Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 701, 702: Bonoda Avalist İmzasının Parmak İziyle Atılmasının Geçersizliği ve Şekil Noksanlığı Nedeniyle Menfi Tespit
Esas2024/3143E.Karar2025/1199K.
OnamaOy birliği
Karar Özü
TTK 701/2 uyarınca aval taahhüdünün geçerli olabilmesi için aval verenin el ile atılmış imzasının bulunması zorunlu olup, imza yerine parmak izi kullanılması şekil noksanlığı teşkil ettiğinden avalist bonodan dolayı sorumlu tutulamaz.
Özet
Davacılar vekili, murislerinin avalist olarak yer aldığı üç adet bonoda imza yerine parmak izi bulunması nedeniyle kambiyo senedi vasfının oluşmadığını ileri sürerek menfi tespit davası açmıştır. İlk Derece Mahkemesi, aval taahhüdü için el yazısı imzanın şart olduğunu ve parmak izinin şekil noksanlığı sebebiyle borç doğurmayacağını kabul ederek davayı kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi de istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, alt mahkemelerin kararını usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.
Karar Metni3.820 karakter
11. Hukuk Dairesi 2024/3143 E. , 2025/1199 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI :2021/431 Esas, 2024/467 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ :Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI :2020/795 E., 2021/84 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerin murisi aleyhine Bakırköy 13. İcra Müdürlüğü'nün 2018/16297 ve Bakırköy 15. İcra Müdürlüğünün 2018/21380 E. sayılı dosyalarında başlatılan kambiyo senetlerine mahsus icra takibine dayanak yapılan her biri 30.000,00 USD tutarındaki üç adet bononun aval kısmında murislerinin parmak izinin yer aldığını, bu itibarla bonoların kambiyo senedi vasfı taşımadıklarını ileri sürerek takiplerin iptaline, davalı tarafın her bir icra takibinin yürütülmesinde haksız ve kötüniyetli olması nedeniyle % 20 oranından aşağı olmayacak şekilde tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine ve davacıların dava değerinin %20'sinden az olmamak üzere inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların murisinin bonolarda aval veren sıfatıyla parmak izinin yer aldığı, Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 701/2 hükmü uyarınca aval verenin el ile atılmış imzasının bulunmadığı, bu durum bonodaki şekil noksanına ilişkin olması nedeni ile aynı Kanun'un 702/2 hükmü gereğince imza yerine parmak izi bulunan aval veren murisin taahhüdünün geçerli olmadığı, dolayısıyla murisin bonodan dolayı sorumlu tutulamayacağı gerekçesi ile davanın kabulüne, davacıların murisleri n aval sıfatıyla parmak izi bulunduğu belirtilen 25.06.2018 vadeli, 30.000,00 USD bedelli, 25.07.2018 vadeli, 30.000,00 USD bedelli, 25.08.2018 vadeli, 30.000,00 USD bedelli senetler ve bu senetlere istinaden başlatılan Bakırköy 13. İcra Müdürlüğü'nün 2018/16297 E. ve Bakırköy 15. İcra Müdürlüğü'nün 2018/21380 E. sayılı dosyaları nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, davacı tarafın kötü niyet tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, icra takibinden sona açılan menfi tespit istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 24.02.2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Alt Mahkeme Zinciri
- bamİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi2021/431 E.2024/467 K.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi
- ilk dereceBakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi2020/795 E.2021/84 K.Davanın kabulü ile davacıların murislerinin senetler ve icra takipleri nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, kötü niyet tazminatı talebinin reddine
TTK Atıfları (2)
Diğer Mevzuat
6100 sayılı HMKHMK m. 353/1-b(1)HMK m. 370/1HMK m. 372
Etiketler
- menfi tespit davası
- bono
- aval
- parmak izi
- imza noksanlığı
- şekil şartı
- kambiyo senedi
Bağlı TTK Maddeleri