TTK 395, 396, 436: Anonim Şirketlerde Yönetim Kurulu Üyelerinin İbrası ile Şirketle İşlem Yapma ve Rekabet İzinlerinde Oydan Yoksunluk ve Ayrı Oylama Zorunluluğu
Anonim şirket genel kurulunda yönetim kurulu üyelerinin ibra oylamalarında oydan yoksunluk kuralına riayet edilmesi zorunlu olduğu gibi, TTK 395 ve 396. maddeleri uyarınca üyelere verilecek şirketle işlem yapma ve rekabet izinlerinin de her bir üye için ayrı ayrı oylanması gerekir; bu usullere aykırı yapılan toplu oylamalar ve yetersiz nisapla alınan kararlar iptale tabidir.
Davacı pay sahibi, davalı anonim şirketin genel kurulunda alınan yönetim kurulunun ibrası, şirketle işlem yapma ve rekabet muafiyeti izinleri ile boşalan bağımsız üyelik yerine yapılan atama kararlarının kanuna ve usule aykırı olduğunu ileri sürerek iptalini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi, ibra oylamasında yöneticilerin birbirleri lehine oy kullanarak oydan yoksunluk kuralını ihlal ettiklerini ve şirketle işlem yapma/rekabet izinlerinin her bir üye için ayrı ayrı oylanması gerekirken toplu oylama yapıldığını saptayarak bu maddelerin iptaline, üye seçimine ilişkin talebin ise reddine karar vermiştir. Yargıtay, alt mahkemelerin kararlarını usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.
11. Hukuk Dairesi 2024/4042 E. , 2025/2907 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1821Esas, 2024/1024Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/1112E., 2021/354K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı... San. ve Tic. AŞ.'nin 30.06.2018 tarihli genel kurulu toplantısının 7. maddesi alınan yönetim kurulunun ibrasına ilişkin kararda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 436. maddesinin ikinci fıkrasındaki oydan yoksunluk kuralının uygulanmadığını, yönetim kurulu üyesi olan pay sahiplerinin sadece kendi ibralarında değil aynı zamanda diğer üyelerin ibralarında da oy kullanamayacağını, ancak genel kurulda bu kurala aykırı işlem yapıldığını, genel kurul toplantı tutanağının 14. maddesinde belirtilen TTK'nın 395 ve 396. maddelerinde sayılan işlemler için yapılan oylamanın geçersiz olduğunu, yönetim kurulu üyelerine bu yetkinin verilmesine ilişkin kararda ortak ile şirket arasında şahsi bir işe ilişkin olduğundan TTK'nın 436. maddesindeki oydan yoksunluk kuralının uygulanması gerektiğini, 07.06.2018 tarihinde istifa edip, bağımsız üye ... yerine getirilen ...’nın atamasında 30.06.2018 tarihli olağan genel kurulu toplantısında görüşülüp karara bağlandığını, ancak kendisinin Sermaye Piyasası Kurulu'na (SPK) yaptığı 09.07.2018 tarihli şikâyet dilekçesiyle genel kurul toplantı tutanağının 8. maddesinde belirtilen ...’nın bağımsız yönetim kurulu üyesi olarak 2019 yılı olağan genel kuruluna kadar görev yapmak üzere iki yıl süreyle atanması işleminin geçersiz olduğunu, Muhasebeci ile ...İlişkin Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik'in "Ticari Faaliyette Bulunmama" başlıklı 43. maddesine aykırı davrandığını, 25.07.2018 tarihinde ... Kamuyu Aydınlatma Platformu'na ...’nın yönetim kurulu üyesi olamayacağını bildirmesi ile yerine ...’nın atandığını, 30.06.2018 tarihinde yapılan genel kurulunun geçersiz olduğunu, zira 07.06.2018 tarihinde istifa eden ...’un yerine yönetim kurulu tarafından 25.07.2018 tarihinde ...’nın getirildiğini, böylece 30.06.2018 tarihinde geçerli bir seçim yapılmadığını ileri sürerek anılan 30.06.2018 tarihli genel kurul kararlarının iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 30.06.2018 tarihli genel kurul toplantısına asaleten katıldığı halde herhangi bir muhalefet oyu kullanmadığını, bu nedenle iptal davasını açamayacağını, bu hususun dava şartı olduğunu, genel kurulu toplantısında alınan kararda kanuna, sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırılık bulunmadığını, genel kurul toplantısının 7. maddesinde yönetim kurulu üyelerinin bazılarının olumsuz oyuna karşılık olumlu oylarla ibra kararı verildiğini, yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanmadıklarını, davacının iddiasının gerçeği yansıtmadığını, genel kurul toplantısının 14. maddesinde TTK'nın 395 ve 396. maddelerine göre izin verilmesi hususunun oylandığını, davacının bu oylamada da muhalefet şerhini tutanağa geçirmediğini, bağımsız üyenin atanması işleminin geçersizliği ve genel kurul toplantısından sonra yerine atanan bağımsız üyenin seçilemeyeceği iddiasının da yerinde olmadığını, toplantı tutanağının 8.maddesinde de TTK'nın 363. maddesine göre üyeliği boşalan yönetim kurulu üyesi yerine ...’nın 2019 yılı genel kurul toplantısına kadar oy çoğunluğu ile yönetim kurulu üyesi seçildiğini, 07.06.2018 tarihinde istifa ettiğini, bu tarihte istifa eden üye yerine 30.06.2018 tarihinde yapılan 2017 yılı genel kurul toplantısında ...’nın seçildiğini, eski üyenin yerine seçilen üyenin eski üyenin görev süresini tamamlayacağını, ...’nın mensubu olduğu meslek kurallarına aykırı olarak seçilmiş olması nedeniyle 24.07.2018 tarihinde istifa ettiğini, yerine ...’nın seçildiğini ve usulüne uygun bir seçim yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının kısmen kabulü ile, davalı şirketin 30.06.2018 tarihli genel kurul toplantısının 7. maddesinin usulüne uygun olmadığından iptaline, yine ...’nın seçimine ilişkin genel kurulda alınan 8. maddenin iptali şartları bulunmadığından bu talebin reddine, davalı şirketin genel kurulda aldığı 14. madde de ise yine her bir yönetim kurulu üyesi için ayrı ayrı oylama yapılarak usulüne uygun her üye için TTK'nın 395 ve 396. maddelerinde yer alan izin kararı verilmeyip her bir üyenin ne miktarda oyla izni aldığı tespit edilemediğinden yasaya aykırı oylama ve izin kararı verilmesinin iptali gerektiği tespit edilmekle bu kararın iptaline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu genel kurul toplantısında davalı şirketin toplam payının 7.777.729 olduğu, 1.344.280 asaleten, 1.235.008’in vekâleten olmak üzere 2.579.388 payın toplantıda temsil edildiği, bu paylardan 249.330 adedin ...’e 540.000 adedinin ...’e, 857.050 adedinin ...’e ait olduğu, bu üç kişinin 2017 yılı faaliyet dönemi yönetim kurulu üyeleri olarak 30.06.2018 tarihli genel kurul toplantının 7. maddesinde ibra edildikleri, buna göre; ...’in 595.008 adet payın olumsuz oyuna karşılık 1.444.380 adet payın %71 olumlu oyuyla, ... 595.008 adet payın olumsuz oyuna karşılık 1.735.050 adet payın %74 olumlu oyuyla, ...’in 595.008 adet payın olumsuz oyuna karşılık 1.127.330 adet payın %65 olumlu oyuyla, ...’un 595.008 adet payın olumsuz oyuna karşılık 1.984.380 adet payın %77 olumlu oyuyla ibra edildiğinin belirlendiği, davacının muhalif olduğunu belirtmeksizin ve zapta geçirmeksizin dava açtığı, ibra kararının verilmesinde bu kararın oydan yoksun olan kişilerin ibra oylamasına katılması halinde verilen kararın sonucunu değiştirip değiştirmediğine göre değerlendirileceği, yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında oy kullanmaması gerektiği gibi yönetim kurulunun diğer üyelerinin ibrasında da oy kullanamayacağı, ibra kararlarının oy oranlarına bakıldığında yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında oy kullanmadıkları, ancak diğer üyelere ilişkin oylamalara katıldıkları, ibra oylamalarında olumsuz oyların olumlu oylardan fazla olduğu, bu nedenle davaya konu genel kurul toplantısında yönetim kurulu üyelerinin ibralarına ilişkin 7. maddesinin geçersizliğinin belirlendiği, yine dava konusu olan TTK'nın 395 ve 396. maddelerindeki izin konusu değerlendirildiğinde oydan yoksunluk kuralının uygulanıp uygulanmayacağı hususunun da değerlendirildiği, gündemin 14. maddesinde yapılan oylamanın geçersiz olduğu, yönetim kurulu üyelerinin TTK'nın 395 ve 396. maddeleri kapsamında diğer üyelere yönelik genel kurul tarafından verilecek izin kararlarında oy kullanabilecekleri, zira başka bir üyeyle şirketin işlem yapma, borçlanma ve rekabet etme yönünden izin verilmesinin diğer üyeler yönünden şirket arasındaki şahsi nitelikte bir iş veya işlemden sayılmadığı, izne dair verilecek olan genel kurul kararında yalnızca bu iznin verileceği üyeler yönünden şahsi nitelikte sayılması gerektiği, aynı zamanda her bir yönetici için TTK'nın 395 ve 396. maddelerine göre ayrı ayrı izin verilmesi gerekilirken böyle bir ayrım yapılmaksızın usulü yanlışlarla oylama yapıldığı, tüm yönetim kurulu üyeleri hakkında karar alındığının görüldüğü, maddenin bu haliyle uygulanmasının mümkün olmadığı, yönetim kurulu üyelerinin oylamasında usule aykırılık bulunması nedeniyle davacının muhalefetini tutanağa geçirmesinin önem taşımadığı, kanundaki nisapların sağlanmaması nedeniyle bu davayı açabileceğinin de belirlendiği, gündemin 8. maddesi yönünden yapılan bilirkişi incelemesinde genel kurul toplantısında 07.06.2018 tarihinde istifa eden yönetim kurulu üyesi ... yerine ...’nın atandığı, bu kişinin serbest muhasebeci mali müşavir (...) olarak faaliyet göstermesi nedeniyle ... ve ... Çalışma Usul ve Esasları Hakkındaki Yönetmelik'in 43. maddesi gereğince limited ve anonim şirketlerde yönetim kurulu üyeliği yapamayacağından ...’nın 24.08.2018 tarihinde istifa etmesiyle ... yerine ilk genel kurul toplantısında onaya sunulmak üzere ...’nın seçildiği, TTK'nın 343. maddesi gereğince yönetim kurulu üyelerinden birisinin boşalması halinde kanuni şartlara haiz birinin geçici olarak yönetim kurulu tarafından yönetim kurulu üyeliğine seçilebileceği ve bunun ilk genel kurul toplantısında onaya sunulacağı hükmünün yer aldığı, bu suretle seçilen üyelerinin selefinin görev sürecini tamamlayacağının belirlendiği, somut uyuşmazlıkta da 30.06.2018 tarihli genel kurulda yönetim kurulu üyesi seçilen ...’nın yönetim kurulu üyeliğinden istifa etmesiyle yerine yeni bir üye atandığı, 18.06.2019 tarihli olağan genel kurul toplantısının 8. maddesiyle yeni atanan üye ...’nın atama işleminin tamamlandığı, bu nedenle geçersiz ve iptale tabi bir işlemin bulunmadığının tespit edildiği, ayrıca davacının son olarak bildirdiği ...’nın seçimine kadar 30.06.2018 tarihli genel kuruldan 25.07.2018 tarihine kadar ...'nın seçiminin usule uygun olup olmadığı, meslek engelinin yönetim kurulu görevi yapmasına engel olup olmadığı ve bu tarihe kadar herhangi bir toplantı yapılıp karar alınmadığının belirlendiği, kaldı ki meslek engeli kapsamında engeli bulunan yönetim kurulu üyelerinin yapmış olduğu ticari faaliyetlerden dolayı şirket/ yönetim/ genel kurul/ temsil işlemlerinde şirket açısından sonuç doğurmayıp bilakis, meslek engeli bulunan yönetici açısından şahsi sorumluluğunu doğuracağı, bu nedenle meslek odası tarafından mesleki cezası bulunması/ verilmesi hallerinde şirketin yapmış olduğu işlemlerden dolayı herhangi bir sonuç doğurmayacağı halde buna dayanarak ...'nın ... olduğundan bahisle yönetim kurulu üyeliğinden çekildiği, yerine ... atanmış olduğundan bu tarihe kadar yapılan toplantılarda bulunma imkânı ve oy kullanma imkânı olduğu halde bu toplantıya kadar herhangi bir toplantıya da katılmadığından bu talebin reddi gerektiği, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararında herhangi bir usul ve yasaya aykırılığın bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı şirketin 30.06.2018 tarihli genel kurulda alınan 7, 8 ve 14.maddelerde belirtilen kararların iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 29.04.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
- bamİzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi2021/1821 E.2024/1024 K.Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine
- ilk dereceİzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi2018/1112 E.2021/354 K.Davanın kısmen kabulü ile genel kurul kararlarının 7 ve 14. maddelerinin iptaline, 8. maddeye yönelik talebin reddine
- m. 436/ (2)· BAM/İlk derece: Yönetim kurulu üyelerinin gerek kendi ibralarında gerekse diğer yönetim kurulu üyelerinin ibra oylamalarında oydan yoksunluk kuralına tabi olduklarının tespiti amacıyla uygulandı.
- m. 395· BAM/İlk derece: Yönetim kurulu üyelerine şirketle işlem yapma izni verilirken her bir üye için ayrı ayrı oylama yapılarak karar verilmesi gerektiği, toplu oylamanın geçersiz olduğu gerekçesiyle uygulandı.
- m. 396· BAM/İlk derece: Yönetim kurulu üyelerine rekabet yasağı muafiyeti izni verilmesine ilişkin kararda her yöneticinin durumunun ayrı ayrı oylanması gerektiği tespitiyle uygulandı.
- m. 363· BAM: Boşalan yönetim kurulu üyeliğine yönetim kurulu tarafından geçici olarak üye seçilmesi ve bunun ilk genel kurulun onayına sunulması usulü yönünden uygulandı (Karar metninde gerekçe kısmında sehven TTK 343 olarak zikredilmiştir).
- anonim şirket
- genel kurul iptali
- yönetim kurulu ibrası
- oydan yoksunluk
- şirketle işlem yapma yasağı
- rekabet yasağı
- yönetim kurulu üyeliğinin boşalması