TTK 704, 714, 777-778: Vadesiz Bonolarda Protesto Eksikliği, Bir Yıllık İbraz Süresinin Geçirilmesi ve Cirantanın Sorumluluğu
Vadesi bulunmayan ve görüldüğünde ödenecek bono vasfında olan senette, keşideciye yasal süresi içinde ödememe protestosu çekilmemesi ve senedin tanziminden itibaren bir yıllık ibraz süresi geçtikten sonra takibe konulması halinde cirantaya karşı müracaat hakkı düşer.
Borçlular, takibin menfi tespit davasında verilen ihtiyati tedbir kararına aykırı başlatıldığını ve kambiyo hukuku yönünden rücu hakkının düştüğünü ileri sürerek takibin iptalini talep etmiştir. Yargıtay, borçlu şirket yönünden itirazları reddederken, borçlu gerçek kişi (lehtar/ciranta) yönünden senedin ön yüzündeki aval imzasının geçersiz olduğunu, senedin vadesiz olması sebebiyle görüldüğünde ödenecek bono sayıldığını, keşideciye ödememe protestosu çekilmediğini ve bir yıllık ibraz süresinden sonra takip başlatıldığını saptayarak ciranta yönünden takibin iptali gerektiğine karar vermiştir.
12. Hukuk Dairesi 2025/85 E. , 2025/2264 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: 1. Borçlu ... Grup ... Ltd. Şti.’nin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Borçlu ...’ın temyiz itirazlarının incelenmesinde; Bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takipte, keşideci ve ciranta konumundaki borçluların icra mahkemesine başvurusunda; sair itiraz ve şikayetlerinin yanı sıra takibin, ciranta konumunda olan borçlu ... tarafından takibe konu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespiti amacıyla açılan menfi tespit davasında verilen tedbir kararından sonra başlatıldığını ileri sürerek takibin iptalini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verildiği, kararın borçlular taraflarından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın borçlular tarafından temyiz edildiği görülmüştür. Somut olayda; borçlu/ciranta ... tarafından, takibin başlatılmasından önce, takibe konu bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti amacıyla Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/397 E. sayılı dosyasında açılan menfi tespit davasında, mahkemenin 17/07/2023 tarihli ara kararı ile İİK’nın 72/2. maddesi uyarınca belirlenen teminat karşılığında açılacak takiplerin durdurulmasına karar verildiği, belirlenen teminatın, 26/07/2023 tarihinde mahkeme veznesine yatırıldığı, tedbir kararının anılan borçlu hakkında takip yapılmasını engelleyici nitelikte olduğu görülmüş olup bu tedbir kararından sonra, 19/12/2023 tarihinde, başlatılan takibin, tedbir kararına aykırı olduğu anlaşılmaktadır. Bununla birlikte, 6102 sayılı TTK'nın 673. maddesi hükmüne göre; poliçe, bizzat keşidecinin emrine yazılı olabileceği gibi, keşideci üzerine veya bir üçüncü kişi hesabına da düzenlenebilir. Ancak TTK'nın 778. maddesinde, aynı Yasa'nın 673. maddesine yollama yapılmadığından, bonolar açısından, bononun borçlusu konumunda olan keşideci kendisini lehtar göstermek suretiyle bono düzenleyemez. Bir başka anlatımla, lehtar ve keşideci sıfatlarının birleşmesi durumunda, düzenlenen senet, bono niteliğinde sayılmaz. Diğer taraftan aval, TTK’nın 700. maddesine göre poliçede yazılı bulunan borcun kısmen veya tamamen teminat altına alınmasını sağlayan bir nevi kefalettir. Bu kefaleti veren şahsa, aval veren denir. TTK’nın 700. maddesinin 2. fıkrasına göre aval, üçüncü bir kişi veya poliçede imzası bulunan başka bir kişi tarafından da verilebilir. Bu şekilde poliçe borçlularından biri lehine aval verilmek suretiyle poliçenin ödenmesi güvence altına alınacağından o poliçenin tedavülü kolaylaştırılmış olur (Bozer, Ali/ Göle, Celal: Kıymetli Evrak Hukuku, Ankara 2017, s. 161). Lehine aval verilen kimse bonoda mutlaka borçlu konumunda olmalıdır. Bonodaki borçtan sorumlu olmayan kişi için verilen aval geçersizdir (HGK'nın 26/05/2022 tarih ve 2018/12-410 E. 2022/736 K sayılı kararı). Somut olayda; alacaklı ... tarafından başlatılan takibe konu senedin incelenmesinde, düzenleyenin ... Grup ... Ltd. Şti., lehtarın ... olduğu, senedin ön yüzünde açığa atılmış 2 adet aval imzası bulunduğu ve anılan imzaların borçlu ...’a ait olduğu konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı görülmüştür. Bu durumda lehtar ...’ın kefil (avalist) olarak senedin ön yüzüne koyduğu aval geçersiz olup senetten yalnızca ciranta sıfatıyla sorumlu olduğunun kabulü gerekir. TTK'nın 778. maddesi yollaması ile bonolar hakkında uygulanması gereken aynı Kanun'un 714. ve 730. maddeleri uyarınca, belirli bir günde veya düzenleme gününden ya da görüldükten belirli bir süre sonra ödenmesi şartını içeren bir bonoya dayanarak hamilin lehtara ve cirantalara müracaat edebilmesi, ödeme gününü takip eden iki iş günü içinde senet keşidecisinin protesto edilmesine bağlıdır. Alacaklı hamil, anılan madde koşullarında protesto keşide etmeksizin, lehtar ve cirantaları takip edemez. Alacaklı hamil, anılan madde koşullarında, senedi düzenleyene protesto keşide etmediği takdirde, ciranta olan borçluya karşı müracaat hakkını kaybeder. İİK'nun 170/a-2. maddesi gereğince, icra mahkemesince, alacaklının kambiyo hukuku mucibince takip hakkının bulunup bulunmadığı re'sen araştırılmak zorundadır. Somut olayda; alacaklının lehdar (ciranta) ... hakkında takip yapabilmesi için bononun keşidecisine ödememe protestosu göndermesinin zorunlu olup, temyiz incelemesi için Dairemize gönderilen icra takip dosyası içerisinde ödememe protestosunun bulunmadığının anlaşılması üzerine Dairemizce mevcut olması halinde protesto evrakının taranarak Uyap sistemi üzerinden gönderilmesi için müzekkere yazıldığı, 03/03/2025 havale tarihli müzekkere cevabında icra dosyasında protesto evrakının bulunmadığının bildirildiği görülmekle keşideciye ödememe protestosu gönderilmediğinden alacaklının borçlu ... hakkında takip hakkının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Yine, TTK'nın 776. maddesi uyarınca; vade, bononun unsurlarından olsa da, aynı Kanun'un 777/2. maddesi gereğince, vadesi gösterilmemiş bir bono, görüldüğünde ödenmesi şart bir bono sayılır. TTK'nın 778. maddesinin göndermesi ile bonolarda da uygulanması gereken aynı Kanun'un 704. maddesine göre ise, görüldüğünde ödenecek bononun, düzenlenme tarihinden itibaren bir yıl içinde ödenmek üzere ibrazı zorunludur. Bir başka anlatımla, vade unsurunu taşımayan senedin, TTK'nın 704. maddesinde belirtildiği üzere, görüldüğünde ödenecek bono olarak düzenlendiğinin kabulü gerekeceğinden, bu eksiklik senedin bono olma vasfını etkilemez. Vadesi gösterilmemiş bononun bir yıl içinde ibraz edilmemiş olması, zamanaşımı müddeti dolmadıkça senet keşidecisini sorumluluktan kurtarmaz. Senedin süresi içinde, yani keşide tarihinden itibaren bir yıl içinde ibraz edilmemesi, vadenin geçirilmesi hükmünde olup, bu halde rücu hakkı düşeceğinden cirantalara müracaat edilemez (Poroy/Tekinalp; Kıymetli Evrak Hukuku Esasları, Genişletilmiş 15. bası, s. 121, İstanbul 2001). Somut olayda; takibe konu bononun 01/12/2021 düzenlenme tarihli olup, vade unsurunu taşımadığından görüldüğünde ödenecek bono vasfında olduğu, borçlu ...’ın bonoda lehdar (ciranta) olması nedeniyle anılan borçlu hakkında, düzenlenme tarihinden itibaren 1 yıllık ibraz müddeti içerisinde takibe geçilmesi gerekirken takibin bu süreden sonra, 19/12/2023 tarihinde, başlatıldığı görüldüğünden alacaklının, anılan borçlu yönünden müracaat hakkının düştüğü anlaşılmaktadır. O halde, İlk Derece Mahkemesince, yukarıda yazılı nedenlerle borçlu ... yönünden şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi ve istinaf başvurusunun da Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmesi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir. SONUÇ : Yukarıda yazılı nedenlerle borçlu ...’ın temyiz itirazlarının kabulüne, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 08.11.2024 tarih ve 2024/689 E. - 2024/2991 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, Bodrum 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 21.02.2024 tarih ve 2024/1 E. - 2024/80 K. sayılı kararının BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13/03/2025 gününde oy birliğiyle karar verildi.
- ilk dereceBodrum 2. İcra Hukuk Mahkemesi2024/1 E.2024/80 K.21.02.2024Şikayetin reddi
- bamİzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi2024/689 E.2024/2991 K.08.11.2024İstinaf başvurusunun esastan reddi
- m. 673/ (null)· Yargıtay: Poliçenin keşidecinin emrine düzenlenebileceği kuralının bonolarda uygulanamayacağına dair kıyaslama amacıyla zikredilmiştir.
- m. 700/ (2)· Yargıtay: Avalin tanımı ve senedin ön yüzüne konulan aval imzasının geçerliliği, lehtarın kendi senedine aval veremeyeceği tespiti.
- m. 704/ (null)· Yargıtay: Vadesi gösterilmeyen (görüldüğünde ödenecek) bononun tanzim tarihinden itibaren bir yıl içinde ibrazı zorunluluğu.
- m. 714/ (null)· Yargıtay: Hamile ve cirantalara rücu edilebilmesi için ödeme gününü takip eden iki iş günü içinde ödememe protestosu çekilmesi zorunluluğu.
- m. 730/ (null)· Yargıtay: Protesto çekilmemesinin müracaat hakkının düşmesi sonucunu doğurmasına ilişkin usul maddesi.
- m. 776/ (null)· Yargıtay: Vade unsurunun bononun kurucu unsurlarından biri olduğu tespiti.
- m. 777/ (2)· Yargıtay: Vadesi gösterilmemiş bononun görüldüğünde ödenmesi şart bono sayılacağı kuralı.
- m. 778/ (null)· Yargıtay: Poliçe hükümlerinin (673, 704, 714, 730 m.) bonolara uygulanmasına dair yollama maddesi.
- bono
- görüldüğünde ödenecek bono
- aval
- ödememe protestosu
- ibraz süresi
- ciranta
- müracaat hakkı
- menfi tespit tedbir