TTK 438, 439, 635: Genel Kurulda Reddedilen Özel Denetçi Talebine Karşı İptal Davası Açılmasında Hukuki Yarar Yokluğu ve Doğrudan Mahkemeye Başvuru Zorunluluğu
Genel kurulda özel denetçi atanması talebi reddedilen azlık pay sahiplerinin kanun gereği doğrudan mahkemeye başvurarak özel denetçi tayini isteme hakları bulunduğundan, genel kurulun ret kararının iptali için ayrı bir dava açmalarında hukuki yarar yoktur.
Davacılar, ortağı oldukları şirketin genel kurulunda alınan finansal tablolar, kâr dağıtmama, ibra ve yönetim seçimi kararlarının iptali ile reddedilen özel denetçi atanması taleplerinin mahkemece kabulünü istemişlerdir. İlk derece mahkemesi, genel kurul kararlarında hukuka aykırılık bulunmadığı ve özel denetçi şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi ise azlığın özel denetim talebinin reddine ilişkin genel kurul kararına karşı iptal davası açmakta hukuki yararı bulunmadığını, doğrudan mahkemeden özel denetçi istenmesi gerektiğini belirterek talebi usulden reddetmiş, diğer maddeler yönünden ise istinaf başvurusunu esastan reddetmiş ve bu karar Yargıtayca onanmıştır.
11. Hukuk Dairesi 2024/892 E. , 2025/1552 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1960 Esas, 2023/1725 Karar HÜKÜM : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/244 E., 2020/475 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 04.03.2025 günü hazır bulunan davacılar vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin davalı şirkette azlık pay sahibi olduklarını, davalı şirketin 2016 yılına ait 21.01.2017 tarihli genel kurulunda gündemin 3. maddesinde görüşülen bilanço ve gelir tablosunun gerçeği yansıtmadığını, gündemin 4. maddesinde görüşülen faaliyet karının yanlış hesaplandığını, kâr dağıtmama kararının iyiniyet kuralarına aykırı olduğunu, gündemin 5. maddesinde yönetim kurulu faaliyet raporunun, yönetim kurulu üyelerinin şirketle rekabet halinde faaliyette bulunmalarına rağmen oy çokluğuyla kabul edildiğini, gündemin 6.maddesinde oylanan yönetim kurulu üyelerinin ibrasının daha önce oylanan bilanço-gelir gider tablosu, faaliyet raporu gerçeği yansıtmadığı için ve yönetim kurulu üyeleri rekabet yasağını ihlal ettiği için iptali gerektiğini, müvekkili ...'ın ibra edilmemesinin de afaki iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu, gündemin 7. maddesinde önceki gündem maddesinde ibra kararında müvekkillerinin olumsuz oy kullandığı ... ve .... yeniden yönetim kuruluna seçildiğini, ... ve....'ın da dahil edildiğini, bu şekilde ...'a şirketi tek başına temsil yetkisi verilmiş gibi olduğunu, ... ve....yönetim kurulu üyesi oldukları dönemde usulsüz işlemler yaptıklarından yönetim kurulu seçimine ilişkin 7. maddenin iptali gerektiğini, gündemin 9. maddesinde müvekkillerince talep edilen özel denetçi atanması talebinin de oy çokluğuyla reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek dava konusu genel kurul toplantısında alınan 3, 4, 5, 6, 7 ve 9. maddelerdeki kararların anasözleşme, yasa ve iyiniyet kurallarına aykırı olması nedeniyle iptalini ve/veya batıl sayılmasını, genel kurulda reddedilen özel denetçi atanması kararının iptali ve davalı şirkete özel denetçi atanmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; gündemin 3. maddesi ile ilgili iptal gerekçesinde belirtilen kâr miktarının hatalı olduğuna ilişkin iddia doğru olmakla birlikte bunun sehven yazım hatası olduğunu, gelir tablosunda doğru yazıldığını, finansal tablolarının hazırlanması zaman aldığından kayıtlarda bazı düzeltme ve değişikler olabileceğini, bazı hesaplara ilişkin olarak genel kurul öncesinde paydaşlara sunulan tablolar ile genel kurul sırasında pay sahiplerine sunulan tablolar arasında ortaya çıkan farkın zorunlu muhasebe düzeltmelerinden kaynaklandığını, müvekkilinin nakit ihtiyacını karşılamak için kredi kullanmak yerine yönetim kurulu başkanı ...'dan faizsiz borç aldığını, şirketin kuruluşundan beri sosyal sorumluluklar üstlendiğini, ... aylarında yardımlar yaptığını, davacı ...'ün karşı çıkması nedeniyle 2016 yılında yapılan 9.548.398,28 TL'lik yardımın ...'ın kendi cari hesabına borç kaydı yaptırtmak sureti ile karşıladığını, gündemin 4. maddesinde kar dağıtımı yapılmaması kararının 2016 yılı faaliyet raporunda benimsenen şirketin geçmiş yıllar zararlarını karşılamak için olağanüstü yedek akçe ayrılması önlemine dayandığını, gündemin 5. maddesinde faaliyet raporunun ibrasının da davalı şirket taahhüt işleri ile ve yönetim kurulu üyelerinin ayrı ayrı kurduğu şirketler inşaat işiyle uğraştığından ve üyelerin rekabet oluşturacak davranışı bulunmadığından kanuna uygun olduğunu, yönetim kurulu üyelerinin ibrasının kanuna uygun olduğunu, davacı ...'ın ibra edilmemesine ilişkin kararın iptalinde ise hukuki yarar bulunmadığını, yönetim kurulu seçiminin kanuna uygun olduğunu, özel denetçi atanması isteminin reddine ilişkin kararın iptali isteminin çelişkili olduğunu, mahkemeden özel denetçi atanmasını talep edebilmek için söz konusu istemin genel kurulda reddi gerektiğini, davacıların özel denetime konu ettikleri iddiaların somut verilere dayanmayıp özel denetim şartlarının gerçekleşmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece; bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamınına göre dava konusu kararlarda kanun, esas sözleşme ve iyi niyet kurullarına aykırı bir husus tespit edilmediğinden iptali taleplerinin reddi gerektiği, özel denetçi atanması talebine gelince; özel denetim isteminin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 438 ve 439. maddesinde düzenlendiği, davacıların daha önce bilgi alma hakkını kullanmış olup maddede aranan koşulun yerine getirildiği, anılan Kanun'un 439/2 hükmünde belirtildiği üzere özel denetçi isteminde bulunan pay sahiplerinin kurucuların, diğer şirket organlarının kanun veya esas sözleşmeye aykırı hareket ederek şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarını ikna edici bir şekilde ortaya koymaları gerektiği, her ne kadar son bilirkişi heyeti raporunda genel kurulda bağış kararı alınmadığından ... ayında yardım yapılarak ortaklar cari hesabına borç kaydedildiği belirtilmiş ise de bu husus özel denetçi atanmasını değil aynı Kanun'un 553. ve devamı maddeleri uyarınca yöneticiler hakkında sorumluluk davası açma imkanı vereceği, dava konusu olayda davacıların davalı şirket yöneticilerinin hangi davranış yükümlülüğünü ihlal ettiklerini ve bu kurala aykırılığın nasıl bir zarara sebep olduğunu açıkça ortaya koymadıkları, bu nedenle özel denetçi atama koşulları oluşmadığından bu talebin de reddi gerektiği kanaatiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların süresinde verdikleri istinaf dilekçesinde dava konusu 3, 4, 5, 6 ve 7 numaralı gündem maddelerinin iptali talebinin reddine ilişkin olarak istinaf sebep ve gerekçesini göstermedikleri, söz konusu maddeler bakımından kamu düzenine aykırı bir durumun da bulunmadığının anlaşıldığı, 6102 sayılı TTK’nın 635. maddesi yollamasıyla uygulanması gereken 438. maddesi uyarınca azlığın özel denetim talebi genel kurulca reddedilirse 3 ay içerisinde ilgililerce şirket merkezinin bulunduğu yer ticaret mahkemesine başvurmak suretiyle özel denetçi atanmasını istemesinin mümkün olduğu, bu itibarla özel denetime ilişkin talebin reddine yönelik genel kurul kararına karşı azlığın iptal davası açmasında hukuki yarar bulunmadığı, davacıların özel denetime ilişkin taleplerinin reddine genel kurulda reddine ilişkin kararın iptali için dava açmakta hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun dava konusu 3, 4, 5, 6, 7 numaralı gündem maddeleri yönünden esastan reddine, 9 numaralı gündem maddesi yönünden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzeni gözetilerek kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına özel denetçi atanmasına ilişkin talebin usulden reddine karar verilmiş, karar, davacılar vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 06.03.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
- bamAnkara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi2021/1960 E.2023/1725 K.Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 3, 4, 5, 6, 7 numaralı gündem maddeleri yönünden esastan reddine, 9 numaralı gündem maddesi yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, özel denetçi atanmasına ilişkin talebin usulden reddine
- ilk dereceAnkara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi2017/244 E.2020/475 K.Davanın reddine
- m. 438· İlk derece ve BAM: Pay sahiplerinin özel denetim isteme hakkı ve genel kurul kararı sonrasında mahkemeye başvuru usulü kapsamında uygulanmıştır.
- m. 439/ (2)· İlk derece: Özel denetçi tayini için kurucuların veya organların kanuna veya esas sözleşmeye aykırı hareket ederek şirketi zarara uğrattıklarının ikna edici şekilde ortaya konulması şartı yönünden incelenmiştir.
- m. 553· İlk derece: Ortaklar cari hesabına usulsüz borç kaydı iddialarının özel denetçi atanmasını değil, yöneticiler hakkında sorumluluk davası açma imkanı vereceği gerekçesiyle zikredilmiştir.
- m. 635· BAM: Limited şirketlerde ortakların bilgi alma ve inceleme hakları ile anonim şirket hükümlerine yapılan atıf yönünden değerlendirilmiştir.
- limited şirket
- genel kurul kararı
- iptal davası
- özel denetçi
- azlık hakları
- hukuki yarar
- yönetici sorumluluğu