TTK 687: Bonoda Bedelsizlik İddiası, Şahsi Def'ilerin Üçüncü Kişi Hamile Karşı İleri Sürülme Şartları ve Kötüniyetin İspatı
Kambiyo senedinden kaynaklanan bedelsizlik iddiası niteliğindeki şahsi def'ilerin senedi ciro yoluyla devralan üçüncü kişi hamile karşı ileri sürülebilmesi için, hamilin senedi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiğinin davacı tarafından yazılı delillerle ispatlanması gerekir.
Davacı, malzeme alımı karşılığında lehtara verdiği bononun bedelini ödediğini ve senedin bedelsiz kaldığını ileri sürerek hamile karşı menfi tespit davası açmıştır. İlk Derece Mahkemesi, senet metninde teminat ibaresinin bulunmadığını ve şahsi def'ilerin TTK m. 687/1 uyarınca iyiniyetli hamile karşı ileri sürülemeyeceğini belirterek davanın reddine karar vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay, davacının hamilin kötüniyetli olduğunu ve bile bile borçlu zararına hareket ettiğini ispatlayamadığı gerekçesiyle kararı yerinde bularak onamıştır.
11. Hukuk Dairesi 2024/2685 E. , 2025/1042 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/50 Esas, 2024/470 Karar HÜKÜM : Esastan ret SAYISI : 2022/501 E., 2023/557 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından müvekkil hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, takibe konu senedin müvekkilinin ’dan aldığı malzemelere karşılık düzenlenen faturaya istinaden tanzim olunarak lehtar ya verildiğini, fatura karşılığının 'ya ödendiğini ve bu nedenle bononun bedelsiz kaldığını, müvekkilin ödeme emrinde belirtilen bir borcu bulunmadığını, senet lehtarı 'nın bedelsiz kalan senedi davalıya ciro ettiğini ileri sürerek takip konusu bono nedeniyle davalıya borçlu olunmadığının tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; işbu davada asliye ticaret mahkemelerinin görevli olduğunu, davacı takibe konu bono bedelinin ödendiğini iddia etmişse de bononun yetkili hamili müvekkili olup davacının iddia ettiği ödemeyi müvekkiline yapmadığını, dava dışı İbrahim Aybastı'ya ödeme yapıldığı iddiasının müvekkilini bağlamayacağını, davacının iyiniyetli hamil olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu senedin dava dışı tarafından davalı ...'e ciro edildiği, davalının senedin hamili olduğu, senet metninde, bononun teminat olarak verildiği, bedelsiz bir teminat senedi olduğu yönünde hiçbir ibare yer almadığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 687/1. maddesi uyarınca davacının şahsî def’îleri kural olarak hamile karşı ileri süremeyeceği, ancak hamil senedi devralırken bile bile borçlunun zararına hareket ederse, bu durumda şahsî def’îlerin hamile karşı da ileri sürülebileceği, davalının senedi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiği yönünde dava dilekçesinde herhangi bir iddia bulunmadığı, lehtar ile arasındaki bedelsizlik iddiasının davalıya karşı ileri sürülemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut uyuşmazlıkta dava değerine göre uygulanması gereken yargılama usulü basit yargılama usulü olmasına rağmen Mahkemece yazılı yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiği, dava dilekçesinde senedin bedelsiz olduğunun ileri sürüldüğü, cevaba cevap dilekçesinde ise senedin bedelsiz olduğu ile birlikte davalının senedi kötü niyetli olarak ele geçirdiğinin ileri sürüldüğü, davalı ...'in takibe ve yargılamaya konu senedin yetkili hamili olduğu, usul hatası tarafların hak kaybının önlenmesi amacıyla taraflar lehine yorumlansa dahi duruşmada taraflara tüm delillerini sunmaları için süre verildiği, senedin bedelsiz olduğu ve TTK'nın 687. maddesine göre davalı hamilin kötüniyetli olduğuna ilişkin ispat yükünün davacıda olduğu, davacının bu hususta herhangi bir delil sunmadığı, iddialarını ispat edemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, alınmadığı anlaşılan 615,40 TL temyiz ilam harcı ile 3.033,70 TL temyiz başvuru harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 19.02.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
- bamSamsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi2024/50 E.2024/470 K.Esastan ret
- ilk derece2022/501 E.2023/557 K.Davanın reddi
- bono
- menfi tespit
- bedelsizlik
- şahsi defi
- iyiniyetli hamil
- ispat yükü
- kambiyo senedi