TTK 5/A: Arabuluculuk Dava Şartı Yokluğundan Usulden Reddedilen Menfi Tespit Davasında İİK 72/4 Tazminatına Hükmedilemeyeceği
Ticari nitelikteki menfi tespit davalarında, davanın esasına girilmeksizin arabuluculuk dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi halinde, İİK'nın 72/4. maddesi uyarınca alacaklı lehine tazminata hükmedilemez.
Davacı tarafından açılan menfi tespit davasında, İlk Derece Mahkemesince zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine ve uygulanan ihtiyati tedbir nedeniyle davacı aleyhine %20 oranında tazminata hükmedilmiştir. İstinaf başvurusunun esastan reddi sonrasında temyiz incelemesini yapan Yargıtay, İİK 72/4 maddesindeki tazminat hükmünün ancak davanın esastan sonuçlanması halinde uygulanabileceğini belirtmiştir. Bu doğrultuda Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılmış ve İlk Derece Mahkemesi hükmü tazminat maddesi çıkartılarak düzeltilerek onanmıştır.
11. Hukuk Dairesi 2025/4119 E. , 2026/922 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/48 Esas, 2025/805 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ :... Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/1542 E., 2024/1346 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; takibe konu çek üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkili ile ilgisi olmamasına rağmen bilgileri verilen çek ile ilgili müvekkilinin arandığını ve çekin bedelinin kendilerinden tahsil edileceğinin üçüncü kişilerce bildirildiğini, resmi olarak çekin bankaya ibraz edilmediği gibi çekin müvekkili elinden çıkmadığını, imzasının kabul edilmediğinin bildirildiğini, buna rağmen haksız olarak müvekkilinden işbu bedelin tahsil edilmeye çalışıldığını, müvekkilinin 2.000.000,00 TL'yi ödemek zorunda kalacağını ileri sürerek müvekkilinin Halkbank... Şubes... seri numaralı... keşide yerli 2.000.000,00 TL bedelli çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; uyuşmazlığın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 5/A maddesi gereğince dava şartı olan zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu, davacı vekilinin 24.10.2024 tarihli 2. celsede alınan beyanından arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine, 27.12.2023 tarihli ara kararı ile icra veznesine yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesine dair ihtiyati tedbir kararı verildiği, hükmedilen teminatın yatırıldığı ve tedbirin uygulandığı, bu bağlamda davalı/alacaklının ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış olduğu dikkate alınarak 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 72/4 hükmü uyarınca takdiren %20 oranında belirlenen 441.495,89 TL tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, bonodan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.İlk Derece Mahkemesince, ticari nitelikteki menfi tespit davalarında dava açılmadan önce arabuluculuk müessesesine başvurmanın dava şartı olduğu ancak dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak arabuluculuğa başvurulmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, 27.12.2023 tarihli ara kararı ile icra veznesine yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesine dair ihtiyati tedbir kararı verildiği, hükmedilen teminatın yatırıldığı ve tedbirin uygulandığı, bu bağlamda davalı/alacaklının ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış olduğu dikkate alınarak İİK'nın 72/4 hükmü uyarınca takdiren %20 oranında belirlenen 441.495,89 TL tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmiştir. İİK'nın 72/4. maddesi "Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez." hükmünü içermekte olup, hükmün uygulama olanağı ancak davanın esastan sonuçlanması halinde mümkündür. Buna göre İlk Derece Mahkemesince davanın esasına girilmeksizin dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verildiği halde yazılı şekilde davanın usulden reddi ile birlikte davacı aleyhine İİK'nın 72/4 hükmüne dayalı olarak tazminata hükmedilmiş olması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan “2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesinin 4.fıkrası uyarınca takdiren % 20 oranında belirlenen 441.495,89 TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine," ibaresinin çıkartılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
- bamGaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi2025/48 E.2025/805 K.Esastan ret
- ilk derece... Asliye Ticaret Mahkemesi2023/1542 E.2024/1346 K.Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine, davacı aleyhine tazminata hükmedilmesine
- menfi tespit davası
- zorunlu arabuluculuk
- dava şartı yokluğu
- usulden ret
- ihtiyati tedbir tazminatı
- ticari dava