TTK 54, 55: Sosyal Medyada Eleştiri Sınırını Aşan, Karalama ve Kötüleme Amaçlı Paylaşımların Haksız Rekabet Teşkil Etmesi
Sosyal medya hesabı üzerinden bir firmanın malları ve ticari işleri hakkında sadece etiket bilgisi üzerinden yapıldığı iddia edilen ancak eleştiri sınırını aşarak karalamaya varan kötüleyici açıklamalar, TTK m. 55/1-a.1 kapsamında haksız rekabet oluşturur.
Davacı gıda şirketi, davalının sosyal medya hesapları üzerinden ürünlerini kötüleyen ve ticari itibarını sarsan paylaşımlar yaptığını ileri sürerek haksız rekabetin tespiti ve önlenmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi paylaşımların eleştiri hakkını aşarak karalama boyutuna ulaştığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiş; Bölge Adliye Mahkemesi ise ifadelerin unvan içermediği ve eczanelerdeki satış politikasına yönelik dürüst eleştiri sınırlarında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine hükmetmiştir. Temyiz incelemesinde Yargıtay, sosyal medyadaki söz konusu yorum ve açıklamaların kötüleme amacı içerdiğini ve dürüstlük kuralına aykırı haksız rekabet teşkil ettiğini belirterek BAM kararını bozmuştur.
11. Hukuk Dairesi 2025/3149 E. , 2026/723 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:...Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1639 Esas, 2025/327 Karar HÜKÜM : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/217 E., 2022/579 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının gıda ürünleri alanında üretim ve satış yaptığını, ilgili kurum ve kuruluşlar tarafından test edilen ve onaylanan ürünlerin piyasaya arz edildiğini, davalı tarafın 30.01.2020 tarihinden beri davacı şirketleri tüketiciye kötüleyen, ticari itibarı sarsan, satışları sekteye uğratacak nitelikte paylaşımlar yaptığını ileri sürerek davalının haksız rekabetinin tespitine ve önlenmesine, internet sitelerinin erişiminin engellenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin paylaşımında eleştiri hakkının kullanıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacıların üretimini ve satışını birlikte gerçekleştirdiği ürünler ile ilgili olarak davalının sosyal medya hesapları üzerinden tüketici nezdinde kötüleyici itibar sarsıcı satışların zarara uğramasına sebebiyet veren ve kişilik haklarını ihlal eden paylaşımlarının olup olmadığı, haksız rekabet şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplandığı, benimsenen bilirkişi raporu kapsamında davacı şirketlerin ticari defter ve kayıtlarından taraflar arasında herhangi bir ticari ilişkinin olmadığı, “... isimli sosyal medya hareketinin, eleştiri hakkını aşarak, yapılan tüm paylaşımlar ve yorumlar ile karalamaya vardığı ve kötüleme amacı içererek haksız rekabete neden olduğunun tespit edildiği,...Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün yazı cevabı, TR-81-K-005365 olarak yazılmış olan işletme kayıt numarası, ürünün davacı adına, ...'de faaliyet gösteren...Pazarlama Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından fason olarak üretilmesi, benzer nitelikte Bakırköy 5. ve 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen dosyaların içerikleri de dikkate alındığında davacının davasını ispat ettiği, davalının “... isimli sosyal medya hesabı üzerinden davacı şirket ürünleri ve bu ürünlerin satış kanalları hakkında yapılan paylaşımların haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı tarafça istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının 28... 'de ... adlı instagram hesabından ve 28.01.2021 tarihinde ...ve @... hesabından yapılan paylaşımlarda, davacı tarafa ait olan ürünün sorgulanmadığı ve eleştirilmediği, davacıların isimlerinin zikredilmediği, halk arasında kahvaltılık gevrek olarak bilinen ve marketlerde satılan ürünlerin eczanelerde satışının 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun ve Eczacılar ve Eczaneler Hakkındaki Yönetmeliğe uygun olup olmadığının (mevzuatın) sorgulandığı, sadece eczanede özel bir satış politikası izlenerek adeta kampanya oluşturularak yapılan ürün satışına ilişkin eleştirel düşüncenin ifade edildiği, ayrıca davacı tarafça satışa sunulan ürün üzerinde "SADECE ECZANELERDE" şeklindeki ifadelere yer verildiği gözetildiğinde, Mahkemece İl Tarım Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevabi yazıda;''...Tüm bu yönetmelik hükümleri ile değerlendirildiğinde ürün adında "bebek ve küçük çocuk ek gıdası" ifadesinin belirtilmediği bu sebeple ürünün bebek ve çocuk ek gıdası olmadığı açıktır. Ayrıca eğer ürün bebek ve çocuk ek gıdası ise Türk Gıda Kodeksi Bebek ve Çocuk Ek Gıdaları Tebliğinin ürün ürün kriteleri yönünden de uygun olması gerektiğinin,'' belirtildiği, İlçe Tarım Müdürlüğünden verilen cevabi yazıda ise; ''Sadece Eczanelerde" ifadesi ile ürün satışının, tedavi etme ve iyileştirme özelliği olan bir ilaç olduğu algısı yaratacağından uygun görülmediği değerlendirilmektedir. Ürün adında "bebek ve küçük çocuk ek gıdası ifadesinin belirtilmemesine (eğer ürün bebek ve küçük çocuk ek gıdası ise) ilişkin olarak Türk Gıda Kodeksi Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliği (26.01.2017 tarih ve 29960 sayılı Mükerrer R.G) 20. Maddesine göre ürünün resmi adı olan bebek ve küçük çocuk ek gıdası adı ürün etiketinde belirtilmesinin,'' gerektiği belirtilmiş olup bu cevabi yazı içerikleri de gözetildiğinde ürün adında "bebek ve küçük çocuk ek gıdası" ifadesinin belirtilmediği bu sebeple ürünün bebek ve çocuk ek gıdası olmadığı, ayrıca "Sadece Eczanelerde" ifadesi ile ürün satışının, tüketici nezdinde tedavi etme ve iyileştirme özelliği olan bir ilaç algısı vereceğinin belirtildiği, bu tespitlere göre de davalının yazılı beyanlarının ayrıca tüketiciler nezdinde farkındalık oluşturup aldıkları ürünün içeriğini okuyup bilinçlendirme amacı taşıdığı, paylaşımların bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacı tarafın faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya kötülemek, amacı içermediği, eleştiri hakkı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, davalının sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımların kişisel değer yargısı niteliğindeki ifade ve düşünce özgürlüğü kapsamında eleştiri olarak kabulü gerektiğinden davanın kabulüne karar verilmiş olmasının yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, haksız rekabetin tespiti ve meni talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince davalının, “... isimli sosyal medya hesabı üzerinden davacı şirket ürünleri ve bu ürünlerin satış kanalları hakkında yapılan paylaşımlarının, sadece etiket bilgisi üzerinden yapılan yorum ve açıklamalar olduğu tespit edilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 54. maddesinde belirtildiği üzere, haksız rekabete ilişkin hükümlerin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. Kanunun “dürüstük kuralına aykırı davranışlar ve ticari uygulamalar” başlığı altında haksız rekabet halleri örnek mahiyetinde sayılmış ve TTK'nın 55/1-a.1 hükmünde “başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek”, haksız rekabet teşkil eden eylem olarak düzenlenmiştir. Buna göre “... isimli sosyal medya hareketinin, sadece etiket bilgisi üzerinden yaptığı yorum ve açıklamaların eleştiri hakkını aştığı, yapılan tüm paylaşımlar ve yorumların karalamaya vardığı ve kötüleme amacı içererek haksız rekabete neden olduğu anlaşıldığından kararın bozulması gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'un 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
- bamBölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi2022/1639 E.2025/327 K.İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine
- ilk dereceBakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi2021/217 E.2022/579 K.Davanın kabulü
- m. 54· Yargıtay: Haksız rekabete ilişkin hükümlerin amacının bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması olduğuna yönelik tespitte bulunulurken dayanılmıştır.
- m. 55/ (1)· Yargıtay: 55/1-a.1 kapsamında başkalarının mallarını, iş ürünlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemenin haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesiyle uygulanmıştır.
- haksız rekabet
- kötüleme
- sosyal medya
- eleştiri hakkı
- ifade özgürlüğü
- ticari itibar
- etiket bilgisi