TTK 749: Zamanaşımına Uğrayan Bonolarda Avalistin Sorumluluğunun Sona Ermesi ve Menfi Tespit
Kambiyo vasfını yitirerek zamanaşımına uğrayan bonolarda, lehtarın keşideciye karşı aralarındaki temel ilişkiye veya sebepsiz zenginleşmeye dayanarak talepte bulunma hakkı saklı olsa da, avalistin sorumluluğu kambiyo zamanaşımının dolmasıyla sona erer.
Davacı avalist, zamanaşımına uğramış bonolara dayanılarak aleyhine başlatılan genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, bonoların vade tarihleri itibarıyla üç yıllık zamanaşımına uğradığını ve kambiyo vasfı biten senetlerden dolayı avalistin temel ilişki ya da sebepsiz zenginleşme uyarınca sorumlu tutulamayacağını gerekçe göstererek davanın kabulüne karar vermiştir. İstinaf başvurularının esastan reddedilmesi üzerine Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararını hukuka uygun bularak onamıştır.
11. Hukuk Dairesi 2024/5253 E. , 2025/3352 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1553 Esas, 2024/1300 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/555 E., 2021/426 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ... ve ... Gıda Tekstil Pazarlama San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. aleyhine davalı şirket tarafından kambiyo vasfını yitirmiş senetler dayanak gösterilmek suretiyle genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi yapılmış olduğunu, müvekkili ...'nın takipte borçlu olarak gösterilmesi nedeninin, dayanak senetlerde avalist olmasından kaynaklandığını, kambiyo niteliğinde bulunan bonolara keşideciye hasren aval veren davacının sorumluluğunun ise bonolar zamanaşımına uğramış ve kambiyo vasıflarını yitirmiş olduğundan sona ermiş olduğunu, ayrıca senetler zamanaşımına uğradığı için adi senede dönüşmüş ve alacak da adi alacak haline gelmiş olduğundan, senedin vade tarihinden itibaren faiz talep edilmiş olmasının da haksız ve dayanaksız olduğunu, bu nedenle asıl alacağın fer'i niteliğinde bulunan birikmiş faiz yönünden de avalistin sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürerek takibe konu edilen 14 adet bono yönünden her biri 54.000,00 TL bedelli toplam 756.000,00 TL ve ferilerinden borçlu bulunmadığının tespitine, takibin iptaline, haksız ve kötüniyetle yapılan takip nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; takibin kambiyo takibi olmadığını, borçluların da senet altındaki imzalarına bir itirazı bulunmamakta olduğunu, borcu ödediklerine dair bir itirazları da bulunmadığını, takip konusu senetlerin de bono vasfında olmadığını, dolayısı ile takip ve talep zamanaşımının 10 yıl olduğunu ve davacının zamanaşımı itirazı huzurdaki davada geçerli olmadığından bahisle davacı borçlu ...'nın menfi tespit davasının reddine, davacının aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, takibe konu senetlerin 54.000,00 TL bedelli 28.09.2021, 30.10.2012, 30.11.2012, 28.12.2012, 30.01.2013, 28.02.2013, 29.03.2013, 30.04.2013, 30.05.2013, 28.06.2013, 30.07.2013, 29.08.2013, 27.09.2013 ve 30.10.2013 vade tarihli olduğu, lehtarının davalı ... Gıda A.Ş., keşidecisinin dava dışı ... Gıda Tekstil Tic. Ltd. Şti. ve avalistinin davacı ... olan senetlerin ödeme tarihi ile takip tarihi arasında geçen süre dikkate alındığında 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 749/1.maddesi uyarınca üç yıllık zamanaşımına uğradığı, lehtarın keşideciye zamanaşımı geçtikten sonra aradaki temel ilişkiye dayanarak başvuru hakkı olmakla birlikte avalist olan davacı yönünden üç yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra sebepsiz zenginleşme veya temel ilişkiye dayalı olarak bonodan kaynaklı alacağını talep etmesinin mümkün olmadığı, bu itibarla artık kambiyo vasfı sona ermiş bir bonoya dayalı olarak avaliste karşı takip yapılamayacağından davacının bu sebeple başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talebinin yerinde olduğu, davacı adına borç ... tarafından haciz baskısı nedeniyle ödendiğinden, davanın istihkak talebine dönüştüğünü iddia etmiş ise de, İstanbul 25. İcra Dairesinin 2020/24117 E. sayılı dosyasında alacaklı ... Gıda A.Ş. tarafından başlatılan 1.411.734,25 TL tutarlı dosyada ...'nın borçlu olduğu, eldeki dosyada dava dışı ... tarafından yapılan ödemenin davacının borcuna mahsuben olup olmadığı belirsizliği yanında davacı tarafından yapılan herhangi bir ödemenin olmadığı, bu itibarla dava dışı şahıs tarafından yapıldığı iddia edilen ödeme yönünden istirdat talebinde bulunamayacağı, davacının, davalının icra takibinde kötüniyetli olduğunu yasal delillerle kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, davacının her biri 54.000,00 TL bedelli 28.09.2021, 30.10.2012, 30.11.2012, 28.12.2012, 30.01.2013, 28.02.2013, 29.03.2013, 30.04.2013, 30.05.2013, 28.06.2013, 30.07.2013, 29.08.2013, 27.09.2013 ve 30.10.2013 vade tarihli senetlere dayanak takip dosyası nedeniyle davalıya borcu bulunmadığının tespitine, davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine, karar verilmiş, karar, taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle tarafların istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiş, karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 13.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
- bamİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi2021/1553 E.2024/1300 K.Esastan ret
- ilk dereceİstanbul Anadolu 11. Asliye Hukuk Mahkemesi2020/555 E.2021/426 K.Davanın kabulü ile, davacının her biri 54.000,00 TL bedelli 14 adet senetlere dayanak takip dosyası nedeniyle davalıya borcu bulunmadığının tespitine, davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine
- menfi tespit
- avalist
- zamanaşımı
- bono
- kambiyo vasfı
- sebepsiz zenginleşme
- temel ilişki