TTK 54, 55, 60: Çakışan Ruhsat ve Lisans Alanlarındaki Hukuki İhtilaflara İlişkin Şikayet ve Açıklamaların Haksız Rekabet Boyutu
Aynı yatırım sahasında çakışan ruhsat veya lisanslara sahip tarafların yürüttükleri idari ve hukuki ihtilaflar kapsamındaki iddia, savunma ve şikayet niteliğindeki bildirimleri, dürüstlük kuralını ihlal eden yanıltıcı veya kötüleyici unsurlar barındırmadıkça haksız rekabet teşkil etmez.
Davacılar, davalı şirketin yatırım sahasındaki çakışan haklar nedeniyle resmi makamlara ve finans kuruluşlarına asılsız şikayetlerde bulunarak haksız rekabet yarattığını ileri sürüp maddi ve manevi tazminat talep etmiş; davalı ise özel güvenlik bölgesi bahanesiyle sahaya girişinin engellendiğini iddia ederek karşı dava açmıştır. İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi, tarafların eylemlerinin aralarındaki süregelen hukuki ihtilafların ve kesinleşmiş idari kararların bir parçası olduğunu, kötüleme veya dürüstlük kuralına aykırılık teşkil etmediğini belirterek asıl ve karşı davaların reddine karar vermiştir. Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararını usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.
11. Hukuk Dairesi 2024/5483 E. , 2025/5202 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/948 Esas, 2024/1132 Karar HÜKÜM : Asıl ve birleşen davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2013/208 E., 2020/647 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacılar tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 09.09.2025 günü hazır bulunan davacılar/karşı davalılar vekili Avukat ... ile davalı/karşı davacı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA VE KARŞI DAVAYA CEVAP Davacılar vekili dava dilekçesinde; ...'ın en büyük yatırımı olan ve İzmir İli ... İlçesi ... mevkiinde ...'e tahsisli arazi üzerinde kurulacak olan ... Rafinerisi için 23.06.2010 tarihinde 49 yıl süre ile rafinaj faaliyetinde bulunmak üzere 23.06.2010 tarihli rafinerici lisansını EPDK'dan aldığını, davalının haksız rekabet teşkil eden fiilleriyle müvekkili şirketlerin zarara uğradığını, davalı şirketin haksız rekabet ve kişilik haklarına saldırı teşkil eden ve 2010 yılından itibaren devam etmekte olan hukuka aykırı fiilleriyle müvekkili şirketler hakkında çeşitli istinatlarda bulunarak kamuoyu ve müvekkili şirketin iş ortakları nezdinde itibar kaybı yaşamasına neden olduğunu, davalı ... Enerji'nin de aynı sahada 30 yıl süreli jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sular işletme ruhsatı sahibi olduğunu, ... Enerji'nin sahada asıl hak sahibinin kendisi olduğunu ileri sürerek ...'ın rafinerici lisansını iptal ettirmek için sürekli olarak teşebbüslerde bulunduğunu, bu kapsamda ... Rafineri yatırımı için anlaşma yapılan finans kuruluşlarına asılsız bilgiler içeren yazılar göndererek yapılan anlaşmaların risk altında olduğunu iddia ettiğini, yine müvekkili şirketlerin aracı kurum banka sektör analistlerine basın bültenleri göndererek Türk yargısının hiçe sayıldığı yönünde asılsız iddialarda bulunduğunu, davalının müvekkili şirketler ... ve ... aleyhine gerek İMKB gerekse SPK ve EPDK nezdinde gerçeğe aykırı vakıalara dayanarak asılsız şikayetlerde bulunduğunu, bu kapsamda; ...'in halka açık bir şirket olarak kamuyu aydınlatma yükümlülüklerini yerine getirmek amacıyla KAP'a yaptığı 24.06.2010 tarihli özel durum açıklamasına karşı asılsız şikayette bulunduğunu, ...'ın rafinerici lisansına konu olan sahada ... Belediyesinden alınan izinlerle hukuka uygun bir şekilde saha düzeltmesi çalışması yaptığının ... Sulh Hukuk Mahkemesi nezdindeki delil tespiti dosyası ile sabit olduğunu, dosyada alınan tüm izinlerin mevcut olduğunu, dolayısıyla davalının yapmış olduğu şikayetlerin gerçeği yansıtmadığını, davalının taraflar arasında yürümekte olan yargı süreciyle ilgili olarak manipülatif iddialar ileri sürerek müvekkili şirketlerin yatırımcılarını yanıltıcı nitelikte fiillerde bulunduğunu, davalı adına olan jeotermal işletme ruhsatının iptali talebi ile ... tarafından açılan davanın ... Enerji lehine sonuçlandığı iddia edilmiş ise de kararın temyiz edildiğini, derdest olan temyiz incelemesinin davalı tarafından gizlendiğini, davalının fiillerinin haksız rekabet ve kişilik haklarına saldırı teşkil ettiğini, müvekkillerinin ticari faaliyetlerini yanlış ve yanıltıcı açıklamalarla kötülediğini, iş ortaklarını risk altında oldukları iddia edilerek projeden çekilmeye zorladığını, davalının eylemlerinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 54, 55/1-a, 55/1-b maddeleri kapsamında haksız rekabet olduğunu, davalının eylemlerinin aynı zamanda kişilik haklarına saldırı teşkil ettiğini, davalının gönderdiği yazılar nedeniyle proje finansmanında ciddi sorunlar yaşandığını, projenin faaliyete geçme tarihinin yeniden revize edilerek ertelendiğini, finansman kuruluşlarının bir çok defa müvekkillerinden açıklama istediklerini, ... Rafineri'ni yaşanan gelişmeler nedeniyle çok yüksek tutarda bir gelirden mahrum kalındığını belirterek şimdilik ... Rafineri için 800.000,00 TL, diğer müvekkilleri için ayrı ayrı 100.000,00 TL olmak üzere toplam 1.000.000,00 TL maddi tazminatın, kişilik haklarına saldırı teşkil eden fiilleri nedeniyle her bir müvekkili şirket açısından 50.000,00 TL olmak üzere toplamda 150.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak müvekkili şirketlere ödenmesine, davalının müvekkili şirketlerin faaliyetlerini yanlış, yanıltıcı ve gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek ve kendi faaliyeti hakkında gerçek dışı ve yanıltıcı beyanda bulunmak şeklindeki fiillerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile haksız rekabetin önlenmesine, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılması amacıyla mahkeme kararının ilan edilmesine karar verilmesini talep etmiş; karşı davanın reddini istemiştir. II. CEVAP VE KARŞI DAVA 1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; TTK'nın 60. maddesine göre 1 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, dava konusu iddiaların haksız rekabet unsurları taşımadığını, dava dilekçesinde belirtilen rafinerinin yapılacağı yerde jeotermal doğal kaynak rezervinin bulunduğunu, bunun ruhsata bağlandığını, tüm bu süreçte davacı şirketlerin henüz izne veya lisansa bağlanmış hiçbir proje ve yatırımlarının söz konusu olmadığını, halka açık şirketlerin SPK ve diğer kanunlar gereğince davacı ...'in kamuyu aydınlatması gerektiğini, davacılar tarafından mevcut hukuki ihtilafların kamuoyuna duyurulmadığını, kamuoyunu doğru bilgilendirme adına müvekkilince SPK'ya bilgilendirme yapıldığını, aynı şekilde müvekkilince yapılan EPDK başvurusunda gerçek dışı kötüniyetli haksız fiile konu olabilecek iddialar bulunmadığını, basın bültenlerinin de bilgilendirme amacıyla hazırlandığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı/karşı davacı vekili karşı dava dilekçesinde; müvekkili şirketin ihale yoluyla MTA'dan saha teslim tutanağı ile fiilen teslim aldığı işletme ruhsatına konu kaynağa ait mevcut sondaj kuyusunun, kendi özel güvenlik bölgesinde kaldığı gerekçesiyle davalılar tarafından müvekkili şirketin resmen işletmecisi bulunduğu jeotermal kaynak sondaj alanına girişinin engellediğini, müvekkilince bu hususun yargıya taşındığını, bu engelleme nedeniyle müvekkili şirketin yaklaşık 4 yıldır ruhsat sahibi olduğu doğal kaynağı işletmeye geçiremediğini, bu nedenle değeri milyon dolarlarla ifade edilecek zarara uğradığını, ...'in bu eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğini, ...'in milli güvenlik gerekçesiyle özel izinle sahip olduğu özel güvenlik bölgesi imtiyazının kendi ticari amaçlarını gerçekleştirmek için kullandığını, haksız rekabette bulunduğunu, davacıların müvekkili şirketi büyük bir yatırımı engelleyen bir şirket olarak tanıttığını, haksız yere rencide ettiğini, basında yer alan haberlerle müvekkiline ait projeyi ve jeotermal kaynağı hafife alarak ve müvekkilinin ayak bağı imiş gibi kitlelere sunduğunu, bu haberlerin müvekkili şirketi zarara uğratma kastıyla yapıldığını, karşı davalıların sıralanan hukuka aykırı haksız rekabet unsuru içeren fiil ve eylemleri nedeniyle sahibi olduğu jeotermal işletme ruhsatı kaynağının kullanım ve işletmesini engel olmakla, itibar kaybına sebebiyet verdiğini ve maddi zarara uğrattığını ayrıca müvekkili şirketin ticari itibarının zedelenmesi nedeniyle de maddi zarar oluştuğunu, işletme projesinin 2011 yılında faaliyete geçirilmesinin planlandığı halde karşı davalıların fiil ve eylemleri nedeniyle bugüne kadar işletmeye geçilemediğini ileri sürerek şimdilik 500.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile haksız rekabet eylemleri devam ettiği sürece zamanaşımının işlemeyeceği, yatırım kararları ve projelerin ... çatısı altında alınması ve sürdürülmesi nedeniyle davacı ... firmasının davada sıfatının bulunduğu, davaya konu maillerin piyasadaki rekabet ortamının ve pazarın işleyişini etkilemesinin söz konusu olmadığı, davanın taraflarının aynı yere ilişkin, ... Enerji'nin jeotermal enerjiyle ilgili, karşı tarafın ise rafineri ruhsatıyla ilgili birbirleri aleyhlerine açmış oldukları ruhsat iptalleri ile ilgili idare mahkemesinde birçok davaları olup, tarafların yaptıkları açıklamaların, şikayetlerin, gönderilen e-postaların genelde bu davalardaki iddia ve savunmalarının bir kısmının tekrarı niteliğinde olduğu, haksız rekabet yaratacak etkiye sahip olmadığı, davacı/karşı davalılar tarafından ileri sürülen iddiaların haksız rekabet unsurlarını taşımadığı, karşı dava açısından da gazetelerden alınan haber küpürlerinin vakıaların ispatına tek başına yeterli olmadığı, haksız rekabetin oluşumu için dikkate alınamayacağı, gazete haberlerinin haber niteliği taşıdığı, davacı/karşı davalı tarafından bu haberlerin yaptırıldığına ilişkin delil bulunmadığı, TTK'nın 55. maddesi anlamında, yanıltıcı, kötüleyici, rekabet ortamını etkileyecek nitelikte bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiş, hüküm, taraflarca istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ...Ş.'nin hammadde ihtiyacının karşılanması amacıyla ...'da ... rafineri yatırımının gerçekleştirileceği proje sahasında ... rafinerisi için rafinerici lisansının alındığı, davalı şirketin de aynı sahada jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sular işletme ruhsatı sahibi olduğu, davalının ruhsat sahasının kapladığı alan içerisinde ...'e ait arazilerin bulunması ve ruhsat/lisans sahalarının çakışması nedeniyle aralarında ihtilaf bulunduğu, bahsi geçen dava dosyalarından da anlaşılacağı üzere, davalı tarafından gönderilen dilekçe ve gündem açıklamaları, taraflar arasındaki ihtilafla ilgili olarak karşılıklı açılan davaların derdest olduğu dönemde yapılmış olup, karşılıklı olarak ileri sürülen hususların aynı davalarda iddia ve savunma yoluyla ileri sürüldüğü, SPK, İMKB ve EPDK'ya yapılan başvuru ile ilgili dilekçelerde davacıları itibarsızlaştıran, gerçeğe aykırı bir beyan bulunmadığı, davalı tarafından yayınlanan basın bülteninin gönderildiği tarihte taraflar arasında davaların devam ettiği, basın bültenlerindeki açıklamalarının muhatabı banka sektör analistleri ile ... Rafineri yatırımının finansmanı için anlaşma yapıldığı belirtilen davacıların iş ortağı olan kurumlar olduğu, firmaların finansal yatırımlarını analiz sürecinden sonra yapacağı açık olup, açıklamaların iş ortaklarının alacakları kararda etkili olmayacağının anlaşıldığı, bu durumda davalı/karşı davacının eylemlerinin bu haliyle haksız rekabet oluşturmayacağından asıl davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği; karşı dava bakımından, sahada ...'e ait tesislerin stratejik ekonomik önemi nedeniyle özel güvenlik bölgesi statüsüne alındığı ve özel güvenlik bölge sınırının genişletildiği, sahada ...'e ait özel güvenlik bölgesinin varlığının sabit olduğu, İzmir 4. İdare Mahkemesi'nin 2015/618 E., 2015/947 K. kararında davalının ruhsat sahasının özel güvenlik bölgesinde kalması nedeniyle Genelkurmay Başkanlığından alınması gereken iznin alınmaması nedeniyle davalının ruhsatının iptaline karar verildiği, kararın kesinleştiği, bu durumda davacı/karşı davalı ... daha önceden idari merciler tarafından verilen karara dayalı olarak hareket etmekte olup özel güvenlik bölgesi nedeniyle karşı davacının girişinin engellenmesinin dürüstlük kuralına aykırı bir davranış olarak değerlendirilemeyeceğinden haksız rekabet olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı, karşı dava açısından gazetelerden alınan haber küpürlerine dayanıldığı, gazete haberlerinin haber niteliği taşıdığı, davacı/karşı davalı tarafından bu haberlerin yaptırıldığına ilişkin delil bulunmadığı, kaldı ki TTK'nın 55. maddesi anlamında, yanıltıcı, kötüleyici, rekabet ortamını etkileyecek nitelikte de olmadığı, karşı dava açısından iddia edilen davranışların haksız rekabet teşkil etmediği anlaşılmakla karşı davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, maddi tazminat talepli davanın tümden reddi halinde takdir edilecek vekalet ücretinin maktu olarak belirlenmesi gerektiği, bu yönüyle hem asıl davada hem de birleşen davada reddine karar verilen maddi tazminat istemi ile ilgili karşı taraf yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekalet ücreti takdiri doğru olmadığından taraf vekillerinin istinaf başvurusu bu yönüyle haklı olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, bahsi geçen hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından, asıl ve birleşen davanın reddine, tarafların vekalet ücreti ile ilgili istinaf gerekçeleri ile bağlı kalınarak ve kazanılmış haklar dikkate alınarak asıl ve birleşen davada reddine karar verilen maddi tazminat yönünden maktu vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiş, karar, davacılar karşı davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl ve karşı dava, haksız rekabetin tespiti, haksız rekabetten kaynaklanan maddi ve manevi zararın tazmini ve eski hale iadesi istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı karşı davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılar/karşı davalılardan alınarak, davalı-karşı davacıya verilmesine, aşağıda yazılı harcın istekleri halinde ilgililere iadesine, 09.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
- bamİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi2021/948 E.2024/1132 K.Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması, asıl ve birleşen davanın reddi, maddi tazminat yönünden maktu vekalet ücretine hükmedilmesi
- ilk dereceİstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi2013/208 E.2020/647 K.Asıl ve karşı davanın reddi
- m. 54· İlk Derece ve BAM: Davacının dürüstlük kuralına aykırı haksız rekabet iddialarının genel haksız rekabet ilkeleri çerçevesinde incelenmesi.
- m. 55· İlk Derece ve BAM: Davalının resmi kurumlara (SPK, İMKB, EPDK) şikayet başvuruları ile basın açıklamalarının yanıltıcı veya kötüleyici nitelikte olmadığı, rekabet ortamının işleyişini etkilemediği tespiti.
- m. 60· İlk Derece: Haksız rekabet eylemlerinin devam etmesi durumunda zamanaşımının işlemeyeceğine ilişkin değerlendirme.
- haksız rekabet
- maddi tazminat
- manevi tazminat
- rafinerici lisansı
- jeotermal ruhsatı
- dürüstlük kuralı
- özel güvenlik bölgesi
- kötüleme