Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 394, 396, 438: Genel Kurul Kararlarının İptali ve Kesinleşmiş Yargı Kararına Aykırı Kâr Dağıtmama Kararı
Esas2024/6879E.Karar2025/4147K.
OnamaOy birliği
Karar Özü
Anonim şirket genel kurulunda, daha önce kesinleşmiş bir yargı kararı ile iptal edilen kâr dağıtmama kararının aksine yeniden kârın dağıtılmaması yönünde karar alınması kanuna ve dürüstlük kurallarına aykırılık teşkil eder.
Özet
Davacılar, anonim şirket genel kurulunda alınan kâr dağıtımı, ibra, huzur hakkı ve yöneticilere izin verilmesi kararlarının iptali ile özel denetçi atanmasını talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, kesinleşen yargı kararına rağmen geçmiş yıl kârının dağıtılmaması yönünde alınan genel kurul kararını dürüstlük kuralına aykırı bularak iptal etmiş, diğer kararların iptali ile özel denetçi talebini ise reddetmiştir. Bölge adliye mahkemesi ve Yargıtay bu kararı hukuka uygun bularak onamıştır.
Karar Metni7.949 karakter
11. Hukuk Dairesi 2024/6879 E. , 2025/4147 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI :2023/1508 Esas, 2024/1895 Karar KARAR :İstinaf başvurusunun esastan reddine Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 2019 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan kararların şirketi zarara sokmayı amaçladığını, iyiniyetten yoksun muvazaalı işlemlerin bulunduğunu ileri sürerek 05.08.2021 tarihinde yapılan bu toplantıda görüşülen 3, 4, 5, 7, 8, 9, 10 ve 11. maddelerinin iptaline, şirkete yönetici kayyum atanmasına, özel bir denetim firması tarafından şirketin 2018-2019 yılları hesaplarının denetlettirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların muhalefet şerhi düşülerek dava konusu edilen genel kurul kararlarının bahse konu genel kurula katılan ortakların sermaye tutarlarının %98,09 kabul oyuyla kabul edilen kararlar olduğunu, davacılarca her genel kurul toplantısında benzer içerikte talepte bulunduklarını, yazılı bilgi edinme talebine karşılık müvekkili şirketçe defalarca verilen cevapların ayrıca yönetim kurulu faaliyet raporunun dahi incelenme gereği duyulmaksızın tamamen yanlış beyanlarla iddialarını ileri sürdüklerini, müvekkilli şirketin yönetim kurulu üyelerinin yönetim yetenekleriyle ilgili hiçbir tartışmanın olmadığı gibi görevlerini herhangi bir şekilde ihmal ettiklerinin de ileri sürülemeyeceğini, özel denetçi atanması talebine yönelik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 438 ve 439. maddelerine özel denetçi tayini talebi için üç unsurun hiçbirinin davacıların talebinde bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların genel kurula katıldıkları, olumsuz oy kullandıkları, muhalefetlerini tutanağa geçirdikleri, bu nedenle özel dava şartının gerçekleştiği, davacılardan ... Turizm Seyahat Ltd. Şti. vekilinin 08.04.2022 tarihli dilekçesiyle davadan feragat ettiğini bildirdiği, 05.08.2021 tarihli genel kurulun 10. maddesinin yapılan bağış ve yardımlarla ilgili olduğu, maddenin hemen başında “genel kurulda oylamaya sunulup kararlara bağlanmaksızın” ibaresinin bulunduğu, buna göre işbu genel kurul kararının oylanmadığı, dolayısıyla iptali kabil bir karar olmadığı, yargılama sırasında 6. maddenin de iptalinin talep edildiğinin belirtildiği, dava dilekçesine göre işbu beyanın iddianın genişletilmesi mahiyeti taşıdığı, gündemin 9. maddesinin 2011 yılı faaliyetleri sonucu elde edilen kârın dağıtılmamasına ilişkin olduğu, 2011 yılında elde edilen kârın dağıtılmama kararıyla ilgili başka bir dosyadan verilen iptal kararının kesinleştiği, kesinleşen yargı kararına uyulması gerekirken aksine alınan kararın kanuna ve dürüstlük kurallarına aykırılık taşıdığı, gündemin 3. maddesinin yönetim kurulu faaliyet raporunun ve bağımsız dış denetim raporunun okunup müzakeresi, 4. maddesinin ise 2019 yılı bilanço kâr ve zarar hesabının okunması ve müzakeresine ilişkin olduğu, bilirkişi ek raporunda; denetim yapan bağımsız denetim şirketi ve denetçilerin bağımsızlığını etkileyecek olan hususların Bağımsız Denetim Yönetmeliğinin 22. maddesinde belirtildiği, yapılan denetimde yönetmelikte belirtilen usul ve esaslara uyulup uyulmadığının denetiminin de Kamu Gözetimi ve Türkiye Muhasebe Standartları Kurumu tarafından yapıldığı, Kurumun onaylamadığı denetim raporunun kesinleşmeyeceği, itiraza konu şirket hisse satın almalarıyla ilgili olarak şirketin satış ve satın alma tarihlerinin 2019 yılı içerisinde olmadığı ve zarara uğratılmasına ilişkin somut bilgilerinin bulunmadığı hususlarının bildirildiği, olumsuz icraat olarak ileri sürülen bir kısım işlemlerin dava konusu genel kurula konu döneme ait olmadığı, öz varlığın azda olsa arttığı, kamu borçlarının yapılandırılarak ödenmesine devam edildiği, şirketin 2019 yılında zarar ettiği anlaşılmakta ise de yöneticilerin sorumluluğunu gerektirecek şekilde şirketin zarara uğratıldığına ilişkin somut verilere ve bilgilere ulaşılamadığı, yerindelik denetimi olacak biçimde bir incelemenin yapılamayacağı, genel kurul gündeminin 5. maddesinin yönetim kurulu üyelerinin 2019 yılı faaliyetleriyle ilgili ayrı ayrı ibra edilmelerine ilişkin olduğu, oylama yönünden herhangi bir yasal sorun bulunmadığı gibi ibraya muhalif kalanların sorumluluk davası açabilecekleri, gündemin 7. maddesinin 2020 yılı için yönetim kurulu tarafından seçilen bağımsız denetim firmasının onaylanmasına ilişkin olduğu, bağımsız denetim firması oy çokluğuyla belirlendiği, bilirkişi incelemeleri sonucu alınan raporlarda ileri sürülen hususlarla ilgili herhangi bir husus tespit edilemediği gibi bağımsız denetçilerin yetkilendirilmeleri, sunulan denetim raporlarının incelenmeleri Kamu Gözetimi ve Türkiye Muhasebe Standartları Kurumu tarafından yerine getiriliyor olması nazara alındığında iptal talebinin reddinin gerektiği, gündemin 8. maddesi ile yönetim kurulu üyelerine verilecek huzur hakkının belirlendiği, her bir yönetim kurulu üyesine aylık 15.000,00 TL huzur hakkı verilmesinin oy çokluğuyla kabul edildiği, bilirkişi ek raporunda; yapılan ödemenin olağan olduğunun belirlendiği, gündemin 11. maddesinin yönetim kurulu üyelerine TTK’nın 394 ve 396. maddeleri uyarınca izin verilmesine ilişkin olduğu, davacıların muhalefetine karşılık oy çokluğuyla kabul edildiği, iptalini gerektirir somut delil tespit edilemediği, şirketin organ yoksunluğuna ilişkin herhangi bir bilgi belge bulunmadığı, şirketin esasen özel denetim firması tarafından denetlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı ... Turizm Seyahat Ltd. Şti.’nin davasının feragat nedeniyle reddine, 10 no.lu genel kurul kararının iptali kabil karar olmadığından bu madde yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 6 no.lu genel kurul kararıyla ilgili dava dilekçesinde talep olmadığından bu madde yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 9 no.lu genel kurul kararının iptaline, 3, 4, 5, 7, 8 ve 11 no.lu genel kurul kararının iptali taleplerinin ve diğer taleplerin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı ...Boya ... Konfeksiyon Sanayi ve Ticaret Turizm Ltd. Şti. vekili ile davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davacı .... ... .. Sanayi ve Ticaret Turizm Ltd. Şti. vekili ile davalı vekili istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, anonim şirket olağan genel kurulu kararlarının iptali istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 16.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
Alt Mahkeme Zinciri
- bamSamsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi2023/1508 E.2024/1895 K.İstinaf başvurusunun esastan reddine
TTK Atıfları (4)
- m. 394· İlk derece: Yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı ve TTK 394-396 uyarınca izin verilmesine dair genel kurul karar maddelerinin iptalini gerektirir somut delil bulunmadığından reddine karar verilmiştir.
- m. 396· İlk derece: Yönetim kurulu üyelerine rekabet yasağına ilişkin izin verilmesine dair genel kurul kararının iptali talebi somut delil bulunmadığından reddedilmiştir.
- m. 438· İlk derece ve Davalı Savunması: Davacıların özel denetçi atanması talebi, şirketin halihazırda bağımsız denetim firması tarafından denetlendiği gerekçesiyle reddedilmiştir.
- m. 439· Davalı Savunması: Davalı vekili, davacıların özel denetçi tayini talebinde TTK 438 ve 439'da aranan unsurların bulunmadığını savunmuştur.
Diğer Mevzuat
6100 sayılı HMKHMK m. 353/1-b(1)HMK m. 370/1HMK m. 372Bağımsız Denetim Yönetmeliği m. 22
Etiketler
- anonim şirket
- genel kurul kararı iptali
- kar dağıtımı
- yönetim kurulu ibrası
- huzur hakkı
- özel denetçi
Bağlı TTK Maddeleri