TTK 608, 616/1-e: Genel Kurul Kararı Olmaksızın Kâr Payı Dağıtımı Talebi ve İş Ortaklığı Sözleşmesinde Aktif Husumet Yokluğu
Şirket tüzel kişileri arasında akdedilen sözleşmeye şahsen taraf olmayan ortağın bu sözleşmeye dayanarak diğer ortak ve yöneticilere karşı alacak talebinde aktif husumet ehliyeti bulunmadığı gibi, genel kurul tarafından kâr payı dağıtımına ilişkin devredilemez yetki kapsamında bir karar alınmadan doğrudan dava yoluyla kâr payı tahsili talep edilemez.
Davacı pay sahibi, ortağı olduğu şirket ile diğer davalılar arasında akdedilen iş ortaklığı sözleşmesi kapsamında doğan kâr payının tahsili ile şirkete yaptığı katkıların tespiti ve tahsili istemiyle dava açmıştır. İlk Derece Mahkemesi, davacının sözleşmeye şahsen taraf olmaması nedeniyle bir kısım davalılar yönünden aktif husumet yokluğundan, şirket yönünden ise kâr payı dağıtımına dair alınmış bir genel kurul kararı bulunmaması sebebiyle davanın reddine karar vermiştir. Bu karar Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay tarafından hukuka uygun bulunarak onanmıştır.
11. Hukuk Dairesi 2024/6251 E. , 2025/4332 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1605 Esas, 2024/1802 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/163 E., 2024/488 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'ın davalılardan ... Yapı A.Ş.'nin %50 hissedarı olduğunu, bu şirketin diğer %50'sinin ise diğer davalı ...'a ait olduğunu ve ...'ın ise davalı ... Yapı İnşaat Taahhüt Dış Ticaret Sanayi Ticaret Ltd. Şti.'nin yalnız başına yetkilisi ve yöneticisi olduğunu, ... Yapı A.Ş. ve ... Yapı'nın müvekkilinin ve dava dışı üçüncü şahısların arsa sahibi olduğu bir başka taşınmazı birlikte imal ettiklerini, arsa sahipleri ile ... Yapı Ltd. Şti. arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, ... Yapı'nın ise mezkur inşaatların yapımı hususunda ... Yapı A.Ş. ile 08.01.2019 tarihli iş ortaklığı sözleşmesi düzenleyerek işin yapımını ... Yapı İnşaat A.Ş.'ye devrettiğini, sözleşmeye göre işin yüklenici firma olan ... Yapı tarafından yapılacağı ve 3 ayda bir düzenli olarak hakedişlerin düzenlenerek maliyet + %5 kâr konulmak üzere hesap görüleceği hususunda anlaşıldığını, ancak davalı ...'ın işin tamamen sona ermiş olmasına rağmen hiç hakediş düzenletmediğini, inşaatın yapımı sırasında işi yapan taşeron firmalara daire verilerek iş yaptırıldığını ve bu hususlarda müvekkilinin hiç bir bilgi ve belge verilmediğini, sözleşmenin 11. maddesi ile daire paylaşımlarının düzenlendiğini ancak müvekkiline hiç daire verilmediğini, işin yapımı esnasında bu ortaklığa nakit para ve ayrıca kendisine ait 2 adet daireyi verdiğini belirterek davalılardan ...'ın aynı iş kolunda faaliyet gösteren iki şirkette de yönetici olması durumunun 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 396/1. maddesinde yer alan rekabet yasağı kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceğinin ve ayrıca inşaatın yapımı için müvekkili ... ve ... tarafından ortaklığa yapılan katkıların ayrı ayrı tespiti ile 31.12.2022 tarihli ... İnşaat A.Ş.'ye ait bilançoda ortaklar cari hesabının sıfırlanmasının sebebinin, inşaat yapımını üstelenen ... Yapı A.Ş.'nin inşaat yapımına ilişkin olarak hakediş yapıp yapmadığının, hakedişlerde taşeronlara verilen dairelerin bedellerinin dahil edilip edilmediğinin, dahil edilmiş ise hakediş karşılıklarının ... Yapı A.Ş.'ye ödenip ödenmediğinin, bu ödemelere ilişkin olarak ... Yapı A.Ş. tarafından ... Yapı Ltd.Şti.'ne hakediş bedellerinin fatura edilip edilmediğinin, kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca inşaatı yapan taşeronlara müvekkili tarafından verilen dairelerin tapularının devredilip devredilmediğinin, verildi ise daire bedellerinin ne kadar olduğunun, ayrıca yapılan tüm işler için KDV iadesi alınıp alınmadığının, alındı ise meblağının tespitlerini, bu ilişki sebebiyle müvekkilinin uğradığı zararlardan kaynaklı şimdilik 112.500,00 TL'nin zimmet tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının ortağı olduğu şirketin kâr payı dağıtılmamasına ilişkin genel kurul kararı bulunmaması sebebiyle dava şartı yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, davacının ortağı olduğu ... Yapı A.Ş.'deki kâr payının dağıtılmasını talep ettiğini, ancak şirket ortaklarının genel kurul dışında açacakları bir dava ile kâr payının dağıtımını isteme hakkına sahip olmadığını, bu haliyle davacının işbu davayı açmasının hukuken mümkün olmadığını, davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın reddinin gerektiğini, davalı ... Yapı Ltd. Şti. ile davalı ...'a husumet yöneltilmesinin usul ve yasalara aykırı olduğunu, davanın pasif husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, davacının ... Yapı Ltd. Şti. ile davalı ... Yapı A.Ş. arasında iş ortaklığı bulunduğu iddialarının gerçeği yansıtmadığını, bu taraflar arasında yalnızca taşeronluk sözleşmesi akdedildiğini, bunun haricinde iki şirketin ortaklığının söz konusu olmadığını, taraflar arasında düzenlenen taşeronluk sözleşmesinin tereddüde mahal vermeyecek şekilde açık olduğunu, davacı tarafın iş ortaklığı için para verdiği ve verdiklerini alamadığı iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalı ...'ın davalılardan ... Yapı ...A.Ş.'nin %50'şer oranında ortağı oldukları, ...'ın aynı zamanda diğer davalı ... Yapı Ltd. Şti.'nin tek ortağı ve yöneticisi olduğu, bu iki şirket arasında 08.01.2019 tarihli iş ortaklığı sözleşmesi yapıldığı, davacının bu nedenle ortaklık kâr payının ödenmemesi nedeniyle eldeki davayı açtığı, 08.01.2019 tarihli sözleşmenin davalı şirket tüzel kişilikleri arasında yapıldığı, davacının şahsi olarak bu sözleşmede imzasının bulunmadığı, taraf olarak yer almadığı, ilgili sözleşmeden kaynaklı olarak dava dilekçesindeki taleplerini davalılar ... ve ... Yapı Şti.'ne yöneltme hususunda aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı, bu nedenle bu iki davalı yönünden davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, davacının ortağı olduğu ... şirketine karşı açtığı davası yönünden ise kâr payının dağıtılması ya da dağıtılmaması hususunda şirket genel kurulu tarafından TTK'nın 616/1-e maddesi uyarınca herhangi bir karar alınmadığı, bu yetkinin genel kurulun devredilemez yetkileri arasında olduğu, böyle bir karar alınmadan doğrudan dava açılmasının mümkün olmadığı, davacı kendisinin de sermaye olarak bir kısım mallar vermiş olduğu iddiasında ise de sözleşmeye taraf olmaması nedeniyle böyle bir talepte bulunmasının mümkün olmadığı, konunun TTK'nın 608. maddesi uyarınca yapılacak bir genel kurul ile değerlendirilmesi ve karar alınması gerektiği, böylelikle davalı ... şirketi yönünden davanın bu nedenle gerektiği gerekçesiyle davalılar ... ve ... yönünden açılan davanın aktif husumet yokluğundan reddine, davalı ... yönünden açılan davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin kararının tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalılar ... Yapı Limited Şirketi ile ... arasında imzalanan iş ortaklığı sözleşmesi kapsamında oluşan kârın ortaklara dağılımının tespiti ve kârın davalılardan tahsili istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 19.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
- bamKayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi2024/1605 E.2024/1802 K.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi
- ilk dereceKayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi2024/163 E.2024/488 K.Davalılar ... ve ... yönünden davanın aktif husumet yokluğundan reddine, davalı şirket yönünden davanın reddine
- m. 616/ (1)· İlk Derece: Kâr payının dağıtılması ya da dağıtılmaması hususunda şirket genel kurulu tarafından TTK'nın 616/1-e maddesi uyarınca herhangi bir karar alınmadığı tespiti
- m. 608· İlk Derece: Şirket kâr payı dağıtımına ilişkin taleplerin TTK'nın 608. maddesi uyarınca genel kurulda değerlendirilmesi gerektiği gerekçesi
- kar payı dağıtımı
- aktif husumet
- genel kurul kararı
- iş ortaklığı sözleşmesi
- ortaklar cari hesabi
- limited şirket
- anonim şirket