TTK 553, 626: Limited Şirkette Kâr Payı Talebinin Husumeti ve Ticari Defterlerin İbrazından Kaçınma Halinde Yönetici Sorumluluğu
Ortaklık kâr payının tahsili istemli davaların şirkete karşı pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerekir; ayrıca yöneticinin sorumluluğu davasında ticari defterleri incelemeye sunmaktan kaçınan tarafa HMK m. 220/3 uyarınca ihtarname çıkarılarak kesin süre verilmesi zorunludur.
Davacı ortak, limited şirket müdürü olan davalının kötü yönetimi, haksız kazanç elde etmesi ve kâr payı ödememesi sebepleriyle yönetici sorumluluğuna dayalı tazminat ve kâr payının tahsilini talep etmiştir. İlk derece ve bölge adliye mahkemeleri, davacının iddialarını ve kusur ilişkisini ispatlayamadığı gerekçesiyle davayı esastan reddetmiştir. Yargıtay ise kâr payı talebinin muhatabının yönetici değil şirket olması nedeniyle pasif husumet yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, tazminat istemi yönünden ise ticari defterleri ibraz etmekten kaçınan davalıya HMK m. 220/3 uyarınca ihtaratlı kesin süre verilerek eksik incelemenin giderilmesi gerekçesiyle kararı bozmuştur.
11. Hukuk Dairesi 2024/6630 E. , 2025/4185 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2084 Esas, 2024/1266 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/1030 E., 2021/750 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile yeğeni olan davalının, ... marka cep telefonlarının teknik servisi ve bayisi olarak, 2013 yılında ... Elektronik Teknik Ser. Hiz. Tic. ve San. Ltd. Şti. 'yi kurduklarını, davadışı şirkette, müvekkilinin %30, aynı zamanda şirket müdürü davalının da %70 hisse sahibi olduğunu, müdürlük görevini yerine getirirken, davalının davacıya danışmadan tek başına karar aldığını ve alınan kararlar hakkında davacıya bilgi vermediğini, davacının davalı tarafından şirketten kovulduğunu, davacıya şu ana dek hiç bir kâr payı ödemesi yapılmadığını, şirket kazançlarının davacıdan gizlendiğinin kuvvetle muhtemel olduğunu, davalının haksız kazançlar elde ettiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 553/1 hükmüne göre davalının şirkete ve davacıya verdiği zararlardan sorumlu olduğunu ileri sürerek şimdilik şirket ve müvekkilince uğranılan zararlar nedeniyle 10.000,00 TL maddi tazminatın şirkete ödenmesine, şirkete kayyım atanmasına ve ödenmeyen ortaklık kâr paylarının ticari faiziyle birlikte hisse oranında müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının tazminat ve kâr payı alacağı taleplerini şirkete yöneltmesi gerektiğini, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının bugüne kadar genel kurul toplantılarında alınan kararlara muhalefet etmediğini ve itirazda bulunmadığını, davacının tazminatın hangi sebeplerden dolayı talep edildiğini, maddi zararın sebebini ve varlığını açıklamadığını, şirketin ana sözleşmesinin 11. maddesine göre kâr payı dağıtılması hususunda bir karar alınmadığını, şirket bilançoları incelendiğinde dağıtımı yapılacak bir kârın da olmadığının görüleceğini, davacının şirkete borcunun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, şirket gelirleri ve şirket ortakları tarafından yapılan maddi katkıların, özkaynak ilavelerinin ancak şirketin kira, malzeme, işçi ücretleri vs giderlerini karşıladığı, şirketin dağıtılacak kârının tespit edilemediği, şirket özkaynaklarının sürekli negatif olduğu, borca batık durumda bulunduğunun ve zarar ettiğinin tespit edildiği, bu zarardan şirket müdürü davalının TTK'nın 626 ve 553. maddeleri gereğince sorumlu olduğunu gösterir kusurlu hareketin ve kusurlu hareket ile zarar arasında illiyet bağının bulunduğunun davacı tarafından ispat edilemediği, davacının davadışı şirkete yönetim kayyımı atanmasının şirkete karşı açtığı dava ile istenebileceği, şirkete yöneltilmiş bir dava bulunmadığından davacının bu talebinin ihtiyati tedbir mahiyetinde olduğu, yaklaşık ispatın gerçekleşmemesi ve yasal koşulların oluşmaması nedeniyle bu talebin de reddedildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalının yönetici olduğu davadışı şirkete verdiği zararlardan dolayı sorumluluğuna dayalı tazminat istemi ile kar payının tahsili istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Davacının kâr payının tahsili istemi yönünden; doğrudan zarar niteliğindeki sermaye payına uygun kâr payı ödemesine ilişkin talebin muhatabının davacının ortağı olduğu şirket olması gerekirken, davalı yöneticiye dava yöneltilmiştir. Kâr payı alacağından dolayı açılan davanın şirket yerine davalı yöneticiye yöneltilmesi isabetli olmayıp, bu dava yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekirken, davanın esasına girilerek reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. 2.Davacının davalı yöneticinin sorumluluğuna dayalı tazminat istemi yönünden; davacı, dava dilekçesinde delil olarak banka hesap hareketlerine dayanmasını müteakip, 08.02.2021 havale tarihli dilekçesiyle banka hesap ekstrelerinin bilirkişiler tarafından detaylı olarak incelenmesini talep etmiş, 10.06.2021 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde ise, davalı yöneticinin zarara sebebiyet verdiğini iddia ettiği eylemleri somutlaştırmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 219. maddesi kapsamında taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Anılan Kanun'un 222/1 hükmü gereğince mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. HMK'nın 220/3 hükmünde belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir. Somut olayda, her ne kadar İlk Derece Mahkemesince bilirkişilere yerinde inceleme yetkisi verilerek rapor alınmış, ara karar kapsamında bilirkişilerce inceleme yapılıp rapor sunulmuş ve raporda davalı şirket yetkilisinin ticari defterleri incelemeye ibraz etmekten kaçındığı belirtilerek şirketin ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılamamış ise de, şirketin ticari defter ve kayıtlarının da davacının delil listesine göre ve davanın mahiyeti itibariyle incelenmesi gerektiğinden, davalıya ticari defter ve kayıtların ibrazı için HMK'nın 220/3 hükmü uyarınca bu maddede belirtilen husus ihtar edilerek kesin mehil verilmesi, süresi içerisinde defter kayıtlarının ibraz edilmesi halinde davacının iddiaları bakımından şirket defterlerinin, davacının somutlaştırdığı banka hesap hareketleriyle karşılaştırmalı şekilde bilirkişiye incelettirilerek, aksi halde sunulan banka hesap hareketleri de değerlendirilerek rapor alınması, gerektiğinde davalının isticvabına başvurularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
- bamİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi2023/2084 E.2024/1266 K.Esastan ret
- ilk dereceİstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi2016/1030 E.2021/750 K.Davanın reddi
- m. 553/ (1)· İlk derece ve Yargıtay: Limited şirket müdürünün şirkete ve ortaklara verdiği zararlardan doğan hukuki sorumluluğu TTK 553/1 kapsamında değerlendirilmiştir.
- m. 626· İlk derece: Limited şirket müdürünün özen ve bağlılık yükümlülüğü çerçevesindeki sorumluluğu TTK 626 maddesi uyarınca incelenmiştir.
- limited şirket
- yönetici sorumluluğu
- kar payı
- pasif husumet yokluğu
- ticari defterlerin ibrazı
- tazminat
- eksik inceleme