TTK 596, 597: Limited Şirketlerde Miras Yoluyla Pay Geçişinin Reddi, Ticaret Sicili Tescil Talebi ve İptal Davasının Bekletici Mesele Yapılması
Ticaret Sicil Müdürlüğü kararının iptali ile genel kurul kararlarının tescili istemiyle açılan davalarda, tescili talep edilen genel kurul kararlarının veya ortaklığın reddine dair işlemlerin iptali yönünde açılmış derdest bir davanın bulunması halinde, söz konusu davanın sonucu bekletici mesele yapılmalıdır.
Davacı şirket, ortaklardan birinin vefatı üzerine mirasçının ortaklığa kabul edilmemesi ve paylarının devralınmasına dair genel kurul kararlarının tescili talebini reddeden Ticaret Sicil Müdürlüğü kararının iptalini talep etmiştir. İlk derece ve bölge adliye mahkemeleri, mahkemece belirlenen pay bedelinin mirasçı ortağa ödendiğine dair belge sunulmadığı ve ortağın yokluğunda karar alındığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Yargıtay ise tescili istenen ortaklıktan ret kararına karşı açılmış bir iptal davasının derdest olduğunu saptayarak, bu davanın sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiği gerekçesiyle kararı bozmuştur.
11. Hukuk Dairesi 2025/388 E. , 2025/5169 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/353 Esas., 2024/1533 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/369 E., 2022/695 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin ortaklarının ...'ın vefatı üzerine 23.12.2019 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısı ile veraseten intikal neticesinde şirketin sermaye yapısının karara bağlanarak, tüm maddelerinin tescili için 25.12.2019 tarihinde başvurunun yapıldığını, ancak davalının talebi doğrultusunda sadece değişen ortaklık yapısına ilişkin ilk iki maddenin tescil ve ilan edilerek kalan maddeler açısından mahkeme kararına göre tescil yapılabileceğinin belirtildiğini, 25.12.2019 tarihli toplantıda şirket ortaklarının mirasçı ...'na esas sermaye payı geçişini 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 596/2 hükmü uyarınca onaylamayıp adı geçenin şirkete ortak olarak girmesini oy birliği ile reddettiklerini ve ...'nun vekiline TTK'nın 597. maddesi uyarınca ...'na geçen payları gerçek değeri üzerinden devralmayı önerdiklerini, önerilen bedel yönünden ... vekiline inceleme hakkı için izin verildiğini, asıl hak sahibine ihtarname gönderildiğini, ancak geri dönüş olmaması üzerine esas sermaye bedelinin tespiti için açılan dava sonucu ...'nun ayrılma akçesinin hesaplandığını, alınan bu karar sonrasında, 25.12.2019 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan diğer kararların tescili, 29.07.2021 tarihinde yapılan toplantıda alınan kararların tescili için davalıya yapılan başvurunun, "...'nun 23.12.2019 tarihli karar ile şirketin ortağı olarak tescil edildiği, bu sebeple TTK'nın 596. maddesi hükümlerinin uygulanamayacağı, ancak hisse devri veya ortaklıktan çıkarmaya ilişkin bir mahkeme kararı ile bunun mümkün olabileceği" gerekçesi ile taleplerini reddettiğini, halbuki tamamının tescil için davalıya teslim edilen 25.12.2019 tarihli kararın ilk iki maddesinden sonraki maddelerde ...'nun ortaklığınının kabul edilmediğine ilişkin maddelerin yer aldığını, bunların davalının insiyatifi ile tescil edilmediğini, şimdi davalının iradesi ile yapılan işlemin sanki müvekkilinin talebiymiş gibi lanse edildiğini, davalının kendi kusurundan yararlanmaya çalıştığını, ilk talepleri gibi genel kurul kararının tüm maddeleri tescil edilmiş olsaydı mirasçı ...'nun şirkete ortaklığının engellenmiş olacağını, bu yetkinin de müvekkiline TTK'nın 596/2 hükmü uyarınca tanındığını, ayrılma akçesinin tespitinin açıldığı dava süresinde mirasçıya payların geçişinin askıda kaldığını, şirketçe verilen ret kararının geriye etkili olduğunu, verildiği günden itibaren sonuç doğurduğundan mirasçının ortaklıktan çıkarılmasına dair ek bir karar alınmasının gerekmediğini ileri sürerek davalının 24.05.2022 tarihli kararının iptali ile başvuruları doğrultusunda tescil işleminin yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin TTK'nın 32. maddesi ile Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin (Yönetmelik) 34. maddesi çerçevesinde işlem tesis ettiğini, 29.07.2021 tarihli olağanüstü genel kurul kararı ile ortaklıktan çıkarılmak istenen ...'nun 23.12.2019 tarihli olağanüstü genel kurul kararı ile şirketin ortağı olarak tescil edildiğinden TTK'nın 596 vd. maddeleri uyarınca ortaklıktan çıkarılmasının mümkün olmadığını, mirasçı ortağın, şirket tarafından mirasçılık sıfatının öğrenildiği tarihten itibaren 3 ay içinde ortaklığın reddini istemesi gerektiği halde, adı geçen ortağın ortak olarak sicile kaydedildiğini, 23.12.2019 tarihli karar hakkında verilmiş bir iptal kararı olmadıkça istenilen tescilin yapılamayacağını, bir an için talep olunan genel kurul kararının tescil edilebileceği düşünülse dahi TTK'nın 596 vd. maddeleri uyarınca tescil için, mirasçı ortağın toplantıya çağrılması ve mahkeme kararında tespit olunan pay bedeli ile ilgili belge ibrazı gerektiğini, kendisine yapılmış ödeme ile ilgili bir belgenin ibraz edilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirket ortaklarından ...'ın vefatı sonrasında yapılan şirketin ilk genel kurulunda ...'nun şirket ortağı olarak kabul edilerek, bu durumun tescili için davalı kuruma başvurulduğu, davalı kurumca başvurunun tescil edilerek ilan edildiği, her ne kadar aynı toplantıda şirket ortağı ...'nun payının devralınarak ortaklıktan çıkarılması yönünde işlemler yapılmasına yönelik kararlar alınmışsa da, bu durumun, ...'nun şirket ortağı olarak kabul edilip bu durumun tescil ve ilanına karar verilmesi karşısında, adı geçenin şirket ortaklığını elde ettiği gerçeğini ortadan kaldırmayacağı, davacı tarafça açılan davada ...'nun esas sermaye payının bedeli tespit edilmiş ise de, söz konusu bedelin ...'na ödendiğine ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı, ayrıca, 29.07.2021 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısına ... davet edilmeden, onun yokluğunda toplantı yapılarak yeni pay yapısı hakkında karar alındığı, 23.12.2019 tarihli genel kurul toplantısı ile şirket ortağı olarak kabul edilip tescil edilen ...'nun, şirket ortaklığından çıkarıldığına ilişkin bir mahkeme kararı olmadan veya bu ortağın payının devralınması gibi bir durum olmadan şirket ortaklığından çıkarılmasının söz konusu olamayacağı, davalının 24.05.2022 tarihli kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirket tarafından, şirket payını miras yoluyla kazanan ...'nun paylarının devralındığına ilişkin bir belge veya kayıt bulunmadığı, davacı şirketin 21.09.2021 tarihli olağanüstü genel kurul kararında bahsedilen Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.06.2021 tarihli ve 2020/80 E., 2021/617 K. sayılı kararının ise pay devrine ilişkin bir hüküm içermediği, TTK'nın 597. maddesi uyarınca esas sermaye payının gerçek değerini tespit ettiği, tek başına hisse devrinin sağlanması için yeterli olmadığı, davacının öncelikle kendi edimini yerine getirerek mahkeme tarafından belirlenen hisse bedelini şirket payını miras yoluyla kazanan ...'na ödemesi gerektiği, şirket payını miras yoluyla kazanan ...'nun paylarının devrinin tamamlandığından bahsedilemeyeceği, 21.09.2021 tarihli olağanüstü genel kurul tarihi itibariyle dava dışı ...'nun halen şirketin ortağı konumunda olduğu, bahsi geçen genel kurul kararıyla ortaklığının sona erdirilmeyeceği, gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, Ticaret sicil Müdürlüğü kararının iptali talebine ilişkindir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Dosyanın tetkikinden, Bakırköy 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/114 E. sayılı dosyasında işbu davanın da davacısı ... tarafından davalı şirket aleyhine 23.12.2019 tarihli olağanüstü genel kurul kararı ile ...'nun ortaklıktan reddine ilişkin kararın iptali talebi ile dava açıldığı, davanın reddine dair verilen kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 2020/1591 E., 2022/1850 K. sayılı kararı ile kaldırılarak dosyanın mahkemesine gönderildiği anlaşıldığından, bahsekonu davanın sonucu beklenip dosya kapsamı ile birlikte değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 08.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
- bamİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi2023/353 E.2024/1533 K.Esastan ret
- ilk dereceİstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi2022/369 E.2022/695 K.Davanın reddine
- m. 596/ (2)· Dava/İlk Derece/BAM: Miras yoluyla geçen limited şirket paylarının şirket ortakları tarafından onaylanmayarak reddedilmesi ve payların gerçek değeri üzerinden devralınması prosedürü kapsamında zikredilmiştir.
- m. 597· BAM: Şirketin payların gerçek değerini tespit ettirmesinin tek başına hisse devri için yeterli olmadığı, belirlenen bedelin mirasçıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle tartışılmıştır.
- m. 32· Davalı/Sicil: Ticaret Sicil Müdürlüğünün tescil taleplerini inceleme yetkisi çerçevesinde savunmaya konu edilmiştir.
- ticaret sicili
- limited şirket
- miras yoluyla pay geçişi
- bekletici mesele
- pay devri
- ayrılma akçesi
- genel kurul kararı