TTK 54, 55, 59: Sözleşme İlişkisi Kapsamında Paylaşılan Teknik Çizimlerin ve Ürün Numunelerinin İzinsiz Kullanımı Suretiyle Haksız Rekabet
Fikri ve sınai mülkiyet mevzuatı kapsamında tescilli bir koruma bulunmasa dahi, taraflar arasındaki sözleşmesel ilişki çerçevesinde paylaşılan teknik çizim, plan ve numunelerin izinsiz olarak kopyalanıp taklit üretimde kullanılması emekten yetkisiz yararlanma niteliğinde olup haksız rekabet teşkil eder.
Davacı yabancı şirket, eski distribütörü ve ortak girişim ortağı olan davalının, sözleşmeler uyarınca kendisine aktarılan gizli teknik çizimleri ve numuneleri kopyalayarak tescilsiz otomatik folluk makinesini taklit ettiğini ileri sürerek haksız rekabetin tespiti, men'i ve tazminat talebinde bulunmuştur. İlk Derece Mahkemesi, davalının davacının emeğinden yetkisiz yararlandığını saptayarak haksız rekabetin tespitine, men'ine, ürünlerin toplatılması ile imhasına ve maddi-manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar vermiştir. Bu karar BAM tarafından hukuka uygun bulunarak istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, Yargıtay tarafından da onanmıştır.
11. Hukuk Dairesi 2024/5093 E. , 2025/4836 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/512 Esas, 2024/1131 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/1295 E., 2020/889 K. Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 01.07.2025 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili A.H. ... ... BV'nin .. ... ... tarafından 1986 yılında Hollanda'da kurulan ve besi tavukçuluğu ekipmanları üretim ve geliştirme sektöründe faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, davacının 30 yılı aşkın süredir tavukçuluk sektörünün gelişmesine sağladığı sınırsız katkı ve yaptığı buluşlar ile tüm dünyada tavukçuluk ekipmanları sektörünün öncüsü olduğunu, bu buluşlardan en önemlisinin otomatik folluk makinesi olduğunu ve damızlık sektöründe kuluçkalık yumurta verimini %15 oranında artırdığını, 1986 yılında Hollanda Patent Sicilinde ... başvuru numarası ile kayıtlı olduğunu, davacının bu makineyi 1986 yılından beri ürettiğini, makinenin Türkiye'de kayıtlı bir patent, faydalı model, herhangi bir fikri sınai hak ve fikri sınai haklardan doğan hukuki koruması bulunmadığını, davacının ürünlerinin Türkiye'de satışını gerçekleştirmek isteyen davalının 2006 yılında ... ürünlerinin Türkiye distribütörlüğünü aldığını, distribütörlük ilişkisinin 19.06.2015 tarihli e-maille sona erdirildiğini, tarafların işlerini geliştirmek amacıyla, %50-%50 ortak olarak, 09.09.2013 tarihinde İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne tescil edilen ve 16.09.2013 tarihinde kuruluşu ilan edilen ... Hayvancılık Ekipmanları Sanayi ve Ticaret AŞ'yi (...) kurduklarını, tarafların 21.08.2013 tarihinde hissedarlar sözleşmesi ile onun eki niteliğindeki gizlilik ve lisans sözleşmesini imzaladıklarını, ancak aktif olarak üretime geçemeden 01.09.2015 tarihinde şirketin tasfiyesine oybirliği ile karar verdiklerini, bu dönemde davacının, söz konusu sözleşmeler ile vermeyi taahüt ettiği, birçok gizli ve ticari sır niteliğindeki bilgiyi, belirtilen sözleşmelerden kaynaklanan yükümlülükleri gereği, ortak kurulan şirketin üretim yapabilmesi amacıyla, ... ile paylaştığını, bunların makinenin teknik çizimleri ve imalat tekniklerini de kapsadığını, bu bilgilerin zaman zaman e- mailler aracılığıyla zaman zaman da davacının temsilcileri tarafından elden teslim edildiğini, davacının üretim sırlarının ve paylaştığı gizli bilgilerin, davalı tarafından davacının yazılı izni olmadan kat'i surette kullanamayacağına ilişkin hissedarlar sözleşmesinin 9.1 ve 9.2 maddesinde düzenleme bulunduğunu, davacının iki senede bir gerçekleştirilen VIV Türkiye Fuarı'nda, otomatik folluk makinesinin tanıtımını yapması amacıyla, aralarındaki distribütörlük ilişkisi kapsamında davalıya, 2013 ve 2015 yıllarında, makinenin numunelerini ihraç ettiğini, Türkiye'deki birçok müşterisinden davalının müvekkiline ait otomatik folluk makinesinin taklidini pazarlamaya başladığını öğrendiğini, davalının, davacıdan sözleşmeler uyarınca aldığı teknik çizimleri kopyalayarak ve tavukçuluk fuarında tanıtım yapması için ithal edilen otomatik folluk numunelerini AR-GE bölümünde inceletip taklit ürünlerde kullanılmak üzere çalışmalar yaptırdığını, Savcılık tarafından üretim tesislerinde yapılan keşif esnasında numunelerin taklit otomatik follukla yan yana olduğunun tespit edildiğini, davacının taklit ürettiği makinelerden birinin dava dışı ... Gıda Sanayi Anonim Şirketi'nde bulunduğunu, burada keşif yapılması ve davacı adına delil tespiti talep edildiğini, Sakarya 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nde açılan 2016/25 D. İş numaralı dosyasındaki bilirkişi raporunda davalının, kendisine ait internet sitesinde otomatik folluğu kendi ürünü gibi tanıtıp ve pazarlamasını yapmakta olduğunun da tespit edildiğini, raporda ''... Olay günü fotoğraflanan cihazlar ve sistemlerin orijinal cihaz ve sistemlerle benzeştiği sonuç ve kanaatine varılmıştır'' denildiğini, Hendek Başsavcılığı tarafından 2016/2083 soruşturma numaralı dosya kapsamında ... üretim tesislerinde, eğitim görevlisi makine yüksek mühendisi ve hukukçu bilirkişiler eşliğinde keşif yapıldığını, yapılan keşif esnasında üretim aşamasındaki taklit otomatik folluk ile davacı tarafından taraflar arasındaki sözleşmeler kapsamında davalıya gönderilen ... otomatik folluğu numunesinin davalının tesisinde yan yana bulunduğunu, alınan raporda ''Keşif günü fotoğraflanan cihaz ve sistemlerin orijinal cihaz ve sistemlerle benzeştiği sonuç ve kanaatine varılmış'', hukukçu uzman bilirkişinin ise ''dürüstlük kuralına aykırı davranışlarla haksız rekabet suçunun oluştuğu '' kanaatine ulaştığını, davalının sözleşmenin 9.1 ve 9.2 maddesini ihlal ettiğini, ayrıca tescilsiz buluşların ve tasarımların haksız rekabet hükümleri ile korunacağının kabul edilmesi sebebiyle davalının taklit üretimi sebebiyle haksız rekabet kurallarına aykırı davrandığını, davalının, ...'ın faaliyetleri kapsamında kendisi ile paylaşılan teknik çizimleri kullanarak menfaat sağlama amaçlı üretim yaptığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 55/(c) bendinde yer alan hükmü ihlal ettiğini, maddede yer alan ''iş ürünü''nün iş, faaliyet ve üretim vs. açısından önem taşıyan, fikri mülkiyet haklarından sayılmayan ve belli bir fikri ve/veya maddi çaba gerektiren teklif, hesap, plan gibi ürünleri kapsadığını, yani iş ürünü, ya fiziksel objeler ya da maddi olmayan ancak fiziksel olarak algılanabilen objeler olması gerektiğini, davalıya ortak kurulan şirketin üretiminde kullanılması için verilen, birer iş ürünü ve çalışma ürünü olarak kabul edilen, otomatik folluğa ilişkin teknik çizimlerin, planların, ticari hesaplamaların ve numune ürünlerin davalı yanca kullanıldığını ileri sürerek davalının TTK'nın 56.maddesi uyarınca otomatik folluk üretiminin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine ve haksız rekabetin men'ine, davacının uğradığı maddi zarara ilişkin olarak şimdilik 1000,00 TL'nin, manevi zararına karşılık olarak 100.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davacı vekili 15.05.2019 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini 529.000,00 TL arttırarak 530.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kırk yıldan uzun süredir tavukçuluk ekipmanları alanında faaliyet gösterdiğini, otomatik folluk üretimi de dahil bir kümes işletmesinin ihtiyaç duyabileceği tüm alet, ekipman ve makineyi kendi bünyesinde geliştirdiği teknik veri, bilgi ve beceri ile üretebilecek kapasite olduğunu, kendi bünyesinde AR- GE, üretim/montaj, imalat ve sevkiyat birimlerini bulundurduğunu, yemleme, sulama, ısıtma, havalandırma, soğutma, aydınlatma, yem siloları, yem nakil sistemleri ve bilgisayarlı kontrol sistemleri gibi verimli bir kümes için gerekli tüm ekipmanı modern teknoloji ile ürettiğini, davalının hem manuel, hem otomatik follukların üretimi ve satışı için davacıdan bilgi almaya muhtaç olmadığını, uzun yıllardır kendi üretimi ve tasarımı olan manuel follukları ürettiğini, bu nedenle davalının her türlü folluğun üretimi ve genel prensipleri konusunda yıllara dayanan bir tecrübesi bulunduğunu, 2013 yılında bu ürünü biraz daha geliştirdiğini, sevkiyatları esnasında daha az yer kaplaması için bu ürünün demontesini piyasaya sunduğunu, davalının halihazırdaki amacının, piyasadaki tüm folluklardan daha farklı ve iyi bir folluk üreterek son derece pratik, piyasadaki hiçbir follukta olmayan çift yönlü açılan plastik çatı kapakları ile farklı ve ekonomik bir ürün ile kendini farklı bir yere konumlandırmak olduğunu, bu amacını da başarıyla gerçekleştirdiğini, kendi buluşu otomatik folluk için faydalı model başvurusunda bulunduğunu, davalının bu amacını başarıyla gerçekleştirmekte olduğunu gören davacının, müvekkili davalıya karşı huzurdaki haksız davayı açtığını, kaldı ki davalı tarafından üretilen ve satılan follukların, davacı tarafın davalıya temin ettiği ve ticari sır niteliği taşıyan bilgilerin, fuarda sergilenme maksadıyla gönderdiği folluk ve plastik ızgaralar kullanılarak üretilmediğini, davacı şirketin ürünleri ile iltibasa yol açabilecek mahiyette olmadığını, folluk üretimine ilişkin bilgilerin, davacının kötü niyetli ve yanıltıcı iddialarının aksine, gizli bilgi ya da ticari sır olmadığını, bu bilgilerin, birbirine rakip firmalar tarafından bilinmekte ve kullanılmakta olduğunu, dünyanın önde gelen folluk üreticilerinin folluklarının, birbirlerine benzeyen tasarımlar ile üretildiğini, dünya çapında Çin, Hollanda, Belçika, Almanya, İngiltere, Danimarka, İtalya ve Çek Cumhuriyeti gibi çeşitli ülkelerde birçok firma tarafından otomatik folluk makineleri üretildiğini, hepsinin ortak özelliğinin tüm bu follukların birbirine benzemesi olduğunu, davacının kendi folluklarında kullandığı plastik ızgarayı kendisinin üretmediğini, ancak davalının kendi kullandığı plastik ızgaraları üretmeyip ithal ettiği için, davacının patentli olduğu iddia edilen plastik ızgaraları bakımından haksız rekabetin söz konusu olamayacağını, davacının müvekkili şirketin Türkiye tavukçuluk ekipmanları pazarında sahip olduğu birikim ve tecrübeden yararlanmak istediğini ve taraflar arasında bir dağıtım anlaşması akdedildiğini, davalının 2006 yılından başlayarak Türkiye'de davacının tek yetkili satıcısı olarak faaliyet gösterdiğini, 2013 yılında ise müvekkili şirket ile davacının birlikte ortak oldukları ... Hayvancılık Ekipmanları Sanayi ve Ticaret AŞ unvanlı şirket kurulduğunu, bu şirketin başlıca amacının hayvancılık ekipmanlarının imalatı, ithalatı ve ihracatı olarak belirlendiğini, bu gaye ile müvekkili şirket ile davacı arasında 21.08.2013 tarihinde sözleşme imzalandığını, ancak, tarafların ortaklığında kurulan bu şirketin, tarafların öngördüğü beklentileri karşılayamadığını, ortaklığın sona erdirildiğini, davalının sözleşme hükümlerine uygun hareket ettiğini, davacının iddialarının aksine davacı tarafından verilen bilgilerin, folluk üreticilerine özgü ve diğer üreticiler tarafından da bilinen bilgiler olduğunu, müvekkiline sektörde sadece davacının bildiği hiçbir gizli bilginin verilmediğini, davacının dayandığı email'in yine davacının iddialarını dayandırdığı sözleşmelerden önceki döneme ait olduğunu, davacı şirketin distribütörlüğünü yaparken de, daha sonra davacı ile birlikte ortak girişim olan ... Hayvancılık Ekipmanları Sanayi ve Ticaret AŞ'nin faaliyet gösterdiği dönemde de, müvekkili şirkete davacı tarafından hiçbir üretim ve satış sırrı, hiçbir gizli bilgi verilmediğini, davacıya müvekkil şirket hakkında asılsız iddialar içeren 05.05.2016 tarihli emaili gönderen kişinin ise davalıya zarar vermiş ve bu zararı tazmine mahkum edilmiş olan eski bir çalışan olduğunu, Hendek CBS'nin 2016/20838 soruşturma dosyası kapsamında alınan raporun, tavukçuluk ekipmanları sektörünü hiç bilmeyen ve ehil olmayan bilirkişiler tarafından hazırlandığını, Sakarya 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/25 E. sayılı ve Hendek Cumhuriyet Savcılığının 2016/2083 soruşturma no'lu dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporunda varılan sonuçların hatalı olduğunu, davalının üretimi olan otomatik folluklar ile davacının üretimi olan folluklar arasındaki farklılıklar son derece bariz olduğu halde, haksız rekabet suçunun varlığına ilişkin olarak soruşturma dosyasına sunulan ve sektörel bilgi ve tecrübesi olmayan bilirkişilerce hazırlanan bu raporun kesinlikle kabul edilemeyeceğini, davacı ve davalı folluk makineleri arasında bariz farklılıklar bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafa ait söz konusu makinelerin, davacının bir çalışması ve harcadığı bir emeğin sonucunda ortaya çıkan bir ürün olduğu, dolayısıyla davalı tarafından söz konusu makinenin herhangi bir teknik zorunluluk olmaksızın bir benzerinin yapılmasının davacının emeğinden yetkisiz yararlanılması sonucunu doğurduğu, TTK'nın 54. maddesi uyarınca da haksız rekabetin gerçekleştiği gerekçesiyle davalı tarafından davacıya ait otomatik folluk makinalarının izinsiz bir şekilde benzerlerinin üretilmesinin TTK'nın 54. maddesi bağlamında haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile haksız rekabetin men'ine, hükmün kesinleşmesinden sonra davalı şirket adresinde bulunan haksız rekabetin işlenmesinde kullanılan otomatik folluk makinesi ve kalıplarının çizim ve belgelerinin toplatılmasına ve imhasına, davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 513.271,73 TL'nin davalıdan tahsiline, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 55.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, hükmün kesinleşmesinden sonra davalı tarafından üretilen tüm taklit ürünlerin piyasadan toplatılmasına, hükmün kesinleşmesinden sonra TTK'nın 59. maddesi uyarınca hükmün Türkiye genelinde dağıtılan ve trajı 50.000'in üzerinde olan bir gazetede bir kez yayınlanmasına, masrafın ileride davalıdan tahsil edilmek üzere davacı tarafından karşılanmasına, hükmün kesinleşmesinden sonra davalının internet sitesinde yer alan otomatik folluk makinesi ve plastik ızgara tanıtım, broşür ve reklamlarının kaldırılmasına, aşan istemin reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, tescilsiz tasarımın izinsiz olarak kullanıldığı iddiasına dayalı haksız rekabetin tespiti, meni, haksız rekabet oluşturan ve izinsiz kullanıldığı iddia edilen teknik çizimler ile oluşturulan plan ve projelerin imhası, haksız rekabetten kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 03.07.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
- bamİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi2021/512 E.2024/1131 K.Davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine
- ilk dereceİstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi2016/1295 E.2020/889 K.Davanın kısmen kabulü ile haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile haksız rekabetin men'ine, maddi ve manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne
- m. 54· İlk Derece Mahkemesi: Davalının, davacıya ait makinenin herhangi bir teknik zorunluluk olmaksızın bir benzerini üretmesini davacının emeğinden yetkisiz yararlanılması olarak nitelendirip haksız rekabetin gerçekleştiğine hükmetmiştir.
- m. 55/ (1)· İlk Derece Mahkemesi ve Yargıtay: Ortaklık ve distribütörlük ilişkisi kapsamında paylaşılan gizli teknik çizim, plan ve ürün numunelerinin (iş ürünlerinin) izinsiz kullanılmasını haksız rekabet hallerinden iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma kapsamında değerlendirmiştir.
- m. 59· İlk Derece Mahkemesi: Haksız rekabet hükmünün kesinleşmesinden sonra Türkiye genelinde dağıtılan ve tirajı 50.000'in üzerinde olan bir gazetede bir kez yayınlanmasına karar vermiştir.
- haksız rekabet
- ticari sır
- teknik çizim
- distribütörlük
- iş ürünü
- tazminat
- tescilsiz tasarım