TTK 436, 395: Oy Yoksunluğuna Aykırı Şekilde Yetersiz Nisapla Alınan Genel Kurul Kararlarının Yokluğu
Oy yoksunluğu bulunan pay sahibinin katılımıyla ve kurucu-şekli nitelikteki emredici kurallara aykırı olarak gerekli karar yeter sayısı olmaksızın alınan genel kurul kararları iptal edilebilir nitelikte olmayıp yok hükmündedir.
Davacılar, ortağı oldukları anonim şirketin genel kurulunda alınan ibra ve yönetim kurulu üyelerine şirketle işlem yapma/rekabet izni verilmesine dair kararların iptalini veya hükümsüzlüğünün tespitini talep etmiştir. İlk derece ve bölge adliye mahkemeleri, oy yoksunluğu kuralına aykırı şekilde alınan bu kararların kısmen iptaline hükmetmiştir. Temyiz incelemesini yapan Yargıtay ise kurucu emredici şekil şartlarına aykırı olarak yetersiz nisapla şekillenen kararların iptal edilemeyeceğini, bu kararların yok hükmünde olduğunun tespit edilmesi gerektiğini belirterek kararı bozmuştur.
11. Hukuk Dairesi 2025/3380 E. , 2026/414 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1760 Esas, 2025/652 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/374 E., 2021/586 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak asıl ve birleşen davalarda taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 20.01.2026 günü hazır bulunan asıl davada davacılar vekili Av. ... ve birleşen davada davacılar vekili Av. ... ile asıl ve birleşen davada davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA 1.Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin davalı şirketin ortağı olduklarını, davalı şirketin ertelenen 29.04.2019 tarihli 2018 yılı olağan genel kurul toplantısında, gündemin 3. maddesiyle alınan şirket bilançosu ve kâr/zarar hesaplarının onaylanmasına ilişkin kararın, yönetim kurulunun faaliyetlerinin hukuka uygun olmadığını ve hazırlanan bilanço ve kâr/zarar hesaplarının gerçeği yansıtmadığını, gündemin 4. maddesiyle alınan yönetim kurulu üyeleri ..., ..., ... Gayrimenkul Yatırım A.Ş. ve ... Enerji Tic. A.Ş.'nin ibrasına ilişkin kararın, yönetim kurulunun şirketi kanuna ve esas sözleşmeye uygun yönetemediğini, şirket menfaatlerine aykırı kararlarlar alındığını, gündemin 5. maddesiyle alınan yönetim kurulu üyelerinin şirket konusu işlerle iştigaline müsaade edilmesine ilişkin kararın kanuna aykırı olduğunu, oylamada yönetim kurulu başkanı ...'ın, kendisine 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 395... . maddeleri gereği izinlerin verilmesine ilişkin alınan bu karara yönelik kanuna aykırı oy kullandığını, tüm bu ve dilekçesinde bildirdiği nedenlerle alınan kararların yasaya, ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, alınan kararlara muhalefet şerhi konulduğunu ve tutanağa işletildiğini ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davalı şirketin 29.04.2019 tarihli genel kurul toplantısında alınan 3, 4, 5 numaralı kararların iptaline ve yürütmesinin geri bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2.Birleşen davada davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin davalı şirketin ortağı olduklarını, davalı şirketin 29.04.2019 tarihli olağan genel kurul toplantısında müvekkilleri tarafından alınan tüm kararlara ret oyu kullanıldığını ve muhalefetlerinin tutanağa geçirildiğini, bilgi alma ve inceleme hakkı kapsamında müvekkilleri tarafından yöneltilen sorulara verilen cevapların yetersiz kaldığını, dürüst hesap verme ilkelerinin uygulanmadığını, gündemin 2. maddesiyle alınan yönetim kurulu faaliyet raporunun okunması ve müzakere edilmesine ilişkin alınan kararın, faaliyet raporunun gerçeği yansıtmadığını, yukarıda belirtildiği üzere müvekkili sorularının cevapsız bırakıldığını, verilen bilgilerin dürüst hesap verme ilkesine aykırı olduğunu, gündemin 3. maddesiyle alınan şirket bilançosu ve kâr/zarar hesaplarının onaylanmasına ilişkin kararın, finansal tabloların gerçeği yansıtmadığını, gündemin 4. maddesiyle alınan yönetim kurulu üyeleri ..., ..., ... Gayrimenkul Yatırım A.Ş. ve ... Enerji Tic. A.Ş.'nin ibrasına ilişkin kararın, yönetim kurulu başkanı ... tarafından kullanılan oylarla alındığını, hatalı ibra kararının iptali gerektiğini, gündemin 5. maddesiyle alınan yönetim kurulu üyelerinin şirket konusu işlerle iştigaline müsaadesine ilişkin alınan kararın, yine oylamada oy hakkı bulunmayan yönetim kurulu üyelerinin oylarıyla alındığını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davalı şirketin 29.04.2019 tarihli genel kurul toplantısında alınan 2, 3, 4, 5 numaralı kararların iptaline ve yok hükmünde olduğunun tespitine veya butlanına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket faaliyet raporu ve bağlılık raporunun hukuka uygun olarak düzenlendiğini, genel kurul öncesinde müvekkili şirketin faaliyet raporu, bilanço, kâr ve zarar cetveli ile finansal tabloların davacılar ile paylaşıldığını, müvekkili şirketin bilanço, kâr ve zarar tablolarının kanunun hesap verme ve dürüstlük ilkelerine göre düzenlendiğini, denetim şirketi tarafından finansalların uygunluğu kapsamında tam tasdik raporu çıkarıldığını, alınan kararın kanuni nisaplara uygun olduğunu, mevzuat ve esas sözleşme hükümlerine aykırılık teşkil etmediğini, yönetim kurulu üyelerinin ibrasının münferit olarak ayrı ayrı onaylandığını, yönetim kurulu başkanı ...'ın kendisi ile ilgili oylamada oy kullanmadığını, ayrıca kendisinin ibra edilmediğini, diğer yönetim kurulu üyelerinin ibrasında oy kullandığını, bunda kanuna herhangi bir aykırılık bulunmadığını, yönetim kurulu üyelerine TTK'nın 395... . maddelerine göre verilen izinlerin hiçbir zaman grup dışı şirketlerde faaliyet izni olarak verilmediğini, bu nedenle yönetim kurulunun kişisel menfaatini doğuran bir durum söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; asıl davaya bildirdiği nedenlerle ve birleşen davada talep edilen gündemin 2 numaralı maddesiyle alınan karar yönünden, faaliyet raporunun sadece müzakere edildiğini, onaylanmadığını, faaliyet raporunun müzakeresinin genel kurul kararı niteliğinde bulunmadığını, genel kurulda oylama yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleşen davacıların, hissedarı oldukları davalı şirketin 29.04.2019 tarihli olağan genel kurul toplantısına iştirak ettikleri, iptali istenilen asıl ve birleşen dava konusu gündem maddelerine olumsuz oy kullandıkları, alınan kararlara muhalefet şerhi yazdırdıkları, davacıların gündem maddelerine bağlı alınan kararların iptaline ilişkin dava açma koşullarının bulunduğu, birleşen davaya konu yapılan gündemin 2. maddesine ilişkin olarak, birleşen davacı tarafça birleşen davaya konu yönetim kurulu faaliyet raporunun okunmasına ve müzakere edilmesine ilişkin gündemin 2. maddesinin iptali istenmiş ise de, benimsenen bilirkişi kurulu rapor ve ek raporunda açıklandığı üzere, yönetim kurulu faaliyet raporunun görüşülerek müzakere edildiği, bu gündem maddesine ilişkin herhangi bir karar alınmadığı anlaşıldığından birleşen davaya yönelik bu yöndeki istemin reddine karar vermek gerektiği, asıl ve birleşen davalara konu yapılan gündemin 3. maddesine ilişkin olarak, asıl ve birleşen davaya konu bilanço ve kâr/zarar hesaplarının onaylanmasına ilişkin gündemin 3. maddesiyle alınan kararın kanuna ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istenmiş ise de, davalı şirket bilanço ve finansal tabloların usulüne ve kanuna uygun olarak düzenlendiği, genel kurul toplantısı öncesinde pay sahiplerinin incelemesine sunulduğu, kaldı ki anonim ortaklıklarda çoğunluk ilkesi gereği anılan genel kurul kararının oy çokluğu ile alındığı, kararın yasaya, esas sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırılığından bahsedilemeyeceği anlaşıldığından bu yöndeki istemin reddine karar vermek gerektiği, asıl ve birleşen davalara konu yapılan gündemin 4. maddesine ilişkin olarak, şirket yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy hakkını kullanamayacağı, asıl ve birleşen davaya konu yönetim kurulu üyelerinin ibralarına ilişkin gündemin 4. maddesiyle alınan kararın, yine benimsenen bilirkişi kurulu rapor ve ek raporunda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, genel kurul toplantısında yönetim kurulu başkanı ...'ın, diğer yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin kararda oylamaya katıldığı ve verdiği olumlu oylarla nisap sağlandığı, adı geçenin oy yoksunluğu haline göre kulanmış olduğu oylar dahil edilmediğinde bu kararın alınamayacağı, bu haliyle adı geçenin oylamaya katılmak suretiyle TTK'nın 436/2. maddesi kapsamındaki yasağa aykırı karar alındığı, sözkonusu oyların kararın alınmasında etkili olduğu, açıklanan nedenlerle yönetim kurulu başkanının ibra edilmemesi dışındaki diğer yönetim kurulu üyelerinin ibralarına ilişkin alınan ve dava konusu yapılan 4 numaralı gündem maddesinin bu kısmının yasaya aykırı olduğu anlaşıldığından iptaline karar vermek gerektiği, asıl ve birleşen davalara konu yapılan gündemin 5. maddesine ilişkin olarak, TTK'nın 395... . maddeleri çerçevesinde alınan kararlarda aynı Yasa'nın 436/1. maddesi gereğince hakkında izin verilen yönetim kurulu üyesi veya üyelerinin kendi lehine oy kullanamayacağı, diğer yönetim kurulu üyeleri için yapılan oylamada oy kullanabileceği, yönetim kurulu başkanı ...'ın kendi yasağının kaldırılmasına ilişkin alınan kararda oy kullandığı, verdiği olumlu oylarla nisap sağlandığı, adı geçenin oy yoksunluğu haline göre kullanmış olduğu oylar dahil edilmediğinde kendisi yönünden bu kararın alınamayacağı, bu nedenle ...'a izin verilmesine ilişkin alınan kararın yasaya aykırı olduğu anlaşılmakla yönetim kurulu başkanı ... yönünden iptalinin gerektiği, diğer yönetim kurulu üyeleri ... Gayrimenkul Yatırım A.Ş. ve ... Enerji Ticaret A.Ş.'nin yönetim kurulu üyesi sıfatıyla rekabet ve işlem yasaklarının kaldırılmasına ilişkin alınan kararla verilen iznin TTK'nın 395... . maddesi gereğince yetkili organ olan genel kurulca verildiği, bu yöndeki genel kurul kararının oy çokluğu ile alındığı ve gerekli nisabın sağlandığı, bu yönetim kurulu üyelerine izin verilmesine ilişkin kararda, yönetim kurulu başkanı ...'ın oy yoksunluğu halinin bulunmadığı, dolayısıyla alınan kararın kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırılığından bahsedilemeyeceği anlaşıldığından bu yönetim kurulu üyelerine izin verilmesi yönünde alınan karara yönelik iptal isteminin reddine karar vermek gerektiği, iptaline karar verilen 4 numaralı gündem maddesindeki ibra kararının yürütülmesinin durdurulmaması halinde (icra yeteneği olmayan olumsuz bir karar olması nedeniyle) hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği veya gecikme nedeniyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağı endişesini gerektirecek bir durumun bulunmadığı, iptaline karar verilen 5 numaralı izin kararının yürütülmesinin durdurulmaması halinde ise (icra yeteneği olan olumlu bir karar olması nedeniyle) öngörülen hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği veya gecikme nedeniyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağı endişesini gerektirecek bir durumun, diğer bir anlatımla tedbir koşullarının bulunduğu kanaatine varıldığından 5 numaralı gündem maddesinin iptal edilen kısmının yürütmesinin geri bırakılmasına karar verildiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların birlikte kısmen kabulü ile davalı şirketin 29.04.2019 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında, 4 numaralı gündem maddesi ile ...'ın ibra edilmemesi kararı dışındaki diğer yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kısmının, 5 numaralı gündem maddesi ile alınan karardan ...'a TTK'nın 395... . maddeleri gereğince davalı şirket konusu işlerle iştigal edilmesine ilişkin kısmının iptaline, iptaline karar verilen 5 numaralı gündem maddesinin iptal edilen kısmının yürütülmesinin geri bırakılmasına, asıl ve birleşen davalar yönünden fazlaya ilişkin istemlerin ayrı ayrı reddine karar verilmiş, hüküm, asıl ve birleşen davalarda taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleşen davada davalı şirket vekilinin istinaf başvuru nedenlerinin incelenmesinde, davalı şirketin hazirun cetveline göre şirket toplam hisse sayısı ve payının 16.800 olduğu, asıl ve birleşen davada davacılar ..., ..., ... ve ...'nin toplam 4.246 hisse ve paya sahip olduğu, diğer ortak ...'ın ise12.554 paya sahip olduğu, dava konusu 3, 4 ve 5 numaralı kararların ortak ...'ın oyları ile oy çokluğu ile alındığı, 4 numaralı kararda ortak ve yönetim kurulu başkanı ortak ...'ın kendi ibrasında oy kullanmadığı, asıl ve birleşen davalarda davacı ortakların ret oyu ile ibra edilmediği, diğer yönetim kurulu üyelerinin ibrasında ortak ve yönetim kurulu Başkanı ...'ın oy kullandığı ve kendisinin oyu ile diğer yönetim kurulu üyelerinin ibra edildiği, 5 numaralı kararın ise yine ...'ın kabul oyu ile oy çokluğu ile alındığı, TTK'nın 395... . maddeleri uyarınca yönetim kurulu üyelerine şirket konusu işlerle iştigal etme izni verildiği, genel kurulun 4. maddesiyle alınan ibra kararının incelenmesinde, genel kurula 5 ortağın asaleten ve vekaleten katıldığı, ...'ın şirket sermayesinin 12.554 payına, asıl davada davacılar ... ve ...' in ayrı ayrı 672'şer, birleşen davada davacılar ... ve ...'nin ayrı ayrı 1.451'şer olmak üzere toplam 4.246 paya sahip oldukları, şirketin toplam 16.800 adet payının tamamının genel kurulda temsil edildiği, genel kurulun 4. maddesi ile yöneticiler ... ve ... ile yıl içinde yönetim kuruluna seçilen ... Gayrımenkul Yatırım A.Ş. ve ... Enerji Ticaret A.Ş.'nin ...'ın 12.554 adet oyu ve oy çokluğuyla ibra edildiği, yönetim kurulu başkanı ...'ın kendi ibrasında oy kullanmadığı için ibra edilmediği, davacıların TTK'nın 436/2. maddesine göre oydan yoksunluk nedeniyle karara muhalif kaldıkları ve red oyu verdikleri, genel kurulun 5. maddesinde ise yönetim kurulu üyelerine TTK'nın 395... . maddelerine göre yetki verildiği, bu kararın da ortaklardan ...'ın oyu ile alındığı, diğer davacı dört ortağın karara muhalif kalarak red oyu verdikleri, şirketin sicil kaydında ... ile iki tüzel kişinin şirketin yöneticisi oldukları, yasal düzenleme ile bu düzenlemenin değerlendirildiği Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 03.05.2023 tarih ve 2022/668 E., 2023/3398 K. sayılı emsal ilamı ile dosyada bulunan 29.04.2019 tarihli genel kurul tutanağı birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu genel kurulun 4. maddesiyle alınan ibra kararının ve 5. maddesiyle yönetim kurulu üyesi ...'a TTK'nın 395... . maddeleri uyarınca izin verilmesine dair kararların iptali bakımından İlk Derece Mahkemesince verilen karar isabetli olup davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedenlerinin yerinde görülmediği, davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesince 5 numaralı gündem maddesi ile alınan kararın iptali hükmü ile birlikte bu karar yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesini de istinaf sebebi yaptığı, İlk Derece Mahkemesinin genel kurulun 5 numaralı gündem maddesi ile alınan kararı yönünden açılan davada verilen kararın istinaf incelenmesi sonucu ulaşılan sonuç da dikkate alındığında, asıl ve birleşen davalarda davalı şirket vekilinin bu konudaki istinafının da yerinde görülmediği, asıl ve birleşen davada davacılar vekillerinin istinaf başvurusu nedenlerinin incelenmesinde, İlk Derece Mahkemesince 12.03.2020 tarihli oturum ara kararları uyarınca bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği, aynı oturum ara kararı ile bilirkişilere davalı şirket ticari defter ve kayıtlarını inceleme yetkisi de verildiği, bilirkişi kök raporunun da davalı şirketin ticari defter ve kayıtları incelenmek üzere düzenlendiği, bu şekilde hazırlanan kök rapora taraf itirazlarını gidermek üzere İlk Derece Mahkemesince ek rapor alındığı da dikkate alındığında, bilirkişi raporları takdiri delil olup İlk Derece Mahkemesince bilirkişi raporlarındaki tespitler dışında dosyaya sunulu deliller, genel kurul tutanağı ve hazurun cetveli de değerlendirilerek ve hukuki gerekçesi yazılmak suretiyle hüküm kurulduğu anlaşılmakla asıl ve birleşen davada davacılar vekillerinin bu konulardaki istinaf nedenlerinin yerinde görülmediği, birleşen davada davacılar vekilince 2 numaralı gündem maddesi ile alınan kararın iptali isteminin reddi kararının yerinde olmadığı ileri sürülerek karar istinaf edilmiş ise de, gerek genel kurul tutanağı içeriği gerekse alınan bilirkişi raporu içerikleri dikkate alındığında, dava konusu 2 numaralı gündem maddesi yönetim kurulu faaliyet raporunun görüşülüp müzakere edilmesine ilişkin olup bu gündem maddesinde alınmış bir karar bulunmadığından İlk Derece Mahkemesinin bu karara karşı açılan dava kapsamında verdiği kararın isabetli olduğu, birleşen davada davacılar vekilinin bu karar yönünden istinaf başvurusunun yerinde olmadığı, 3 numaralı karar bilanço, kâr/zarar hesaplarının onaylanmasına ilişkin olup kararın asıl ve birleşen davalarda davacıların karşı oy ve muhalefetiyle oy çokluğu ile alındığı, İlk Derece Mahkemesince davalı şirket ticari defter ve kayıtları da inceletilmek suretiyle alındığı anlaşılan bilirkişi kök ve taraf itirazlarını gidermek için alındığı anlaşılan ek rapor içeriklerinde holding, bağlı şirket ve topluluk şirket kavramları yönünden değerlendirme ve tespitler de yapılarak açıklandığı üzere davalı şirket bilanço ve finansal tablolarının usulüne ve kanuna uygun olarak düzenlendiği, genel kurul öncesinde pay sahiplerinin incelenmesine sunulduğu, kaldı ki anonim ortaklıklarda çoğunluk ilkesi gereği alınan kararın oy çoğunluğu ile alındığı, kararın yasaya, esas sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı olmadığı anlaşıldığından asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilinin bu kararın da batıl olduğunun tespitine veya iptaline karar verilmesi gerektiği yönündeki istinaf nedenlerinin yerinde görülmediği, 5 numaralı gündem maddesi ile alınan karar şirket yöneticilerine TTK'nın 395... . maddeleri uyarınca izin verilmesine ilişkin olup kararın asıl ve birleşen davalarda davacıların karşı oy ve muhalefetiyle oy çokluğu ile alındığı, TTK'nın 436/1. maddesindeki oydan yoksunluk hâline ilişkin mevcut düzenleme, anonim şirket pay sahiplerinin oy hakkına ve bunun doğumuna ilişkin 4 34... . maddeleri gözetildiğinde istisnai nitelikte olup istisna hükümlerinin yorum yoluyla kapsamının genişletilmesinin mümkün olmadığı, TTK'nın 436/1. maddesinde hükme bağlanan oydan yoksunluk hâlinin uyuşmazlık konusu 5 numaralı karar yönünden ... dışındaki yönetici tüzel kişilere izin verilmesi yönünden oluşmadığı, oyların toplamı ve basit çoğunlukla kararın alınmasının mümkün olması dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesince bu kararın iptali yönünde açılan davada, yönetim kurulu üyesi ve ortak ... dışındaki yönetici tüzel kişiler yönünden iptali isteminin reddi yönünde verilen kararın isabetli olduğu, asıl ve birleşen davalarda davacılar vekillerinin ...'ın diğer yönetim kurulu üyesi şirketlerin hâkim hissedarı ve yöneticisi olması nedeniyle kararın iptali gerektiği yönündeki istinaf nedenlerinin yerinde görülmediği gerekçesiyle asıl ve birleşen davalarda tüm taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, hüküm, asıl ve birleşen davalarda taraf vekillerince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl ve birleşen dava, davalı şirketin 29.04.2019 tarihli genel kurulunda 2, 3, 4 ve 5 numaralı gündem maddeleriyle alınan kararlarının yokluğu ile butlanının tespiti, olmadığı takdirde iptali istemlerine ilişkindir. B.Değerlendirme ve Gerekçe 1.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin karara yönelik asıl ve birleşen davalarda davalı vekilinin tüm, asıl ve birleşen davalarda davacılar vekillerinin ise aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2."Genel kurul kararlarının hükümsüzlük hâllerinden olan yokluk, TTK’da düzenlenmemiştir. Yokluk yaptırımının kanunda düzenlenmemiş olması, yokluk yaptırımının hukukî işlem niteliğinde olan genel kurul kararları hakkında uygulanamayacağı anlamına gelmemektedir. Bir hukukî işlem, meydana gelişi bakımından emredici hukuk kurallarına aykırı ise o işlem yok hükmündedir. Meydana gelişe ilişkin olan emredici hukuk kuralları, hukukî işlemin unsurlarını oluşturan, onun mevcudiyet şartlarını belirleyen kurucu-şekli nitelikteki hükümlerdir. İçeriğe ilişkin emredici hukuk kurallarına aykırılık hâlinde butlan söz konusu olup hukukî işlem şeklen mevcut olmakla birlikte konusu ve içeriği bakımından amaçlanan hüküm ve sonuçları, daha başlangıçtan itibaren hiç kimseye karşı meydana gelmez. Kurucu-şekli nitelikteki emredici hukuk kurallarına aykırılık hâlinde ise yokluk söz konusu olup kurucu unsurların veya kanunî şeklin eksikliği sebebiyle hukukî işlem şeklen meydana gelememektedir. Dolayısıyla butlanda hukukî işlemin meydana gelmesi için gerekli olan içerik unsurları vardır; fakat hukuk düzeni bu içerik bakımından amaçlanan sonuçların meydana gelmesini kesinlikle reddetmektedir. Yoklukta ise hukukî işlem için gerekli olan içerik şekli bakımdan dâhi meydana gelmiş değildir (Tekinay, S. Sulhi/Akman, Servet/Burcuoğlu, Haluk/Altop, Atilla: Tekinay Borçlar Hukuku Genel Hükümler, İstanbul, 1993, s. 378)." (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18.10.2022 tarihli, 2020/11-674 E. ve 2022/1291 K. sayılı kararı). Şirket yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin 4 numaralı kararda, ortak ve yönetim kurulu başkanı ...'ın kendi ibrasında oy kullanmadığı, ancak diğer yönetim kurulu üyelerinin ibrasında oy kullandığı, ...'ın oyu ile diğer yönetim kurulu üyelerinin ibra edildiği, TTK'nın 436/2. maddesi uyarınca yönetim kurulu üyeleri birbirlerinin ibrasında oydan yoksun olmalarına rağmen ...'ın diğer yönetim kurulu üyelerinin ibrasında oy kullanması ve kullanılan oylar hesaba katılmadığında ibra kararına ilişkin karar yeter sayısının oluşmayacağı, anılan kararın alınmayacağı anlaşılmakla kurucu-şekli nitelikteki emredici hukuk kurallarına aykırılıktan dolayı İlk Derece Mahkemesince, 4 numaralı kararın ...'ın ibra edilmemesi dışındaki diğer yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kısmının yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken iptaline karar verilmesi ve bu karara yönelen istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmiş olması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir. 3.Yönetim kurulu üyelerine TTK'nın 395... . maddeleri uyarınca izin verilmesine ilişkin 5 numaralı kararda, ...'ın hem kendi hem de diğer sermaye şirketi yönetim kurulu üyeleri için yapılan oylamada oy kullandığı, anılan bu kararda TTK'nın 436/1. maddesi uyarınca kendisi bakımından oydan yoksun olduğu ve karar yeter sayısı oluşmadığı kabul edilerek İlk Derece Mahkemesince, 5 numaralı kararın ... ile ilgili kısmın yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken iptaline karar verilmesi ve bu karara yönelen istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddi isabetsiz olup bozmayı gerektirir. 4.Öte yandan asıl ve birleşen dosya davacıları, ...'ın diğer yönetim kurulu üyeleri ... Gayrimenkul Yatırım A.Ş. ve ... Enerji Ticaret A.Ş.'nin hakim hissedarı ve yönetim kurulu başkanı olduğunu belirterek bu şirketlere izin verilmesine ilişkin kararda da (5 numaralı karar) oydan yoksun olduğunu ileri sürmüşlerdir. Genel kurul tarihi (29.04.2019) itibariyle ...'ın adı geçen şirketlerin hakim hissedarı olup olmadığı araştırılıp hakim hissedarı olması halinde TTK'nın 436/1. maddesi gereğince bu şirketlere izin verilmesine ilişkin oylamada da oydan yoksun olduğu kabul edilerek yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması ve bu hükme yönelen istinaf isteminin Bölge Adliye Mahkemesinde esastan reddi doğru değildir. VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davalarda davalı vekilinin tüm, asıl ve birleşen davalarda davacılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davalarda davacılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin asıl ve birleşen davada davalıdan alınarak asıl ve birleşen davalarda davacılara verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde asıl ve birleşen davada davacılara iadesine, 22.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
- bamİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi2021/1760 E.2025/652 K.Esastan ret
- ilk dereceİstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi2019/374 E.2021/586 K.Asıl ve birleşen davaların birlikte kısmen kabulü
- m. 436/ (2)· Yargıtay: Yönetim kurulu üyelerinin birbirlerinin ibrasında oy yoksunluğuna aykırı kullanılan oylar çıkarıldığında nisap sağlanamıyorsa, ibra kararının iptaline değil yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmelidir.
- m. 436/ (1)· Yargıtay: Şirketle işlem yapma ve rekabet izni oylamasında, hakkında izin verilen ortağın yanı sıra hakim hissedarı olduğu diğer tüzel kişi üyeler yönünden de oy yoksunluğunun araştırılması gerekir.
- m. 395· İlk Derece/BAM/Yargıtay: Yönetim kurulu üyelerine şirketle işlem yapma yasağından muafiyet tanınması iznine yönelik kararın hukuki denetimi.
- anonim şirket
- genel kurul
- oydan yoksunluk
- ibra
- yokluk
- şirketle işlem yapma yasağı
- rekabet yasağı