TTK 553, 557: Yönetim Kurulu Üyelerinin Özen ve Sadakat Yükümlülüğüne Aykırılık Nedeniyle Müteselsil Sorumluluğu
Anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin özen ve sadakat yükümlülüklerine aykırı eylemleriyle şirketi zarara uğratmaları halinde, oluşan zarardan TTK 557 uyarınca müteselsilen sorumlu tutulmaları gerekir.
Davacılar azlık pay sahipleri, davalı yönetim kurulu üyelerinin sadakat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranarak şirketi fahiş zarara uğrattıklarını ve kendilerine haksız menfaat sağladıklarını ileri sürüp tazminat talep etmişlerdir. İlk Derece Mahkemesi, bilirkişi raporlarındaki tespitler doğrultusunda yöneticilerin kusurlu eylemleriyle şirketin malvarlığını erittiğini kabul ederek davanın kabulüne karar vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay, yöneticilerin oluşan zarardan müteselsilen sorumlu tutulmalarını usul ve yasaya uygun bularak yerel mahkeme kararını onamıştır.
11. Hukuk Dairesi 2024/5927 E. , 2025/4038 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/368 Esas, 2024/1073 Karar HÜKÜM :Esastan ret Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların .. .. Sistemleri San ve Tic A.Ş.'nin %10'ar hisse ile toplam %30 pay sahibi olduklarını, davalıların 2014 yılında görev yapan yönetim kurulu üyeleri olduklarını, ... dışındaki davalıların aynı zamanda şirketin toplam %70 payına sahip olduğunu, yönetim kurulu başkanı davalı ..., davalılar ... ve ...'un 2014 yılının tamamında görev yaptıklarını, davalı ...'nın 03.07.2014'e kadar ve davalı ...'in ise 16.12.2014'e kadar görev yaptığını, ... .... A.Ş.'nin ürettiği "..." markalı jeneratörlerin ülke çapında tekel hakkına sahip distribütörü olduğunu, davalıların özensiz, tedbirsiz ve sadakat yükümüne aykırı yönetim anlayışları sebebiyle şirketin neredeyse tüm mal varlığını 2014 yılı içinde erittiklerini, 3.000.000,00 TL sermayeli şirketi 2014 yılında sermayesinin yaklaşık 2,5 katı oranında 7.272.462,69 TL tutarında olağan faaliyet zararına uğrattıklarının 2014 yılı gelir tablosunda görüldüğünü, davalıların bunu kasıtlı olarak yaptıklarını, zira müvekkillerince Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/277 E. sayılı dosyasıyla açılan şirketin haklı nedenle feshi davasında, müvekkillerinin paylarının şirket tarafından alınmasına hükmedilmesi ihtimaline binaen, davalıların şirket mal varlığını tamamen bitirme yoluna gittiklerini, davalıların bu zararı yaratırken, 2014 yılı içinde üst düzey yöneticilere (kendilerine) şirketten 1.906.255,37 TL tutarında ücret, prim ve ikramiye gibi menfaatler sağladıklarını, bu tutarın sermayenin 2/3'üne tekabül ettiğini, yönetim organı ile üst düzey yöneticilere sağlanacak mali hakların makul ölçüde ve dürüstlük kuralına göre belirlenmesi gerektiğini, mali hakların amacını aşarak şirket mal varlığının transferi anlamına gelecek boyuta ulaştığını, davalıların şirketi içine soktukları durumdan gelecekte de çıkma ihtimalinin ortadan kalktığını ve kâr kaybını sürekli hale getirdiklerini, davalıların bir yandan da "..." markalı jeneratörleri tamamı kendilerine ait ... Jeneratör ... A.Ş. üzerinden pazarlamaya devam ettiklerini, bu hususların her iki şirketin defterlerinin incelenmesi ile ortaya çıkacağını, davalıların sadece 2014 yılının olağan faaliyet zararı (7.272.462,68 TL) ve 2014 yılı içinde üst düzey yöneticilere (kendilerine) ödenen 1.906.255,37 TL fahiş ücret, prim ve ikramiye gibi menfaatler nazara alındığında dahi şirketi en az 9.178.718,05 TL zarara uğrattıklarını, bu miktara şirketin yeni bir distribütörlüğe talip olmaması, yeni bir bayilik aramaması nedeniyle oluşan yüklü miktardaki kar kaybının ve müşteri portföyünün eritilmesinden doğan ağır zararın dahil olmadığını, şirketin uğradığı toplam zarar miktarının tespit edilerek, davalıların zararın tamamını tazmin etmeleri gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 100.000,00 TL'nin davalılardan müteselsilen tahsili ile şirkete ödemelerine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davalı ...'nın yönetim kurulu üyeliğine (YK) başlama tarihinin 03.01.2013, sona erme tarihinin 03.07.2014 davalı ...'in başlama tarihinin 01.04.2010, sona erme tarihinin 16.12.2014, diğer müvekkilleri ..., ... ve ...'in başlama tarihinin 01.04.2010 olduğunu ve halen devam ettiğini, buna göre müvekkili ...'nın şirket ortağı olmadığı, bağımsız YK üyesi olduğunu, icrai veya temsil yetkisinin olmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 557. maddesine göre her YK üyesi kendisine zararın yükletilebileceği ölçüde sorumlu olacağından her hangi bir zarar olsa bile davalı ...'nın katkı sağlamasının mümkün olmadığını, davacıların dava dilekçesindeki genel talep nedenleri dikkate alındığında hiç bir şirkette ortak olmadığından kendisine sağlayacağı bir menfaat bulunmadığını ve ayrıca 2014 yılının tamamında görev yapmadığı da gözetilerek, bu davalıya husumet yöneltilemeyeceğini; müvekkili ...'in de fayda sağlandığı iddia edilen şirkette ortak olmadığını, ayrıca davaya konu şirkette de hali hazırda (dava açılan dönemin tümünü kapsayacak şekilde) ortaklığının bulunmadığını, onun da dışarıdan ve bağımsız YK üyesi olduğunu, şirketteki aktif icrai görevinin YK üyeliğinden değil şirkette bir dönem yaptığı genel müdürlük görevinden kaynaklandığını, müvekkilinin kendisine sağladığı bir menfaat de olmadığından ve dava dilekçesindeki genel taleplerle çeliştiğinden müvekkili .. ..'e husumet yöneltilemeyeceğini, genel kurul toplantısında davalıların ibra edildiğini, davacıların ibra etmeme yönünde oy kullandıkları belli olmadığından bu davayı açma haklarının bulunmadığını, müvekkillerine huzur hakkı da dahil hiç bir ücret ödenmediğini, distribütörlük sözleşmesinin dava dışı şirket tarafından sonlandırılmasının istenilmesi karşısında çaba gösterilmediğinin doğru olmadığını, davacıların aynı alanda faaliyet gösteren başka bir şirket kurduklarını ve şirkete zarar verdiklerini, davacıların şirketin işleyişini engellemek için her genel kurul toplantısından sonra iptal davası açtıklarını, ayrıca şirketin feshi için dava açtıklarını ve davacıların amacının aynı alanda faaliyet gösteren kendi şirketlerine rakip olarak gördükleri şirketin işleyişini engellemek olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıların yöneticisi olduğu dava dışı şirketi zarara uğratıp uğratmadıkları, varsa zararın miktarı ve davalıların zarardan sorumlu olup olmadıkları hususunda toplanan deliller ve özellikle şirket kayıtları üzerinden yapılan incelemeler neticesinde üç bilirkişi heyetinden ayrı ayrı rapor alındığı, 1. bilirkişi heyet raporunda, 2014 yılı 4. dönem geçici vergi beyannamesinde 1.810.053,93 TL dönem net zararı raporlanmasına rağmen, 2014 yılı kurumlar vergisi beyannamesinde 4.847.347,19 TL dönem net zararının raporlandığı, aradaki (4.847,347,19-1.810,053,93=) 3.037.293,26 TL tutarındaki farkın izaha ve ispata muhtaç olduğu, kanun gereği arada % 10'dan fazla fark olmaması gerektiği, bu husus izah edilemediği takdirde, şirketin zarara uğratılma ihtimalinin bulunduğu kanaatinin bildirildiği, 2. bilirkişi heyet raporunda, kurumlar vergisi beyannamesindeki yıl sonu zararı 4.847.347,19 TL iken 4. dönem beyannamedeki zararın 1.810.053,93 TL olduğu, aradaki farkın 3.037.293,26 TL’ye denk geldiği, bu tutar farkının karşılık giderlerindeki 1.289.491,77 TL ve satılan ticari mallar maliyeti (-) ve 1.747.799,98 TL giderden kaynaklandığı, karşılık giderlerindeki 1.289.491,77 TL tutarındaki artışın da şüpheli ticari alacak karşılığındaki artıştan ileri geldiği, şüpheli ticari alacak ayırma koşulları yerine geldiği durumda şüpheli ticari alacak karşılığının dönem sonunda ayrılmasından kaynaklı bir yönetici sorumluluğundan bahsedilemeyeceği, satılan ticari mallar maliyeti (-) 1.747.799,98 TL gider ile bilançodaki maliyet gider karşılığındaki 1.747.800,00 TL’lik hesap ile ilişkili olduğu, "2014 yılı .... satış gelir tahakkuk maliyeti" açıklaması ile kaydedildiği, bu hesapta kayıtlı olan 1.747.799,98 TL'nin oldukça yüksek bir tutar olduğu, satılan malın maliyet hesabını oluşturan alt hesapların, direkt işçilik, direkt malzeme ve genel üretim giderlerinden oluştuğu, 4. dönem vergi beyannamesiyle kurumlar vergisi beyannamesi arasındaki dönemde bu derece öngörülemez rakamlar olmaması gerektiği ve bu farkın izaha muhtaç olduğunun bildirildiği, yargılamada şüpheli ticari alacak ayırma koşullarının yerine geldiği hususunun davalılarca ispatlanamadığı, 3. bilirkişi raporunda ise, şirketin 2014 yılında 4.847.347,19 TL zarara uğradığı, öz varlığının %90'a yakın kısmını kaybettiğinin tespit edildiği, sorumluluk şartlarından zarar unsurunun dava dışı şirket bakımından gerçekleştiği kanatinin bildirildiği, bilirkişi raporlarındaki tespitlere göre, şirketin 4.847.347,19 TL zarara uğratıldığının anlaşıldığı, esasen diğer raporlarda yapılan tespitlerle de uyumlu 3. bilirkişi raporunda tespit edilen 4.847.347,19 TL zarar miktarına itibar edildiği, davalı yöneticilerin şirketin zarara uğramasında kusurlarının bulunduğu, davalılardan ... ve ...'in de şirket yöneticisi olarak sorumlu oldukları, davalı yönetim kurulu üyeleri bakımından dış ilişkide bireysel indirim sebeplerinden yararlanma koşullarının oluşmadığı, davacı ortakların şirketin uğradığı zararın davalılardan tahsili ile şirkete ödenmesini talep edilebilecekleri değerlendirilerek, davacıların davayı 100.000,00 TL üzerinden açtıkları ve zarar miktarı yönünden talep arttırılmadığından dava değeri üzerinden hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 100.000,00 TL'nin davalılardan müteselsilen tahsili ile dava dışı ... . Sistemleri Sanayi ve Tic. A.Ş.'ye ödenmesine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile TTK'nın 557 maddesine göre davalıların birlikte eylemleri nedeniyle zararın oluştuğu, bu nedenle kusurlarının ayrılamayacağı, bu nedenle talep olunan tüm zarardan müteselsilen sorumlu tutulmalarında hukuka aykırılık bulunmadığı, şirketin öz kaynaklar toplamının ise 2014 yılı zarar miktarı olan 4.847.347,19 TL tutarında %93,26 oranında azaldığı, sermaye ve kanuni yedek akçeler toplamının üçte ikisinin bu zarar sebebiyle karşılıksız kaldığı, davalıların söz konusu zarardan müteselsilen sorumlu olduklarının kabulü ile kısmi davada talep olunan 100.000,00 TL'nin dava dışı şirkete ödenmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna dayanan tazminat istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 04.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
- bamİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi2021/368 E.2024/1073 K.Davalılar vekilinin istinaf isteminin esastan reddine
- ilk dereceİlk Derece MahkemesiDavanın kabulü ile 100.000,00 TL'nin davalardan müteselsilen tahsili ile dava dışı şirkete ödenmesine
- m. 557· Cevap / BAM: Yönetim kurulu üyelerinin birlikte sebebiyet verdikleri zarardan ötürü farklılaştırılmış teselsül ilkesi uyarınca müteselsilen sorumlu tutulmaları.
- m. 553· Yargıtay: Yönetim kurulu üyelerinin kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal etmeleri halinde şirkete verdikleri zarardan doğan hukuki sorumluluğu.
- m. 376/ (2)· BAM: Şirketin uğradığı fahiş faaliyet zararı neticesinde sermaye ve kanuni yedek akçeler toplamının üçte ikisinin karşılıksız kaldığının tespiti.
- anonim şirket
- yönetim kurulu sorumluluğu
- tazminat davası
- müteselsil sorumluluk
- sadakat yükümlülüğü
- şirket zararı