TTK 687: Ciro Yasağına Aykırı Devredilen Çeklerde İyiniyetli Hamile Karşı Şahsi Def'ilerin İleri Sürülememesi
Sözleşmedeki ciro yasağı kaydına rağmen çeklerin üçüncü kişilere devredilmesi halinde, keşidecinin lehtara karşı ileri sürebileceği şahsi def'iler, hamillerin senedi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiği kanıtlanamadığı sürece iyiniyetli üçüncü kişi konumundaki banka ve faktoring şirketlerine karşı ileri sürülemez.
Davacı, sözleşme kapsamında lehtara verilen çeklerin sözleşmedeki ciro yasağına aykırı olarak davalı banka ve faktoring şirketlerine ciro edildiğini ve karşılığındaki malların teslim edilmediğini ileri sürerek menfi tespit ve istirdat talebinde bulunmuştur. İlk derece mahkemesi, davalı finans kuruluşlarının çekleri temlik cirosuyla devralan iyiniyetli meşru hamiller olduğunu ve kötüniyetle hareket ettiklerinin ispatlanamadığını gerekçe göstererek birleşen davanın reddine, asıl davanın ise lehtar şirket yönünden kısmen kabulüne karar vermiş; bu karar bölge adliye mahkemesi ve Yargıtay tarafından onanmıştır.
11. Hukuk Dairesi 2024/6736 E. , 2025/4134 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1678 Esas, 2024/1200 Karar HÜKÜM :Esastan ret Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA 1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında imzalanan 20.11.2014 tarihli bayilik sözleşmesinin feshinden sonra taraflar arasında 10.02.2015 tarihli bir mal satım sözleşmesi imzalanmışsa da davalının mal teslimini yerine getirmediği gibi sözleşmede ciro yasağı kaydı olmasına rağmen bu sözleşme kapsamında davalıya verilen çeklerin, davalı tarafından, kullandığı kredilerin teminatı olarak banka ve faktoring şirketlerine devredildiğini, çeklerin vadesi geldikçe de müvekkili tarafından ödeme yapıldığını ileri sürerek müvekkilinin davalı şirket lehine keşide etmiş olduğu çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, dava konusu 11 adet çekin iptaline, davalıya ödenmiş 140.000,00 TL'nin davalının teminat çeklerinden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davacı vekili birleşen dosyanın dava dilekçesinde, müvekkili ile ... . A.Ş arasında imzalanan 20.11.2014 tarihli bayilik sözleşmesinin feshini müteakip taraflar arasında 10.02.2015 tarihinde imzalanan mal satım sözleşmesi kapsamında ... . A.Ş.'ye verilen toplam bedeli 940.000,00 TL olan çeklerin adı geçen şirket tarafından sözleşmedeki ciro yasağına rağmen, dilekçede belirtilen davalı banka ve faktoring şirketlerine cirolanarak, kullandığı kredilerin teminatı olarak devredildiğini, davalıların da bu çekleri vadesi geldikçe müvekkili şirketten tahsil etmeye başladığını, müvekkilinin dava tarihine kadar toplam 250.000,00 TL'yi teslim almadığı mallar için davalılara ödenmek zorunda kaldığını, emsal içtihatlara göre çekler ileri tarihli verildiği için ödeme aracı olamayacağını, Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketlerinin Kuruluş ve Faaliyet Esaslarına Dair Yönetmeliğin 22/2 hükmüne göre kambiyo senedine dayalı olsa dahi bir mal veya hizmet satışından doğmuş veya doğacak fatura veya benzeri belgelerle tevsik edilmeyen alacakların satın alınamayacağını veya tahsilinin üstlenilemeyeceğini, davalıların iyi niyetli 3. kişiler olarak kabul edilemeyeceğini, davalıların ... Metal A.Ş'ye kullandırdıkları kredilerin, geri ödeme tahsilatını öncelikle kredi kullandırdıkları şirketten yapmaları gerektiği yerde çekleri tahsil ettiklerini, bu şekilde yapılan tahsilatın hukuka aykırı olduğunu, dava konusu aynı çekler için ... Metal A.Ş'ye açılan dava ile birleştirme taleplerinin de olduğunu ileri sürerek müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespitine, dava konusu 11 adet çekin iptaline, davalılara bugüne kadar ödenmiş 250.000,00 TL'nin istirdatına karar verilmesini talep etmiş, asıl ve birleşen davaya ilişkin 21.09.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile davalara konu toplam 11 adet çekten 30.05.2015 tarihli ve 50.000,00 TL bedelli çek yönünden menfi tespit taleplerinin olduğunu, diğer çeklerin yargılama devam ederken ödenmiş olması sebebi ile bu çekler yönünden taleplerinin istirdat olduğunu, istirdat davasına dönüşen her bir çek açısından ödeme gününden başlayarak avans faizi taleplerinin olduğunu belirtmiştir. II. CEVAP 1.Davalı vekili asıl davaya ilişkin beyan dilekçesinde, davacının tüm alacağına ilişkin icra takibi yaptığını ve menkul malların satışını istediğini, davacının alacağından daha fazla miktarda mal muhafaza altına alındığından davacının müvekkili şirkete satış olmaksızın malların kendilerine verilmesini ve karşılığında 300.000,00 TL verebileceklerini gerek şifai gerekse yazılı olarak beyan ettiklerini, müvekkili şirket yetkililerinin hukuka aykırı ve suç teşkil ettiğini düşündükleri tutum ve davranışlarından dolayı davacı ile uzlaşmadıklarını ve davacı hakkında bulundukları suç duyurusuna ilişkin dilekçeyi dosyaya sundukları belirterek davanın reddini istemiştir. 2.Davalı Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde, dava konusu çeklerin müvekkili tarafından ... .. A.Ş. lehine açılan kredi sebebi ile tahsil edildiğinde kredi borcuna mahsup edilmek üzere temlik cirosu ile ciro edildiğini, müvekkilinin çeklerin yetkili hamili olduğunu, keşideci ile lehtar arasındaki hukuki ilişkinin iyi niyetli hamil olan müvekkili bankaya karşı ileri sürülemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. 3.Davalı ...Ş. vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde, müvekkilinin iyi niyetli meşru hamil olduğunu, şahsi def'ilerin iyi niyetli hamile karşı ileri sürülemeyeceğini, müvekkili şirketin çeki yasal prosedüre uygun olarak belgeleri ile birlikte teslim aldığını savunarak davanın reddini istemiştir. 4.Davalı T.Vakıflar Bankası T.A.O. vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde, müvekkili bankanın ... Şubesi tarafından ... ... A.Ş.'ye en son 24.08.2011 tarihinde kredi kullandırıldığını, sonrasında herhangi bir kredi ilişkisi bulunmadığını, davacı tarafından, müvekkili bankaya verildiği iddia edilen 30.08.2015 tarihli 140.000,00 TL bedelli çekin veya başka bir çekin ... A.Ş. tarafından müvekkili bankaya kredisinin teminatını olarak verilmediğini savunarak müvekkili yönünden davanın reddini istemiştir. 5.Davalı ...Ş. vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde, müvekkili şirketin faktoring sözleşmesi ile müşterinin daha önce doğmuş ve/veya sözleşme süresi içinde işletmesi ile ilgili mal ve hizmet satışlarından doğan alacaklarını peşinen ve toptan devir temlik yolu ile devraldığını, devir ve temlik yolu ile alınan alacakların faturalar ile sabit olduğunu, çek bedeli ile fatura değerleri arasında bir uyumsuzluk olmadığını, adına fatura düzenlenen şirket ile çek keşidecisi davacı arasında bir ilgi olduğunu, davacının, çeki adına fatura düzenlenen ... .. A.Ş. lehine keşide ettiğini, senedin son meşru hamili olan müvekkilinin, çeki ciro silsilesine göre aldığı ... .. A.Ş. ile müvekkili arasında faktoring sözleşmesi olduğunu, müvekkilinin iyi niyetli üçüncü kişi olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 6.Davalı ... A.Ş. vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde, müvekkili banka ile ilgili ... numaralı çekin ... .. A.Ş. tarafından müvekkili bankaya devir ve temlik cirosu ile devredildiğini, takas odasına ibrazla tahsil edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 7.Davalı ...Ş. vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde, ... A.Ş.'nin teminata verdiği bir adet banka çekinin takastan iade edildiği, diğer çekler hakkında sistemlerinde herhangi bir kayıt bulunmadığını, müvekkili bankadan kullanılan krediler bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 8.Davalı T. ... Katılım Bankası A.Ş. vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde, dava konusu çeklerin, ... . Ür.Dağ.Paz.A.Ş. tarafından değil, ciro ederek teslim ettiği ... ... ... İzolasyon Taah. Tic.A.Ş. tarafından müvekkiline verildiğini, çekler üzerinde teminat amaçlı verildiğine dair bir açıklama olmadığı gibi müvekkili ile dava dışı şirket arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesinde de çeklerin teminat olarak verildiğine dair bir kayıt bulunmadığını, davacının diğer davalı ile aralarındaki temel ilişkiyi gerekçe göstererek iyi niyetli hamil konumundaki müvekkiline karşı talepte bulunmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davaya ilişkin olarak; taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davacının davalıya vermiş olduğu çekler nedeniyle 322.074,80 TL borcunun bulunmadığı, çeklerden sadece tedbir kararı verilen davalılardan ...'ten temlik alan ... .. Yönetim A.Ş. elinde bulunan 50.000,00 TL tutarlı çekin ödenmediği, davaya konu diğer tüm çeklerin davacı tarafından yargılama sırasında ödendiği, bu nedenle davaya konu toplam 940.000,00 TL'lik 11 adet çek nedeniyle davacının davalıya 322.074,80 TL borçlu olmadığı gerekçesiyle keşide tarihi en son olan çekten başlayarak bu miktara denk gelen çekler yönünden davacının davalıya borçlu olmadığına ve bu çekler yargılama sırasında ödendiğinden keşide tarihlerinden itibaren işleyecek değişen oranlı avans faizleriyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, birleşen davada ise, T. ... Bankası T.A.O'nun elinde davaya konu herhangi bir çekin bulunmadığı, davaya konu çekler yönünden davalı bankalara yapılan ciroda teminat cirosu olduğuna ilişkin herhangi bir ibare bulunmadığı, bu durumda dava konusu çekler davalı bankalara teslim edilirken yapılan cironun temlik cirosu olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 687. maddesi uyarınca keşideci ile lehtar arasındaki hukuki ilişkiden kaynaklanan şahsi def'ilerin ciro yolu ile hamil olan davalı bankalara karşı ileri sürülebilmesinin çeklerin iktisabında bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olma şartına bağlı olduğu, davalı bankalar ile çekleri yasaya uygun faturalara dayanarak, ciro yoluyla elde etmiş olan davalı ... şirketlerinin davaya konu çeklerin iktisabında bile bile borçlunun zararına hareket ettiği yönünde davacının hiçbir delil ibraz etmediği, davalıların iyi niyetli 3. kişi sıfatıyla ve yetkili hamil olarak çekleri temlik cirosu ile devraldığı, davalı ...'in elinde bulunan 0261340 nolu ve 50.000,00 TL bedelli çek yönünden tedbir kararı verildiğinden adıgeçen davalı lehine tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesi ile asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın davalı .... T.A.O yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden esastan reddine karar verilmiş, hüküm asıl ve birleşen davada davacı tarafça istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, asıl ve birleşen davada davacı tarafça temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, bedelsiz kalan çekler dolayısıyla menfi tespit ve istirdat talebine; birleşen dava asıl davaya konu çeklerin ödenmesi sebebi ile bedellerinin davalılardan istirdatı talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada davacının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden asıl ve birleşen davada davacıya yükletilmesine, 16.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
- bamAdana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi2021/1678 E.2024/1200 K.Esastan ret
- menfi tespit davası
- istirdat davası
- ciro yasağı
- temlik cirosu
- şahsi defiler
- iyi niyetli hamil
- faktoring