TTK 596, 597: Limited Şirketlerde Mirasla Geçen Payların Devrinin Reddi Halinde Gösterilen Alıcı Ortağın Gerçek Değer Tespiti Davasındaki Aktif Dava Ehliyeti
Limited şirketlerde miras yoluyla geçen esas sermaye payının intikaline şirket tarafından onay verilmemesi halinde, şirketin kendi yerine payları devralması için gösterdiği ortak, payın gerçek değerinin mahkemece belirlenmesi amacıyla TTK m. 597 kapsamında dava açma hususunda aktif husumet ehliyetine sahiptir.
Davacı ortak, limited şirket ortağının vefatı üzerine mirasçılara pay geçişinin genel kurulca reddedildiğini ve payların kendisi tarafından gerçek değeriyle devralınmasının kararlaştırıldığını, ancak bedelde anlaşılamadığını belirterek hisse değerinin tespiti talebiyle dava açmıştır. İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemeleri, değer tespiti davasını sadece devralan mirasçıların veya şirketin açabileceği, gösterilen alıcı ortağın dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davayı aktif husumet yokluğundan reddetmiştir. Yargıtay ise TTK m. 596/2 kapsamında şirket tarafından gösterilen alıcı ortağın da gerçek değerin tespiti davasını açabileceğine hükmederek kararı bozmuştur.
11. Hukuk Dairesi 2024/2322 E. , 2025/613 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5.Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1290 Esas, 2023/2236 Karar HÜKÜM : Davanın reddi (Yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle) İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 2.Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/888 E., 2022/458 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı ... Ltd.Şti. ortaklarından ...'nun vefat etmesi üzerine mirasçılarının şirkete ortak olmak istediklerini, ancak şirketin 30.09.2021 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 596. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında vefat eden ortak ...'nun esas sermaye payının mirasçılara geçmesini onaylamayı reddettiğini, yapılan toplantıda şirketin hakim ortaklarından müvekkili ...’nün, ...'nun esas sermaye payının gerçek değeri üzerinden satın alınmasının kararlaştırıldığını ve davalılara bu konuda teklifte bulunulduğunu, ancak tarafların gerçek değer üzerinde anlaşamadıklarını ileri sürerek TTK'nın 597. maddesi kapsamında hisselerin gerçek değerininin tespit edilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin dava dışı ... Tur. Gıda, Eğitim, Sağ. Teks. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ortağı ve hissedarı olan ...’nun mirasçıları olduğunu, ...'nun 10.12.2020 tarihinde vefat etmesi sebebiyle hak ve alacakları ile ortaklık payının mirasçılarına kanunen intikal ettiğini, müdür konumunda bulunan ... ve babası şirket müdürü olan ...'den hesapların şeffaf olarak sunulması talep edildiği halde, hesapların davacı tarafından usulüne uygun tutulmadığını ve ana sözleşmede belirtilmiş olmasına rağmen ortaklık payının müteveffaya ödenmediğini, müteveffaya ve vefatından sonra da davalılara, dava dışı kuruma, Milli Eğitim Bakanlığı’ndan her hangi bir ödenek gelmediğini, bu nedenle kurumun zarar ettiğini bildirdiklerini, şirketin almadığı hizmetlere ilişkin fatura düzenleterek şirketi zararda göstermeye çalıştıklarını, dava dışı şirket kâr etmesine rağmen kârın müteveffa ortağı ve mirasçılara dağıtılmadığını şirket ana sözleşmesine aykırı olarak davacı tarafından kullanıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava TTK'nın 597. maddesi kapsamında davalılara miras yoluyla intikal eden şirket hissesinin değerinin tespiti davası olarak açılmış ise de, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 33. maddesi uyarınca davaya TTK'nın 493. maddesinin uygulandığı, anılan maddenin dördüncü fıkrasında; "Paylar; miras, mirasın paylaşımı, eşler arasındaki mal rejimi hükümleri veya cebri icra gereği iktisap edilmişlerse, şirket payları edinen kişiye, sadece paylarını gerçek değeri ile devralmayı önerdiği takdirde onay vermeyi rededebilir." şeklinde, maddenin beşinci fıkrasında ise; "Devralan, payların gerçek değerinin belirlenmesini, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden isteyebilir, bu halde mahkeme şirketin karar tarihine en yakın tarihteki değerini esas alır. Değerleme giderlerini şirket karşılar." şeklinde düzenlemeye yer verildiği, buna göre değer tespiti davasını devralanın açabileceği, dolayısıyla şirketin ortağı olan davacının bu davayı açma ehliyeti bulunmadığı gerekçesi ile davanın aktif husumet yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirket ortağı ...'nun mirasçıları olan davalılar tarafından şirket ortakları olan ... ve ...'ye 30.06.2021 tarihli ihtarname gönderilerek hissedar ...'nun vefatı nedeniyle ortaklık payının kendilerine intikal ettiğinin ve şirket hesaplarına ilişkin bilgi alma hakkının bildirildiği, 30.09.2020 tarihli genel kurulda ise vefat eden ortak ...'nun esas sermaye payının mirasçılara geçmesinin onaylanmadığı, bu nedenle kabul edilmediği, hakim ortak ... tarafından gerçek değer üzerinden devralınmasının mirasçılara teklif edildiği, ancak gerçek değer üzerinden anlaşılamadığı, ...'na ait esas sermaye gerçek değerinin tespit edilmesi için şirket tarafından mahkeme yoluna başvurulması ve mahkemece belirlenecek değer üzerinden devir işleminin gerçekleşmesi yönünde karar alındığı, İlk Derece Mahkemesince davaya uygulanan TTK'nın 493. maddesi, borsaya kote edilmemiş nama yazılı paylar bakımından, gerek iradi ve gerekse de özel durumlara mahsus kanuni devir hallerinde, anonim şirketin devre onay vermekten kaçınabileceği halleri ve bunun koşullarını düzenlediği, eldeki davaya uygulanmasının mümkün olmadığı, dolayısıyla dava dışı şirketin limited şirket olduğu nazara alınarak, limited şirketlerde esas sermaye payının geçişi hâllerinin düzenlendiği TTK'nın 596-597. madde hükümlerinin uygulanması gerektiği, miras yolu ile davalılara devri sözkonusu olan paylar nedeniyle anlaşma sağlanamadığı, bu durumda taraflardan biri olan teklifi sunan şirket (devralan) veya miras yolu ile hisse intikal eden davalıların dava açabileceği, davacının dava açma ehliyetinin bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesinin kararı sonuç itibariyle doğru ise de gerekçede atıf yapılan kanun maddesinin olaya uygun olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, dava dışı ... Ltd.Şti.'nin vefat eden ortağı ...'nın mirasçılarına düşen hisselerin değerinin tespiti istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.TTK'nın limited şirketlerde esas sermaye payının geçişi hallerine ilişkin "Miras, eşler arasındaki mal rejimi ve icra" başlıklı 596. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları "(1) Esas sermaye payının, miras, eşler arasındaki mal rejimine ilişkin hükümler veya icra yoluyla geçmesi hâllerinde, tüm haklar ve borçlar, genel kurulun onayına gerek olmaksızın, esas sermaye payını iktisap eden kişiye geçer. (2) Şirket, iktisabın öğrenilmesinden itibaren üç ay içinde esas sermaye payının geçtiği kişiyi onaylamayı reddedebilir. Bunun için, şirketin, payları kendi veya ortağı ya da kendisi tarafından gösterilen üçüncü bir kişi hesabına, gerçek değeri üzerinden devralmayı, payın geçtiği kişiye önermesi şarttır." şeklinde, aynı Kanunun "Gerçek değerin belirlenmesi"ne ilişkin 597/1 hükmü ise; "Kanunda veya şirket sözleşmesinde esas sermaye payının bedeli olarak gerçek değerin öngörüldüğü durumlarda, taraflar anlaşamamışlarsa bu değer, taraflardan birinin istemi üzerine, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesince belirlenir. " şeklinde düzenlenmiştir. Somut olayda, davalılar tarafından dava dışı limited şirketin ortağı olan murislerinin vefatının şirkete bildirilmesi üzerine yapılan 30.09.2021 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında; şirket genel kurulunun vefat eden ortağın esas sermaye payının mirasçılara geçmesini onaylamayı TTK'nın 596/2 hükmü uyarınca reddettiği, aynı genel kurulda davalıların murisine ait esas sermaye payının gerçek değeri üzerinden şirketin hakim ortağı olan davacı tarafından devralınmasının davalılara teklif edildiği, ancak gerçek değer üzerinde anlaşılamadığı, bunun üzerine esas sermaye payının gerçek değerin tespiti için eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Buna göre, TTK'nın 596/2 hükmü kapsamında davacı, dava dışı şirket tarafından gösterilen alıcı konumunda olduğundan, Bölge Adliye Mahkemesince, gerekçe yönünde yeniden hüküm kurulmak suretiyle devralanın dava dışı şirket olduğu kabulü ile davacının aktif husumeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. Zira yukarıda bahsi geçen her iki madde hükmü birlikte değerlendirildiğinde, TTK'nın 596/2 hükmü kapsamında dava dışı şirket tarafından gösterilen ortak, alıcı konumunda bulunan davacının şirket esas sermayesinin gerçek değerinin tespiti bakımından işbu davayı açma hususunda aktif husumet ehliyeti bulunmaktadır. Şirket bu halde, ortak ya da üçüncü kişiyi temsilen hareket etmektedir. 2.Bozma sebebine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'un 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06.02.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY 6102 sayılı TTK’nun payların kanuni geçişini düzenleyen 596 ve 597. maddelerinde zikredilen “taraflar” ibaresi pay iktisap eden mirasçılar, eşler arası mal rejimi gereği eşlerden herhangi birisi veya cebri icra yoluyla hak sahibi olan kişiler ile; payları devre konu edilen limited şirkettir. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması gerekirken aksi yöndeki Daire çoğunluğunun bozma yönündeki görüşüne katılmıyorum.
- bamBursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi2022/1290 E.2023/2236 K.Davanın reddi (Yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle)
- ilk dereceBursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi2021/888 E.2022/458 K.Davanın aktif husumet yönünden reddi
- m. 596/ (2)· BAM ve Yargıtay: Limited şirketlerde esas sermaye payının miras yoluyla geçmesi durumunda şirketin onay vermeyi reddederek payların gerçek değeri üzerinden ortak hesabına devralınmasını önermesi çerçevesinde zikredilmiştir.
- m. 597/ (1)· Yargıtay: Bedel olarak gerçek değerin öngörüldüğü ve tarafların anlaşamadığı durumlarda, şirket tarafından gösterilen ve alıcı konumunda olan ortağın mahkemeden gerçek değer tespiti isteme yetkisi yönünden uygulanmıştır.
- m. 493/ (4)· (Karar metninde limited şirkete sehven anonim şirket hükmü uygulanmıştır) İlk Derece Mahkemesince nama yazılı payların miras yoluyla iktisabında şirketin reddi ve gerçek değer önerme koşulları kapsamında değerlendirilmiştir.
- limited şirket
- esas sermaye payı
- miras yoluyla pay geçişi
- gerçek değer tespiti
- aktif husumet
- ortaklık payı