TTK 445: Genel Kurul Kararının İptali Davasında Ortaklık Sıfatının Kaybı ve Aktif Husumet Ehliyeti
Genel kurul kararının iptali davası derdest iken, davalı şirketin birleşme yoluyla tasfiyesiz infisah etmesi ve davacıya ayrılma akçesi ödenerek ortaklık sıfatının sona ermesi halinde, davacının davaya devam etmekte aktif husumet ehliyeti kalmaz.
Davacı, pay sahibi olduğu anonim şirketin olağan genel kurulunda alınan bilanço onayı, kâr dağıtmama, ibra ve rekabet yasağı istisnası gibi çeşitli kararların iptali istemiyle dava açmıştır. Yargılama sırasında davalı şirket başka bir şirketle birleşerek tasfiyesiz infisah etmiş ve davacıya ayrılma akçesi ödenerek ortaklık sıfatı sona ermiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, davacının ortaklık sıfatını ve dolayısıyla aktif husumet ehliyetini kaybettiği gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak davanın reddine karar vermiş; bu karar Yargıtay tarafından onanmıştır.
11. Hukuk Dairesi 2024/4488 E. , 2025/3648 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI :2021/511 Esas, 2024/796 Karar HÜKÜM :Davanın reddine İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI :2018/685 E., 2020/798 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 250.000,00 TL sermayeli davalı şirkette 1.425,00 TL tutarındaki hisseye sahip ortak olduğunu, davalı şirketin 2015, 2016 ve 2017 yıllarına ait olağan genel kurul toplantılarını hep birlikte ve aynı anda 28.03.2018 tarihinde yaptığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 409/1 maddesine aykırı şekilde 2015 ve 2016 yıllarına ait olağan genel kurullarını yasal süresi içinde yapmadığını, davalının 25.08.2015 ve 08.08.2016 tarihlerinde iki kez olağanüstü genel kurul yaptığını, bunların gündeminin de münhasıran davalının kısmi bölünmesine ilişkin olduğunu, davalının zamanında olağan genel kurul yapmamasına rağmen olağanüstü genel kurul yapmasının amacının olağan genel kurul gündeminin görüşülmesini özellikle istememesi ve bu sebeple olağan genel kurul yapmaktan kaçınması olduğunu, aynı zamanda hakim ortakları olan yönetim kurulu üyelerinin, 25.08.2015 ve 08.08.2016 tarihlerinde yapmış oldukları olağanüstü genel kurullarda aldıkları kararlarla şirketi tekrar tekrar bölerek ve en önemli malvarlıklarını şirket dışına çıkartarak, bunların piyasa değerlerinin altında fiyatlarla 3. kişilere devredilmesini sağladıklarını, bu olağanüstü genel kurul toplantılarında alınan kararları müteakip yapılan işlemler ve yönetim kurulu üyelerinin diğer bir kısım işlemleriyle ilgili olarak, doğrudan ve dolayısıyla zarar talebiyle, müvekkili tarafından, davalının yönetim kurulu üyeleri aleyhine İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde üç ayrı sorumluluk davaları bulunduğunu, davaların derdest olduğunu ve 21.03.2018 tarihinde açıldığını, davalının, açılan bu sorumluluk davaları üzerine özellikle ve bir an önce yönetim kurulu üyelerini ilgili yıllara ilişkin ibra etmek kaygı ve telaşıyla, sorumluluk davalarına konu olan her bir hususu gündem maddesi olarak belirlemek suretiyle, 28.03.2018 tarihinde işbu dava konusu olağan genel kurulu yaptığını, bu genel kurulun amacının her üç dava konusu işlemleri aklama gayret ve çabası ve yönetim kurulu üyelerini geriye dönük olarak ibra etmek olduğunu, gündemin 3. maddesine konu olan 2015, 2016 ve 2017 yıllarına ait bilanço ve kar-zarar cetvellerinin, yetersiz ve gerçek dışı olduğunu, gerçek durumu yansıtmadığını, dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, gündemin 4. maddesine konu olan, şirketin karının dağıtılmayarak yedek akçeye ayrılması kararının da dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, şirketin hiçbir aktif ticareti yok iken ve şirketin tek gelirinin ... tarafından ...'deki taşınmaz için ödenen kira geliri olduğunun belirtildiği dikkate alındığında, faaliyet raporlarında verilen bilgilerin anlaşılamadığını, şirketin giderlerinin ise görünmediğini, aslında şirketin, 2015 ve 2016 yılı olağan genel kurullarını özellikle, bilinçli olarak ve kötüniyetle yapmadığını, olağan genel kurulların zorunlu gündem maddelerinin küçük hissedarlar tarafından görüşülmesinden kaçındığını, hissedarların şirketin mali tablolarından haberdar olmasını istemediğini, olağan genel kurullar yapılmış olsaydı, küçük hissedarların bu kardan haberdar olacağını, belki de şirketteki hisselerini satmayacaklarını, gündemin 9. maddesinde şirketin aktifinde bulunan nakil vasıtalarının satılmasına karar verildiğini, bu durumun şirketin fiili tasfiyesi anlamına geldiğini, bu durumun sebebinin yönetim kurulu üyeleri tarafından açıklanamadığını, bu satışın keyfi ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, gündemin 5. maddesinde, yönetim kurulu üyelerinin 2015, 2016 ve 2017 yıllarına ait işlem ve fiilleriyle ilgili olarak, İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde 2018/348, 2018/349 ve 2018/350 E. numaralarıyla açılmış doğrudan ve dolayısıyla zarar talepli sorumluluk davaları bulunmasına rağmen yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmesinin yönetim kurulu üyelerinin bu şekilde aklanma çabası içinde olunduğunu gösterdiğini, ibra kararının özellikle dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, gündemin 6. maddesinde, görevlerini ihmal etmiş, gereği gibi yerine getirmemiş yönetim kurulu üyelerinin tekrar seçilmelerine karar verilmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, gündemin 8. maddesinde, ''şirkete ait 2495 parsel nolu Dikili/İzmir'deki taşınmazın, yönetim kurulu tarafından, TTK'nın 395. maddesi kapsamında genel kurul izni olmaksızın, yönetim kurulu üyesi ...'a satılması'' işleminin onaylanmasına karar verildiğini, bu işlemin derdest sorumluluk davalarına konu olduğunu, bu nedenle yönetim kurulu tarafından özel bir madde olarak bu maddenin eklendiğini, satıştan önce genel kuruldan izin almak gerekirken, sorumluluk davası açıldıktan sonra bu hukuka aykırı işlemi düzeltmek çabası ile alınan kararın kanuna, esas sözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu, gündemin 10. maddesinde, TTK'nın 395. ve 396. maddeleri kapsamında yönetim kurulu üyelerine izin verilmesinin talep edildiğini, ancak yönetim kurulu üyelerinin keyfi ve hukuka aykırı işlemleri ve şirketle işlem yapma yasağına aykırı işlemleri yapmış olmaları sebebiyle bu yetkilerin verilmesinin şirkete ve küçük pay sahiplerinin menfaatlerine aykırı olup, hakim ortaklar ve yönetim kurulu üyelerinin menfaatine olduğunu, böyle bir iznin kanuna ve objektif iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu, TTK'nın 445. maddesinde kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine iptal davası açılabileceğinin belirtildiğini, genel kurulda alınan kararların görünüşte kanun ve esas sözleşmeye uygun olmasına rağmen, çoğunluğun yetkilerini kötüye kullanarak azınlığı ve münferit pay sahiplerinin meşru çıkarlarını ihlal etmesi halinde, dürüstlük kuralına aykırılık sebebiyle bu genel kurul kararının iptali gerektiğini ileri sürerek 28.03.2018 tarihli 2015, 2016 ve 2017 yıllarına ait olağan genel kurulda alınan, gündemin 3, 4, 5, 6, 8, 9 ve 10. maddelerinin kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı olması sebebiyle iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu edilen genel kurul kararlarının gerek kanun ve esas sözleşmeye gerekse dürüstlük kurallarına uygun kararlar olduğunu, dava dilekçesinde söz konusu genel kurul kararlarının davacının hangi meşru ve somut hak ve menfaatlerini nasıl ihlal ettiğine dair somut bir bilginin mevcut olmadığını, davacının yapılan tüm olağan ve olağanüstü genel kurullara katıldığı halde sahip olduğu çok cüzi sayılabilecek ortaklık pay sahibi olmasını kötüniyetli olarak kullandığını, yapılan tüm genel kurullarda alınan kararlar yüzde yüze yakın bir ekseriyetle alındığı halde bunu gözardı etmenin kötüniyetli bir tutum olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin, ... Emlak İnşaat Turizm ve Bilişim Hizmetleri Anonim Şirketine, tüm aktif ve pasifiyle birlikte devir olarak, bu şirketle devir suretiyle birleştiği ve tasfıyesiz infisah nedeniyle sicil kaydının 19.06.2019 tarihinde terkin edildiği, davacıya, davalı şirketin devir olarak birleştiği ... Emlak İnşaat Turizm ve Bilişim Hizmetleri A.Ş.'den hisse verilmediği, davacının feshedilen davalı şirketteki hisse oranının %05,7 olduğu, davalı şirketin 7 ortaklı olduğu, genel kurulda, şirketin 10.000 adet paydan oluşan 250.000,00 TL'sı toplamındaki sermayesinin; 915 adet paya karşılık 22.875,00 TL'lık kısmının sahibinin toplantıya asaleten katıldığı, 9.007 adet paya karşılık 225.175,00 TL kısmının sahibi ise toplantıda vekâleten temsil edildiği, bu şekilde toplantı nisabının 9.922 adet pay toplamına karşılık 248.050,00 TL'lık sermaye sahibi şeklinde oluştuğu, davacının vekili tarafından temsil edildiği ve muhalefet beyanını toplantı tutanağına yazdırdığı, davanın 3 aylık yasal süre içerisinde açıldığı, gündemin 3. maddesinde 2015, 2016 ve 2017 yıllarına ait bilanço ve kâr - zarar hesaplarının okunarak müzakere edildiği, yapılan oylama sonucunda 57 adet olumsuz oya karşılık kullanılan 9.865 adet olumlu oy olmak üzere oy çokluğuyla onandığı, hesapların kabul edildiği, şirketin ticari defter ve kayıtlarının tasdiklerinin yaptırılmış olduğu, davalı şirketin 2015 senesi sonu itibarıyla 17.157.268,37 TL olan özvarlığının 2017 yılında 22.345.420,41 TL'ye yükselerek, sermayenin 89 katına ulaştığı, bilirkişi tespitlerine göre davalı şirketin mali tabloları, defter kayıtlarının neticelerini tam ve doğru olarak yansıttığı, bu nedenle iptali şartlarının oluşmadığı, gündemin 4. maddesinde 2015, 2016 ve 2017 yıllarına ait kârların şirket bünyesinde olağanüstü yedek akçe olarak bırakılmasına, kârın dağıtılmamasına 57 adet olumsuz oya karşılık kullanılan 9.865 adet olumlu oyla, oy çokluğuyla karar verildiği, kâr payı dağıtılmaması için somut bir gerekçe olmadığı, kâr payı dağıtılmamasının kanuna ve dürüstlük kuralına aykırı olduğu, yargılama sırasında davalı şirketin, başka bir şirkete devir olarak birleştiği ve tasfiyesiz infisah ettiği, devir alan şirketten de TTK'nın 140/2. ve 141. maddelerine istinaden ayrılma akçesi karşısında davacıya pay verilmediği, davacının ortaklığının sona erdiği, davacının İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/1072 E. sayılı dosyasıyla "Ayrılma Akçesinin Tespiti ve Ödenmesi" talepli dava açtığı, bu davada davacının 17.05.2019 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında ortaklıktan çıkarılmasına karar verildiği, davacının banka hesabına 117.979,64 TL'nin ayrılma payı akçesi olarak yatırıldığı, davacının bu miktarın yetersiz olduğunu ileri sürerek ayrılma payının tespiti ve tahsili için belirsiz alacak davası açtığı, dava dosyasında alınan bilirkişi raporuna göre, davacıya yapılan ayrılma akçesi ödemesinin 4.525,65 TL eksik olduğunun tespit edildiği, bu davada davacının bakiye ayrılma payı alacağı varsa yapılacak tespitlere göre dava sonunda davacının ayrılma akçesi içerisinde kar payını da tahsil edebileceği, 2018 yılında yapılan genel kurulda alınan kar payı dağıtılmaması kararının iptalinde davacının hukuki yararının olmadığı, yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin gündemin 5. maddesinin yönetim kurulu üyelerinin ibrasına, şirket yönetim kurulu üyelerinin seçilmesine ilişkin gündemin 6. maddesinin 57 adet olumsuz oya karşılık, kullanılan 9,865 adet olumlu oyla oy çokluğuyla karar verildiği, bu kararın iptalinin gerektiren bir nedenin tespit edilmediği, gündemin 8. maddesinde şirket aktifinde yer alan ...'a satılmış olan 2495 parsel numaralı ...'de bulunan taşınmazın satışının kabulü ve gerekli icazetin verilmesine, 57 adet olumsuz oya karşılık, kullanılan 9.865 adet olumlu oyla oy çokluğuyla karar verildiği, davalı şirketin 2017 senesindeki aktif büyüklüğünün 22,583.583,57 TL olduğu, taşınmazın ise 27.12.2017 tarihinde 305.000,00 TL'sına satıldığı, şirketin malvarlığı nazara alındığında bilirkişi tespitlerine göre önemli miktardaki şirket varlığının toptan satışı niteliğinde olmadığı, şirketin işini aksatıcı özelliği de bulunmadığı, bu nedenle TTK'nın 408/2. maddesinin kapsamına girmediği ve iptal şartlarının oluşmadığı, gündemin 9. maddesinde şirket aktifinde kayıtlı motorlu nakil vasıtalarının satılmasına oy birliği ile karar verildiği, bu konuda gerekli tüm izinlerin ve işlemlerin yapılması için yönetim kuruluna yetki verilmesine 57 adet olumsuz oya karşılık, kullanılan 9.865 adet olumlu oyla oy çokluğuyla karar verildiği, bilirkişi tespitlerine göre, taşıtların değerinin amortisman öncesi 251.778,47 TL olduğu, şirketin 22.583.583,57 TL'lık varlığı içinde önemli bir yere sahip olmadığı, şirket gelirlerine bir etkisi olmadığı ve iptali şartlarının oluşmadığı, gündemin 10. maddesinde yönetim kurulu başkan, başkan vekili ve üyelerine TTK'nın 395. ve 396. maddelerine göre izin verilmesine 57 adet olumsuz oya karşılık, kullanılan 9.865 adet olumlu oyla, oy çokluğuyla karar verildiği, yönetim kurulu üyelerinin tamamı yönünden yapılan oylamada TTK'nın 436/1. maddesi uyarınca kendileri ile ilgili rekabet yasağının kaldırılması oylamasında, anılan yetkinin verilmesine ilişkin karar ortak ile şirket arasında şahsi bir işe ilişkin olduğundan, oy yoksunluğu halinin uygulanması ve tüm yönetim kurulu üyelerinin rekabet yasağının kaldırılmasına karar verildiğine göre, her bir yönetim kurulu üyesi yönünden şirketle rekabet yasağının kaldırılması kararının yeterli nisapla alınıp alınmadığının belirlenmesi gerektiği, bir yönetim kurulu üyesi kendisi ile ilgili kararın alınmasında oy hakkından yoksun ise de, bu halde diğer yönetim kurulu üyesi ile ilgili oylamaya katılabileceği, yönetim kuruluna ... (4.948), ... (2.278) ve ... (915) oy adedi ile seçildikleri, bu kişilerden her biri için yapılan oylamada; kendisi, eşi, alt ve üst soyunun oydan yoksun olup, oy kullanamayacağı, "..." soyadında olanlar eş, alt ve üst soy olarak kabul edilse bile ... 'ın 915 adet kabul oyu, ret oyu kullanan davacının 57 adet oyundan fazla olduğundan ... ve ... 'a izin verilmiş olduğu, ... için ise kendisinin haricinde kullanılan kabul oyu toplamının 8.950 adet olduğu, bu miktar oy izin verilmesi için yeterli olup, bu kararın iptali şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle dava konusu 28.03.2018 tarihli genel kurulda alınmış olunan kararlardan 3, 5, 6, 8, 9 ve 10 nolu gündem maddelerinin iptaline ilişkin talebin esastan reddine, aynı genel kurulun 4 nolu gündem maddesinin iptaline ilişkin talebin hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, dava tarihinde davalı şirkette binde 57 oranında pay sahibi olduğu, davalı şirketin dava tarihinden sonra, yargılama sırasında dava dışı ... Emlak İnşaat Turizm ve Bilişim Hizmetleri A.Ş.'ne tüm aktif ve pasifleri ile devrolunduğu, birleşme ve tasfiyesiz infisah nedeniyle 19.06.2019 tarihinde sicilden terkin edildiği, birleşmeye ilişkin 17.05.2019 tarihli genel kurulun yapıldığı ve davacıya ayrılma akçesi ödenerek şirketten ayrılmasına karar verildiği, davacının hesabına 18.06.2019 tarihinde 117.979,64 TL ayrılma akçesi yatırıldığı, davacının İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinde ayrılma akçesinin doğru hesaplanmadığı iddiasıyla dava açıldığı, davanın derdest olduğu, bu haliyle davacının yargılama sırasında ortaklık sıfatının sona erdiği, genel kurul kararlarının iptalini isteyen davacının, bu dava sırasında ortaklık sıfatını davanın kesinleşmesine kadar davam ettirmesi gerektiği (Yargıtay 11.HD'nin 13.02.2013 tarih, 2012/1135 E., 2013/2461 K. sayılı kararı ile 04.03.2020 tarih ve 2019/3528 E., 2020/2358 K. sayılı kararı da bu yöndedir.) aksi takdirde ortaklık sıfatının sona ermesine bağlı olarak, davacı sıfatını kaybedeceği, somut olayda davacı, ortaklık sıfatını yargılama sırasında kaybettiğinden, davanın aktif husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesi ile reddi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın davacının aktif husumet ehliyeti bulunmaması sebebiyle reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı şirketin 28.03.2018 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında alınan 3, 4, 5, 6, 8, 9 ve 10 numaralı kararların iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 22.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
- bamİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi2021/511 E.2024/796 K.Davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın davacının aktif husumet ehliyeti bulunmaması sebebiyle reddine
- ilk dereceİstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi2018/685 E.2020/798 K.3, 5, 6, 8, 9 ve 10 nolu gündem maddelerinin iptaline ilişkin talebin esastan reddine, 4 nolu gündem maddesinin iptaline ilişkin talebin hukuki yarar yokluğundan usulden reddine
- m. 140/ (2)· İlk derece: Davalı şirketin devrolması neticesinde ayrılma akçesi karşılığında davacıya devralan şirketten pay verilmediğinin tespiti
- m. 141· İlk derece: Davacının ayrılma akçesi alarak ortaklığının sona ermesi bağlamında
- m. 395· İlk derece: Yönetim kurulu üyelerine şirketle işlem yapma izni verilmesi kararının iptali talebinin değerlendirilmesi
- m. 396· İlk derece: Yönetim kurulu üyelerine rekabet yasağı istisnası verilmesi kararının oylanması
- m. 408/ (2)· İlk derece: Taşınmaz satışının önemli miktarda şirket varlığının toptan satışı niteliğinde olmadığı ve maddenin kapsamına girmediği tespiti
- m. 436/ (1)· İlk derece: Rekabet yasağının kaldırılması oylamasında ilgililerin ve yakınlarının oy yoksunluğu halinin uygulanıp uygulanmadığının denetimi
- genel kurul kararının iptali
- aktif husumet ehliyeti
- ortaklık sıfatının kaybı
- birleşme
- ayrılma akçesi
- tasfiyesiz infisah