Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 678, 818: Yetkisiz Temsilcinin Çek İmzalaması Halinde Şahsi Sorumluluğu ve Menfi Tespit
Esas2024/6787E.Karar2025/4446K.
OnamaOy birliği
Karar Özü
Temsil yetkisi bulunmadığı halde limited şirket adına çek imzalayan kişi, TTK m. 818/1-c atfıyla m. 678 uyarınca kambiyo senedinden bizzat sorumlu olur.
Özet
Davacı, yetkilisi olmadığı şirket adına imzaladığı çekin taşınmaz devri karşılığında verildiğini ancak edimin ifa edilmediğini ileri sürerek menfi tespit davası açmıştır. İlk derece mahkemesi, davacının yetkisiz imza atan kişi olarak çekten bizzat sorumlu olduğunu ve bedelsizlik iddiasını kesin delillerle ispatlayamadığını gerekçe göstererek davayı reddetmiş ve icra inkar tazminatına hükmetmiştir. İstinaf başvurusu esastan reddedilen karar Yargıtayca onanmıştır.
Karar Metni5.683 karakter
11. Hukuk Dairesi 2024/6787 E. , 2025/4446 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6.Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2283 Esas, 2024/2248 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Şırnak 1.Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2024/354 E., 2024/595 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine mahsus yol ile takip başlatıldığını, müvekkilinin kömür ocağı işlettiğini, bir kısım köylülere ait ve kömür ocağı ruhsat sınırları içerisinde bulunan taşınmazların devri konusunda çek veya elden ödeme yaptığını, dava konusu çekin de taşınmazın devri karşılığında davalıya teslim edilmesine rağmen herhangi bir devir yapılmadığını, çeke karşılık herhangi bir edim ortaya konulmadığını, çekin bedelsiz kaldığını, akabinde çekin bankaya ibraz edilerek icraya konu edildiğini, taraflar arasında başkaca ticari bir ilişki bulunmadığını ileri sürerek müvekkilinin takibe konu çek ve ferilerinden borçlu olmadığının tespitine, icra veznesine girecek paranın davalıya ödenmemesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesine, takibinin durdurulmasına, iptaline, alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla davalı aleyhine tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; çekin bir ödeme aracı olup illetten mücerret olduğunu, davacının borçlu olmadığını ancak yazılı belgelerle ispatlayabileceğini, ancak tek bir somut delil ibraz edilmediğini, borçlunun dava konusu çeki başka bir şirketi olan ... Madencilik... Ltd. Şti. adına şirketin asıl yetkilisi ...'ın yanında verdiğini, çekin bankaya ibrazı ile davacının imza yetkisinin olmadığı, tek yetkilinin ... olduğunun anlaşıldığını, davacı borçlu ve dava dışı ...'ın birlikte hile ve desise ile hareket ederek müvekkilinin alacağını karşılıksız hale getirdiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kambiyo senedine (çek) dayalı olarak yapılan takibe karşı takipten sonra açılmış bulunan menfi tespit davası olduğu, davacı borçlunun çek üzerindeki imzayı ikrar ettiği, çek hesabı sahibinin ... Madencilik ... Ltd. Şti olduğu, şirket yetkilisinin davacı olmadığı, ancak davacının şirket temsilcisi olmadığı halde şirket temsilcisi sıfatıyla çek üzerine imza attığı, bu sebeple davacının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun(TTK) 818. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi atfıyla TTK'nın 678. maddesi uyarınca çekten bizzat sorumlu olduğu, çekin bir ödeme vasıtası olduğu ve mevcut bir borcun ödenmesi için verildiğinin kabulünün gerektiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın da dava konusu çekin teminat senedi olup olmadığı ve bedelsiz kalıp kalmadığı yönünde toplandığı, ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, davacının çekin teminat senedi olduğu ve bedelsiz kaldığı hususunu kesin delillerle kanıtlaması gerektiği, bu hususta tanık dinlenemeyeceği, davacı tarafından temel ilişkinin taşınmaz satış vaadi/taşınmaz satış sözleşmesi olduğunun iddia edildiği, ancak bu hususu kesin delillerle ispatlayamadığı, yine davacının yemin deliline de dayanmadığı, bu sebeple davacının dava konusu çek nedeniyle bizzat sorumlu ve borçlu olduğu, ayrıca davanın davalı alacaklı lehine sonuçlandığı, yine paranın alacaklıya ödenmemesine dair ihtiyati tedbir kararı verildiği, teminatın yatırılarak tedbirin etkin hale geldiği, bu sebeple davalının tazminata mahkum edilmesi gerektiği, bu hususta davacı borçlunun kötüniyetinin aranmayacağı ve talep olmasa da re'sen tazminata hükmedilebileceği gerekçesiyle davanın reddine, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun(İİK) 72. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca alacağın %20'sine tekabül eden 150.000,00 TL tazminatın davacı borçludan alınarak davalı alacaklıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 23.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
Alt Mahkeme Zinciri
- bamDiyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6.Hukuk Dairesi2024/2283 E.2024/2248 K.Esastan ret
- ilk dereceŞırnak 1.Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)2024/354 E.2024/595 K.Davanın reddi
TTK Atıfları (2)
- m. 818/ (1)· İlk derece: TTK'nın 818. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi atfıyla poliçelerdeki yetkisiz temsilcinin sorumluluğuna ilişkin hükümlerin çeke uygulanması sağlanmıştır.
- m. 678· İlk derece: Şirketi temsile yetkili olmadığı halde şirket adına çek imzalayan davacının TTK'nın 678. maddesi uyarınca şahsen sorumlu olduğu kabul edilmiştir.
Diğer Mevzuat
2004 sayılı İcra ve İflas KanunuİİK m. 72/46100 sayılı HMKHMK m. 353/1-b(1)HMK m. 370/1HMK m. 372
Etiketler
- menfi tespit davası
- kambiyo senedi
- çek
- yetkisiz temsil
- imza sorumluluğu
- ispat yükü
- inkar tazminatı
Bağlı TTK Maddeleri