Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 390, 416: Yönetim Kurulu Kararının Usulsüzlüğü Nedeniyle Genel Kurul Çağrısının Geçersizliği ve Yokluk Koşulları
Esas2024/2180E.Karar2025/3118K.
OnamaKarşı oy var
Karar Özü
Yönetim kurulunun TTK'nın 390. maddesindeki usule riayet etmeden aldığı genel kurulu toplantıya çağırma kararı geçersiz olduğundan, bu usulsüz çağrı ile toplanan genel kurulda alınan kararlar da yoklukla maluldür.
Özet
Davacı, haberi olmaksızın toplanan yönetim kurulunun aldığı usulsüz çağrı kararına dayanarak gerçekleştirilen genel kurul kararlarının yokluğunun tespitini veya iptalini talep etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, çağrı kararı alan yönetim kurulunun TTK 390'a aykırı toplanması sebebiyle çağrının geçersiz olduğuna ve somut olayda çağrısız genel kurul şartlarının da oluşmadığına hükmederek davanın kabulüne karar vermiştir. Yargıtay çoğunluğu, bölge adliye mahkemesinin kararını hukuka uygun bularak onamıştır.
Karar Metni9.421 karakter
11. Hukuk Dairesi 2024/2180 E. , 2025/3118 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1386 Esas, 2023/2454 Karar HÜKÜM : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/392 E.- 2022/445 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 06.05.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, şirketin 30.04.2021 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların çağrının usulsüz olarak yapılması ve gündemin gereği gibi ilan edilmemesi nedeniyle yoklukla malul olduğunu ancak, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde kararların iptali gerektiğini, genel kurulu toplantıya çağıran yönetim kurulu kararının usulsüz olduğunu, genel kurulun usulüne uygun toplanmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, esas sözleşme değişikliklerinde değişen maddelerin eski ve yeni şekillerinin ilanda belirtilmesi gerektiğini, esas sözleşme uyarınca yönetim kurulunun üç üyeden oluşması gerekirken daha az sayıda üyenin seçiminin esas sözleşmeye aykırı olduğunu ileri sürerek davalı şirketin 30.04.2021 tarihli olağanüstü genel kurulunda alınan tüm kararların yoklukla malul olduğunun tespitine, aksi kanaatte olunması halinde ise iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, toplantıya çağrının usulüne uygun olduğunu, kaldı ki çağrıdaki usulsüzlüğün nisabı etkilememesi halinde tek başına iptal sebebi olmadığını, esas sözleşmenin 7. maddesinde yönetim kurulunun 3 üyeden oluşacağı açıklanmasına rağmen esas sözleşmenin 8/3. maddesinde şirket genel kurulu tarafından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı TTK) hükümlerine göre en çok 3 yıl için seçilecek en az 1 ve en çok 5 üyeli bir yönetim kurulu tarafından temsil ve ilzam edileceğinin hükme bağlandığını, 7. maddedeki yönetim kurulunun 3 üyeden oluşacağı düzenlemesinin kuruluş aşamasında esas sözleşmeyle seçilen yönetim kurulu yönünden söz konusu olduğunu, 30.04.2021 tarihli genel kurulda alınan kararların geçersizliği veya iptali şartlarının oluşmadığını, davacının alınan kararlarda muhalefet şerhinin de bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının davalı şirketin 30.04.2021 tarihli olağanüstü genel kurulda alınan kararların iptaline (terditli 2. talebine) ilişkin davasının reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı, davalı şirketin üç kişilik yönetim kurulu üyelerinden biri olduğunu, dava konusu genel kurulu toplantıya çağıran yönetim kurulunun kendisinin haberi olmaksızın iki kişi ile toplanarak dava konusu genel kurul toplantısının yapılmasına ve gündemin belirlenmesine karar verdiği, anılan yönetim kurulu kararının geçersiz olması nedeniyle dava konusu genel kurulun da geçersiz ve yok hükmünde olduğu, kaldı ki toplantıdan önce davalı şirkete ihtar da gönderilerek toplantının yapılmamasının talep edilmesine rağmen toplantının yapıldığı, bu nedenle alınan kararların yok hükmünde olduğunun iddia edilmiş olması karşısında, mahkemece dava konusu uyuşmazlığı çözme hususunda uzman ve ehil olmayan hesap uzmanı ve SMMM'den oluşan bilirkişi heyetinden bilirkişi raporu alınarak ve dahi işbu rapor hükme esas alınmak suretiyle karar verilmesi yerinde olmadığı gibi, dava konusu genel kurul toplantısının yapılması kararının alındığı yönetim kuruluna davacının çağrıldığı ve buna rağmen gelmediğinin davalı tarafından ispat edilememiş olmaması nedeniyle, üç kişiden oluşan yönetim kurulunun çağrısız olarak davacının yokluğunda ve 6102 sayılı TTK'nın 390. maddesindeki usule riayet edilmeden iki kişiyle toplanıp karar aldığı, bu şekilde alınan kararın yok hükmünde olduğu, yönetim kurulu toplantısı ve bu toplantıda alınan yönetim kurulu kararı geçersiz olduğundan, işbu yönetim kurulu kararı ile toplanan genel kurulun da yok hükmünde olacağı (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/13709 E-2018/6884 K., 2021/6232 E-2023/653 K., 2017/4046 E-2019/3005 K., sayılı ilamları), davacının toplantıya katılmasının da sonuca etkili olmayacağı zira, 6102 sayılı TTK'nın 416. maddesindeki çağrısız genel kurul toplantısı şartlarının somut olayda gerçekleşmediği kanaatine varıldığından, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile davalı şirketin 30.04.2021 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmiş, karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, dava konusu genel kurul toplantısında alınan kararların yokluğunun tespiti ya da iptali istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına ve özellikle yönetim kurulu kararının 6102 sayılı TTK'nın 390. maddesindeki usule uyulmadan alındığı ve yok hükmünde olduğu, davacının noter aracılığıyla genel kurul toplantısına itiraz etmiş ve davacının yokluk iddiasında bulunabilecek olmasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 06.05.2025 tarihinde kesin olarak oy çokluğuyla karar verildi. MUHALEFET ŞERHİ Çoğunlukla ortaya çıkan uyuşmazlık, çağrıya ilişkin YK kararının yok hükmünde olmasının çağrısız GK toplantısını düzenleyen TTK m. 416 hükmünün uygulanmasına etki edip etmeyeceği, buradan varılacak sonuca göre çağrısız GK toplantısının ve dolayısıyla GK kararlarının yok hükmünde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Somut olayda anonim şirket genel kurulunu toplantıya çağırmaya ilişkin yönetim kurulu kararı TTK m. 390 hükmündeki usule uyulmadan alındığından yok hükmünde olup GK toplantısından önce davacı noterden gönderdiği ihtarnameyle GK’nın toplanmamasını ihtar etmiştir. Buna rağmen davacı ve diğer tüm pay sahipleri GK toplantısına katılmışlar ve toplantının başından sonuna kadar itiraz etmeksizin toplantıya iştiraklerini devam ettirmişlerdir. Diğer bir ifade ile GK toplantısı başladığında ve devamında davacı ve diğer pay sahipleri itirazda bulunmamışlardır. Hatta davacı toplantı başkanlığına seçilmiş ve toplantının yapılmasını sağlayıp, tutanağı da toplantı başkanı sıfatı ile imzalamıştır. Ayrıca öneride de bulunduğu gibi, bazı kararlara da olumlu oy kullanmıştır. Çağrısız genel kurulu düzenleyen TTK m. 416/1 hükmüne göre, tüm pay sahipleri veya temsilcileri, aralarından biri itiraz etmediği takdirde, genel kurul olarak toplanabilir ve bu toplantı nisabı var olduğu sürece karar alabilirler. Meğerki GK’ya ve GK toplantısının yapılmasına ilişkin hükümlere uyulmamış olsun. Yukarıda belirtildiği üzere, genel kurulun toplantıya çağrılmasına ilişkin YK kararı yok hükmünde olduğundan yapılan çağrıda yok hükmündedir. Bu durumda yapılan GK toplantısı çağrısız bir toplantı olur. Böyle bir toplantının yok hükmünde olması, pay sahiplerinin tamamının hazır bulunmaması veya tüm pay sahiplerinin hazır bulunmasına rağmen içlerinden birinin toplantıya itiraz etmesine bağlıdır. Oysa dava konusu GK toplantısına asaleten ve vekaleten olmak üzere tüm pay sahipleri katılmış ve itiraz edende olmamıştır. Hatta davacı divan başkanlığına seçilmiş, toplantıyı yönetmiş ve bu sıfatla tutanağı da imzalamıştır. Yine davacı bazı kararlara da olumlu oy kullanış ve hatta öneride de bulunmuştur. Diğer taraftan, toplantıya katılmaya ve GK toplantısının yapılmasına ilişkin hükümlere de uyulduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda çağrısız genel kurulun tüm şartlarının bulunduğu gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, GK da alınan kararların yokluğunun tespitine karar verilmesinin doğru olmadığı kanaatiyle, kararın BOZULMASI gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun ONAMA yönündeki görüşüne katılmamaktayım.
Alt Mahkeme Zinciri
- bamKonya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi2022/1386 E.2023/2454 K.İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile davalı şirketin 30.04.2021 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların yoklukla malul olduğunun tespitine
- ilk dereceKonya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi2021/392 E.2022/445 K.Davanın reddi
TTK Atıfları (2)
- m. 390· BAM ve Yargıtay: Üç kişiden oluşan yönetim kurulunun, üyelerden birine usulüne uygun çağrı yapmaksızın ve yokluğunda, TTK 390'daki usule uymadan aldığı kararın yok hükmünde olduğu değerlendirilmiştir.
- m. 416/ (1)· BAM: Somut olayda çağrısız genel kurul toplantısı şartlarının gerçekleşmediği belirtilmiştir. Muhalefet Şerhi: Tüm ortakların katıldığı ve toplantı esnasında itiraz etmediği gerekçesiyle TTK 416/1 uyarınca çağrısız genel kurul şartlarının oluştuğu savunulmuştur.
Diğer Mevzuat
6100 sayılı HMKHMK m. 355HMK m. 369/1HMK m. 371HMK m. 370/1HMK m. 372
Etiketler
- anonim şirket
- genel kurul
- yönetim kurulu kararı
- çağrısız genel kurul
- yokluk
- nisap usulsüzlüğü
Bağlı TTK Maddeleri