TTK 447, 595, 620: Limited Şirkette Pay Devrinin Onayı, Konkordato Başvurusu ve Genel Kurul Karar Nisapları
Limited şirketlerde pay devrinin onaylanmasına ilişkin genel kurul kararına karşı açılan iptal davasında mahkemece yürütmenin durdurulması veya ihtiyati tedbir kararı verilmediği sürece pay devri geçerliliğini korur ve devralan ortağın sonraki genel kurullarda oy kullanması hukuka aykırılık teşkil etmez.
Davacılar, limited şirketin genel kurulunda alınan pay devrinin onayı, konkordato başvurusu yapılması ve bağımsız denetçi seçimi kararlarının mutlak butlanla malul olduğunu ve iptalini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, pay devrinin usulüne uygun yapıldığını, diğer kararların da gerekli toplantı ve karar nisapları sağlanarak oy çokluğuyla alındığını belirterek davanın reddine karar vermiş, bölge adliye mahkemesi de istinaf başvurusunun esastan reddini kararlaştırmıştır. Yargıtay, alt mahkemelerin vakıa ve hukuki değerlendirmelerini yerinde bularak bölge adliye mahkemesi kararının onanmasına hükmetmiştir.
11. Hukuk Dairesi 2025/3355 E. , 2026/62 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1704 Esas, 2025/785 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/329 E., 2024/996 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin ... Ticaret Sicil Memurluğu’na ... sicil numarası ile kayıtlı olan davalı şirketin hissedarları olduğunu, müvekkillerinden ...’ün dava konusu ortaklar kuruluna kadar davalı şirketin münferiden yetkili müdürlüğü görevini yürüttüğünü, davalı şirketin 01.03.2024 tarihinde yapılan ortaklar kurulunda alınan 3 nolu karar ile, ortaklar ..., ... ve ...’ın bir kısım hisselerini ...’e devretmelerine dair pay devri işlemlerinin kabulüne, devir hususunun şirket pay defterine işlenmesine, ..., ... ve ...’ın kabul oylarıyla ve oy çokluğuyla karar verildiğini, müvekkillerinin bu kararlar için olumsuz oy kullandığını ve muhalefet şerhlerini ayrı ayrı tutanağa yazdırdıklarını, alınan 4 nolu karar ile şirket adına konkordato başvurusu yapılmasına oy çokluğuyla karar verildiğini, alınan 5 nolu karar ile 2020 yılı bakımından ... Bağımsız Denetim A.Ş.'nin, 20 22... yılları için ise ... Bağımsız Denetim A.Ş.'nin bağımsız denetim kuruluşu olarak seçildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 422. madde hükmüne göre dava konusu genel kurul tutanağında orada hazır bulanan ortakların veya temsilcilerinin isimleri, bunların sahip oldukları paylar, payların sayıları ve itibari değerlerinin belirtilmediğini, sadece asaleten ve vekaleten bulunan payların sayı ve itibari değerlerine yer verildiğini, 3, 4 ve 5 nolu kararların hiçbirinin bu yasa hükmüne uygun olmadığını, kararlara verilen olumlu ve olumsuz oyların sayıları, temsil ettikleri pay oranlarının bu karar metinlerinde bulunmadığını, davalı şirketin bazı ortaklarından paylarını kısmen devralmış olan ...’ün temsilcisi vasıtasıyla dava konusu genel kurula katılması ve oy kullanması açıkça hukuka aykırı olup, anılan yasa hükmü çerçevesinde bu durumun da iptal sebebi olduğunu, zira kendisinin devraldığı ilk hisselere ilişkin pay devri işleminin onaylanmasına dair 27.12.2023 tarihli genel kurulun 3 nolu kararına karşı taraflarınca ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2024/1 E. sayılı dosyasında açılmış iptal davası halen sürdüğünden, kendisinin oylamalara katılmasının mümkün olmadığını, 2023 yılı içinde de denetim şirketi seçimi kararı alınmış olmasına rağmen 07.03.2024 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yaptırılan ilanda bu yıla ait karara hukuka aykırı biçimde yer verilmediğini ve bu yıl bakımından tescil işlemi yapılmadığını ileri sürerek davalı şirketin 01.03.2024 tarihli genel kurulunda alınan 3, 4 ve 5 nolu kararların butlanla malul olduğunun tespitine, bunun uygun görülmemesi halinde kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin 01.03.2024 tarihinde yapılan genel kurul toplantısının yasalara, yerleşik Yargıtay uygulamalarına, TTK'nın 422. maddesine, dürüstlük ve iyi niyet kurallarına, TTK'nın konuyla ilgili tüm düzenlemelerine uygun olduğunu, davacıların aksi yöndeki beyan ve iddialarının yasal dayanağı olmadığını, dava konusu genel kurulda alınan kararların TTK'da öngörülen nisaplara uygun olarak alındığını, TTK'nın 595. maddesi gereğince genel kurul toplantısında pay devrine ilişkin karar alındığı ve onaylandığı anda devrin gerçekleştiğini, ...'ün müvekkili şirkette pay sahibi haline geldiğini, 3 nolu karara yönelik iptal ve butlan istemlerinin hukuki dayanağının olmadığını, bu hususun davacılar tarafından toplantı sırasında hiç dile getirilmediğini ve itiraz konusu yapılmadığını, 27.12.2023 tarihli genel kurulda alınan 4 nolu karar ile pay devri oy çokluğuyla onaylanan yeni ortak ...'ün şirkete müdür olarak atanmasına karar verildiğini, dava konusu işbu kararların toplantı karar nisabı sağlanarak alındığını, davacının 4 ve 5 nolu kararlara yönelik iddialarının tamamen gerçek dışı olduğunu, davacıların bir takım mesnetsiz iddialar ile müvekkili şirketin mali denetimini yapan bağımsız denetim firmasının dava dosyasına hatalı bağımsız denetim raporu sunması nedeniyle seçilmesine ilişkin genel kurul kararının mutlak butlan ve iptalini istediğini, davacıların konkordato yoluna gidilmesini engelleme amacı güttüklerini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı şirketin 01.03.2024 tarihinde yapılan genel kuruluna tüm ortakların asaleten/vekaleten katıldığı, gündemin 3 nolu kararı ile şirket hissedarlarından ..., ... ve ...'ın bir kısım hisselerinin .... Noterliği'nin 09.01.2024 tarihli ..., ..., ... sayılı hisse devir sözleşmesi ile devrinin onaylanmasına oy çokluğuyla karar verildiği, gündemin 4 nolu kararı ile davalı şirket hakkında konkordato başvuru yapılmasına oy çokluğuyla karar verildiği, gündemin 5 nolu maddesi ile 2020 - 2022 - 2023 yıllarına ilişkin bağımsız şirketlerinin seçilmesine oy çokluğuyla karar verildiği, davacıların olumsuz oy kullanarak muhalefet şerhini tutanağa geçirdiği, davacı tarafın öncelikle söz konusu kararların butlan ile malul olduğunu ileri sürdüğü, TTK'nın 447. maddesinde genel kurulun hangi tür kararlarının batıl olduğunun hüküm altına alındığı, buna göre pay sahibinin genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilmez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, pay sahibimin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarının kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran kararların batıl olduğu, dosya kapsamında bu nitelikteki kararların varlığı tespit edilemediğinden butlana yönelik talebin reddi gerektiği, genel kurul kararlarının iptali yönünden yapılan incelemede ise; dava konusu yapılan 3, 4 ve 5. maddelerde davacının oylamadan sonra muhalefet şerhinin bulunduğu ve davanın süresince açıldığı tespit edilmiş olmakla her bir karar yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapılması gerektiği, 3 nolu karar yönünden; davalı şirket hissedarlarından ..., ..., ...'ın hisse devir sözleşmesi ile bir kısım hisselerini dava dışı ...'e devrettiği, devir sözleşmesinin TTK'nın 591/1. maddesine uygun olarak yapıldığı ve oy çokluğuyla kabul edildiği, 4 nolu karar yönünden; şirket borçlarının vadesi geldiği halde ödenememesi tehlikesi olduğundan bu konuda hazırlanan rapora da dayanılarak konkordato başvurusu yapılmasına yönelik karar alındığı, nitekim mahkemenin 2024/485 E. sayılı dosyasında konkordato başvurusunun yapıldığı, TTK'nın 620. maddesinde limited şirketlerle ilgili olmak üzere kanun veya şirket sözleşmesinde aksi öngörülmediği takdirde seçim kararları dahil tüm genel kurul kararlarının toplantıda temsil edilen oyların salt çoğunluğuyla alınacağının düzenlendiği, 30.07.2024 tarihli bilirkişi raporunda şirketin toplam paylarının 820.000 adet olduğu, kararların 273.634 red oyuna karşı 546.366 kabul oyu ile ve oy çokluğuyla kabul edildiğinin tespit edildiği, öte yandan hazirun tutanağına göre şirket ortak sayısı 6 olup 4 ortağın olumlu oyuyla kararların alındığı, yasal çoğunluğun sağlandığı bu yönden iptali gerektirir bu hususun bulunmadığı, bunun yanında hazirun cetvelinde gerekli bilgilerin bulunduğu, kararlarda nisap bulunmamakta ise de genel kurula tüm ortakların katılması, pay oranlarının hazirun cetvelinde belli olması ve olumsuz oy verenlerin pay oranlarının da bilinmesi karşısında alınan kararlarda herhangi bir belirsizliğin bulunmadığı, ileri sürülen eksikliklerin sonuca etkisinin bulunmadığı, davacı tarafın birleştirilmesi istediği mahkemenin 2024/1 E. sayılı dosyasında bir kısım hissedarların paylarının devrine ilişkin genel kurul kararlarının iptalinin talep edildiği, yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verildiği ve henüz kesinleşmediği, mahkemece ayrıca bir tedbir kararı verilmediği, bu nedenle pay devirlerinin iptal edilmediği sürece geçerliliğini koruduğu, dolayısıyla birleştirilmesi yahut sonucunun beklenmesinin gerekmediği, dolayısıyla hisselerin devredildiği dava dışı ortak ...'ün genel kurula katılmasında ve oy kullanmasında yasaya aykırı bir yön görülmediği, 5 nolu karar yönünden; 01.01.2022 - 31.12.2022 yılı için ve 01.01.2023-31.12.2023 yılı için bağımsız denetim şirketi olarak ... Bağımsız Denetim A.Ş.'nin belirlendiği, iptal gerekçesi olarak bu şirketin mahkemenin 2023/1504 E. sayılı dosyasına sunduğu bağımsız denetim raporundaki eksikliklerin gösterildiği, ancak mahkemenin 2023/1504 E. sayılı dosyasındaki karara göre bağımsız denetim raporunun denetlenmesi teknik bir konu olup ancak konkordato komiseri yahut bilirkişi tarafından denetlenebileceği, yine söz konusu konkordato dosyasına verilen bağımsız denetim raporunun, mahkemenin verdiği süre içerisinde ve açılan konkordato davasındaki eksiklikleri gidermek için hazırlandığı, kasten hatalı eksik rapor hazırlandığı hususunda dosyada bilgi, belge ve delil bulunmadığı, öte yandan 01.01.2023-31.12.2023 dönemi için bağımsız denetim şirketinin seçilmesine ilişkin kararın ticaret sicilde tescil edilmediği, ancak iptal davası açılabilmesi için kararın tescilinin zorunlu olmadığı, karar yine oy çokluğuyla kabul edilmiş olup gerek ortak sayısı gerekse pay sayısına göre yasal çoğunluğun sağlandığı, dava konusu yapılan 3, 4 ve 5 nolu kararların butlanla malul olmadığı ve "... Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları İle Bu Toplantıda Bulunacak Bakanlık Temsilcileri Hakkında Yönetmelik" hükümlerine uygun yapıldığı, iptal gerekçesi olarak ileri sürülen sebeplerin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, somut uyuşmazlıktaki genel kurul tarihi itibariyle iptal edilmiş bir hisse devri bulunmadığı, yerel mahkemenin bekletici meseleye ilişkin değerlendirmesinde isabetsizlik bulunmadığı, genel kurul kararı uyarınca konkordato başvurusunda bulunulduğu, yerel mahkemenin denetim raporlarına ilişkin değerlendirmesinde de isabetsizlik bulunmadığı, davaya konu kararlarda TTK'nın 447. ve 445. maddesine aykırı bir yön bulunmadığı, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, limited şirket genel kurul kararlarının butlanla malul olduğunun tespiti olmadığı takdirde iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 12.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
- bam... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi2024/1704 E.2025/785 K.Esastan ret
- ilk derece... Asliye Ticaret Mahkemesi2024/329 E.2024/996 K.Davanın reddi
- m. 422· İlk Derece: Genel kurul tutanağında hazır bulunan pay sahiplerine ilişkin eksiklik iddialarının sonuca etkili olmadığının tespiti
- m. 447· İlk Derece/BAM: Genel kurul kararlarında mutlak butlan hallerinin bulunmadığının tespiti
- m. 595/ (1)· İlk Derece: Pay devir sözleşmesinin geçerliliği ve devralan ortağın oy hakkı değerlendirmesi (Karar metninde sehven TTK m. 591/1 olarak zikredilmiştir)
- m. 620· İlk Derece: Limited şirket genel kurulunda kararların salt çoğunluk nisabı ile alınabileceğine yönelik değerlendirme
- m. 445· BAM: Genel kurul kararlarının iptali davası şartları yönünden denetim
- limited şirket
- genel kurul kararının iptali
- pay devri
- konkordato başvurusu
- bağımsız denetçi seçimi
- karar nisabı
- mutlak butlan