TTK 446, 622: Limited Şirket Genel Kurul Kararlarının İptali Davasında Muhalefet Şerhinin Özel Dava Şartı Niteliği
TTK 622 maddesi yollamasıyla limited şirketlerde de uygulanan TTK 446 maddesi uyarınca, genel kurul kararının iptali davası açılabilmesi için ortakların toplantıda hazır bulunup karara olumsuz oy vermesi ve bu muhalefetini tutanağa geçirtmesi özel bir dava şartıdır.
Davacılar, ortak oldukları aile şirketi niteliğindeki limited şirketin genel kurulunda kendilerinin ortaklıktan çıkarılması amacıyla müdürlere yetki verilmesine dair alınan kararın iptalini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi kararın dürüstlük kuralına ve nisaplara uygun olduğu gerekçesiyle davayı esastan reddetmiş, bölge adliye mahkemesi de istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay ise davacıların genel kurul tutanağında muhalefet şerhinin bulunmamasının özel dava şartı noksanlığı teşkil ettiğini, davanın esastan değil dava şartı yokluğundan reddedilmesi gerektiğini belirterek hükmün gerekçesini değiştirerek düzeltilerek onanmasına karar vermiştir.
11. Hukuk Dairesi 2025/3422 E. , 2026/714 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1540 Esas, 2025/549 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/149 E., 2022/385 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 10 ortaklı bir aile şirketi olup 1969 yılında ...tarafından kurulduğunu, 02.02.2020 tarihinde murisleri ...in vefat etmesinden sonra davacıların 14.12.2020 tarihinde şirketin hissedarları olduğunu, şirket adına çok sayıda kayıtlı taşınmaz olup, murisleri ...ten kalan bu taşınmazlardaki hisseleri dışında başkaca bir geçim kaynağı olmayan müvekkillerinin, diğer maliklerle anlaşamamaları neticesinde söz konusu taşınmazlarla ilgili ortaklığın giderilmesi davaları açtıklarını, şirket yöneticisinin müvekkillerini yönetimin dışına attığını, murislerinin vefatından sonra müvekkillerine karşı sistematik kötü davranışların devam ettiğini, basiretli bir tüccar gibi davranma geleneğinin, ticari örf ve adetlerin, teamüllerin, ticari ahlak yok sayılmak suretiyle ayaklar altına alındığını, şirketler hukukuna hakim olan eşit işlem ilkesine göre şirket yapılanmasının ortaklar bakımından eşit haklar içerecek şekilde oluşturulması gerektiğini, genel kurul toplantısında alınan kararların ticari örf ve adetler, teamüller ve ticari ahlak ile bağdaşmadığını, yapılmak istenenin müvekkillerinin bir kısım haklarını yok etmek olduğunu, çoğunluğu elinde bulunduran ortakların, haklarını kötüye kullanarak azınlığı ve tek tek ortakların çıkarlarını ihlal edecek nitelikte olması halinde dürüstlük kuralına aykırı alınan kararların iptal edilmesi gerektiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 245. maddesinde haklı sebebin sınırlarının çizilmeye çalışıldığını, genel kurulda söz alan ortakların iddialarının tamamen soyut ve mesnetsiz olduğunu, müvekkillerinin ortaklığın giderilmesi davalarını kötüniyetli olarak değil diğer ortaklarla maddi konularda anlaşamamaları nedeniyle açtıklarını, bu durumun tabi hakları olması yanında haklı sebep olarak Kanunda sayılmadığını, müvekkillerinin herhangi bir şahsa veya emlakçıya ...Pastanesinin satılacağını kesinlikle söylemediği, bu konuda bir ilan vermediklerini ileri sürerek davalı şirketin 13.02.2022 tarihli olağan genel kurul kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; iptal davası için dava açan ortağın ilgili karara ret oyu vermesi ile muhalefet şerhinin toplantı tutanağına geçirmesinin dava şartı olduğunu, bunun yanında davacıların evet oyu verdiği ve çekimser kaldığı kararların olmasına rağmen hangi kararı dava ettiklerinin anlaşılamadığını, dava dilekçesinden genel kurul tutanağının 8. maddesinde alınan kararın dava edildiğinin anlaşıldığını, alınan kararın dava için verilen yetki kararı olup, dava açılması halinde, davayı görecek mahkemenin değerlendirip karar verecek olması nedeniyle bu aşamada dava açmanın yersiz ve hukuken mümkün olmadığını, genel kurul toplantısının kanuna uygun yapıldığını, genel kurulda alınmış olan ortaklıktan çıkarma davası açılması hususunda müdürlere yetki verilmesine ilişkin kararın, ne denli haklı olarak alınmış bir karar olduğunu teyit ettiğini, davacıların murisi ...ten kaynaklanan olumsuz gelişmelerin müvekkili şirkete, şirket ortaklarına ve şirketin marka değerine olağanüstü zarar verdiğini, davacılar dışındaki diğer ortakların şirketin ayakta kalmasını temin ettiklerini, davacıların gelişmeleri bilmelerine rağmen, aralarında imalathane nitelikli dükkanların da bulunduğu taşınmazların satışı için ortaklığın giderilmesi davası açtıklarını, anlaşma tekliflerine kayıtsız kaldıklarını, davacıların amacının hak aramak değil, müvekkili şirkete ve ortaklara/aile bireylerine zarar vermek kasdı ile yapılmış olan girişimler olduğunu, her kararın şirketin ve şirket ortaklarının menfaatlerinin korunması amacıyla alınmış hukuka uygun kararlar olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı şirketin halihazırdaki şirket ortaklarının ortak murisi olan ...tarafından kurulduğu, adı geçenin vefatıyla paylarının halihazırdaki ortaklara geçtiği, aile şirketi niteliğinde olduğu, ortak muris tarafından edinilen çok sayıda taşınmazın miras payları oranında tüm ortaklara ait olduğu, bütün mirasçılar yönünden ortaklık ilişkisi devam etmesine rağmen davacıların İzmir 10. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/1509 E. sayılı dosyası ile İzmir 13. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/1503 E. sayılı dosyasında ortaklığın giderilmesi davası açtıkları, buna karşın ortak ...tarafından İzmir 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/437 E. sayılı dosyasında davacılara karşı tapu iptal ve tescil davasının açıldığı, bu davalar derdest iken davaya konu genel kurul toplantısının yapıldığı, tutanakta davaya konu kararla ilgili söz alan ortakların, davacıların şirketin zor zamanlar yaşadığı bir dönemde şirketin faaliyetinin olduğu pastanenin ve üretimin yapıldığı dükkanların bulundukları taşınmazların satışını isteyerek ve dile getirdikleri diğer nedenlerle şirkete zarar verdikleri düşüncesinde bulunduklarını beyan ettikleri ve davacılar dışındaki bütün ortakların davacıların ortaklıktan çıkarılması için şirket müdürüne yetki verilmesi konusunda kabul oyu kullandıkları, alınan kararın açıkça haksız, eşitlik ilkesine aykırı, objektif iyiniyet kurallarına uygun olmayan sebeplerle veya gerekçesiz, nedensiz ve kötüniyetli olarak alındığına dair dosyada bir delil bulunmaması nedeniyle objektif iyi niyet kurallarına aykırı olmadığı, davacılar dışındaki diğer bütün ortakların, davacıların şirketin zararına davranışlarda bulunduğu düşüncesinde ve iddiasında olarak karar aldıkları göz önünde tutularak; davaya konu kararın, 6102 sayılı TTK'nın 621. maddesi ile şirket ana sözleşmesinin 18. maddesi hükümlerine uygun olduğu gibi objektif iyiniyet kurallarına aykırı olarak alınmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı; kararın 6102 sayılı TTK'nın 621. maddesindeki nisaplara uygun alındığı, icrai nitelikte bir karar olmadığı, Mahkemenin haklı sebeplerin varlığının ve buna ilişkin delillerin ileride açılacak ortaklıktan çıkarılma davasında toplanarak tartışılması gerektiği yönündeki değerlendirmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, limited şirket genel kurul kararının iptali talebine ilişkindir. B.Değerlendirme ve Gerekçe 1.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.6102 sayılı TTK'nın 622. maddesi atfıyla limited şirketlere de uygulanması gereken, aynı Kanun'un "İptal davası açabilecek kişiler" başlıklı 446. maddesinde toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten pay sahiplerinin iptal davası açabileceklerinin düzenlendiği, muhalefet şerhinin bulunmasının özel dava şartı niteliğinde olduğu, somut olayda davacıların toplantı tutanağında muhalefet şerhlerinin bulunmadığı gözetilerek Mahkemece dava şartı yokluğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kararın niteliğinin ortakların şahsi menfaatlerine ilişkin bulunduğu, toplantı tutanağına muhalefet şerhi düşmelerinin gerekmediği ve bu yönde özel dava şartı aranmayacağı gerekçesiyle karar verilmiş olması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan, davacılar vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının değişik gerekçe ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istekleri hâlinde ilgililere iadesine, 04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
- istinafİzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi2022/1540 E.2025/549 K.Esastan ret
- ilk dereceİzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi2022/149 E.2022/385 K.Davanın esastan reddi
- m. 621· İlk derece ve BAM: Genel kurulda alınan karar nisabının TTK 621 maddesine uygun olduğunun tespiti
- m. 622· Yargıtay: Anonim şirket genel kurul kararlarının iptaline ilişkin hükümlerin limited şirketlere de uygulanacağına yönelik yollama
- m. 446· Yargıtay: İptal davası açılabilmesi için toplantıda hazır bulunup olumsuz oy verme ve muhalefeti tutanağa geçirtme şartının özel bir dava şartı olduğunun belirtilmesi
- limited şirket
- genel kurul kararının iptali
- muhalefet şerhi
- dava şartı yokluğu
- ortaklıktan çıkarma
- aile şirketi