mahkemenin kaçınma sebeplerini yerinde görmediği takdirde tescili emredeceğinin düzenlendiği, somut olayda kaçınma sebebinin bildirilmediğinin açık olduğu, bunun yanında 6102 sayılı TTK'daki düzenlemelere göre bir ortağın, şirket ortaklığından çıkmasına Mahkemece karar verilmesi halinde kararda ayrılan ortağın paylarının ne olacağının belirtilmemesi halinde şirketin, ayrılan ortağın paylarını devretme veya esas sermayenin azaltılması yoluna gitmesinin mümkün olduğu, koşullarının bulunması halinde ticaret sicilinin kesinleşen Mahkeme kararına göre işlem yapma yükümlülüğünün bulunduğu, ayrılan ortağın paylarının şirketçe iktisap edilip edilmeyeceği veya şirket tarafından üçüncü kişilere veya diğer şirket ortaklarına devredilip devredilmeyeceği, şirket genel kurulunun yetkisinde olduğu, davacı ortağın, ortaklıktan ayrılma davasında talep etmediği ayrılma payı için sonradan dava açarak talepte bulunmasının da mümkün olduğu, açıklanan yasal düzenlemeler gereği davacı ... müdürlüğünün, kesinleşen hükümde payların kime devredileceğinin belli olmadığı gerekçesiyle davalı şirketi ve yetkilisini tescile davet üzerine kaçınma sebeplerinin bildirilmediğini belirterek, tescil istemi ile birlikte çıkan ortağın payının kime iktisap ettirileceğine ilişkin karar verilmesi talebinin 6102 sayılı TTK'nın 33/3 hükmüne uygun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı temsilcisince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı temsilcisinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı temsilcisince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, 6102 sayılı TTK'nın 33/3 hükmü gereği ortaklıktan çıkmaya ilişkin tescil işleminin yapılabilmesi için tescil kararı ile bu işlemin yapılabilmesi için çıkan ortağın hisselerinin kime devir ve intikal edeceğine karar verilmesi talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı temsilcisinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 18.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
- bamİzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi2024/1336 E.2024/1283 K.Esastan ret
- ilk dereceİzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi2023/819 E.2023/964 K.Davanın reddi
- m. 33/ (2)· Davacı: Tescilden yasal süresi içinde kaçınan davalı şirket hakkında idari para cezası uygulanması amacıyla valiliğe yapılan bildirimin yasal dayanağıdır.
- m. 33/ (3)· İlk derece ve Yargıtay: Tescile davet ihtarına rağmen kaçınma sebebi bildirmeyen şirket aleyhine sicil müdürlüğünce açılan davada, çıkan ortağın payının kime iktisap ettirileceğine karar verilmesi talebinin bu maddeye uygun olmadığı saptanmıştır.
- ticaret sicili
- tescile davet
- ortakliktan cikma
- limited şirket
- pay devri
- genel kurul yetkisi
- idari para cezasi