TTK 391, 393: Hisse Devri Karşılığında Şirket Taşınmazı Devri Taahhüdü, Yönetim Kurulu Kararının Şirketi Bağlayıcılığı ve Şekil Şartı
Hisse devri karşılığında şirket taşınmazlarının devrini öngören yönetim kurulu kararının noterde onaylanıp pay defterine işlenmesi ve şirketçe benimsenmesi halinde, bu taahhüt için ayrıca resmi şekil şartı aranmaz ve karar şirketi bağlar.
Davacı ortak, davalı şirketteki hisselerini devretmesine karşılık, hisse devrine yönelik yönetim kurulu kararında taahhüt edilen taşınmazların tapuda adına tescil edilmediğini ileri sürerek tapu iptali, tescil ve gecikme tazminatı talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, anonim şirket yönetim kurulu kararındaki taşınmaz devri taahhüdünün şirketi bağlayıcı ve geçerli olduğunu, resmi şekil şartı aranmayacağını kabul ederek tapu iptal ve tescil davasını kabul etmiş; kesin vade bulunmadığından dava öncesi gecikme tazminatı taleplerini reddetmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay bu kararı hukuka uygun bularak onamıştır.
11. Hukuk Dairesi 2024/4618 E. , 2025/4316 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1066 Esas, 2024/796 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/182 E., 2022/807 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 10.06.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ve davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, 29.11.2016 tarihli hisse devri yönetim kurulu tutanağı ile hisselerini ...'a devrederek şirketten ayrıldığını; ancak davalının yönetim kurulu tutanağında hisse karşılığı yüklendiği edimleri yerine getirmediğini, tutanakta belirtilen edimlerin usulüne uygun ifa edilmediğini, müvekkiline devri öngörülen taşınmazların tapularının devredilmediğini, sıralı olarak düzenlenen senetlerin ödemesinde temerrüde düştüğünü, müvekkilince gönderilen ihtara verilen cevapta hisse devir protokolünün tarafı olunmadığının öne sürüldüğünü, akabinde tapu harç ve masraflarının hazır edilmesi halinde işbu tapuların devrinin yapılacağının belirtildiğini, tarafların devredilecek taşınmazlar üzerinde anlaşmış olmalarına rağmen tapu masrafları üzerinde herhangi bir yazılı beyanda bulunmadıklarını, devretme borcunu yüklenen taraf olan davalının tapu masraflarını yüklenmesi gerektiğini ileri sürerek şirketin ...kapsamında "3 no.lu ticari alan 54,80 m2, 30 no.lu bağımsız bölüm 70 m2, 72 no.lu bağımsız bölüm 70 m2 ve 90 no.lu bağımsız bölüm 100,80 m2" şeklinde belirtilen taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini ve devretme borcunu yüklenen taraf olan davalının bir yan edimi olarak tapu masraflarını karşılamasına, eksik ve geç ifadan kaynaklanan menfi zararların ve kira kaybının tespitine ve faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 19.12.2017 tarihli dilekçesi ile dava konusu taşınmazların rayiç değer toplamının 1.050.000,00TL olduğunu belirterek harcı tamamlamış, 27.01.2021 tarihli dilekçesi ile davasını ıslah ederek bilirkişi raporuna istinaden taşınmazların değeri olan 1.330.000,00TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde;hisse devir protokolü dava dışı ... ile davacı arasında yapıldığı için müvekkiline husumet düşmeyeceğini, devir protokolünde taşınmazların tapu masraflarının kim tarafından karşılanacağının kararlaştırılmadığını, ... ve davacının tapu harç ve masraflarını hazır etmeleri halinde tapuların devrinin yapılabileceğinin kendilerine ihtar edildiğini, bu şart yerine gelmeden müvekkilinin devir borcunun doğmayacağını, sözleşmenin şekil şartına riayet edilmediğini savunarak davanın reddini istemiş, 15.06.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, gayrimenkul satışını öngören sözleşmelerin resmi şekle tabi olup resmi şekilde yapılmayan tapu devirlerinin geçersiz olduğunu, davacının edimlerini yerine getirmeden devri talep edemeyeceğini, davacının haksız rekabet teşkil edecek eylemlerde bulunduğunu, müvekkilinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca ifadan kaçınma hakkı olduğunu, devir protokolü bir yönetim kurulu kararı olarak kabul edilecekse, bu kararın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) emredici hükümlerine aykırı olup yönetim kurulu kararının şirketle işlem yasağı sebebiyle batıl olduğunu, davacı yönetim kurulu üyesinin, menfaatini içeren dava konusu işlemin müzakeresine katılımının 6102 sayılı TTK'nın 393. maddesi uyarınca yasak olduğunu, müvekkilinin sermayesinin konu olduğu devir işleminin şirket aktifini azaltıcı nitelikte olduğundan 6102 sayılı TTK'nın 391. maddesi uyarınca yasak olduğunu, davaya konu hisse devir protokolü uyarınca davacının haksız rekabeti nedeniyle açılan tazminat davasının ve sözleşmeye aykırı davrandığının tespiti için açılan davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu yönetim kurulu kararı uyarınca davacının davalı şirketteki hissesini dava dışı ...'a devrederek ortaklıktan ayrıldığı, davalı şirketin ortağı ...'un davalı şirket adına kayıtlı taşınmazları davacıya devretmeyi yüklendiği, davacının davalı şirketteki hisselerini devrederek edimini ifa ettiği, davaya konu devir kararındaki taahhütlere resmiyet kazandırdığı, yönetim kurulunda alınan kararların geçerli olduğu ve taahhüt edilen gayrımenkullerin devri için resmi şekil şartı aranmasına gerek olmadığının kabulü gerektiği, hisse devri kararının şirket yönetim kurulu kararı ile alındığı, alınan kararın noterde onaylatılıp pay defterine işlendiği, davacı tarafından çekilen ihtara davalı şirket tarafından verilen cevabi ihtarda davacının taleplerini ...'a yöneltmesi gerektiği beyan edilmekle beraber aynı zamanda tapu harç ve masraflarının hazır edilmesi halinde bu tapuların devri şirketçe yapılacağı belirtilmiş olup bu durumda hisseyi devredene karşı dava dışı ...'un davalı şirketin tek ortağı oluşu ve hisse devrinin yönetim kurulu kararı ile yapılıp karar defterine işlendiği, alınan kararın şirketçe de kabul edilip benimsendiği gözetildiğinde kararın şirketi de bağlayacağının kabulü gerektiğinde tapu iptal ve tescil davalarının kabulü gerektiği, sözleşmede sadece taşımazların devredileceği öngörülmüş olup, taşınmazların tamamlandıktan sonra anahtar teslimi suretiyle devredileceğine ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmadığından davacının eksik ifadan kaynaklanan tazminat talebinde bulunamayacağı, hisse devir sözleşmesinde söz konusu taşınmazların davacıya devri hususunda kesin bir vade/süre öngörülmediği, en son davacının, davalıya 10.03.2017 tarihinde taşınmazların devri hususunda ihtarname çekerek 7 iş günü süre verdiği, sürenin dolmasıyla birlikte işbu davayı bir gün sonra açtığı, davacı, davalıyı dava tarihi itibarı ile temerrüde düşürdüğünden davadan önce ifanın gecikmesi bulunmadığından davadan önceki dönem için geç ifadan kaynaklanan tazminat ya da kira kaybı isteyemeyeceği, tapu alım-satım masrafları ve harçlarının kim tarafından ödeneceğinin kanunla düzenlendiği, alım harçlarından alıcı, satım harçlarından satıcının sorumlu olduğu, sözleşmede bunlardan kimin sorumlu olacağına ilişkin bir düzenleme yer almadığından mahkemece bu konuda karar tesis edilmediği, taraflar tapuda işlem yaptırırken rızai olarak bunu karşılamaz ise davacının söz konusu bedelleri ödeyip daha sonra davalıya rücu edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı şirket adına kayıtlı dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, diğer talepler yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, tapu iptali ve tescili, eksik ve geç ifadan kaynaklanan menfi zarar ve kira kaybı alacağına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 19.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
- bamİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi2023/1066 E.2024/796 K.Esastan ret
- ilk dereceİstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi2022/182 E.2022/807 K.Davanın kısmen kabulüne (tapu iptal ve tescil talebinin kabulü, menfi zarar ve kira kaybı taleplerinin reddi)
- m. 391· İlk Derece / BAM: Davalı şirketin, hisse devrine ilişkin yönetim kurulu kararının şirket aktifini azaltıcı nitelikte olup batıl olduğuna yönelik savunmasına karşılık; kararın geçerli olduğu ve şirketi bağlayacağı tespitiyle dolaylı olarak değerlendirilmiştir.
- m. 393· İlk Derece / BAM: Davacının kendi menfaatini ilgilendiren yönetim kurulu kararı müzakeresine katılamayacağı yönündeki işlem yasağı savunması, söz konusu kararın noterde onaylanıp pay defterine işlenmesi ve şirketçe de benimsenmiş olması karşısında geçerli kabul edilerek bertaraf edilmiştir.
- anonim şirket
- hisse devri
- yönetim kurulu kararı
- tapu iptali ve tescil
- resmi şekil şartı
- temerrüt
- şirketle işlem yasağı