Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 438, 523: Anonim Şirketlerde Özel Denetçi Atanması Koşulları ve Kâr Dağıtılmamasına İlişkin Genel Kurul Kararının İptali
Esas2024/5224E.Karar2025/4838K.
OnamaOy birliği
Karar Özü
Anonim şirketlerde azlığın özel denetçi atanmasını talep edebilmesi için bilgi alma hakkının kullanılmış olması ön koşulunun yanı sıra, şirketin veya ortakların zarara uğratıldığına ilişkin mahkemeyi ikna edici somut olguların varlığı şarttır.
Özet
Davacı pay sahibi, davalı anonim şirketin genel kurulunda alınan kararların iptali ve şirkete özel denetçi atanması istemiyle dava açmıştır. İlk Derece Mahkemesi, kâr dağıtılmaması ve oydan yoksunlukla ilgili kararların iptaline hükmetmiş; ancak şirketin mali yapısının kararlılığı ve fahiş harcama bulunmaması nedeniyle özel denetçi talebini reddetmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurularını esastan reddetmiş, Yargıtay ise kararı onamıştır.
Karar Metni9.635 karakter
11. Hukuk Dairesi 2024/5224 E. , 2025/4838 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/302 Esas, 2024/695 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/550 E., 2020/804 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin, dava dışı ... ile kurucu ortağı olup halihazırda da ortaklığının devam ettiğini, davalı şirket paylarının, davalı şirket ana sözleşmesi madde 8’de belirtildiği üzere, nama yazılı olup halihazırda senede bağlanmamış çıplak pay durumunda olduğunu, ancak davalı şirket pay defterinde her ne kadar ... %33,00 oranında pay sahibi olarak görünüyorsa da, müvekkilinden devralmış göründüğü %16,50 pay ile ilgili kayıt işleminin hukuka aykırı şekilde gerçekleştirildiğini, bu hususta müvekkili tarafından Bakırköy 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/562 E. sayılı dosyasında davalı şirket pay defterinde hukuka aykırı ve batıl şekilde davalı ... adına kayıt edilmiş bulunan %16,50 oranındaki hissenin müvekkiline ait olduğunun tespiti ile pay defterindeki ... adına olan %16,50 oranındaki payın kaydı terkin edilerek bu payın müvekkili adına kayıt ve tescili talebi ile dava açılmış olup bu davanın derdest olduğunu, davalı şirket yönetim kurulunun çağrısı ile, davalı şirketin 2018 yılı genel kurul toplantısı, 26.03.2019 tarihinde şirket merkezinde yapıldığını, gerek ertelenen 26.03.2019 tarihli toplantıda gerekse 26.04.2019 tarihli genel kurul toplantısında ...'nın davalı şirkette pay sahibi olmadığı payları temsil hakkı ile oy hakkının bulunmadığı dile getirilerek hazirun cetveline itiraz edildiğini ve bu husustaki muhalefet şerhlerinin divana sunulduğunu, toplantı tutanağının sadece divan başkanı tarafından imzalanmasına muhalefet edilmişse de aksi yönde karar alındığını ve uygulandığını, ancak konuşulan hususlar tutanağa geçirilirken tek taraflı şekilde değiştirildiğini, denetçinin gelen kurul toplantısına katılmadığını, bu sebeple de alınan kararların mutlak butlanla malul olduğunu, 26.04.2019 tarihinde gerçekleştirilen 2018 yılı genel kurul kararlarının mutlak butlanla malul olduğunun tespiti talebinin yerinde görülmemesi halinde, alınan genel kurul kararlarının iptali için de gerekçe oluşturduğundan öncelikle bu beyan ve itirazlarını tekrar ettiklerini, beyan ve itirazları saklı kalmak kadıyla, bunlara ek olarak, 2018 yılı genel kurulda faaliyet raporunun okunması, müzakeresi ve tasdikine ilişkin (3) nolu kararın iptali gerektiğini, denetçi genel kurul toplantısına katılmadığını, faaliyet raporunda yer alan ortaklık yapısı ve hisse oranları devam eden Bakırköy 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/562 E. sayılı dosyasında yer alan iddiaları kapsamında gerçeği yansıtmadığını, faaliyet raporunun okunması ve görüşülmesi mümkün ise de tasdik edilmesi yönünde karar alınamayacağını, 2018 yılı faaliyet raporunda şirketin faaliyet konusu ile ilgili piyasa verilerine hiç yer verilmediğini, önceki yıllar ve 2018 yılı birim maliyetler detayı (kur, stok, fire ve sair detaylar kapsamında birim maliyetlerdeki değişiklikler) ve maliyet artışları ile ilgili sorularına tatmin edici cevaplar verilememiş olup incelenmesi gerektiğini, gerek burada değinilen gerekse muhalefet şerhte belirtilen diğer sebeplerle 2018 yılı faaliyet raporunun kabulü mümkün olmayıp faaliyet raporunun görüşülmesinin finansal tabloların onaylanması kararı ile sıkı bağının bulunduğu da değerlendirilerek bu hususta 2018 yılı genel kurul toplantısı (3) nolu kararının iptali gerektiğini, davalı şirket 2018 yılı finansal tabloların onaylanmasına dair 26.04.2019 tarihli genel kurul (4) nolu kararının da iptali gerektiğini, faaliyeti giderleri ve genel yönetim giderlerinin çok yüksek olduğunu, pazar yönetimi, alım ve satım fiyat politikası, gider planlaması vs. ile ilgili gerekli ve yeterli hiçbir açıklama yapılmadığını, bu sebeplerle dürüst resim ilkesi kapsamında davalı şirket ticari defter ve kayıtları üzerinde detaylı bir inceleme yapılmasını gerçeği yansıtmayan finansal tabloların onaylanmasına ilişkin kararın iptalini talep ettiklerini, 2018 yılı kâr dağıtılmamasına dair alınan 26.04.2019 tarihli genel kurul (5), (9), (7) nolu kararının da iptali gerektiğini belirterek pay sahipliği ihtilaflı olan davalı şirkete menfaat çatışmalarını önlemek için kayyım atanmasına, pay sahipliğinin ve alınan kararların sıhhati yönünden işbu davaya etki edecek olan Bakırköy 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/562 E. sayılı dosyasının sonucunun beklenmesine, davalı şirketin 26.04.2019 tarihinde yapılan genel kurulunda alınan tüm kararların mutlak butlanla malul olduğunun tespitine, aksi kanaat hâsıl olduğu takdirde (7) nolu karar dışında alınan tüm kararların iptaline, özel denetim talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkil şirket paylarının senede bağlanmamış çıplak pay niteliğinde olduğunu, davacının, ... tarafından devralandığı görülen %16,50 oranlık paya ilişkin kayıt işleminin hukuka aykırı olarak gerçekleştirildiğine dair beyanları Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/562 E. sayılı dosya kapsamında incelenmekte olup, bu hususun işbu davada bekletici mesele yapılması gerektiğini, butlanı istenilen genel kurul kararlarının konusu itibari ile butlan davasına konu olamayacağını, ... ile davacı arasında akdedilmiş olan hisse devri sözleşmesi ile davacının şirket hissesini ...'ya devrettiğini, dolayısıyla dava konusu genel kurul toplantı ve karar nisapları tamamen hukuka uygun olduğunu, davacı itirazlarının dikkate alınmadığını beyan etmişse de toplantı tutanağının 7. maddesi hariç diğer tüm kararlarda itirazları açıkça yer aldığını, davacı tarafın yönetim kurulu üyeliğinden alınmış olmasının hukuka uygun olup davacı tarafın aksi yöndeki iddialarının reddi gerektiğini, ...’nın pay devrinin yapıldığı 02.04.2014 tarihinden beri şirkete nakit enjekte ettiğini, şirketin dar boğazdan kurtulması için elinden geleni ardına koymadığını, şirket kayıtlarında yapılacak basit bir inceleme ile kolayca anlaşılacağını, dava konusu genel kurulda alınmış kararların tamamı usul ve yasaya uygun olup; davacı tarafın aksi yöndeki iddialarının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile belirli şartlara bağlanmış olan özel denetçi istenmesine dair hakkın kullanılabilmesi için azlığın mahkemeyi ikna edici olay ve olgulara dayanarak ve zararın varlığına dair belirli bazı olayların incelenmesini talep edebileceği, azlığın başvuru talebi için gereken ön koşulun ise bilgi alma hakkını kullanmış olması olduğu, somut olayda özel denetçi atanması talep edilen şirketle ilgili kârlılık durumunun düzenli olarak devam ettiği, huzur hakkı ödemelerinin şirket hacmi dikkate alındığında fahiş olmadığı, geçmiş yıllardaki oranlarla orantılı olduğu, şirketin sektörde üst sıralarda yer alan yerini koruması, daha önce özel denetçi atanmasına ilişkin yapılan başvuruların mahkemelerce reddedilmesi ve en önemlisi de şirketteki pay sahiplerinin zarara uğratıldıklarına ilişkin somut bir delile rastlanmama sebebiyle iddia edilen olayların hiçbirisinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 438. maddesindeki şartları taşımadığı, genel kurulda alınan 5 nolu kararın kar dağıtılmamasına ilişkin olduğu, TTK'nın 523. maddesinde sıralanan hallerin mevcut olup olmadığının ortaya konulamadığı, yine 8. maddede oydan yoksunluk halinin bulunduğu gerekçesi ile davalı şirketin 26.04.2019 tarihli genel kurul toplantısında alınan 5 ve 8 nolu kararların iptallerine, 3, 4, 6 ve 9 nolu genel kurul kararları yönünden ispat edilemeyen davanın reddine, davacının özel denetçi atanması talebi yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, anonim şirket genel kurul kararlarının butlanla malul olduğunun tespiti, aksi kanaatte olunması halinde iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde davalıya iadesine, 03.07.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
Alt Mahkeme Zinciri
- bamİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi2021/302 E.2024/695 K.Esastan ret
- ilk dereceBakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi2019/550 E.2020/804 K.Davalı şirketin 26.04.2019 tarihli genel kurul toplantısında alınan 5 ve 8 nolu kararların iptallerine, 3, 4, 6 ve 9 nolu genel kurul kararları yönünden ispat edilemeyen davanın reddine, davacının özel denetçi atanması talebi yönünden davanın reddine
TTK Atıfları (2)
- m. 438· İlk derece: Özel denetçi atanması talebinin, şirketin düzenli kârlılığı ve zarara uğratıldığına ilişkin somut delil bulunmaması nedenleriyle kanuni şartları taşımadığı gerekçesiyle reddinde uygulanmıştır.
- m. 523· İlk derece: Genel kurulda alınan kâr dağıtılmaması yönündeki 5 nolu karara karşı maddede öngörülen istisnai haklı sebeplerin mevcut olup olmadığının değerlendirilmesinde esas alınmıştır.
Diğer Mevzuat
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 353/1-b(1)6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 370/16100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 372
Etiketler
- anonim şirket
- genel kurul iptali
- özel denetçi
- kâr dağıtımı
- oydan yoksunluk
- bilgi alma hakkı
Bağlı TTK Maddeleri