TTK 54, 55: Tescilsiz Tasarımların Haksız Rekabet Hükümleri Çerçevesinde Korunma Koşulları ve İltibas İlişkisi
Tescilsiz tasarımların haksız rekabet hükümleri uyarınca korunabilmesi için ürünün ayırt edici bir işaret haline gelmesi ve taklit edenin ortalama tüketici nezdinde işletmesel köken açısından karıştırılma ihtimalini önleyecek tedbirleri almamış olması gerekir.
Davacılar, tescilsiz ayakkabı tasarımlarının davalı tarafından aynen taklit edildiği gerekçesiyle esere tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i ile tazminat talebinde bulunmuştur. İlk Derece Mahkemesi ürünlerin güzel sanat eseri niteliğini reddetmiş, ancak birebir benzerlik nedeniyle haksız rekabetin varlığına hükmetmiştir. Yargıtay ise davalının taklit ürünlerde belirgin şekilde farklı bir marka kullanarak iltibas riskini önleyici tedbirler aldığını ve tescilsiz tasarımlara haksız rekabet yoluyla sınırsız bir tekel hakkı tanınamayacağını belirterek kararı bozmuştur.
11. Hukuk Dairesi 2024/6417 E. , 2025/4942 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/99 Esas, 2024/1465 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/257 E., 2019/229 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'in moda ve tasarım sektöründe özellikle tasarladığı orijinal ayakkabı modelleri ile dünyaca tanınan bir tasarımcı olduğunu, kırmızı tabanları ile bilinen ayakkabı tasarımlarının moda dünyasının en ünlü simgelerinden biri haline geldiğini, müvekkili ... tarafından 2009-2015 yılları arasında tasarlanan ayakkabı modelleri ve aynı yıllarda diğer davacı ... Louboutin SAS tarafından ... ana markası ve "..", ".. ..", "..", "..", "...", "..", ".. ...", ".. ... .. Mıx", ".." ticari isimleri ile birlikte üretim, dünya çapında satış ve piyasaya arzına başlandığını, müvekkili ... tarafından tasarlanan ayakkabıların/moda tasarımlarının 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (FSEK) madde 1/B ve 4. maddeleri uyarınca sahibinin hususiyetini taşıyan, estetik değere sahip güzel sanat eseri olduğunu, dava konusunu teşkil eden "...", "... Strass", "...", "...", "Patınana", "Salopatına", "... ...", "Rollıng Spıkes ... ...", ".." modellerinin tasarımlarının da eser niteliğine haiz olup FSEK'in 8. maddesi gereği bu eserler üzerindeki tüm mali ve manevi hakların eserleri meydana getiren/eserlerin yaratıcısı olan davacı ...'e ait olduğunu, davalı şirketin davacılar tarafından büyük emek ve yatırımlar yapılarak hazırlanan, tüm dünya ülkelerinde piyasaya sunulduktan sonra üne ve başarıya kavuşan eser niteliğine haiz ürün ve modellerin tasarımları aynen taklit edilmek sureti ile iltibas yaratılarak "..." markası ile üretilen ürünlerin, Şişli, Beyoğlu, Nişantaşı mağazaları başta olmak üzere bir çok mağazasında satışa sunduğunu ve haksız kazanç elde ettiğini, davacıya ait eser niteliğine haiz olan tasarımları üzerindeki eserden faydalanma haklarına tecavüz ettiği ve dolayısı ile davacı şirketin markasına ve ürünlerinin ticari imajına tecavüzde bulunduğunu, haksız rekabet yarattığını, davacılara ait FSEK kapsamında eser niteliğine haiz moda/ayakkabı tasarımlarının başlıca hususiyetlerinin davalı tarafından birebir taklit edilmek suretiyle ".." markası altında üretilen ürünlerde/ayakkabılarda kullanıldığını, böylece davalıların intihal teşkil eden bu eylemlerinin ... kapsamında işleme hakkı, çoğaltma ve yayma hakkı, eserin umuma arzı hakkı, eser sahibi olarak tanıtılma hakkı, eserde değişiklik yapılmasını önleme hakkı şeklinde sayılan fikri haklarına tecavüz teşkil ettiğini ve dolayısıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 54 ve 55. maddeleri uyarınca haksız rekabet yarattığını ileri sürerek haksız rekabetin tespitine, davacıların eser niteliğine haiz tasarımları üzerindeki fikri haklarına karşı yapılan tecavüzlerin ve haksız rekabet yaratan eylemlerinin ref ve men'ine, davalı şirket tarafından ".." markası altında üretilen ürünlerin imalatının veya satışa arz etmelerinin, ihracatlarının, ithalatlarının ve her türlü kullanımlarının önlenmesine, söz konusu ürünlerin bulundukları yerlerden toplatılmasına, elkonulmasına ve imhasına, müvekkillerinin haksız rekabet sonucu meydana gelen zararları nedeni ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 1.000,00 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren en yüksek avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline, verilen kararın ülke genelinde yayın yapan tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde bir defaya mahsus olarak ilanına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davacı davaya konu ayakkabı modellerinin FSEK kapsamında eser niteliğinin bulunduğu iddiasıyla esere tecavüzün tespiti, men'i ve ref'i talebiyle davasını açmış ise de davacıya ait tescilsiz ayakkabı tasarımlarının güzel sanat eseri olarak kabulünün mümkün olmadığı anlaşılmakla FSEK kapsamında eser niteliğinin ve esere tecavüzün tespiti, men'i ve ref'i taleplerinin reddine, bu tasarımların TTK'nın haksız rekabet hükümleri kapsamında korunabileceği, davalının "..." markası adı altında satışa sunduğu ürünlerin davacıya ait "..., ... strass, .............................. modelleri ile birebir aynı nitelikte olması sebebiyle bu kullanımların TTK'nın 55/1-a kapsamında haksız rekabet teşkil ettiği anlaşılmakla haksız rekabetin tespitine, men'ine ve ref'ine, maddi tazminat talebi yönünden tam bir zarar hesabının yapılmasının mümkün olmadığı farazi değerlendirmeler üzerinden yapılan tazminat hesaplamasının hükme esas alınamayacağı anlaşılmakla dosya kapsamı ve kullanım durumu dikkate alınarak 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 50. maddesi uyarınca taleple bağlı kalınarak takdiren 1.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, yine manevi tazminat yönünden izahı yapılan mevzuat kapsamında şartların oluştuğuna kanaat getirilmekle haksız rekabetin niteliği, davalının eyleminin ağırlığı ile dosya kapsamı itibariyle hak ve nasafet uygun düştüğü anlaşılan manevi tazminat talebinin tümden kabulüne 15.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine ve hüküm özetinin ilanına karar verilmiş, hüküm, taraflarca istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, esere vaki tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile men ve ref'i, maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin karara yönelik davalı tarafın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2. Davacı tarafça, davacıya ait tescilsiz ayakkabı tasarımlarının davalı tarafından aynen taklit edilerek piyasaya sürüldüğü iddiası ile haksız rekabetin tespiti, men’i, ref’i, maddi ve manevi tazminat istemi ile açılan işbu davada, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçeyle haksız rekabetin tespitine, davalının, davacının ayakkabıları ile iltibas oluşturan ayakkabıları üretim ve satışının önlenmesi ile takdir edilen maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. 6102 sayılı TTK’nın 54. maddesinde "Haksız rekabete ilişkin bu kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." hükmü düzenlenmiş, aynı Yasa’nın 55/1-a-4 maddesinde haksız rekabet olarak kabul edilen eylemlerden biri de "Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak" olarak düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK’nın anılan bende ilişkin madde gerekçesinde ise yeni düzenlemenin 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 57/5 maddesindeki düzenleme ile özdeş olduğu, lafızda farklılık bulunduğu, önceki kanun dönemindeki öğreti ve uygulamanın feda edilmemesi gerektiği, “karıştırılma” kavramının dış görünüş (tanıtım, takdim-görsellik) ve duyuruş (ses yönünden benzerlik) bağlamında düzenlendiği, iç benzerlikten kaynaklanan karıştırılmayı kapsamadığı belirtilmiştir. Öte yandan, dava tarihi itibariyle somut olayda uygulanma yeri olmamakla birlikte tescilsiz tasarımlar yönünden, 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) 55/4, 56/4-5, 59/2 ve 69/2 maddelerinde getirilen yeni düzenlemeyle, ilk defa Türkiye’de kamuya sunulmuş olması, mutlak anlamda yeni ve ayırt edici olması koşuluyla, sadece üç yıl için koruma getirilmiştir. Söz konusu şartları taşıyan tescilsiz tasarımlara da tescilli tasarımlar gibi SMK hükümlerine göre koruma sağlanacaktır. Kanun madde gerekçesiyle birlikte yorumlandığında, tescilsiz tasarımların haksız rekabet hükümleri çerçevesinde korunabilmesi ancak ve ancak, mutlak manada yenilik ve ayırt edicilik niteliğinin bulunması, onu üreten işletmeyle bütünlük arz ederek aynen bir marka gibi işletmesel kökene işaret edecek derecede yüksek bir ayırt edicilik düzeyine ulaşması ve onunla özdeşleşmesi, öte yandan taklidini üretenlerce, işletmesel kökenleri itibariyle tasarıma konu malların işletmesel kökenlerinin karıştırılmasına yol açacak tedbirlerin alınmaması, diğer bir anlatımla hedef tüketici kitlesinin bakış açısına göre, orijinal ve taklit malların aynı veya aralarında idari, ekonomik ya da işletmesel bağ bulunan işletmelerce üretilmiş olabileceği hususunda karıştırılma ihtimaline yol açılması halinde söz konusu olabilecektir. Bunun dışında, orijinal tescilli tasarımlar için bile her beş yılda bir yenilenmek koşuluyla yirmi beş yıllık koruma sağlandığı ve sürenin sonunda tasarım hakkının topluma intikal edeceği kabul edildiği halde, haksız rekabet hükümlerinden ve emeğin korunması ilkesinden hareketle sırf orijinal olmasından dolayı tescilsiz tasarımlara daha fazla hak bahşedildiği de iddia edilemez (... .. ..., Tasarımların Haksız Rekabet Hükümleri Çerçevesinde Korunması Artık Söz Konusu Değildir, Türkan Rado’ya Armağan, Oniki Levha, İst-2020, s. 313-317). Haksız rekabetin önlenmesindeki amaç, serbest piyasa düzeninde, herkesin dürüstlük kuralları içerisinde hareket etmesini sağlamak suretiyle bütün katılanların menfaatine dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Dürüst ve bozulmamış rekabetin varlığı, piyasa katılımcılarının (tüketiciler, tacirler, rakipler) yanında, bireysel rekabet düzeninin korunmasını da gerektirir. Tacirlerin korunması ilkesi çerçevesinde koruma unsurlarından biri de emeğin ve yatırımların korunması olmakla birlikte, fikri mülkiyet hakları özelinde, bütün dünyada ve ülkemizde geçerli olan tescile bağlı ve süreyle sınırlı koruma ilkelerinin de göz ardı edilmemesi gerekir. Bu çerçevesinde, haksız rekabet hükümlerine dayanılarak anılan ilkeleri geçersiz kılacak veya zedeleyecek yorumlardan dikkatle kaçınılmalı ve bu noktada haksız rekabet hükümleri dar yorumlanmalı, konuya ilişkin özel hükümlerin ötesinde, mal veya hizmetlerle ilgili olarak tekel yaratılmamalı, ekonominin sağlıklı şeklide işlemesi için serbest rekabet ortamı özenle korunmalıdır. Somut uyuşmazlıkta olduğu gibi, tescilsiz tasarıma konu davacı mallarının bir başkasınca üretilmiş ve piyasaya sunulmuş olması halinde, sadece tasarımın orijinal, davacı ile özdeşleşmiş ve büyük emek ve çabalarla tanıtılmış olması, bu davranışın haksız rekabet olarak nitelendirilmesine yeterli olmayıp, ayrıca onu üreten işletmeler arasında, ortalama tüketici kitlesi nezdinde karıştırılma (iltibas) ihtimaline de yol açılması gerekir. O halde Mahkemece, Dairemizin 21.03.2008 tarih ve 1816/3687 sayılı "Prizmatik Modüler Su Depoları" kararı ile yine Dairemizin 18.10.2018 tarih ve 2016/10703 E., 2018/6467 K. sayılı USB kararında zikredilen ilkelere uygun olarak, davaya konu tescilsiz tasarıma konu ayakkabıların davacı şirketle özdeşleşecek bir ürün haline gelerek, işletmesel kökene işaret eden bir ayırt edici işaret haline dönüşüp dönüşmediği tartışılmaksızın, dönüşmüş olsa bile davalı tarafın üretmiş olduğu ayakkabılarda, davacının kullandığı “...” markasından oldukça farklı ‘’....’’ ibaresini kullanılmak suretiyle her iki tarafa ait ürünler arasında işletmesel köken itibariyle karıştırılma (iltibas) ihtimalini önleyecek tedbirleri aldığı dikkate alınmaksızın somut olayda haksız rekabetin oluştuğunun kabulü doğru olmamış ve hükmün bu nedenle mümeyyiz davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 07.07.2025 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi. KARŞI OY Dosya içindeki bilgi ve belgelere, mahkemece usul ve yasaya uygun olarak delillerin tartışılıp değerlendirildiğinin anlaşılmasına göre; kararın onanması gerektiğini düşündüğümüzden aksi yöndeki Sayın çoğunluğunun bozma gerekçesine katılmıyoruz.
- bamİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi2022/99 E.2024/1465 K.Esastan ret
- ilk dereceİstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi2017/257 E.2019/229 K.FSEK kapsamında eser niteliğinin ve esere tecavüzün tespiti, men'i ve ref'i taleplerinin reddine, tescilsiz tasarımların taklidi yönünden haksız rekabetin tespitine, men'ine, ref'ine ve tazminata
- m. 54· Yargıtay: Haksız rekabet hükümlerinin amacının bütün katılanların menfaatine dürüst ve bozulmamış rekabet ortamının sağlanması olduğunu belirterek maddeyi yorumlamıştır.
- m. 55/ (1)· İlk derece ve Yargıtay: Başkasının malları veya iş ürünleri ile karıştırılmaya (iltibasa) yol açan önlemler almanın haksız rekabet teşkil ettiği yönündeki kural kapsamında değerlendirilmiştir.
- m. 57· Yargıtay: Karıştırılma kavramının tarihsel ve doktrinel gelişimi bağlamında mülga kanunun 57/5 maddesine atıfta bulunmuştur.
- haksız rekabet
- tescilsiz tasarım
- iltibas
- ayakkabı tasarımı
- güzel sanat eseri
- karıştırılma ihtimali
- taklit ürün