TTK 5/A: Ticari Menfi Tespit Davalarında Arabuluculuk Dava Şartı, Dava Şartı Eksikliğinin Giderilemezliği ve 7445 Sayılı Kanun'un Zaman Bakımından Uygulanması
7445 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 01.09.2023 tarihinden sonra açılan ticari nitelikteki menfi tespit davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması zorunlu bir dava şartıdır ve bu eksiklik dava açıldıktan sonra giderilemez.
Davacı, hatır çeki olarak verilen kambiyo senedinden dolayı borçlu olmadığının tespiti istemiyle menfi tespit davası açmıştır. İlk Derece Mahkemesi, davanın mutlak ticari dava niteliğinde olduğunu ve 01.09.2023 yürürlük tarihli yasal değişiklik uyarınca arabuluculuk dava şartı yerine getirilmeden açıldığını belirterek davayı usulden reddetmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay, arabuluculuk dava şartı eksikliğinin sonradan tamamlanamayacağı gerekçesiyle yerel mahkeme kararını yerinde bularak onamıştır.
11. Hukuk Dairesi 2024/2710 E. , 2025/963 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1864 Esas, 2024/239 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/1016 E., 2023/951 K. Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin davalılardan ...'e vermiş olduğu hatır çekinin, hamil olan diğer davalı ile anlaşılarak bedelsiz olduğu halde bankaya ibrazını müteakip müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, menfi tespit davasının arabuluculuğa tabi olmadığını ileri sürerek müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 5/A maddesinde "Bu kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, dava konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesinin yer aldığı, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun (6325 sayılı Kanun) 3. maddesinin atıfta bulunduğu 18/A-(1) hükmüne göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edildiği durumlarda, arabuluculuk sürecine dair hükümlerin uygulanacağı, çekten dolayı borçlu olunmadığının tespitine dair açılan davanın 6102 sayılı TTK'nın Üçüncü Kitabında düzenlenen kıymetli evrak ile ilgili davalar arasında yer aldığı, mutlak ticari dava niteliği taşıdığı, aynı Kanun'un 5/A maddesi uyarınca, davanın dava şartı olarak arabuluculuğa tabi işler arasında bulunduğu, dava açılmadan evvel arabulucuya başvurulmasının zorunlu olduğu, bunun aynı zamanda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) gereği dava şartları arasında sayıldığı, dava dilekçesi içeriğinde arabulucuk dava şartının gerçekleştiğine ilişkin açıklama olmadığı, delil olarak da arabuluculuğa dayanılmadığı gerekçesi ile davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça istinaf edilmiştir. III. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin dava dilekçesine arabuluculuk tutanağını eklemediği, istinaf dilekçesi ile açıkça dava açılmadan önde arabuluculuğa başvurulmadığının beyan edildiği, bu eksikliğin dava açıldıktan sonra giderilemeyeceği, bu konudaki dava şartı yerine getirilmeden davanın açıldığı, 6102 sayılı TTK'nın 5/A ve 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir. IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, hatır çeki olarak verildiği belirtilen kambiyo senedinden dolayı başlatılan icra takibinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına ve özellikle dava tarihinin 23.10.2023; 6102 sayılı Kanun'un 5/A maddesinde 7445 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 31. maddesi ile menfi tespit davalarının da dava şartı olarak arabuluculuğa tabi olduğuna dair yapılan değişikliğin yürürlük tarihinin 01.09.2023 olmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. V. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 17.02.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
- bamİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi2023/1864 E.2024/239 K.Esastan ret
- ilk dereceBakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi2023/1016 E.2023/951 K.Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi
- menfi tespit
- zorunlu arabuluculuk
- dava şartı
- ticari dava
- kıymetli evrak
- hatır çeki
- usulden ret