TTK 353, 446, 447, 456: Genel Kurul Kararlarının İptali İstemi, Muhalefet Şerhi Eksikliğine Rağmen Butlan Sebeplerinin ve Sermaye Ödeme Şartlarının Resen İncelenmesi Zorunluluğu
Genel kurul kararlarının iptali davalarında, karar oylamasından sonra usulüne uygun muhalefet şerhi konulmamış olsa dahi, mahkemece TTK m. 447 kapsamında vazgeçilmez hakları zedeleyen veya TTK m. 456/1 uyarınca önceki nakdi pay bedelleri ödenmeden yapılan sermaye artırımlarına ilişkin butlan sebepleri resen araştırılmalıdır.
Davacı pay sahibi, önceki nakdi sermaye artırım bedelleri ödenmediği halde dürüstlük kuralına aykırı şekilde yeniden sermaye artırımı kararı alındığını ileri sürerek genel kurul kararının iptalini talep etmiştir. İlk derece ve bölge adliye mahkemeleri, oylama sonrasında tutanağa usulüne uygun muhalefet şerhi işlenmediği gerekçesiyle davayı usulden reddetmiştir. Yargıtay ise genel kurul kararlarındaki butlan hallerinin mahkemece resen gözetilmesi gerektiğini, butlan durumunda muhalefet şartı aranmayacağını ve TTK m. 456/1 uyarınca önceki sermaye borçlarının ödenip ödenmediğinin incelenmesi gerektiğini belirterek kararı bozmuştur.
11. Hukuk Dairesi 2024/3162 E. , 2025/3128 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/505 Esas, 2024/520 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/674 E., 2023/935 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı asıl tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 06.05.2025 günü hazır bulunan davacı ... ve davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, şirketin kuruluşundan 2020 yılının haziran ayına kadar yönetim kurulunda başkan veya üye sıfatıyla çalıştığını, 2020 Haziran ayında geçerli bir sebep olmadan hissedar ...'ın kararıyla şirketten uzaklaştırıldığını, şirkete girişine izin verilmediğini, 07.10.2023 tarihinde yapılan 2022 yılına ait olağan genel kurul toplantısında şirketteki ortaklık payının düşürülmesi amacıyla şirketin sermayesinin artırılarak 350.000.000,00 TL'ye çıkarıldığını, önceki nakdi sermaye artırım bedelleri şirkete ödenmediği halde sermaye artırım kararı bahanesiyle mülkiyet hakkına tecavüz edildiğini, alınan sermaye artırım kararının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ileri sürerek genel kurul kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin sermayesinin 07.10.2023 tarihli genel kurulda yapılmakta olan yatırıma bir kısım kaynak temini amacıyla 60.316.910,91 TL'sinin geçmiş yıl karlarından 99.183.089,09 TL'sinin sermaye taahhüdü yolu ile olmak üzere toplamda 159.500.000,00 TL artırılmasına karar verildiğini, davalı şirketin söz konusu yatırımı gerçekleştirebilmesi amacıyla ortaklarından sermaye artışı yoluyla kaynak talep etmesinin hukuka mevzuata ve dürüstlük kuralına aykırı bir yönü bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu kararların alındığı genel kurul toplantı tutanağında sermaye artırımına ilişkin gündemin 9. maddesinin görüşülmesine geçildikten sonra davacı ...'ın söz alarak muhalif olduğu, olumsuz oy kullandığı ve iptal davası açacağını belirterek açıklamalarda bulunduğu, davacının açıklamalarından ve oylamadan önceki muhalefetinden sonra sermaye artırımına ilişkin gündem oylamaya sunularak karara bağlandığı, oylamadan sonra davacının alınan karara her hangi bir sözlü veya yazılı muhalefeti bulunmadığından kanunun aradığı 'alınan kararlara muhalif kalma' koşulunun yerine getirilmediği ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 446/1-(a) bendindeki dava açabilme şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafça istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile genel kurul kararı alındıktan sonra davacı tarafından muhalefet şerhi veya muhalefet şerhi anlamına gelebilecek bir beyanda bulunulmadığı, ayrıca bu hususun yazılı olarak da bildirilmediği, iptal davası açabilmek için zorunlu olan alınan kararlara muhalif kalma koşulunun yerine getirilmediği, dava şartı yokluğunda davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacının istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, sermaye artırımına ilişkin genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Dava, sermaye artırımına ilişkin genel kurul kararının iptali istemine ilişkin olup, alınan karar ve oylama sonrasında davacının muhalefetini bildirmediği, iptal davası açılması koşullarının bu sebeple oluşmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesinde de davacının istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir. Sermaye artırım kararına ilişkin iptal talebi yazılı gerekçelerle reddedilmiş ise de butlan sebeplerinin varlığı resen araştırılmadan karar verilmesi doğru görülmemiştir. Zira Dairemizin yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere Mahkemece butlan hususunun resen gözetilmesi gerekmektedir. Butlan halinde, karara usulüne uygun olarak muhalefet şerhi koyulmamasının da bir önemi bulunmamaktadır. Butlan halleri, örnek verilmek suretiyle TTK'nın 447. maddesinde düzenlenmiş olup bu hükme göre, pay sahibinin vazgeçilmez nitelikteki haklarını sınırlayan veya ortadan kaldıran, pay sahibinin bilgi alma, denetleme ve inceleme haklarını kanunun izin verdiği ölçü dışında sınırlandıran ve şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerini ihlal eden genel kurul kararları batıldır. Davacı, dava dilekçesinde 24.12.2021 tarihli genel kurulda da sermaye artırım kararı alındığını ancak sermaye artırım bedelleri henüz ödenmeden yeniden sermaye artırımına gidilmesinin mümkün olmadığını da ileri sürmektedir. İstanbul 19. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/44 E. sayılı dosyasında da söz konusu genel kurul kararının iptali istemiyle dava açılmıştır. TTK'nın 456/1 madde hükmüne göre; "iç kaynaklardan yapılan artırım hariç, payların nakdî bedelleri tamamen ödenmediği sürece sermaye artırılamaz. Sermayeye oranla önemli sayılmayan tutarların ödenmemiş olması sermaye artırımını engellemez." Aynı hükmün dördüncü fıkrası, TTK'nın "353 ve 354 üncü maddeleri ile 355 inci maddenin birinci fıkrası tüm sermaye artırımı türlerine kıyas yoluyla uygulanır." düzenlemesini, 353. maddesi ise, "(1)Anonim şirketin butlanına veya yokluğuna karar verilemez. Ancak, şirketin kurulmasında kanun hükümlerine aykırı hareket edilmek suretiyle, alacaklıların, pay sahiplerinin veya kamunun menfaatleri önemli bir şekilde tehlikeye düşürülmüş veya ihlal edilmiş olursa, yönetim kurulunun, Gümrük ve Ticaret Bakanlığının, ilgili alacaklının veya pay sahibinin istemi üzerine şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesince şirketin feshine karar verilir. Mahkeme davanın açıldığı tarihte gerekli önlemleri alır. (2) Eksikliklerin giderilebilmesi, esas sözleşmeye veya kanuna aykırı hususların düzeltilebilmesi için mahkeme süre verebilir. (3) Dava dilekçesine deliller ile gerekli bütün bilgiler eklenir. Yargılama aşamasında delil sunulamayacağı gibi bir davanın beklenilmesi ve bilgi getirtmesi de mahkemeden istenemez. Ancak, somut olayın haklı göstermesi hâlinde, mahkeme, kesin süreye bağlayarak, davacının delil sunma ve bilgi getirtme istemini kabul edebilir. Dava, acele işlere ilişkin usule tâbîdir. (4) Davanın, şirketin tescil ve ilanından itibaren üç aylık hak düşürücü süre içinde açılması şarttır. (5) Davanın açıldığı ve kesinleşmiş olan mahkeme kararı, mahkemenin bildirimi üzerine, derhâl ve resen ticaret siciline tescil ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan olunur. Ayrıca, yönetim kurulu, tescil ve ilanı yapılan hususu, (…) internet sitesine koyar." düzenlemesini içermektedir. Bu durumda mahkemece resen butlan sebeplerinin varlığı araştırılarak sermaye artırım kararı ile davacının vazgeçilmez nitelikteki haklarının ve rüçhan hakkının etkilenip etkilenmediğinin değerlendirilmesi, İstanbul 19. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/44 E. sayılı dosyasının hangi aşamada olduğu ve işbu davada verilecek kararı etkileyip etkilemeyeceği ve tüm sermaye arttırımlarına uygulanacak olan TTK'nın 456/1 maddesinde öngörülen şartların bulunup bulunmadığı, saptanıp, bu maddenin 4. fıkrası ile yapılan yollama uyarınca kuruluştaki sakatlıklar nedeniyle şirketin feshini düzenleyen 353. maddesi gereği ticaret siciline tescil edilen sermaye arttırımı kararı yönünden yokluk ve butlan kararının verilemeyeceği hususu da gözetilerek yukarıda belirtilen tespitler ışığında bir karar verilmesi gerekirken anılan hususlar gözetilmeksizin karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir. 2.Bozma sebebine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alının temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
- bamİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi2024/505 E.2024/520 K.Davacının istinaf taleplerinin esastan reddine
- ilk dereceİstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi2023/674 E.2023/935 K.Karar alındıktan sonra usulüne uygun muhalefet şerhi konulmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine
- m. 446/ (1)· İlk derece ve BAM: Karar alındıktan sonra usulüne uygun muhalefet şerhi veya muhalif beyanda bulunulmadığı gerekçesiyle bu maddedeki dava şartının gerçekleşmediğine hükmetmiştir.
- m. 447· Yargıtay: Genel kurul kararlarındaki butlan hallerinin mahkemece resen gözetilmesi gerektiğini ve butlan halinde usulüne uygun muhalefet şerhi aranmayacağını bu maddeye dayanarak belirtmiştir.
- m. 456/ (1)· Yargıtay: Önceki nakdi sermaye artırım bedelleri tamamen ödenmediği sürece yeni bir sermaye artırımına gidilemeyeceği kuralı yönünden resen inceleme yapılması gerektiğini vurgulamıştır.
- m. 456/ (4)· Yargıtay: Sermaye artırımı türlerine kıyasen uygulanacak hükümlere yönelik yollama uyarınca değerlendirme yapmıştır.
- m. 353· Yargıtay: TTK 456/4 maddesinin yollamasıyla, ticaret siciline tescil edilen sermaye artırımı kararları yönünden anonim şirketin kuruluşundaki sakatlıklara paralel olarak yokluk ve butlan kararı verilemeyeceği hususunun gözetilmesi gerektiğini hatırlatmıştır.
- anonim şirket
- sermaye artirimi
- genel kurul karari
- iptal davasi
- muhalefet serhi
- butlan
- vazgecilmez haklar