TTK 393, 395, 396: Yönetim Kurulu Toplantısına Usulsüz Çağrı Yapılması ve Alınan Kararların Yoklukla Malul Olması
Yönetim kurulu üyelerinin tamamı usulüne uygun şekilde toplantıya çağrılmadan gerçekleştirilen yönetim kurulu toplantısında, karar yeter sayısı sağlansa dahi, usulsüz çağrı nedeniyle alınan kararlar yoklukla maluldür.
Davacı yönetim kurulu üyesi, kendisinin çağrılmadığı yönetim kurulu toplantısında alınan temsil ve ilzam yetkisinin kaldırılmasına dair kararın yok hükmünde olduğunun tespiti veya iptali istemiyle dava açmıştır. İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi, toplantıya çağrı usulünün yerine getirilmediği ve usulüne uygun çağrı yapılmaksızın alınan kararların yoklukla malul olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiştir. Yargıtay, genel kurul kararıyla yönetim kurulu üyelerine verilmiş olan şirketle işlem yapma ve rekabet etme izinlerini de göz önünde bulundurarak Bölge Adliye Mahkemesi kararını onamıştır.
11. Hukuk Dairesi 2024/2437 E. , 2025/2450 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1447 Esas, 2024/71 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/765 E., 2021/564 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 15.04.2025 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Turizm A.Ş.nin yönetiminde bulunduğunu, 08.02.2017 tarihinde gerçekleştirilen 2015 ve 2016 yılı olağan genel kurul toplantısında 3 yıllığına şirketi münferiden her hususta en geniş şekilde temsil, ilzam ve idare etmeye yetkili kılındığını, ancak müvekkilinin çağırılmadığı 05.06.2018 tarihli 2018/2 sayılı yönetim kurulu kararı ile ...'a karşı olan özen ve sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı ve güveni ihlal edici eylemlerde bulunması sonucunda ...'u zarara uğrattığı iddiasıyla müvekkilinin ...'u temsil ve ilzam yetkisinin kaldırılmasına, ... adına yapacağı hiçbir hukuki işlem ve eylemin ...' u bağlamayacağına, ...'un herhangi bir sorumluluğunun olmayacağına karar verildiğini, müvekkilin yokluğunda alınan ve hukuki dayanağı olmayan yönetim kurulu kararının hüküm ifade etmediğini, müvekkili ve şirket arasında menfaat çatışması bulunmadığından müvekkilinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 393. maddesi gerekçe gösterilerek toplantıya davet edilmeyip katılmasının engellenmiş olmasının da hukuka, dürüstlük kuralına ve yasaya aykırı olduğunu, madde gerekçesinde kişisel menfaatin şirket dışı olması gerektiği, yoksa bir üyenin kendisini şirket görevine seçimi, atanması görevden alınması, yolluk belirlenmesi gibi şirketi ilgilendiren bir işte müzakerelere katılmasının yasak kapsamında olmadığının açıkça belirtildiğini ileri sürerek ilgili yönetim kurulu kararının hükümsüzlüğünün tespitine, bu talebin kabul edilmemesi halinde ilgili kararın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkil şirketin turizm işi ile ilgilendiğini,...Otel ünvanlı turizm tesisini işletme hakkına sahip olduğunu, söz konusu turizm tesisi ve tesisi işletme hakkının şirketin tek ekonomik varlığı olduğunu, ... ve ...'un şirketi münferiden en geniş anlamda temsil ve ilzam etmelerinin kararlaştırıldığını, davacının 12.10.2017 tarihinde nama yazılı payların tamamını ... Holding AG' ye devrettiğini, 15.02.2018 tarihinde davacının kiracı ... 'nin hisselerinin tamamını devralarak tek pay sahibi konumuna geldiğini, ancak bu durumun müvekkiline bildirilmediğini, 20.02.2018 tarihinde davacının ...'nin en geniş anlamda temsil ve ilzama yetkili yönetim kurulu üyesi olarak seçildiğini, ...'nin tek pay sahibi ve yetkilisi davalının aynı zamanda şirket yetkilisi olarak da tasarruf işlemini gerçekleştiremeyeceğini, 23.05.2018 tarihinde davacının ...'deki tüm paylarını dava dışı TİM'e devrettiğini, ...'deki yönetim kurulu üyeliğinin de sona erdiğini, 05.06.2018 tarihinde şirketin menfaatini gözetmek ve tek varlığı ekonomik bütünlüğünün simgesi olan işletmenin zarar verici tasarrruflardan uzak tutulması için davacının temsil yetkisinin davaya konu yönetim kurulu kararı ile kaldırıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yönetim kurulu üyelerinin toplatıya davet edilmesi zorunlu olmakla birlikte, bu davetin ne şekilde yapıldığının önemi olmadığı, davetin yapıldığının herhangi bir şekilde ispatlanması gerektiği, davalı şirketin yönetim kurulu üyesi olan davacının 05.06.2018 tarihli ve 2018/II nolu yönetim kurulu toplantısına çağrıldığının kanıtlanamadığı, bu nedenle yönetim kurulu toplantısına çağrının usulsüz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne yönetim kurulu kararının yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmiş, hüküm, davalı tarafça istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava konusu 05.06.2018 tarihli yönetim kurulu toplantısına çağrılmadığı, davacının TTK'nın 393 ve 395. maddelerine aykırı davrandığı iddiası ile temsil ve ilzam yetkisinin kaldırılmasına karar verilecek olmasının toplantıya davet edilmesine engel olmadığı, davacının katılmadığı toplantıda davacının şirketi temsil ve ilzam yetkisinin kaldırıldığı ve söz konusu kararın davacının hakkını ihlal eder nitelikte bir karar olduğu ve dava açma hakkının bulunduğu, davalı vekili tarafından toplantı ve karar yeter sayılarının sağlandığı ileri sürülmüş ise de karar yeter sayılarının sağlanmasından önce toplantının usulüne uygun şekilde yapılmasının gerektiği, dava konusu toplantının usulüne uygun olarak yapılmadığı aşikar olduğundan alınan kararların yoklukla malul olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, yönetim kurulu kararının yoklukla malul olduğunun tespiti talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına, 08.02.2017 tarihli genel kurul kararının 6. maddesi incelendiğinde, genel kurulun yönetim kurulu üyelerine TTK'nın 395 ve 396. maddeleri kapsamında belirtilen işlemleri yapma konusunda açıkça izin vermiş olmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 15.04.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
- bamİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi2021/1447 E.2024/71 K.Davalının istinaf başvurusunun esastan reddine
- ilk dereceBakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi2018/765 E.2021/564 K.Yönetim kurulu toplantısına çağrının usulsüz olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile yönetim kurulu kararının yok hükmünde olduğunun tespitine
- m. 393· BAM: Davacının TTK 393 ve 395 maddelerine aykırı davrandığı iddiası ile temsil ve ilzam yetkisinin kaldırılacak olmasının dahi yönetim kurulu toplantısına davet edilmesine engel teşkil etmediği tespiti
- m. 395· Yargıtay/BAM: Genel kurul kararıyla yönetim kurulu üyelerine TTK 395 kapsamında şirketle işlem yapma izninin açıkça verilmiş olduğunun tespiti
- m. 396· Yargıtay: Genel kurul kararıyla yönetim kurulu üyelerine TTK 396 kapsamında rekabet yasağından muafiyet izninin açıkça verilmiş olduğunun tespiti
- yonetim kurulu karari
- toplantiya cagri
- yokluk
- temsil ve ilzam yetkisi
- sirketle islem yapma yasagi
- rekabet yasagi
- anonim sirket