TTK 687, 702/2: Bonoda İmzaların İstiklali İlkesi, Sahte Cironun Keşideci ve Avaliste Etkisi ile Vekilsiz Taraf Lehine Vekalet Ücreti Hükmedilemeyeceği
Bonoda imzaların istiklali ilkesi gereğince, kendi imzalarını inkar etmeyen keşideci ve avalist, lehdar imzasının sahteliğini iyi niyetli hamiline karşı bir def'i olarak ileri süremez; ayrıca kendisini vekille temsil ettirmeyen davalı lehine vekalet ücretine hükmedilemez.
Davacılar, teminat amacıyla verdikleri bononun kargoda çalındığını ve üzerindeki lehdar cirosunun sahte olduğunu ileri sürerek menfi tespit davası açmıştır. İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesi, ciro silsilesinin görünüş itibariyle kesintisiz olduğunu ve imzaların istiklali ilkesi gereği kendi imzalarını inkar etmeyen keşideci ve avalistin lehdar cirosunun sahteliğine dayanamayacağını belirterek davayı reddetmiştir. Temyiz incelemesinde Yargıtay esası yerinde bulmuş, ancak istinaf aşamasında kendisini vekille temsil ettirmeyen davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmesini hatalı bularak hükmü bu yönden düzelterek onamıştır.
11. Hukuk Dairesi 2024/5414 E. , 2025/4018 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1287 E., 2024/994 K. HÜKÜM : Davanın reddi Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı olarak ... ve ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi emrine yazılı olan 480.000,00 TL bedelli bonoyu teminat senedi olarak düzenleyerek tutanak ile .. ve ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine teslim ettiğini, bononun .. ... ... şubesi tarafından İstanbul şubesine gönderilmek üzere kargoya verildiğini, ancak kargo aracının soyulmuş olduğunu kargo şirketi tarafından .... ... şirketine gönderilen polis tutanağından öğrendiklerini, senedin çalınmasından dolayı ... ... ve İskeleleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin Bakırköy 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/809 E. sayılı dosyası ile ödeme yasağına ilişkin ve bonunun iptaline yönelik dava açtığını, 09.01.2017 tarihinde ödeme yasağı kararı verildiğini, 09.01.2017 tarihinde davalı şirket tarafında İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/1 Değişik İş. dosyası ile ihtiyati haciz kararı alınıp, İstanbul 22.İcra Müdürlüğü'nün 2017/1926 E. sayılı dosyası ile Gaziantep 13.İcra Müdürlüğü'nün 2017/56 talimat sayılı icra takibi başlatıldığını, takibe dayanak bononun Peri Kalıp ve İskeleleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile yapılan görüşmeler ile sahte kaşe kullanılmak suretiyle cirolandığının anlaşıldığını, bononun üzerindeki silsile ile tedavüle koyulduğunu, takibe muvafakat etmediklerini, aynı sebeplerle dava dışı ... ve İskeleleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin yetkililerinin İstanbul 20.İcra Hukuk Hakimliğinin 2017/32 E. sayılı dosyası ile imza itirazında bulunduklarını, İstanbul 14.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/26 E. sayılı dosyası menfi tespit davası açıldığını ve dosya davanını tarafları ve konusunun aynı olduğunu, dosyaların birleştirmesi gerektiğini ileri sürerek müvekkillerinin bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirket lehdar, davacı gerçek kişi ise avalist olup, bonoda lehdar adına atılan sahte ciro sonrası davalı hamilden önce 3 ayrı şirketin cirosu bulunduğu, ciro silsilesinde görünüş itibariyle kopukluk bulunmadığı, davacı keşideci kendi imzasını inkar etmediğinden lehdarın imzasının sahte olduğuna dayanarak sorumluluktan kurtulamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafça istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu bonoda keşidecinin davacı ... Müh. Mak. İnş. İth. İhr. San ve Tic. Ltd. Şti, kefilin davacı ... ..., .. .. Ltd Şti. olduğu, keşide tarihinin 12.08.2016, vade tarihinin 12.12.2016 olduğu bononun malen ahzolunduğu, 480.000,00 TL bedelli olduğu, bononun arkasında ... Ltd. Şti'nin, Agf Lojistik Ltd Şti'nin, ... Metal A.Ş, ... Çelik A.Ş ve .. İthalat İhracat Taşımacılık Aracılık ve Lojistik Hiz. A.Ş.'nin cirolarının bulunduğu, davacılar bononun keşidecisi ve aval vereni olup aval veren davacının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 702/2 hükmü, keşideci şirketin ise aynı Kanun'un 687. maddesi gereğince bono lehdarı ile aralarındaki temel ilişkiden kaynaklanan defileri, bono hamiline karşı ileri süremeyeceği, davacının davalı tarafın bonoyu kötüniyetli iktisap ettiğini iddia ve ispat edemediği, senet keşidecisi ve aval veren sıfatı ile davacıların imzaların istiklali ilkesi gereği lehtar imzasının sahteliğini savunma gerekçesi yapamayacağı, davacıların imzasını inkar etmedikleri gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b/2 maddesi gereğince kısmen kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, düzeltilmiş gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, bonoya dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Dosya kapsamında İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olup; kendini vekil ile temsil ettirmeyen davalı taraf lehine haliyle vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Anılan karar davacı vekilince temyiz edilmiş olup; Bölge Adliye Mahkemesince kurulan nihai hükümde, davalı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmiş olması hem istinaf edenin sıfatından hem de kendini vekil ile temsil ettirmeyen davalının vekalet ücretine hak kazanamayacağından yerinde olmayıp kararın bozulmasını gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. SONUÇ: Yukarıda yazılı gerekçe uyarınca davacıların Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 4/ç numaralı bendinde yer alan “Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine 13/(1). maddesine göre 73.200,00 TL vekalet ücretinin davacılardan tahsiliyle davalıya verilmesine,” cümlesinin hüküm fıkrasından çıkartılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine, 04.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
- bamİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi2021/1287 E.2024/994 K.İstinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması, düzeltilmiş gerekçe ile davanın reddi
- ilk dereceDavanın reddi
- m. 702/ (2)· BAM: Aval verenin, lehdar ile aralarındaki temel ilişkiden kaynaklanan defileri hamiline karşı ileri süremeyeceği gerekçesiyle uygulanmıştır.
- m. 687· BAM: Keşideci şirketin, lehdar ile aralarındaki temel ilişkiden kaynaklanan kişisel defileri hamiline karşı ileri süremeyeceği gerekçesiyle uygulanmıştır.
- m. 677· İlk Derece ve BAM: Metinde madde numarası açıkça zikredilmese de 'imzaların istiklali ilkesi' uyarınca keşideci ve avalistin, lehtar imzasının sahteliğini savunma gerekçesi yapamayacaklarına yönelik değerlendirmede esas alınmıştır.
- bono
- menfi tespit
- imzaların istiklali
- sahte ciro
- avalist
- keşideci
- vekalet ücreti
- ciro silsilesi