TTK 52: Ticaret Unvanının Terkini İsteminde Sessiz Kalma Yoluyla Hak Kaybı ve İyiniyet Kuralları
Davalı tarafın ticaret unvanı tesciline ve fiili kullanımlarına uzun süre sessiz kalmak suretiyle karşı tarafta dava açılmayacağına dair haklı bir inanç uyandıran marka sahibinin, sonradan markaya tecavüz ve ticaret unvanının terkini iddiasında bulunması dürüstlük kuralı ve sessiz kalma yoluyla hak kaybı ilkeleri gereğince korunamaz.
Davacı vekili, tescilli markasının davalı tarafından ticaret unvanında ve internet sitesinde izinsiz kullanıldığını ileri sürerek markaya tecavüzün tespiti ve unvandan terkinini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi, davalının unvanı 7 yıldır tescilli kullandığını, tarafların geçmişteki ticari ilişkileri sebebiyle davacının bu durumdan haberdar olması gerektiğini ve uzun süre sessiz kalınması nedeniyle hak kaybı doğduğunu belirterek davanın reddine karar vermiştir. Yargıtay, bölge adliye mahkemesinin kararını usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.
11. Hukuk Dairesi 2025/3472 E. , 2026/385 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1754 Esas, 2025/594 Karar HÜKÜM : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/562 E., 2022/165 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... numaralı "..." ibareli markanın 22.05.2014 tarihinden itibaren öncelikli hak sahibi olduğunu, dava dışı ... Ağır Vasıta A.Ş.'nin de ortağı olan müvekkilinin, bu markaya ticari faaliyetinde yer verdiğini, davalının, müvekkilinin markasını mal ve hizmetlerinde izinsiz kullandığını, davalıya 20.04.2021 tarihli ihtarname gönderildiğini, davalının eylemlerinin markaya tecavüz yarattığını, müvekkili ile organik bağ varmış izlenimi uyandırdığını ileri sürerek davalının müvekkiline ait markaya tecavüzünün tespiti, önlenmesi ve men'ine, davalının ticaret unvanında yer alan "..." ibaresinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 52/1 hükmü gereğince ticaret unvanından terkinine, davalıya ait lkwotomotiv.com adlı internet sitesi başta olmak üzere "..." ibaresinin kullanıldığı her türlü tabela, broşür, katalog, tanıtım, ilan, reklam ve sair ürünlerle her türlü diğer tüm mecralardaki tanıtım ve kullanımının durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının, daha önce müvekkilinin ortağı iken pay devir sözleşmesi ortaklıktan ayrıldığını, ... markasının davacı adına tescilli olmasının müvekkilinin ticari unvanında bu ibareyi bulundurmasına engel bir hal oluşturmadığını, müvekkilinin dava konusu ticaret unvanı ile 2014 yılından beri faaliyet gösterdiğini, satış ve pazarlamasını yaptığı hiçbir ürünün üzerinde veya ambalajında ... markasını kullanmadığını, müvekkilin unvanında ... ibaresinin yer almasının tek başına marka hakkına tecavüz oluşturmayacağını, ... ibaresinin Almanca'da Uluslararası Karayolu Taşımacılığında kullanılan tır ifadesinin kısaltılması olduğunu, tır yedek parçası satan her dükkandaki değişik markaların kutularında bu kelimenin yer aldığını, müvekkilinin kullanımının dürüst kullanım niteliği taşıdığını, müvekkilinin ticaret unvanındaki kullanımın markasal kullanım olmayıp tescilli olduğu şekilde unvan kullanımı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin "..." ibaresini ticari unvanında 2014 yılında tescil ettirdiği, dava tarihine kadar 7 yıl geçtiği, davalının uzun bir süre kullanımına sessiz kalmak suretiyle davaya konu marka-ticari unvan ya da işarete artık kullanıma karşı dava açılmayacağına dair inanç oluşturarak yatırım yapmasına neden olan davacının daha sonra tecavüz iddiasında bulunmasınının iyiniyet kuralları çerçevesinde korunamayacağı, taraflar arasındaki önceye dayanan ticari ve hukuki münasebet nedeniyle davacının, davalının unvanından ve fiili kullanımlarından haberdar olmasının kendisinden beklenebileceği, dava tarihi itibarıyla sessiz kalma yolu ile hak kaybı oluştuğu, davalının fiili kullanımlarının da markasal olmayıp, ticari unvanının kullanımı kapsamında kaldığı, marka hakkına tecavüz ve ticaret unvanı terkini için yasal koşulların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının esas yönden hukuka uygun olduğu, fakat Mahkemece gerekçeli kararda şekillere yer verilmesinin usul ve yasaya uygun görülmediği gerekçesiyle davacının vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava; markaya tecavüzün tespiti ve ticaret unvanının terkini istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 22.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
- bamİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi2022/1754 E.2025/594 K.İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçe yönünden kaldırılması suretiyle davanın esas yönünden reddi
- ilk dereceBakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi2021/562 E.2022/165 K.Sessiz kalma yolu ile hak kaybı oluştuğu gerekçesiyle davanın reddi
- markaya tecavuz
- ticaret unvani terkini
- sessiz kalma yoluyla hak kaybi
- durustluk kurali
- markasal kullanim