TTK 621, 638, 641: Limited Şirkette Haklı Sebeple Ortaklıktan Çıkma, Çıkarılma Karar Nisabı und Ayrılma Akçesi Faiz Başlangıç Tarihi
Limited şirketten haklı sebeple çıkma davasında, ayrılma akçesi karar tarihine en yakın veriler üzerinden hesaplandığından, bu alacağa karar kesinleşme tarihinden itibaren değil yerel mahkemenin karar tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekir.
Davacı ortak, eşi olan diğer ortağın şirketle aynı alanda faaliyette bulunan yeni bir şirket kurması ve kira sözleşmesini usulsüz feshetmesi gibi nedenlerle limited şirketten haklı sebeple çıkma ve ayrılma akçesinin tahsili talebiyle dava açmış; davalı şirket ise karşı dava ile ortağın çıkarılmasını istemiştir. İlk derece mahkemesi, ortaklıktan çıkarma davası açılması için gerekli olan genel kurul çifte nisabının sağlanamadığı gerekçesiyle karşı davayı usulden reddetmiş, asıl davayı kabul ederek hesaplanan çıkma payının kesinleşme tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline hükmetmiş, BAM istinaf taleplerini reddetmiştir. Yargıtay, karşı davanın usulden reddini onamış; asıl davada ise çıkma payına kesinleşme tarihi yerine karar tarihinden itibaren avans faizi işletilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmü düzelterek onamıştır.
11. Hukuk Dairesi 2024/3964 E. , 2025/2925 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43.Hukuk Dairesi SAYISI :2021/1491 Esas, 2024/259 Karar HÜKÜM :Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ :Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI :2017/1067 E., 2021/498 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA 1.Davacı/karşı davalı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin müvekkilinin %49, eşinin ise %51 oranında pay sahipliğinde iki ortaklı bir limited şirket olduğunu, son yıllarda eşinin tavırlarının değişmesi sebebiyle eşinin, 02.03.2017 tarihinde, davalı şirket ile aynı iştigal konusu ile faaliyet gösteren ...Tic. ve San. Ltd. Şti.'ni kurduğunu öğrendiğini, bunun davalı şirketin değerini düşürerek gelirlerinin azalmasına sebebiyet verdiğini, ayrıca eşinin davalı şirketin kiracı bulunduğu dükkâna ilişkin kira sözleşmesini herhangi bir ortaklar kurulu kararı olmaksızın feshederek dükkânı mal sahibinden kendi kurduğu şirketi için kiraladığını ileri sürerek müvekkilinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun (TTK) 638/2 hükmü uyarınca davalı şirketteki ortaklıktan çıkmasına, şirketin karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değeri üzerinden hesaplanacak pay bedelinin yasal faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine, davalı şirkete kayyum atanmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı/karşı davacı karşı dava dilekçesinde, TTK'nın 639/1 hükmü gereğince haklı sebeplerin varlığı karşısında davacı/karşı davalının şirketten çıkarılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı/karşı davacı vekili cevap dilekçesinde; davacının uzun süredir şirkete düzenli şekilde gelmediğini, çalışmadığını, herhangi bir şirket meselesi ile ilgilenmediğini, üstlendiği görevleri yerine getirmediğini, geldiği hallerde ise eşi olan diğer ortağı küçük düşüren, haksız, terbiye sınırlarını aşan, hakaret içeren sözler ve fiiller sergilediğini, son 6 aydır ise şirketle tüm ilişkisini sona erdirmiş durumda olduğunu, davacının haklı bir çıkma sebebine sahip olduğunun kabul edilemeyeceğini, ayrılma akçesi ödenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davacı/karşı davalı karşı davaya cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirketin iki ortağı arasındaki boşanma davası ile daha da belirginleşen özel hayata ilişkin geçimsizliğin şirket işlerine de taşındığı, şirketin % 51’ine sahip ortağın tek başına bir başka şirket kurup, ortak olduğu şirketin sunması gereken hizmetleri bu şirket üzerinden vermeyi amaçlamasının sadakat borcuna ve rekabet yasağı borcuna aykırılık taşıdığı, boşanma davası ile ortak olduğu şirketin kiracı olduğu taşınmaza ilişkin kira sözleşmesini kendi iradesi ile feshedip, tek başına kurduğu limited şirket ile kira sözleşmesi yapmasının da sadakat borcuna aykırılık taşıdığı, ortaklıktan çıkma yönünden haklı sebeplerin oluştuğu, TTK'nın 621/1-h hükmüne göre, bir ortağın haklı sebepler dolayısıyla şirketten çıkarılması için mahkemeye başvurulmasının önemli kararlardan olduğu, çifte yeter sayının öngörüldüğü, temsil edilen oyların en az üçte ikisinin ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması gerektiği, haklı sebeplerle bir ortağın çıkarılması davası açılacaksa, genel kurula katılan oyların en az üçte ikisinin dava açılması yönünde oy kullanmış olması ve oy kullananların da esas sermayenin salt çoğunluğuna sahip olmalarının birlikte arandığı, oysa davalı/ karşı davacı şirketin 17.08.2018 tarihli genel kurul kararında, davacı/ karşı davalının şirketten çıkarılması kararının % 49 olumsuz oya karşılık % 51 olumlu oy ile alındığı, ortakların esas sermayedeki payları, genel kurul tutanağında açıkça yazılmamış olsa da, % 49 ve % 51 hisseden bahsedilmesinden, sadece oy haklarının değil esas sermayenin % 49 ve % 51’inden bahsedildiğinin kabulünün gerektiği, bu durumda, davacı/ karşı davalının şirketten çıkarılması davası için alınması gereken genel kurul kararı temsil edilen oyların üçte ikisinin olumlu oyu ile alınması gerekirken % 51’inin oyu ile alındığından, gerekli yeter sayının bulunmadığı, şirketin öz varlığının (+) 7.711.711,92 TL olduğu, davacının davalı şirketteki % 49 oranında hissesinin bulunduğu, sonuç olarak ek rapora göre hesaplanan çıkma payının 3.703.588,56 TL olduğunun belirlenmesinin yerinde görüldüğü gerekçesi ile asıl davanın kısmen kabulü ile davacı/ karşı davalının davalı/ karşı davacı şirketten çıkmasına izin verilmesine, 3.703.588,56 TL çıkma payı alacağının kararın kesinleşme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı/ karşı davacıdan alınarak davacı/ karşı davalıya verilmesine, karşı davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı/ karşı davacı şirket ortaklarının bir araya gelip ortak hareket etmemeleri, dolayısıyla ortaklık sıfatının kazanılması anında geçerli olan şahsî ve maddî şartların ortadan kalkması, bunun sonucu olarak davacı/ karşı davalı ortağın şirkette kalmaya devam etmesinin kendisinden beklenmeyecek hale gelmiş olması, ortaklık ilişkisinin çekilmez hale gelmesi nedeniyle tarafların birlikte şirket faaliyeti yürütmelerinin beklenemeyeceği gözetildiğinde asıl dava yönünden davacının TTK'nın 638/2 hükmünde düzenlenen ortaklıktan haklı sebeple çıkma hakkının bulunduğu, bilirkişi raporunda marka değerinin nasıl hesaplanacağı konusunda kaynak gösterilmek suretiyle hesaplama yapıldığı, davalının itirazı üzerine alınan ek raporda “isim haklarından kurtulma/ telif ücretinden arındırma/ royalty'den arındırma yöntemi (Relief from Royalties)”nin esas alındığı, hesaplama yapılan tarihte hesaplamalara güncel verilerin alındığı, geçmiş yıl verileri gözetilerek incelendikten sonra tespit edilen royalty oranında bir hata olmadığı, kök raporda 31.03.2019 tarihi itibari ile tespit edilen 7.711.711,92 TL özvarlık tutarından sunulan belgelerden tespit edilen 153.357,91 TL tutarındaki geçici verginin düşülmesi ile 31.03.2019 dönemine ait davalı şirketin öz varlık tutarının 7.558.344,01 TL olarak hesaplandığı, Mahkemece hüküm kurmaya, denetime elverişli bilirkişi ek raporuna göre hesaplanan ayrılma akçesine hükmedilmesinde isabetsizlik görülmediği, TTK'nın 641/1 hükmü uyarınca ortağın ayrılma akçesinin ayrılma tarihinde muaccel olacağı, somut olayda davacı/ karşı davalının ayrılma akçesinin ortaklıktan çıkma kararının kesinleştiği tarihte muaccel hale geleceği gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava 6102 sayılı Kanunun 638/2 hükmü uyarınca davacının, davalı şirketteki ortaklıktan çıkması ile çıkma payının tahsili, karşı dava ise anılan Kanun'un 639/1 hükmü gereğince ortaklıktan çıkarılma istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Asıl ve birleşen dava yönünden; yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b (1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davalı- karşı davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Asıl davada davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; her ne kadar Mahkemece çıkma payının çıkma kararının kesinleştiği tarihte muaccel hale geleceği gerekçesi ile ortaklıktan çıkma payına kararın kesinleşme tarihinden itibaren faiz işletilmesine hükmedilmiş ise de, çıkma payının karar tarihine en yakın tarih itibariyle hesaplanacak olması nazara alınarak, karar tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekmekte olup mahkemece kesinleşme tarihinden itibaren faiz işletilmesine ilişkin verilen karar doğru olmamıştır. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı- karşı davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca KARŞI DAVA YÖNÜNDEN ONANMASINA, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan asıl davada İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, asıl davada davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1-1/a) numaralı bendinde yer alan “çıkma payı alacağının kararın kesinleşme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile” ibaresinin çıkartılarak yerine “çıkma payı alacağının karar tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacı- karşı davalıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı- karşı davacıya yükletilmesine, 29.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
- bamİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi2021/1491 E.2024/259 K.Taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine
- ilk dereceBakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi2017/1067 E.2021/498 K.Asıl davanın kısmen kabulü ile davacının şirketten çıkmasına izin verilmesine ve çıkma payının tahsiline, karşı davanın usulden reddine
- m. 638/ (2)· Asıl dava / BAM: Ortaklar arasındaki geçimsizlik, yeni rakip şirket kurulması ve sadakat borcuna aykırılıklar nedeniyle limited şirketten haklı sebeple çıkma hakkının doğduğu tespitiyle uygulandı.
- m. 639/ (1)· Karşı dava: Şirketin ortağı haklı sebeplerle ortaklıktan çıkarma talebinin hukuki dayanağı olarak zikredildi.
- m. 621/ (1)· İlk derece: Limited şirketten bir ortağın haklı sebeplerle çıkarılması için dava açılmasına dair genel kurul kararında üçte iki olumlu oy ve salt çoğunluk çifte nisabının aranması gerektiği gerekçesiyle uygulandı.
- m. 641/ (1)· BAM / Yargıtay: Ortağın ayrılma akçesinin muacceliyet anı ve buna bağlı olarak faiz başlangıç tarihinin belirlenmesi kapsamında tartışıldı.
- limited şirket
- ortaklıktan çıkma
- ortaklıktan çıkarılma
- ayrılma akçesi
- faiz başlangıcı
- karar nisabı
- sadakat borcu