TTK 411, 436, 620: Limited Şirkette Muvazaalı Pay Devrine Dayalı Oyların Geçersizliği, Nisap Yetersizliği ve İbra Yasağının İhlali Nedeniyle Kararların Yokluğu
Limited şirkette hakim ortağın eşine yaptığı pay devrinin muvazaalı olduğunun kesinleşmiş mahkeme kararı ile sabit olması halinde, bu oyların hesaptan çıkarılmasıyla nisap yetersizliği doğuran bilanço tasdiki kararı ve oydan yoksun müdürün dolaylı katılımıyla alınan ibra kararı yok hükmündedir.
Davacılar, azınlık haklarının çiğnendiğini, muvazaalı pay devirleri ile ana sözleşmedeki oy sınırlamasının dolanıldığını ileri sürerek limited şirket genel kurulunda alınan kararların yokluğunun tespitini ve iptalini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, kesinleşen muvazaa kararı nedeniyle müdürün eşinin oylarının aslında müdüre ait sayılması gerektiğini ve müdürün kendi ibrasında oy kullanamayacağı kuralı uyarınca ibra kararının yokluğuna karar vermiştir. Bölge adliye mahkemesi, muvazaalı oylar dışlandığında bilanço ve kâr-zarar hesaplarının tasdikine dair kararın da yeterli karar nisabına ulaşamadığını saptayarak her iki kararın da yok hükmünde olduğunu tespit etmiş, Yargıtay bu kararı esastan onamıştır.
11. Hukuk Dairesi 2024/5089 E. , 2025/3600 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14.Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1110 Esas, 2024/1042 Karar HÜKÜM : Davanın kabulü (Yeniden hüküm kurulmak suretiyle) İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 8.Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/320 E., 2021/6 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların davalı şirketin % 23,32 payına sahip olduklarını, şirket müdürü ... ... 'nun şirketin %70.82 oranında paydaşı olduğunu ve pay oranının yüksekliğine güvenilerek azınlık haklarının çiğnediğini, şirket ana sözleşmesinin 15. maddesindeki oy sınırlaması ile ilgili kısımlarının yok sayıldığını, anılan maddenin iptaline ilişkin ortaklar kurulu kararının iptal edildiğini, kar payı dağıtılmadığını, şirketin usulsüz yönetilerek zarara uğratıldığını, ana sözleşmenin 15. maddesinin dolanılması amacıyla hakim ortağın bir kısım paylarının ortağın eşi ...'na devredildiğini, ancak pay devrinin muvazaa nedeniyle iptal edildiğini ve iptale ilişkin kararının kesinleştiğini, sürekli şekilde kar payı dağıtılmasının talep edilmesine rağmen buna ilişkin bir gündem maddesi eklenmediğini, dava konusu toplantıda azlık pay sahiplerinin önergeyle kâr, kâr yedekleri ve sermaye yedeklerinin dağıtılmasına dair gündeme ek yapılmasının divandan talep edildiğini, toplantıya tüm ortakların katılmaması nedeniyle talebin reddedilmesinin yasaya ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, gündemin üçüncü maddesi ile 2016 yılı bilanço ve kâr zarar hesaplarının görüşüldüğünü, bilanço ve gelir tablosunun incelenmesi halinde davalı şirketin kârlılık oranının çok düşük olduğu, kâr payı dağıtmadığı, önceki döneme göre net kârının %14.55 oranında azaldığı, denetim eksikliğinden şüpheli alacakların 11.053.080,64 TL gibi yüksek bir tutara ulaştığı, basiretli bir tacir gibi davranılmadığını, bilançoda gösterilen sipariş avansları ve stokların gerçeği yansıtmadığını, azınlık pay sahiplerine bilgi verilmediğini, ...'nun oy hakkının muvazaalı olduğu, 46.640 ret oyuna karşılık 141.700 olumlu oy ile alınan kararın ana sözleşme ve kanuna aykırı olduğunu, toplam oyun içinde 73.660 oyun müdür ... ... ve 68.000 oyun muvazaalı ...'na ait olduğunu, 40 oyunda yetkisiz temsilci tarafından kullanıldığını, dolayısıyla alınan kararda gösterilen olumlu oy sayısının geçersiz olduğunu, hazirun cetveli incelendiğinde ... ve ...'nun toplam oylarının 73.660 + 68.000=141.700 olarak gösterildiğini, ana sözleşmenin 15.maddesinde 1/3 oy sınırlaması bulunduğunu, bu sınırlama uygulandığında hakim ortakların kullanabileceği oy sayısının daha az olduğunu, ayrıca karar nisabınm katılanların çoğunluğu ile hesaplanmasa dahi ...'nun muvazaalı ortak olması nedeniyle oylarının geçersiz olduğunu, müdür ... ... ve muvazaalı ortak ... oydan ve oy hakkndan yoksun olduğundan bilanço kâr zarar hesaplarını tasdik edemeyeceklerini, alınan kararın yok hükmünde olduğunu, yetkisiz müdür ... ... 'nun bilanço ve kâr zarar hesaplarına esas olan işlemlere bizzat imzası ile müdahil olduğunu, bu konuda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun(TTK) 436. maddesi uyarınca oy hakkının bulunmadığını, gündemin 4. maddesinde alınan ibra kararının hem nisap hem de içerik olarak yok hükmünde olduğunu, şirket müdürünün ibra kararında TTK'nın 620. maddesi uyarınca alınacak kararlarda ana sözleşmede aksine hüküm yoksa toplantıda temsil edilen oyların salt çoğunluğu alınması ifadesi kullanıldığından somut olayda ana sözleşme hükümlerinden 15. maddede belirtilen üçte bir oy sınırlamasının geçerli olduğunu, ayrıca ortağın kendi ibrasında oy kullanamayacağını ileri sürerek 20.12.2017 tarihli genel kurulun 3 ve 4 numaralı gündem maddeleri ile alınan kararların yokluğunun tespiti ile iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, TTK'nın 413. maddesi uyarınca gündemde bulunmayan konuların genel kurulda müzakere edilemeyeceğinden talebin reddedilmesinin yasaya uygun olduğunu, ...'nun ortaklığının hukuka uygun olduğunu, mal rejimine ilişkin hükümler doğrultusunda pay iktisap ettiğini, ortaklığa kabulü için genel kurul onayına gerek bulunmadığını, TTK'nın 596. maddesi uyarınca eşler arasında mal rejimleri hükümleri uyarınca hisselerin ortaklar genel kurulunun onayına gerek kalmaksızın devrinin mümkün olduğunu, bu nedenle ... ... ve eşi ...'nun yasanın sunduğu haklardan yararlandıklarını, İstanbul 5. Aile Mahkemesinde ... ... ile ... arasında yapılan mal rejimi sözleşmesinin iptali davasının kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesi kararının Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 07.06.2017 tarihli kararı ile bozulduğunu, ibra oylamasında hukuka aykırılık bulunmadığını, şirket müdürünün oylamaya katılmadığını ve müdürün 68.000 olumlu oyu ile ibra edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın açtığı davada yokluk ve iptal hukuki müesseselerine dayandığı, şirketin 2016 yılı bilanço ile kâr zarar hesaplarının okunduğu ve karara bağlandığı gündemin 3.maddesinde davacıların muhalefet şerhini müzakere sırasında yani oylamadan önce verdikleri, oylama öncesinde muhalefet şerhinin sunulması peşinen muhalefet anlamına gelip iptal davası açmak için aranan muhalefet şerhi niteliğinde sayılmadığı, dolayısıyla davacılar yönünden 3 numaralı gündem maddesi için iptal davası açma koşulunun gerçeklemediği, somut olayda 3. madde yönünden yokluk durumunun söz konusu olmadığı, her ne kadar alınan bilirkişi raporunda şirket ana sözleşmesinin 15.maddesi uyarınca kararın aranan oy nisabına uygun şekilde alınmadığından bahisle yok hükmünde olduğu belirtilmiş ise de muvazaalı hisse devri nedeniyle ortak ...'nun payı ... ... 'na ait kabul edileceği ve bu maddenin oylanmasında şirket müdürünün oy kullanmasına engel bir hal bulunmadığı, diğer taraftan yönetici ... ... 'nun ibrasına ilişkin gündemin 4 numaralı maddesi yönünden ise; yöneticinin kendi ibrasına ilişkin maddenin oylamasında oy kullanmadığı, davacıların olumsuz oylarına karşı kullanılan olumlu oyun tamamının ...'na ait olduğu, ancak ...'na yapılan hisse devrinin muvazaa nedeniyle geçersiz olduğu mahkeme kararı ile sabit olduğundan hisselerin ... ... 'na geri döndüğü, bu durumda olumlu oylar ... ... 'na ait olduğundan yöneticinin kendi ibrasına oy kullandığı sonucunun ortaya çıkacağı, oydan yoksun olan kişilerin oy kullanmış olması tek başına kararın geçersizliği sonucunu doğurmayacak olsa da, ...'nun kullandığı oylar da ... ... 'na ait olduğundan ve dolayısıyla bu karar için verilmiş olumlu oy kalmadığından ibra kararının yok hükmünde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin 2016 yılına ait 20.12.2017 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 4 numaralı kararın yok hükmünde olduğunun tespitine, fazla talebin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplantıya gündem maddesi ilavesine ilişkin davacı talebinin toplantının açılışından önce görüşülerek reddedildiği, toplantıya gündem maddesi ilave edilmesine ilişkin talep TTK'nın 411/2.maddesinde belirlenen usule uygun yapılmadığından ilk derece mahkemesinin buna ilişkin gerekçesinin yerinde olduğu, şirket ortağı ... ... 'nun payının bir kısmını eşi ...'na devrine ilişkin pay devri işleminin muvazaalı olması nedeniyle iptal edildiği ve iptal kararının kesinleştiği, bu nedenle ilk derece mahkemesince, bu payın da şirket ortağı ... ... 'na ait kabul edilerek nisabın belirlenmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi gerektiği, diğer taraftan davalı şirketin ana sözleşmesinin 15.maddesinde; bir ortağın bütün ortakların sahip olduğu oy sayısının 1/3'den fazlasına sahip olamayacağı ve ibra kararı verilecek ortağın bu kararın alınmasında oy kullanamayacağının düzenlendiği, yok hükmünde olduğunun tespiti talep edilen genel kurul toplantısının 3 numaralı maddesinde davalı şirketin büyük ortaklarından ... ... 'nun dava dışı eşinin toplantıda kendisini vekille temsil ettirdiği ve oylamaya katıldığı, ancak ...'na eşi tarafından yapılan hisse devir sözleşmesinin mahkeme kararı ile muvazaalı olduğunun ve geçersizliğinin tespitine karar verilmiş olduğu, bu durumda dava konusu gündem maddelerinin, şirket ortağı sıfatı taşımayan kişinin katılımı ile alındığı, oy kullanan ...'nun gerçekte ortak sıfatını taşımadığı, bu oy hesaplamadan çıkarıldığında kararların yeterli nisapla alındığından söz edilemeyeceği, böylece alınan kararların yok hükmünde olduğu, kesinleşen mahkeme kararları, şirket ana sözleşmesi ve TTK'nın ilgili düzenlemeleri dikkate alındığında, alınan 3 numaralı kararın da yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken, bu madde yönünden yeterli nisap bulunduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı bulunduğu, ayrıca aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmayan her bir davacı yararına ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davacılar bakımından tek bir vekalet ücretine hükmedilmesinin de usule aykırı bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulü ile davalı şirketin 20.12.2017 tarihli genel kurulunun 3 ve 4 numaralı gündem maddeleriyle alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, genel kurul kararlarının yoklukla malul olduğunun tespiti istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355 ve devamı maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası hükmü ve 371 nci maddesi maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370 nci maddesinin birinci fıkrası hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 22.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
- bamİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14.Hukuk Dairesi2021/1110 E.2024/1042 K.Davanın kabulü (Yeniden hüküm kurulmak suretiyle)
- ilk dereceİstanbul Anadolu 8.Asliye Ticaret Mahkemesi2018/320 E.2021/6 K.Davanın kısmen kabulü
- m. 411/ (2)· BAM: Genel kurul toplantısına gündem maddesi ilave edilmesine ilişkin talebin TTK 411/2 maddesinde belirlenen usule uygun yapılmadığı saptanmıştır.
- m. 436· İlk Derece ve BAM: Şirket müdürünün kendi ibrasına ilişkin oylamada genel oy hakkından yoksunluk ilkeleri ve ibra yasağı kapsamında değerlendirme yapılmıştır.
- m. 620· İlk Derece ve BAM: Muvazaalı ortak oylarının hesaptan çıkarılması neticesinde kararların TTK 620 kapsamında gerekli karar nisabını sağlayıp sağlamadığı denetlenmiştir.
- limited şirket
- genel kurul kararlarının yokluğu
- muvazaalı pay devri
- ibrada oy yasağı
- karar nisabı
- gündeme madde eklenmesi