TTK 446: Genel Kurul Kararlarının İptali Davasında Karar Sonrası Muhalefet Şerhi Zorunluluğu ve Peşin İtirazın Geçersizliği
Genel kurul kararlarının iptali davası açılabilmesi için kararın alınmasından önce yapılan peşin itirazlar yeterli olmayıp, TTK 446 uyarınca karar alındıktan sonra olumsuz oy kullanılması ve muhalefet şerhinin tutanağa geçirilmesi zorunludur.
Davacı azınlık pay sahibi, yönetim kayyımlarınca düzenlenen genel kurul toplantısında yönetim kurulu üyelerinin ücretlerinin belirlenmesine dair alınan kararın iptalini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacı temsilcisinin oylama öncesinde öneriye karşı çıkmasına rağmen kararın kabul edilmesinin ardından muhalefet şerhini tutanağa yazdırmadığı gerekçesiyle TTK 446 uyarınca davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesi peşin itirazların kanundaki muhalefet şartını karşılamadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunu esastan reddetmiş, Yargıtay da bu kararı onamıştır.
11. Hukuk Dairesi 2024/6327 E. , 2025/3503 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1519 Esas, 2024/1458 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/6 E., 2024/158 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun (TMSF) kayyım olarak atandığı davalı şirketin %15 paylı hissedarı olduğunu, yönetim kayyımlarınca yapılan 22.08.2023 tarihli genel kurul toplantısında şirket yönetim kurulu üyelerinin belirlendiğini, bu yönetim kurulu tarafından da 10.10.2023 tarihinde genel kurul toplantısı yapıldığını, genel kurulda yönetim kurulu üyelerinin ücret hakkının belirlenmesine yönelik öneriye müvekkili adına temsilen katılan ... ... 'nın itiraz ettiğini, ancak yapılan oylamada yönetim kurulu üyelerine aylık 22.000,00 TL ödenmesine karar verildiğini, müvekkilinin azınlık hakkının ihlal edildiğini, kararın şirket menfaatlerine aykırı olduğunu ileri sürerek 10.10.2023 tarihli genel kurul kararının 2. numaralı maddesinde alınan kararın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; şirkette görev yapan mevcut yönetimin ücret almasının usul ve yasaya uygun olduğunu, yönetim kurulu üyelerinin ücret hakkının yasal düzenlemelere bağlandığını, kararın kanuna, esas sözleşmeye uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Şirketin %85 yönetim hakkının TMSF'de olduğu, davalı Şirketin 10.10.2023 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında yönetim kurulu üyelerinin, üye ücretlerinin görev yapmaya başladıkları tarihten itibaren aylık net 22.000,00 TL olarak belirlenmesini önerdiği, davacı temsilcisinin karara itiraz ettiği, bahsekonu ücretin ödenmesine oy çokluğu ile karar verildiği, davacı tarafın şirkete atanan yönetim kurulu üyelerine ayrı ayrı ücret takdir edilmesinin şirketi zarara uğratacağı ve öz sermayesini bütünüyle tüketecek bir karar olduğundan bahisle genel kurulda bu kararın oylamasından önce beyanda bulunduğu, karar verildikten sonra muhalefet şerhini tutanağa yazdırmadığı, genel kurul toplantılarında alınan kararlardan sonra oylamaya geçilmeden önce yazılan muhalefet şerhinin iptal davası açısından olması gereken muhalefet olarak kabul edilemeyeceği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 446. maddesi uyarınca toplantıya katılıp muhalefet şerhini tutanağa ekleten ortakların üç aylık süre içerisinde iptal davası açabileceği, davacı tarafından kararın alınmasından sonra yapılmış bir muhalefet bulunmadığı, bu nedenle iptal davası açabilmek için 6102 sayılı TTK'nın 446. maddesi uyarınca alınan kararlara muhalif kalma koşulunun davacı tarafından yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu sebebi ile usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı TTK'nın 446. maddesine göre iptal davası açılabilmesi için, toplantıya katılmak, olumsuz oy vermek ve muhalefetini tutanağa geçirtmek şartlarının birlikte bulunması gerektiği, oylama öncesi yapılan görüşmeler sırasında bir öneriye karşı olunduğunun belirtilmesi veya ret oyu kullanılmasının, alınan karara muhalif olunduğu anlamına gelmeyeceği, davacı ortağın temsilcisi aracılığıyla genel kurula katıldığı, davacı temsilcisinin yönetim kurulu üyelerine ücret ödenmesine ilişkin gündemin 2. maddesine yönelik olarak, henüz karar alınmadan önce karşı çıkarak peşin muhalefette bulunduğu, yapılan öneriden sonra oylamadan önce yapılan itirazın, "alınan karara itiraz" edildiği anlamına gelmeyeceği, karar alındıktan sonra muhalefet şerhi veya muhalefet şerhi anlamına gelebilecek bir beyanda bulunulmadığı, ayrıca yazılı olarak da bildirilmediği, bu şekildeki muhalefetin, öneriye karşı çıkma niteliğinde olup, kararın alınmasından sonra yapılmış bir karşı çıkma veya muhalefet şerhi bulunmadığından, iptal davası açabilmek için zorunlu olan alınan karara muhalif kalma koşulu yerine getirilmediğinden davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı Şirketin 10.10.2023 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan, yönetim kurulu üyelerine ücret ödenmesine ilişkin 2 numaralı kararın iptali talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 20.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
- bamİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi2024/1519 E.2024/1458 K.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi
- ilk dereceTekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi2024/6 E.2024/158 K.Davanın dava şartı yokluğu sebebi ile usulden reddi
- anonim şirket
- genel kurul
- iptal davası
- muhalefet şerhi
- dava şartı
- peşin muhalefet
- yönetim kurulu ücreti