TTK 54, 55, 56: Eski Çalışanın Rakip Şirket Kurması, İşçi Transferi Girişimi ve Haksız Rekabet Sınırları
Bir şirketin eski çalışanının aynı iş kolunda yeni bir firma kurarak eski iş yerindeki bir personele iş teklifinde bulunması, somut bir iş veya üretim sırrının ihlal edildiği kanıtlanamadığı müddetçe, tek başına haksız rekabet teşkil etmez.
Davacı şirket, eski çalışanının rakip şirket kurduğunu ve mevcut çalışanlarını haksız menfaat vaatleriyle transfer etmeye çalışarak haksız rekabette bulunduğunu iddia ederek eylemlerin önlenmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, somut bir haksız rekabet eyleminin ispatlanamadığı ve personele iş teklif edilmesinin transfer niteliğinde olup haksız rekabet oluşturmayacağı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. BAM, kararın ekonomik faaliyette bulunma ve çalışma özgürlüğü ilkelerine uygun olduğunu belirterek istinaf başvurusunu reddetmiş, Yargıtay ise bu kararı onamıştır.
11. Hukuk Dairesi 2024/5164 E. , 2025/3318 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/249 Esas, 2024/1130 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/864 E., 2021/1044 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların haksız rekabet teşkil eden eylemleri nedeniyle davacı şirketin ticari faaliyetleri ve diğer ekonomik menfaatlerinin zarar gördüğünü, müvekkili şirketin mevcut zararlarının artarak devam etmesi tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını ileri sürerek, davalıların haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin tespitine, önlenmesine ve hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkil ...'in davacı şirkette 2014-2018 yılları arasında satış mühendisi olarak çalıştığını, 20.04.2018 tarihinde davacı şirketteki işinden ayrıldığını, davacı şirketten ayrılmasından bir sene sonra 25.02.2019 tarihinde kendi şirketini kurarak çalışma hayatına devam ettiğini, müvekkil ile davacı şirket arasında rekabet yasağına ilişkin herhangi bir gizlilik sözleşmesi bulunmadığını, davacının dava dilekçesinde bahsetmiş olduğu çalışanı ...'in... ve ... operatörü olup, davacı şirkette çalışmaya devam ettiğini, müvekkili de davacı şirketin eski çalışanı olduğundan zaman zaman eski çalışanların hal hatırını sormak üzere onlarla bir araya geldiğini ya da telefon ile görüştüklerini, davalının da ... ile sık olmasa da, zaman zaman görüşüp halini hatrını sorduğunu, ancak hiçbir zaman ...'in kendi şirketinde çalışmasını istemediğini, ...'in ise tamamen çalıştığı şirketteki çıkarlarını düşünerek, şirketten aldığı maaşı arttırmanın yollarını düşündüğünü ve bu doğrultuda hareket ettiğini, adı geçenin davalı ile görüştüğünde amiri olan ...'ı sevmediği ve onunla çalışmak istemediği şeklinde şikayetlerde bulunduğunu, ...'in "üretim ve iş sırlarını bilen" bir çalışan olmadığını, haksız rekabet ve ticari sırlara yönelik bilgisinin olmadığını, çalışan ...'in hangi üretim ve iş sırlarını bildiğinin açıklanmadığını, salt tecrübe ve deneyim ileri sürülerek haksız rekabetin gerçekleştiğinin iddia edildiğini, ancak salt bu nedenlerle haksız rekabetin varlığının ileri sürülemeyeceğini, fazla maaş teklif edilmesinin haksız rekabet olmadığını, davalının davacı çalışanına 8.000,00 TL ücret teklif etmesinin söz konusu olmadığını, kabul etmemekle birlikte; işçiye eski çalıştığı yerden fazla ya da piyasa koşullarından fazla maaş teklif edilmesinin, başlı başına işçiye haksız bir menfaat sağlanması yahut işçinin görevlerini ihmale yöneltmesi maksadıyla yapıldığının söylenemeyeceğini, ... ile davalının tanışıklığı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıların davacıya yönelik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 54,55 ve 56. maddeleri kapsamında haksız rekabet oluşturacak herhangi bir eyleminin tespit edilemediği, davacı tarafın bu iddiasını ispat edemediği, tanıkların beyanının haksız rekabet oluşturacak nitelikte ve yoğunlukta bir eylemin olduğunu belirleyemediği; yine davacı işyerinde çalışan bir işçinin işe alınması ya da iş teklifi yapılmasının haksız rekabet oluşturmayacağı ve bu eylemin transfer niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şahsın davacının yanından ayrıldıktan yaklaşık 1 yıl sonra diğer davalı şirketi kurması, ticari hayatın gerekleri ve gerçeklerine uygun olduğundan yasaya aykırılık taşımadığı gibi, davalı şahsın davacıya ait işçilerle görüşerek davacı şirkete ait üretim ve iş sırlarını ele geçirmeye yöneltildiğine dair delil olmadığı, ayrıca davacı tarafça davalı şirketin davacıya ait hangi sırrı öğrenip kullanıp bundan menfaat sağladığına dair somut bir bilgi ve belgenin sunulmadığı, davalının davacı çalışanına iş teklif ettiği dosyadaki tanık ifadelerine göre sabit olmadığı gibi davacı şirket çalışanının işten ayrılıp davalı şirkette çalışmaya da başlamadığı, kaldı ki davalı gerçek kişinin aynı konuda faaliyet gösteren davalı şirketi kurup faaliyette bulunması ve davacı şirket çalışanına iş teklif etmesinin tek başına haksız rekabet niteliğinde olmadığı, aksi düşüncenin kabulü halinde kişinin o iş kolunda faaliyet göstermesinin ekonomik faaliyette bulunma ve çalışma özgürlüğü ilkeleriyle bağdaşmayacak şekilde engellenmesi sonucunu doğuracağı, bu nedenlerle, mahkeme kararında usule ve kamu düzenine dair bir aykırılığın bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, haksız rekabetin tespiti ve meni istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 13.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
- bamİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi2022/249 E.2024/1130 K.Esastan ret
- ilk dereceBakırköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesi2020/864 E.2021/1044 K.Davanın reddine
- m. 54· İlk Derece / BAM: Davalıların eylemlerinin haksız rekabetin genel ilkeleri kapsamında dürüstlük kuralına aykırılık teşkil edip etmediğinin tespiti yönünden incelenmiştir.
- m. 55· İlk Derece / BAM: Davacının işyerinde çalışan bir işçiye iş teklif edilmesinin veya rakip bir şirket kurulmasının dürüstlük kuralına aykırı haksız rekabet hallerini oluşturmadığı gerekçesiyle tartışılmıştır.
- m. 56· İlk Derece: Davacının haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve durdurulması taleplerinin yasal dayanakları kapsamında değerlendirilmiştir.
- haksız rekabet
- işçi transferi
- rekabet yasağı
- çalışma özgürlüğü
- iş sırrı
- ticari sır