TTK 54: Şikayet Sitelerindeki Ücretli Üyelik Modeli ve Ayrımcı Uygulamaların Haksız Rekabet Teşkil Etmesi
Şikayet platformlarının, ücret ödeyen üye firmalara şikayetleri internet sitesinde yayınlanmadan önce çözme imkanı tanıyarak avantaj sağlaması ve üye olmayan şirketleri sisteme üye olmaya zorlaması, ticari dürüstlük kuralına aykırı olup haksız rekabet teşkil eder.
Davacı, şikayet platformunda ticari itibarını zedeleyici asılsız tüketici yorumlarının yayınlandığını ve bu yorumlara cevap verilebilmesi için ücretli üyelik dayatılmasının haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek içeriklerin kaldırılmasını talep etmiştir. İlk derece ve bölge adliye mahkemeleri, davalının yer sağlayıcı konumunda olduğunu, uyar-kaldır mekanizmasının usulünce işletilmediğini ve haksız rekabet unsurlarının doğmadığını belirterek davanın reddine karar vermiştir. Yargıtay ise platformun ücretli üyelere sunduğu şikayeti yayınlanmadan çözme imkanının piyasadaki diğer firmaları üyeliğe zorlayan ayrımcı bir avantaj yarattığını, bunun da dürüstlük kuralına aykırı haksız rekabet teşkil ettiğini belirterek kararı bozmuştur.
11. Hukuk Dairesi 2024/1748 E. , 2025/560 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/2498 Esas, 2024/80 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/76 E., 2020/100 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Hair International Saçlandırma Merkezinin sahibi olduğunu, davalı şirkete ait internet sitesinde hiçbir delil ve dayanak gösterilmeden müvekkilinin itibarını zedeleyici gerçeği yansıtmayan şikayetlerin davalı tarafça doğru olup olmadığı araştırılmaksızın haksız rekabet hükümlerine aykırı şekilde yayınladığını, müvekkiline ait amblem-isim ve markanın davalının internet sitesinde kullanılmasına izninin bulunmadığını, müvekkilince cevap ve savunma hakkı kullanılmak istendiğinde davalının ücretli üyelik talep ettiğini, müvekkilinin ticari itibarını zedeleme amacı güden asılsız, yanıltıcı yorumların yayınlamasının ve yorumlara para karşılığında cevap hakkı tanınmasının davalıya haksız ticari gelir sağladığını, davalıya ihtarname çekildiğini ancak sonuçsuz kaldığını ileri sürerek 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 54. ve devamı maddeleri ile 5651 sayılı Kanun hükümleri gereğince müvekkili aleyhine yayınlanan internet içeriklerinin yayından kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline ait www.sikayetvar.com internet sitesinin üretici, müşteri ve son kullanıcı arasında etkin, tarafsız bir yer sağlayıcı ve çözüm platformu olduğunu, günde yaklaşık 5.000 şikayetin yazıldığı bir platformda her şikayetin gerçekliğinin araştırılmasının mümkün olmadığını, davacının şikayetlere cevap ve itiraz hakkını üye olarak kazanmadığını, üye olsun ya da olmasın memnuniyete dönüştürülen her şikayetin tüketici tarafından yayından kaldırılabildiğini ve teşekkür metnine çevrilebildiğini, davacı firma hakkında yayından kaldırılmış ve teşekküre dönmüş pek çok şikayetin bulunduğunu, davacının iddialarının asılsız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı kullanımının markasal bir kullanım olmadığı, haksız rekabetin şartlarının bulunmadığı, davalı yanın ihtilaf konusu içerikler bakımından içerik sağlayıcı değil yer sağlayıcı olduğu ve içerikten doğrudan sorumlu olmadığı, yer sağlayıcı olan davalının sorumluluğuna gidilebilmesi için gerekli olan "uyar-kaldır" yönteminin kullanıldığı yönünde de delil sunulmadığı, davalı yana ait alan adında yer alan şikayet metinlerinin davacı yana ait markalara tecavüz teşkil eder kullanım olarak değerlendirilemeyeceği, tüketici tarafından düşünce özgürlüğü kapsamında yazılan yazıların engellenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı taraf her ne kadar davalı yana bildirimde bulunduğunu, buna rağmen davalının sisteme müdahalede bulunmayarak haksız içerikleri yayınlamaya devam ettiğini ileri sürmüş ise de davalıya gönderilen ihtarnamede "...internet sitenizde yayınladığınız aslı olmayan, yanlış, yanıltıcı içeriklerin kaldırılmasını ve içeriklerin yayınlanmamasının” kaldırılmasının ihtar edildiği, ancak ihtarın somutlaştırılmadığı, hangi içeriklerin ne suretle marka hakkına tecavüze ve haksız rekabete neden olduğunun belirtilmediği, bu nedenle davalı açısından geçerli ihtar koşulunun sağlanmadığı, kaldı ki gerçekte var olmayan şikayetlerin yayınlandığına ilişkin dosyaya yansıyan bir delilin bulunmadığı, şikayetlerin gerçek olmadığının ispatlanamadığı, davalı kullanımının bu anlamda markasal bir kullanım olmadığı, haksız rekabet şartlarının gerçekleşmediği, davalı yanın ihtilaf konusu içerikler bakımından içerik sağlayıcı değil yer sağlayıcı olduğu ve içerikten doğrudan sorumlu olmadığı, yer sağlayıcı olan davalının sorumluluğuna gidilebilmesi için gerekli olan "uyar-kaldır" yönteminin kullanıldığı yönünde geçerli bir delil sunulmadığı, sitede yer alan şikayet metinlerinin anayasal şikayet hakkı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, haksız rekabet ve marka hakkına tecavüzün tespiti ile önlenmesi istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Dava, haksız rekabetin ve marka hakkına tecavüzün önlenmesi, yayınların internet sitesinden kaldırılmasına ilişkindir. Davacı, davalının; markası hakkındaki haksız ve karalayıcı tüketici yorumlarını yayınladığı, davalının bu yorumların doğruluğunu araştırmadığını, şikayetlere cevap verilmek istenildiğinde davacıdan üyelik ücreti istenildiği, davacının cevap hakkını kısıtlayan üyelik sisteminin haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürmüş, davalı ise yer sağlayıcısı olması nedeniyle işbu davada kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, hakkında şikayet yayınlanan kurumların cevap haklarını kullanabildikleri, bunun için ücret talep edilmediğini savunmuş, İlk Derece Mahkemesince yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş, davacının istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. 2. Davalının, kendisine ücret ödeyerek üye olan üye firmalara verilen öncelik hakkı ile şikayetin yayınlanmadan çözülmesi imkanını tanıması, buna karşılık üye olmayan şirketlerin ise ancak haklarındaki şikayetler internet sitesinde yayınlandıktan sonra bu imkana sahip olmaları haksız rekabet teşkil etmektedir. Zira, üye şirketlere şikâyetleri yayınlanmadan çözme imkânı sağlanırken, üye olmayan şirketlere bu imkan verilmemekte, bu suretle davalı sitesine ücret ödeyerek üye olan şirketler yararına bir avantaj sağlanmaktadır. Davalının bu şekildeki eylemi, piyasadaki şirketleri davalı sitesine üye olmaya zorladığından, iyi niyetli ve ticari dürüstlüğe uygun bir eylem olarak kabulü mümkün değildir. Tüm bu nedenlerle, davalının kendisine üye olan firmalara verdiği öncelik hakkını, davacı şirkete vermemesinin haksız rekabet teşkil ettiği değerlendirildiğinden kararın bozulması gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
- bamİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi2020/2498 E.2024/80 K.Esastan ret
- ilk dereceİstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi2019/76 E.2020/100 K.Davanın reddi
- haksiz rekabet
- yer saglayici
- sikayet platformu
- ticari durustluk
- uyar kaldir
- tuketici yorumlari