TTK 456/3, 460: Süresinde Tescil Edilmeyen Sermaye Artırım Kararının Geçersizliği ve Yönetim Kurulu Kararının Yokluğu Davasının Konusuz Kalması
Sermaye artırımına ilişkin genel kurul kararının yasal süresi içinde tescil edilmemesi nedeniyle geçersiz hale gelmesi durumunda, bu karara dayanılarak alınan yönetim kurulu kararının yokluğunun tespiti davası konusuz kalır ve esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerekir.
Davacı, davalı şirketin sermaye artışına yönelik genel kurul kararına dayanılarak alınan rüçhan hakkı ihtar içerikli yönetim kurulu kararının yokluğunun tespitini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi genel kurul kararının tescil edilmemesi nedeniyle geçersiz kaldığını belirterek davayı hukuki yarar yokluğundan reddetmiş; Bölge Adliye Mahkemesi ise dava tarihi itibarıyla hukuki yararın bulunduğunu ancak yargılama sırasında kararın tescil edilmeyerek geçersizleşmesiyle davanın konusuz kaldığını saptayarak esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir. Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararını usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.
11. Hukuk Dairesi 2024/6373 E. , 2025/4182 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/597 Esas, 2024/1410 Karar HÜKÜM :Davanın Konusu Kalmadığından Esas Hakkında Karar Verilmesine Yer Olmadığına Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin Yönetim Kurulu'nun aldığı 18.01.2023 tarih ve 2023/1 numaralı kararda davacıya, sermaye artışı nedeniyle, sermaye oranına göre rüçhan hakkının kullanılmasının ihtar edildiğini, ancak aynı tarihli genel kurul toplantısında alınan sermaye artışı kararı ve buna dayalı olarak alınan dava konusu 18.01.2023 tarih ve 2023/1 sayılı yönetim kurulu kararının hukuka uygun olmadığını, davalı şirketin 18.01.2023 tarihinde yapılan genel kurul toplantısının 9 numaralı kararında davalı şirketin sermayesinin 8.000.000,00 TL'den 48.000.000,00 TL'ye artırılmasına karar verildiğini, toplantıya vekili aracılığıyla katılan davacının muhalefet şerhini işleyerek karara muhalefet ettiğini, bu karara yönelik genel kurul kararının iptali davasının da ikame edileceğini, alınan sermaye artırım kararının soyut projelere dayandığını, bu karara yönelik davacıya gönderilen ihtarnamede sermaye artışı nedeniyle mevcut paylarının sermayeye oranına göre alma hakkını kullanmasının ihtar edildiğini, ancak sermaye artışı kararı ve buna dayalı olarak alınan yönetim kurulu kararının hukuka uygun olmadığını, yönetim kurulu kararının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 460. maddesi gereğince yok hükmünde olup, geçersiz olduğunu ileri sürerek 18.01.2023 tarih 2023/1 K. numaralı yönetim kurulu kararının yokluğunun tespitine, davalı şirkete kayyım atanmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının iptalini talep ettiği yönetim kurulu kararının, davalı şirketin 18.01.2023 tarihinde yapılan olağan genel kurulu toplantısında alınan sermaye artırım kararına dayandığını, sermaye artırım kararlarının ana sözleşme değişikliği de gerektirdiğini, TTK'nın 455. maddesi gereğince de tescile tabi olduğunu, bu tür kararların tescil edilmeden hüküm ifade etmediğini, zikredilen genel kurul toplantısında alınan kararların, İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu tarafından tescil edilmediğini, bu nedenle kararın hükümsüz olduğunu, hükümsüz olan kararın iptalinin söz konusu olamayacağını savunarak konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini, davanın açılmasına davalı şirket sebebiyet vermediğinden, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının, 18.01.2023 tarihinde yapılan olağan genel kurulu toplantısında alınan aynı tarihli 2023/1 numaralı sermaye artırım kararına dayanmakta olduğu, bu kararın İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu tarafından tescil edilmediği hususunun her iki tarafın kabulünde olduğu, esas sermaye artırım kararlarının ana sözleşme değişikliği gerektirmekte olduğu, sermaye artırım kararının genel kurul karar tarihinden itibaren Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 99. maddesi uyarınca 30 gün içerisinde başvuru yapılıp 3 ay içerisinde ilgili Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne tescil edilemediği takdirde TTK'nın 456/3 hükmü gereğince geçersiz hale geleceği, tescil edilmeden hüküm ifade etmeyen 18.01.2023 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında alınan kararlara yönelik iptal davası açmakta davacının hukuki menfaatinin bulunmadığı, açılan davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114/1-h ve 115/2 hükümleri gereğince usulden reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının dava tarihi itibariyle sermaye artırımına ilişkin yönetim kurulu kararının yokluğunun tespiti davası açmakta hukuki yararı bulunmakta olup, yargılama sırasında sermaye artırımına ilişkin genel kurul kararı tescil edilmeyerek geçersiz hale gelmekle davanın konusuz kaldığı, bu durumda davanın konusu kalmadığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekirken mahkemece yazılı gerekçeyle karar verilmesinin isabetli olmadığı, sermaye artırım kararının uygulanması için gerekli icrai faaliyetlerin yapılmamasına göre davalının, davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden yargılama masrafı ve vekalet ücretinden sorumlu olacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın konusu kalmadığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı Anonim Şirketin 18.01.2023 tarihli 2023/1 numaralı yönetim kurulu kararının yokluğunun tespiti istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 17.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
- bamİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi2024/597 E.2024/1410 K.Davanın konusu kalmadığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına
- ilk dereceİlk Derece MahkemesiHukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddi
- m. 456/ (3)· İlk Derece ve BAM: Sermaye artırım kararının kanuni süresi içinde tescil edilmemesi sebebiyle bu madde uyarınca geçersiz hale geldiğinin tespiti
- m. 460· BAM: Sermaye artırımına dayalı rüçhan hakkı kullanımına ilişkin yönetim kurulu kararının yokluğunun tespiti talebinin yasal dayanağı olarak değerlendirilmesi
- m. 455· Davalı Savunması: Esas sermaye artırımı ve ana sözleşme değişikliklerinin tescile tabi olduğu ve tescil edilmeden hüküm ifade etmeyeceği savunması
- anonim şirket
- sermaye artırımı
- yönetim kurulu kararı
- tescil
- karar verilmesine yer olmadığına
- hukuki yarar
- konusuz kalma