TTK 369, Eski TTK 320: Örtülü Kazanç Aktarımı Nedeniyle Yönetim Kurulu Sorumluluğu ve İstinaf Harcı İkmal Edilmediğinden Başvurunun Yapılmamış Sayılması
Adli yardım talebi ve bu talebe itirazı reddedilen istinaf edenin, harç eksikliğini ikmal etmesi için kendisine usulüne uygun olarak çıkartılan muhtıraya rağmen yasal süresi içinde harcı yatırmaması halinde istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilir.
Halka açık şirketin eski yönetim kurulu üyelerinin ilişkili vakıf ve üniversitelere mevzuata aykırı bağışlar yapmak suretiyle örtülü kazanç aktarımında bulundukları ve şirketi zarara uğrattıkları gerekçesiyle açılan sorumluluk davasında, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalılar vekilinin bu karara karşı adli yardım talepli istinaf başvurusu, adli yardım reddedilip harçların tamamlanması için muhtıra çıkartılmasına rağmen harç yatırılmadığı için ilk derece mahkemesince ek kararla yapılmamış sayılmıştır. Bölge adliye mahkemesinin bu ek karara yönelik istinaf başvurusunu esastan reddetmesi üzerine Yargıtay, yapılan işlemleri usul ve yasaya uygun bularak kararı onamıştır.
11. Hukuk Dairesi 2026/597 E. , 2026/830 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1228 Esas, 2025/111 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/553 E., 2021/675 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, ek kararın mahiyeti gereği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin halka açık bir şirket olduğunu, yürütülmekte olan soruşturma kapsamında savcılığın talebi üzere sulh ceza hakimliğinin kararı ile şirketin davalıların da aralarında bulunduğu yönetim kurulunun görevine son verilerek yönetici kayyım atanmasına karar verildiğini, şirket tarafından bağışların ...Eğitim Sağlık Hizmet ve Yardım Vakfına yapıldığını, vakfın kurucularının davalıların yanında ...Holding A.Ş., ... İnşaat ve Tic. A.Ş. ve davacı şirket olduğunu,... Üniversitesinin de vakfa ait olduğunu, davacı şirketin faaliyetleri ile ilgili olarak Sermaye Piyasası Kurulu tarafından Sermaye Piyasası Kanunu (SPK) ve ilgili mevzuat çerçevesinde incelemeler yapıldığını ve bu incelemeler sonucunda tespit edilen hususlara ilişkin olarak Sermaye Piyasası Kurulu'nun 09.03.2016 tarihli kararı gereği şirketin zararının tahsili amacıyla davalılara gönderilen ihtarnamelerde halka açık ...Grubu şirketlerinin ve bağlı ortaklıklarının 01.01.2009 - 30.09.2015 tarihleri arasında yaptıkları bağışlar ile ilgili olarak ...Grubu şirketlerinin ve bağlı ortaklıklarının 31.12.2015 tarihi itibariyle uğramış olduğu en az 170.537.246 TL'lik zararın, 31.12.2015 tarihi itibariyle işleyecek faiziyle beraber halka açık ...Grubu şirketlerine ve bağlı ortaklıklarına ödemeleri gerektiği hususunun belirtildiğini, söz konusu ihtarnamelere karşı davalılar tarafından gönderilen ihtarnamede, belirtilen SPK kararına iptal davası açıldığı, bahsi geçen bağışlarla şirketin zarara uğratıldığı iddialarının gerçek olmadığı, bu nedenle herhangi bir ödeme yapılmasının söz konusu olamayacağının belirtildiğini, SPK'nın 21/4 maddesine, kurul kararına ve ilgili mevzuata göre şirketin uğradığı zararın iadesini yasal faiziyle talep hakkının mevcut olduğunu, davalıların şirketi mevzuata aykırı işlem ve eylemleri ile “Örtülü Kazanç Aktarımı” yoluyla doğrudan zarara uğrattıklarını, davalıların kurul kararında da belirtildiği üzere ilişkili durumda oldukları ...Vakfı ve... Üniversitesi'ne yaptıkları emsallerden hayli yüksek oranlarda ve ilgili mevzuata uyulmadan yapılan bağışlar ile bağışlara dair mevzuata, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı TTK) ile getirilmiş özen ve sadakat yükümlülüklerine, sermaye piyasası mevzuatında düzenlenmiş örtülü kazanç aktarımı yasağına aykırı şekilde “Örtülü Kazanç Aktarımı” yoluyla şirketi doğrudan zarara uğrattıklarını ileri sürerek müvekkili şirketin uğramış olduğu zararların şimdilik 50.000,00 TL'lik kısmının her bir davalıdan 31.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal ticari faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 24.05.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile, toplam 4.228.285,35 TL zararın davalılardan 31.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal ticari faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar usulüne uygun tebliğe rağmen yasal süresi içerisinde davaya cevap vermemiş, vekillerinin dosya kapsamındaki yazılı beyanlarıyla; şirket genel kurul kararı olmaksızın işbu davanın açılmasının eksiklik olduğunu, yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunun istendiği bu davada geçerli ibra kararının bulunduğunu, sadece SPK kararı dayanak gösterilerek tazminat davası açılamayacağını, SPK'nın 04.03.2016 tarihli bahsi geçen kararının, eksik inceleme ve hatalı değerlendirmelere dayandığını, davacı şirketin yönetim kurulu üyesi olan müvekkillerinin, yapılan bağışlara ilişkin olarak mevzuata ve esas sözleşmeye uygun hareket ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 Sayılı TTK) 320. maddesi ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı TTK) 369. maddesi uyarınca, yönetim kurulu üyelerinin görevlerini, tedbirli bir yöneticinin özeniyle yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kurallarına uyarak gözetmekle yükümlü bulundukları, ticaret şirketlerinde amacın kâr elde edilmesi ve bunun bölüşülmesi olduğu, davalıların hissedarı ve yöneticisi oldukları, davacı şirketin halka açık olduğu ve borsada işlem gördüğü, yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunmasının gerektiği, şirketin kar ettiği ve ortaklarına kar payı dağıtılmadığı halde, davalı yöneticilerin aralarında organik bağ bulunan vakıflara ve kurumlara bağış yapılmasını sağladıkları, bu nedenle yapılan bağışların örtülü kazanç aktarımı olarak değerlendirilmesi gerektiği, 676 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye göre davalı yöneticiler hakkında sorumluluk davası açılabilmesi için şirket genel kurul kararının gerekmediği, dava konusu bağışların yapıldığı genel kurullarda ibra kararlarının alındığı savunulmuş ise de, genel kurul tutanaklarına göre bağışların açıkça tartışılmadığı, dava belirsiz alacak davası niteliğinde bulunduğundan ıslah talebine karşı zamanaşımı def'inin dinlenemeyeceği, davalılar tarafından keşide edilen 25.04.2016 tarihli ihtarname ile talep edilen alacağın ödenmeyeceği bildirilmekle bu tarih itibariyle temerrütün oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, 4.228.285,35 TL tazminatın 25.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek yıllık %10,5 ve değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekili tarafından istinaf edilmiştir. 2.Kararın davalılar vekili tarafından adli yardım talepli olarak istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince adli yardım talebinin reddine karar verildiği ve adli yardım talebinin reddine dair ara kararın davalılar vekiline tebliğ edildiği, itiraz üzerine davalılar vekilinin itirazının bir üst mahkemece reddine karar verilmesi üzerine harçların ikmali için geri çevirme kararı verilmiş olup, İlk Derece Mahkemesince çıkarılan muhtıraya rağmen harçların yatırılmadığı gerekçesiyle 08.06.2022 tarihli ek karar ile istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiş, davalılar vekilince ek karar istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ilk derece mahkemesinin istinaf başvurusunun değerlendirilmesi kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen ek kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 09.02.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
- bamAnkara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi2022/1228 E.2025/111 K.Davalılar vekilinin ilk derece mahkemesinin ek kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi
- ilk dereceAnkara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi2016/553 E.2021/675 K.Esas karar ile davanın kabulüne; harç ikmali için çıkarılan muhtıraya uyulmaması nedeniyle 08.06.2022 tarihli ek karar ile istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına
- m. 369· Yönetim kurulu üyelerinin görevlerini, tedbirli bir yöneticinin özeniyle yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kurallarına uyarak gözetmekle yükümlü bulundukları
- m. 320· Mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu uyarınca yönetim kurulu üyelerinin özen ve şirket menfaatlerini gözetme yükümlülüğü
- yönetim kurulu sorumluluğu
- örtülü kazanç aktarımı
- adli yardım
- istinaf harcı muhtırası
- yapılmamış sayılma
- halka açık şirket
- özen yükümlülüğü