TTK 621/1-h, 640: Limited Şirketlerde Ortağın Haklı Sebeple Çıkarılması Kararında Nisap Hesabı ve Çıkarılacak Ortağın Oy Hakkı Yoksunluğu
Limited şirketlerde bir ortağın haklı sebeple ortaklıktan çıkarılması amacıyla mahkemeye başvurulmasına yönelik genel kurul kararında, çıkarılması istenen ortağın oy hakkı bulunmadığından, TTK m. 621/1-h uyarınca aranan nitelikli karar nisabı hesaplanırken bu ortağın payı dikkate alınmaz ve kalan ortakların pay/paydaş çoğunluğuyla dava şartı gerçekleşmiş olur.
Davacılar, davalı ortağın şirketin işleyişini bozduğu gerekçesiyle haklı nedenle ortaklıktan çıkarılması için genel kurul kararı alarak dava açmıştır. BAM, davalı ortağın %49,95 pay oranı dikkate alındığında TTK m. 621/1-h kapsamındaki üçte iki olumlu oy nisabının sağlanamadığı ve davalının genel kurulda oy kullanma hakkının engellenemeyeceği gerekçesiyle davayı dava şartı yokluğundan reddetmiştir. Yargıtay ise limited şirketten çıkarılacak ortağın çıkarma oylamasında oy hakkının bulunmadığını, onun payı dışarıda bırakıldığında mevcut oylarla çifte nisabın sağlandığını vurgulayarak BAM kararını şirket yönünden bozmuştur.
11. Hukuk Dairesi 2024/3575 E. , 2025/3506 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/374 Esas, 2024/401 Karar HÜKÜM : Usulden Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2015/655 E. - 2020/737 K Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacılar tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 20.05.2025 günü hazır bulunan davacılar vekili Avukat ... ve ... ile ... ve ... Ltd. Şti. vekili Avukat ... ve davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalının davacı şirketin %49,5 oranında hissedarı olduğunu, diğer davacıların da şirket ortağı olduğunu, davalının şirketin genel kurul kararlarına ilişkin olarak davalar açtığını, davacı şirketin iş kolunda kendi adına şirket kurduğunu, şirket içerisinde huzursuzluk oluşturduğunu, şirket hakkında asılsız dedikodular yayarak zarara uğramasını amaçladığını, sürekli huzursuzluk yaratması sebebiyle son derece rahatsız olduklarını, şirket işleyişinin davalı tarafından bozulduğunu bu nedenle davacıların olağanüstü genel kurul toplantısı yapılmasını istediklerini, bunun üzerine çağrılı olarak 10.06.2015 tarihinde olağanüstü genel kurul toplantısı yapıldığını, gündemin 2. maddesinde, 2015/3 sayılı olarak; ... ve ...’ın taleplerine havi yazı okunup davalının sebep olduğu olumsuz olaylardan örnekler verilerek davalı ortağın mahkeme kararıyla haklı sebebe dayanılarak şirketten çıkarılması ve bunun için dava açılması konusunda oybirliği ile ortaklar kurulu kararı alındığını, alınan bu karar gereğince; davalının haklı sebeple ortaklıktan çıkarılmasına, "bilanço değeri" üzerinden davalının ayrılma payının hesaplanarak, ayrılma payının şirketin özkaynaklarından, bu mümkün olmadığı takdirde şirket ortak/ortakları tarafından hisselerin devralınmak istenmesi durumunda devralan tarafından ödenmesi; bu dahi mümkün olmadığı takdirde sermaye azaltımı sonucunda serbest kalacak kısımdan kararın kesinleştiği tarihten sonra nakit akışı da dikkate alınarak taksitler halinde ödenmesi konusunda karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; iddiaları kabul etmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacılar ..., ... ve ...'ın açtığı davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114 - 115 maddesi gereğince usulen reddine; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 613, 640, 621 maddeleri gereğince davalı ...'ın davacı ... ve Dekorasyon San ve Tic. Ltd. Şti. ortaklığından çıkarılmasına, davalı ...'ın hissesi karşılığı 1.614.813,86 TL çıkma payının davacı şirketten alınıp davalıya verilmesine karar verilmiş, karar, davalı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı şirketin 10.06.2015 tarihinde gerçekleştirilen genel kurul toplantısı tutanağından, toplantıya katılanın oy haklarının ... ( %49,95), ... (% 00,05) ... (%00,05) ve davalı ... (% 49,95) olduğu, 1.000.000,00 TL sermayeye karşılık gelen 40.000,00 TL adet hissenin yani tüm pay sahiplerinin toplantıda asaleten ve vekaleten temsil edildiği, dolayısıyla toplantı nisabının % 100 olarak sağlanmış olduğu, ancak çıkarma kararına ilişkin gündemin 3 nolu kararının oylamasında haksız olarak davalı ...'ın nisaba katılmadığı ve oy kullandırılmadığı, kararın diğer ortakların katılımı ve oyları ile alındığı, bu durumda, şirketteki pay durumu dikkate alındığında, çıkarma kararının davalının olumlu oyu olmadan alınamayacağı yani "temsil edilen oyların en az üçte ikisinin" olumlu oy vermesi koşulunun sağlanmasının mümkün olmadığı, ayrıca davalıya oy kullanma hakkının sağlanmamasının da hukuka aykırı bir uygulama olduğu, TTK'nın 621/1-h maddesi kapsamında alınmış bir genel kurul kararı bulunmadığı, bu nedenle şirketin ortakların birinin ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin talepte bulunulmasına yasal olanak bulunmadığı, usulüne uygun alınmış bir genel kurul kararı olmadan davanın esasına girilemeyeceği, bu itibarla ortaklıktan çıkarılma davası açılması için yasada aranan dava şartının bulunmadığı, aktif dava ehliyeti, taraf sıfatıyla ilgili olduğundan ve dava şartı niteliğinde olmadığından, İlk Derece Mahkemesince davacı gerçek kişiler tarafından açılan davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar vermekle yetinilmesi gerekirken bu husus dava şartı gibi kabul edilerek davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, davanın esası hakkında yeniden hüküm kurulmasına, davacı gerçek kişiler tarafından açılan davanın aktif husumet ehliyeti (davacı sıfatı) yokluğu nedeniyle reddine, davacı şirket tarafından açılan davanın özel dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, TTK'nın 640/3. maddesi uyarınca davalının şirket ortaklığından haklı nedenle çıkarılması istemine ilişkindir. B.Değerlendirme ve Gerekçe 1.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davacı tarafın gerçek kişiler yönünden temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2. Davacı şirketin temyizine gelince; davacı şirket, davalının haklı sebeplerle ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesini talep etmiş, İlk Derece Mahkemesince, TTK 613, 640, 621 gereğince davalı ...'ın davacı ... ve Dekorasyon San. ve Tic. Ltd. Şti. ortaklığından çıkarılmasına, davalı ...'ın hissesi karşılığı 1.614.813,86 TL çıkma payının davacı şirketten alınıp davalıya verilmesine karar verilmiş, davalının istinaf talebi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davanın özel dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. TTK'ın 621. maddesinin birinci fıkrasında limited şirkette bazı kararlar önemli nitelikte görülmüş ve ağırlaştırılmış karar nisabı ile alınabileceği belirtilmiştir. Maddenin (h) bendinde "Bir ortağın haklı sebepler dolayısıyla şirketten çıkarılması için mahkemeye başvurulması ve bir ortağın şirket sözleşmesinde öngörülen sebepten dolayı şirketten çıkarılması" kararının da bu kapsamda olduğu ve çifte nisapla karar alınması gerektiği belirtilmiştir. Söz konusu karar için hem "genel kurulda temsil edilen oyların en az üçte ikisinin" hem de"oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması" şartı aranmaktadır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 16.01.2025 tarihli, 2024/1200 E. 2025/194 K. sayılı ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 01.12.2020 tarihli, 2020/766 E., 2020/5565 Karar sayılı ilamı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 05.07.2023 tarihli, 2022/63 E. 2023/722 K. sayılı ilamı) Haklı sebeple ortağın ortaklıktan çıkarılması için limited şirket tarafından mahkemeye başvurulmadan önce limited şirket genel kurulunda TTK'ın 621/1-h maddesi uyarınca ve nitelikli çoğunluk tarafından bu kapsamda bir kararın alınması dava şartıdır. Dosya incelendiğinde, davalı ve ...'ın şirket sermayesinin % 49,95'ine denk gelen ve her biri 25,00 TL itibari değerinde 19.980'er paya, ... ve ...'ın şirket sermayesinin % 00,05'ine denk gelen ve her biri 25,00 TL itibari değerinde 20'şer paya sahip olduğu anlaşılmaktadır. Davacı şirketin 10.06.2015 tarihli ortaklar kurulu toplantısında gündemin 2. Maddesinde; temsil edilen dört ortağın oylarından üçünün ( ..., ... ve ...) ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının (1.000.000 TL= 40.000 adet hisse) salt çoğunluğunu karşılar şekilde ( 500.500,00 TL= 20.020 adet hisse) davalı ortak ...'ın haklı sebeple şirket ortaklığından çıkarılması ve mahkemede dava açılması kararı alındığı görülmektedir. Şirketin toplam dört hissedarından üçünün olumlu oy kullandığı, pay ve paydaş çoğunluğu sağlanarak Kanun'un aradığı çifte nisap ile ortaklıktan çıkarma kararı alındığı anlaşılmakla bu durumda dava şartı sağlanmıştır. Bölge Adiye Mahkemesince işin esasına girilerek davalının ayrılma akçesinin şirket tarafından ödeneceği, payları da şirketin devralacağı hususları dikkate alınarak ortaklıktan çıkarma talebinde haklı sebeplerin olup olmadığı araştırılarak karar verilmesi gerekirken davanın usulden reddine dair kararı doğru görülmemiştir. Ayrıca, Bölge Adliye Mahkemesince, haklı sebeple ortaklıktan çıkarmaya ilişkin olarak genel kurulda çıkarılacak ortağın oy kullanabileceği sonucuna varılması, davalının oyunun nisabın sağlanmasına etkisi bulunmaması dikkate alındığında hatalı olup kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı gerçek kişilerin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı şirketin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacı şirkete verilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20.05.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. K A R Ş I O Y İddia, savunma ve dosya kapsamında anlaşıldığı üzere, ilgili genel kurulda tüm sermaye temsil edilmiş olup, davalı ...'ın payı %49,95'dir. Bu durumda ortaklıktan çıkma kararı için TTK m.621/1-h hükmünün aradığı çifte nisap sağlanmamıştır. O nedenle usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılan BAM Hukuk Dairesi kararının ONANMASI gerektiği görüşünde olduğumdan Sayın Çoğunluğun BOZMA yönündeki görüşüne katılmamaktayım.
- bamİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi2021/374 E.2024/401 K.İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı gerçek kişilerin davasının aktif husumet yokluğundan, davacı şirketin davasının özel dava şartı yokluğundan usulden reddine
- ilk dereceİstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi2015/655 E.2020/737 K.Davacı gerçek kişilerin davasının aktif husumet yokluğundan reddine, davacı şirketin davasının kabulü ile davalının limited şirket ortaklığından çıkarılmasına ve çıkma payının tahsiline
- m. 621/ (1)· BAM: Haklı sebeple çıkarma davası açılması için gereken üçte iki çoğunluk nisabının davalının oyu olmaksızın sağlanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine dayanak yapmıştır. Yargıtay: Çıkarılması istenen ortağın bu oylamada oy hakkı bulunmadığını ve onun payı düşüldüğünde çifte nisabın (pay ve paydaş salt çoğunluğu) sağlandığını belirterek dava şartının oluştuğuna hükmetmiştir.
- m. 640/ (3)· Yargıtay ve BAM: Davanın hukuki nitelendirilmesi kapsamında, ortağın haklı nedenle limited şirket ortaklığından çıkarılması isteminin yasal temeli olarak esas alınmıştır.
- m. 613· İlk derece: Ortaklıktan çıkarılma talebinin ve ortaklık yükümlülüklerinin değerlendirilmesinde atıfta bulunulmuştur.
- limited şirket
- ortaklıktan çıkarma
- oydan yoksunluk
- karar nisabı
- dava şartı
- haklı sebep
- ayrılma akçesi