TTK 494: Bağlamlı Nama Yazılı Pay İlmühaberlerinin Devrinde Şirket Onayının Aranması ve Mülkiyetin Geçişi
Esas sözleşmesinde pay devri onaya tabi tutulan anonim şirketlerde, ilmühabere bağlı nama yazılı paylar ciro ve teslim edilmiş olsa dahi, TTK 494/1 uyarınca şirket tarafından devre onay verilmediği sürece payların mülkiyeti ve paya bağlı haklar devralana geçmez.
Davacı, devraldığı ilmühabere bağlı anonim şirket paylarının pay defterine tescili ve ortaklığın tespiti istemiyle terditli dava açmıştır. İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi, şirket esas sözleşmesindeki onay (bağlam) şartı uyarınca yönetim kurulunca devre onay verilmediğini, bu nedenle TTK m. 494/1 kapsamında mülkiyetin davacıya geçmediğini belirterek davanın reddine karar vermiştir. Yargıtay, esasa ilişkin bu kararı onamış; ancak davalı lehine eksik hükmedilen maktu vekâlet ücretini Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca nispi olarak düzelterek onama kararı vermiştir.
11. Hukuk Dairesi 2024/6176 E. , 2025/4693 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/172 Esas, 2024/1353 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/352 E., 2022/531 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Holding A.Ş.'nin, ... Holding A.Ş. ünvanı ile Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde kayıtlı ... Tarım Kimya ve Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin tür değiştirmesi suretiyle, 16.12.2013 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilerek kurulduğunu, kuruluştaki ortaklarının, ... ve ... olduğunu, kuruluştan yaklaşık 9 ay sonra şirketin paylarının %50'sinin ... ve ...'ye devrinin yapıldığını, Holding paylarının Holding Yönetim Kurulu'nun 16.12.2013 tarihli kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 180. maddesi gereğince senede (ilmuhaber) bağlandığını, şirket ortaklarından ...'in senede bağlı paylarını, senedin ciro ve teslimi suretiyle usulüne uygun şekilde, Yeni Yatırım A.Ş. (Eski Ünvanı... Yatırım A.Ş.) ünvanlı şirkete devrettiğini, müvekkili ...'ın davalı ...'in, dava dışı Yeni Yatırım A.Ş.'ne (Eski Ünvanı... Yatırım A.Ş.) ait 682.500 adet holding payını ciro ve teslim suretiyle 01.07.2015 tarihinde usulüne uygun şekilde devraldığını, pay devrinin yapıldığı tarihte devre konu payların hacizli olması sebebiyle, pay defterine kayıt talebinde bulunulmadığını, paylar üzerindeki haczin kaldırılmasından sonra, usulüne uygun şekilde pay defterine kayıt talebinde bulunulduğunu, davalı ...'in, müvekkilinin pay devrini pay defterine kayıttan imtina ettiği gibi, aynı payların dava dışı üçüncü kişilere devredildiğinin ve bunlar adına pay defterine kaydedildiğinin bildirildiğini, davalı ...'in, devreden Yeni Yatırım A.Ş.'nin (Eski Ünvanı... Yatırım A.Ş.) paylarını Onlar Gayrimenkul Yatırım A.Ş.'ne devrettiğini, bu şirketin de paylarını ... isimli şahsa ve onun da ... Yatırım A.Ş.'ne devrettiğini ve pay defterinde bu şekilde kayıtlı olduğunu bildirdiğini, davalı ...'in devre konu paylarının müvekkiline mi, yoksa pay defterinde kayıtlı şirkete mi ait olduğu hususunda ihtilaf doğduğunu, davalı şirketin beyan ettiği gibi... Yatırım Ticaret A.Ş.'den, Onlar Gayrimenkul Yatırım A.Ş.'ye yapılmış bir devir bulunmadığını, dava dışı... Yatırım A.Ş.'nin dava konusu ... Holding A.Ş.'de sahip olduğu payların, bu şirketin iradesini içermeyen, ... tarafından akdedilmiş sözleşme ile devredildiğinin kabulünün mümkün olmadığını, ilmuhabere bağlanmış olan dava konusu payların, ilmühaber üzerine ciro yapılmadan ve ilmühaber de teslim edilmeden harici adi yazılı bir sözleşme ile devrinin geçersiz olduğunu, müvekkiline yapılan devrin davalıların beyan ettiği sözleşme tarihinden önce olduğunu, ayrıca, TTK'nın 499. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları gereğince, payın usulüne uygun olarak devredildiği ispat edilmediği sürece, devralan pay defterine yazılamayacağını, o halde, şirketin, pay defterine kayıt için devrin geçerli olup olmadığını araştırması ve buna göre pay defterine kayıt yapması gerektiğini, oysa davalıların, yaklaşık 150.000.000,00 TL değerindeki ... Holding A.Ş.'nin (Eski Unvanı ... Holding A.Ş.) ...’a devredilmiş olan %50 payını hileli davranış ve sahte işlemlerle, önce ...’a ve ...’dan da bu kişiye ait ... Yatırım Planlama Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ne devretmiş gibi şirket defterlerine kaydettiklerini, dolayısıyla, pay defterine yapılan kaydın hukuki sonuç doğuracağı kabul edilse bile, davalı ... ve pay defterine kaydı yapan holding yöneticileri, TTK'nın 499. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları gereğince gerekli incelemeyi yapmayarak müvekkilinin zararına sebebiyet vermiş olduklarından zararın tazmini gerektiğini ileri sürerek müvekkilinin davalı ...'e ortak olduğunun tespiti ile pay devrinin pay defterine kaydına karar verilmesini, bu talep kabul edilmediği takdirde terditli olarak, usulsüz kayıt sebebiyle müvekkili hak kaybına ve zarara uğramış olacağından, belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere, 50.000,00 TL tazminatın davalı ... ve Holding yöneticilerinden müteselsilen tazminine karar verilmesini talep etmiş, davacı vekili 06.08.2021 havale tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebinden vazgeçtiklerini beyan etmiştir. II. CEVAP 1.Davalılar ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; şirket ortaklığı sıfatının tespiti ile pay defterine tescile ilişkin taleplerin 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkillerine yöneltilen husumetin yerinde olmadığını, davanın sadece husumet açısından hisseleri elinde bulunduran ve menfaat çatışması olduğunu iddia ettikleri ... Yatırım A.Ş.'ye yöneltilmesi gerektiğini, davacının her ne kadar 01.07.2015 günü 56.825.000,00 TL ödeyerek... Yatırım A.Ş.'ye ait olan ... Holding A.Ş. hisselerini aldığını beyan ederek ihtar çekmiş olsa da bunun gerçeği yansıtmadığını, davacının sonradan düzenlenmiş ve muvazaalı olduğu açık sözde bir sözleşme ve geçici ilmühaberlerin temlik ve devri ile hisselerin sahibi olduğunun iddia ettiğini, kendilerinin yönetim kurulunda oldukları dönemde ihtarnamenin geldiğini ancak ihtarnameye cevapta belirttikleri gerekçelerle taleplerini reddettiklerini, o gün itibari ile son 3 yıldır yönetimde kendileri ile beraber ortak olarak bulunan insanların varlığı ve borçları ortak koydukları paralarla ödediklerinden bu ihtarnamenin şüpheler uyandırdığını, dava konusu iddiaları birebir ve doğrudan ilgilendiren ceza davası olduğunu, derdest olan davanın neticesinin doğrudan huzurdaki davayı etkileyeceğini, Ankara 31. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/144 E. sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacı tarafça dava dilekçesinde şirketin %50 hissesinin alındığının iddia edildiğini, ancak sadece eksik harç ödemek için sözleşme ve belgeleri gizleyerek sadece %5'lik kısımla ilgili dava açılıyor olmasının kalan %45'lik kısmın görmezden gelinmesinin davacının kötüniyetini sabit kıldığından davanın esasa girilmeksizin usulden, husumet yokluğundan, zamanaşımından reddini, aksi halde davanın özellikle muvazaa nedeniyle esastan reddini istemiştir. 2.Davalılar ... ve ... Yatırım A.Ş. cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, davanın husumet açısından hisseleri elinde bulunduran ve menfaat çatışması olduğunu iddia ettikleri ... Yatırım A.Ş.'ye yöneltilmesi gerektiğini, davacı her ne kadar 01.07.2015 günü 56.825.000,00 TL ödeyerek... Yatırım A.Ş.'ne ait ... Holding A.Ş. hisselerini aldığını beyan ederek ihtar çekmiş olsa da bunun gerçeği yansıtmadığını, davacının sonradan düzenlenmiş ve muvazaalı olduğu açık olan sözde bir sözleşme ve geçici ilmühaberlerin temlik ve devri ile hisselerin sahibi olduğunu iddia ettiğini, kendilerinin yönetim kurulunda oldukları dönemde ihtarnamenin geldiğini ancak ihtarnameye cevapta belirttikleri gerekçelerle taleplerini reddettiklerini, o gün itibari ile son 3 yıldır yönetimde kendileri ile beraber ortak olarak bulunan insanların varlığı ve borçları ortak koydukları paralarla ödediklerinden bu ihtarnamenin şüphe uyandırdığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hisse senedinin bir mülkiyet senedi olması, ilmuhaberlerin de hisse senetlerine bağlı hükümlere tabi bulunması ve vade taşımamaları nedeniyle davanın zamanaşımına uğramadığı, davacının, davalılardan ... Holding A.Ş.'ye (... Holding A.Ş.) yönelik ortaklığın tespiti ve pay defterine tesciline yönelik talebi yönünden yapılan değerlendirmede, davacının 01.07.2015 tarihli anonim şirket hisse devri sözleşmesi ve davalı şirkete ait elinde bulunan ilmühaberler hakkında Ankara 31. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.06.2022 tarih ve 2020/144 E., 2022/285 K. sayılı dosyasından yapılan yargılamada davacı ... ve ... ve bir kısım diğer sanıklar hakkında dava konusu yapılan 01.07.2015 tarihli anonim şirket hisse devir sözleşmesi ve ilmühaberlerin gerçeğe aykırı şekilde düzenlendiğinin kabul edilerek davacı hakkında mahkumiyet kararı verildiği, kararın henüz kesinleşmediği, Mahkemece daha öncesinden bekletici mesele yapılan Ağır Ceza Mahkemesi dosyasının dava konusu 01.07.2015 tarihli sözleşme ve ilmühaberlerin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmemiş olsa dahi netice değişmeyeceği kanaatine varıldığından usul ekonomisi açısından ceza dosyasının bekletici mesele yapılmasına yönelik ara kararından vazgeçildiği, davalı şirketin esas sözleşmesinin 7. maddesinde hisse devrinin önalım hakkı ile sınırlandırıldığı, önalım hakkının da pay sahipleri çevresinin bilişimine ilişkin önemli bir sebep kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, her ne kadar yargılama aşamasında davacı tarafın ... 14. Noterliğinin 21.05.2015 tarihli ihtarnamesi ile önalım hakkıyla ilgili... Yatırım A.Ş. tarafından ihtar gönderildiği ileri sürülerek ihtarname fotokopisi dosyaya sunulmuş ise de ihtarnamede 7 günlük süre verildiği, oysa davalı şirketin esas sözleşmesinin 7. maddesinde bu sürenin 30 gün olarak belirlendiği, yine Konya 14. Noterliği'nin 01.04.2015 tarihli ve 04.06.2015 tarihli ihtarnamelerin gönderildiği, davacının önalım hakkıyla ilgili gönderildiğini iddia ettiği ihtarnamenin esas sözleşmenin 7. maddesi ve diğer ihtarnameler dikkate alındığında önalım hakkının kullanılmasını sağlamadığı, davacı tarafından Kadıköy 31. Noterliğinin 06.03.2018 tarihli ihtarnamesi ile davalı ... Holding A.Ş.'nin eski ortağı... Yatırım A.Ş.'nin hisselerinin devralındığı ve hisse devrinin onaylanarak pay defterine tesciline yönelik talebine davalı şirket tarafından Ankara 2. Noterliği'nin 13.03.2018 tarihli ihtarnamesi ile onay verilmediği, ilmühaberlerin usulüne uygun şekilde davacıya ciro edildiği ve zilyetliğin davacıya geçirildiği kabul edilse dahi TTK'nın 494/1 hükmü gereğince devir için gerekli onay verilmediği için payların mülkiyeti ve paylara bağlı tüm hakların davacıya geçmeyeceği ve devredende kalacağından davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davacının davalı ...Ş.'ye ortak olduğunun tespiti ile pay devrinin pay defterine kaydına yönelik talebinin reddine, davacının maddi tazminata yönelik talebinin feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, Mahkemece 10.11.2022 tarihli "Maddi Hatanın Düzeltilmesi" şerhi ile davalı ...Ş. lehine hükmedilen 338.000,00 TL vekâlet ücretinin 806.250,00 TL olarak düzeltilmesine karar verilmiş, hüküm, davacı ve davalı ...Ş. vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... Holding A.Ş.'nin B Grubu 682.500/13.650.000 adet hissesinin ...'e, 6.142.500/13.650.000 adet hissesinin ...'e ait olduğu, söz konusu hisselerin... Yatırım A.Ş.'ye devredildiği, ... Yatırım A.Ş.'nin 01.09.2015 tarihinde bütün aktif ve pasifleri ile birlikte Onlar Gayrimenkul Yatırım A.Ş.'ye devredildiği, bu devir nedeniyle... Yatırım A.Ş.'nin tek ortağı olan ...'in davalı ... Holding A.Ş.'nin yönetiminden istifa ettiği ve yerine Onlar Gayrimenkul A.Ş.'nin ortaklarından ...'un seçildiği, daha sonra... Yatırım A.Ş.'nin sahibi olduğu ... Holding A.Ş. hisselerini 20.11.2017 tarihinde mülkiyetinde bulunan ... Holding paylarını ...'a devrettiği, ...'un ise devraldığı bu payları 15.12.2017 tarihinde ... Yatırım Planlama San. ve Tic. A.Ş.'ye devrettiği, ... Holding Yönetim Kurulu'nun 20.12.2017 tarihli yönetim kurulu kararı ile devir işlemlerinin pay defterine işlenmesine karar verildiği, her ne kadar davacı taraf, dava konusu ... Holding hisselerinin sahibi olan ... ve ... ile... Yatırım A.Ş. arasında gizli olarak yapılan 10.01.2014 tarihli inançlı işlem sözleşmesi ile... Yatırım A.Ş'ye bedelsiz olarak devredildiğini, sözleşmeye göre... Yatırım A.Ş.'nin iflası veya şirket hisselerinin başkalarına devri halinde ... Holding hisselerinin ... ve ...'e iade edileceğini, yine ... ve ... ile... Yatırım A.Ş. arasında imzalanan 19.06.2015 tarihli "İnançlı İşleme Göre İade Talimatı Anlaşması" başlıklı sözleşme ile hisselerin ... ve ...'in talimatı ile davacı ...'a devrinin kararlaştırıldığını ve bu talimat gereğince dava konusu hisselerin 01.07.2015 tarihli sözleşme ile 58.250.000,00 TL bedelle davacıya devredildiğini ileri sürmekte ise de mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu ile dava konusu hisselerin davacıya devrine ilişkin işlemin geçersiz olduğu tespit edildiğinden Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacı, davalı ...Ş.'ye ortak olduğunun tespiti ile pay devrinin pay defterine kaydına karar verilmesini talep ettiğinden davalı ...Ş.'nin davada taraf sıfatının bulunduğu, davacının talebi mülkiyet hakkına dayalı olduğundan Mahkemece davalılarının zamanaşımı def'inin reddine karar verilmesinde ve Harçlar Kanunu'nun 31. maddesi gereğince davacının ödediği fazla harcın, kararın kesinleşmesinden sonra ve istek halinde iadesine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacı ve davalı ...Ş. vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 305. maddesi gereğince hüküm fıkrasında taraflara tanınan hakların ve yüklenen borçların tavzih yoluyla sınırlandırılması, genişletilmesi ve değiştirilmesi mümkün olmadığından Mahkemece hüküm fıkrası ile davalı ...Ş. lehine hükmedilen vekalet ücretinin tavzih niteliğindeki 10.11.2022 tarihli "Maddi Hatanın Düzeltilmesi" şerhi ile 338.000,00 TL'den 806.250,00 TL'ye yükseltilmesinin doğru olmadığından davacı vekilinin vekalet ücretiyle ilgili maddi hatanın düzeltilmesi şeklindeki tavzih kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin 10.11.2022 tarihli maddi hatanın düzeltilmesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş, karar, davacı ve davalı ...Ş. vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, şirket pay devrinin tespiti ile şirket pay defterine tescili istemine ilişkindir. B.Değerlendirme ve Gerekçe 1.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Davalı vekilinin temyizine gelince, dava, şirket pay devrinin tespiti ile şirket pay defterine tescili istemine ilişkindir. Dava değeri 58.250.000,00 TL olup, İlk Derece Mahkemesince 04.10.2022 tarihinde davanın reddine karar verilmiş, yine İlk Derece Mahkemesinin 10.11.2022 tarihli maddi hatanın düzeltilmesi kararı ile hükmün vekalet ücreti yönünden düzeltilmesine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalı ...Ş. lehine hükmedilen vekalet ücretinin tavzih yoluyla artırılması doğru olmadığından davacı vekilinin vekâlet ücretiyle ilgili maddi hatanın düzeltilmesi şeklindeki tavzih kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin 10.11.2022 tarihli maddi hatanın düzeltilmesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş, ancak İlk Derece Mahkemesi kararında davalı lehine hükmedilen vekâlet ücreti düzeltilmemiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından vekalet ücreti yönünden temyiz edilmiştir. Davanın reddine karar verilmesi halinde karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı lehine 820.500,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken 338.000,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmiş olması bozmayı gerektirmiştir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370/2 hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (6) numaralı bendinde yer alan “338.000,00” ibaresinin çıkartılarak yerine “820.500,00” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalı ...Ş'ye iadesine, 30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
- bamKonya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi2023/172 E.2024/1353 K.Davacı ve davalı şirket vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine, İlk Derece Mahkemesinin vekâlet ücretini tavzih yoluyla artıran maddi hatanın düzeltilmesi kararının kaldırılmasına
- ilk dereceKonya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi2021/352 E.2022/531 K.Davacının ortaklığın tespiti ve pay devrinin pay defterine kaydına yönelik talebinin reddine, maddi tazminata yönelik talebinin feragat nedeniyle reddine
- anonim şirket
- pay devri
- ilmühaber
- pay defteri
- şirket onayı
- bağlamlı nama yazılı pay
- vekâlet ücreti
- tavzih